Danıştay Altıncı Dairesi'nin 2019/12692 Esas, 2023/7466 Karar Sayılı Belediye Başkanlığına Karşı Taşınmaz İadesi/Kamulaştırma Davası İncelemesi.
Özet: Davacının, yol ve yeşil alan olarak bedelsiz terk ettiği hissesinin bulunduğu taşınmazın imar planı değişikliğiyle konut alanına dönüştürülerek belediye adına tescil edilmesi ve sonrasında trampa yoluyla üçüncü kişilere devredilmesi üzerine, davacının taşınmazın iadesi veya kamulaştırma bedelinin ödenmesi talebinin reddi işleminin iptali istemiyle açtığı davada, mahkeme talebin kabulüne karar vermiş, davalı belediyenin temyizi üzerine Danıştay, davacının rızasıyla kamuya terk ettiği taşınmazın bedelsiz iadesinin yasal dayanağı olmadığı gerekçesiyle kararı bozmuştur.

T.C.
D A N I Ş T A YALTINCI DAİREEsas No
: ██████████Karar No
: █████████TEMYİZ EDEN (DAVALI)
: … Belediye BaşkanlığıVEKİLLERİ
: Av. …, Av. …KARŞI TARAF (DAVACI)
: …VEKİLİ
: Av. …İSTEMİN KONUSU
: Danıştay Altıncı Dairesinin █████/2017 tarihli ve █████████ Esas, █████████ sayılı bozma kararına uyularak, … İdare Mahkemesince verilen … tarih ve E:…, K:… sayılı kararın temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.YARGILAMA SÜRECİ
:Dava konusu istem
: Davacı tarafından, Çankırı ili, … Mahallesi, … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazların kök parseli olan … ada, … parsel sayılı taşınmazda … oranında hisse sahibi iken yol ve yeşil alan olarak kullanılmak üzere hissesini bedelsiz terk ettiği, bu nedenle imar planında yapılan değişiklik sonucu kullanım amacı değişen … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazların terk hissesine göre bedelsiz iadesi veya terk edilen taşınmazlara ilişkin hisse oranına göre kamulaştırma bedelinin tarafına ödenmesi istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Çankırı Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nün … tarihli, … sayılı işlemi ile … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazların başkasına devrine ilişkin işlemin iptali istenilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararının özeti
: Temyize konu kararda; kamu alanında kalan ve kamu yararı amacıyla kamu gücü kullanılarak davacıdan alınan taşınmazın daha sonra davalı idarece yapılan imar planı değişikliği ile imar adasına dahil edilmek suretiyle kullanım amacının değişmesi sonucunda davacıya bedelsiz iade edilmesi veya hisse oranına göre kamulaştırma bedelinin ödenmesinin gerektiği, buna ilişkin talebinin reddine dair dava konusu işlem ile söz konusu taşınmazın 3. kişilere trampa yoluyla devrine dair işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı sonucuna ulaşıldığı gerekçesiyle dava konusu işlemlerin iptaline karar verilmiştir.TEMYİZ EDENİN İDDİALARI
: Uyuşmazlık konusu taşınmazın davacının rızası ile kamuya terk edildiği, daha sonra yürürlüğe giren imar planıyla tahsis amacı değişen bu yerin mülkiyetinin bedelsiz olarak davacıya iadesinin hukuken mümkün olmadığı, bu yönde herhangi bir yasal düzenleme bulunmadığı, dava konusu işlemlerin usul ve yasaya uygun olduğu, İdare Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği ileri sürülmektedir.KARŞI TARAFIN SAVUNMASI
: Savunma verilmemiştir.DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ …'NİN DÜŞÜNCESİ
: Temyiz isteminin kabulü ile İdare mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:MADDİ OLAY
:Dosyanın incelenmesinden; davacının hisseli malik olduğu Çankırı ili, … Mahallesi, … ada … parsel sayılı taşınmazın ıslah imar planına göre yol ve yeşil alana isabet eden kısımları (2.621 m2) Çankırı Belediye Encümeni'nin … tarih ve … sayılı kararı ile; 2981 sayılı Kanun'un 10/b maddesi uyarınca re'sen ve bedelsiz olarak yola ve yeşil alana terk edilmiş, terk sonrası kalan kısımları ise parsel hissedarlarına hisseleri oranında müstakil veya hisseli parseller olarak ifrazen tahsis edilmiş, davacıya da …, …, …, …, …, …, … sayılı parsellerde müstakil, …, …, …, .. sayılı parsellerde ise hisseli tahsis yapılarak, … sayılı parselde lehine kanuni ipotek tesis edilmiş ve bu durum 16.06.1989 tarihli yazı ile Tapu Sicil Müdürlüğü'ne bildirilmiştir.Daha sonra 532 ada 3 sayılı parselin hissedarları tarafından daha önce re'sen ve bedelsiz olarak yol ve yeşil alan olarak terk edilen yerin bir kısmı imar planında yapılan değişiklikler sonucunda ''konut alanı'' olarak planlanmış ve bu alan Çankırı Belediye Encümeni'nin … tarih ve … sayılı kararı ile; … ada, … ve … sayılı parseller olarak ihdasen Belediye adına tescil edilmiştir. Belediye adına tescil edilen bu parseller daha sonra Belediye Meclisi'nin … tarih ve … sayılı ve Belediye Encümeni'nin … tarih ve … sayılı kararlarıyla, imar planına göre parselinin büyük kısmı yolda (… ada … parsel) ve belediye hizmet alanında (… ada … parsel) kalan taşınmaz maliklerinin taşınmazları ile kamulaştırma bedeli karşılığında takas/trampa edilerek bu kişilere devredilmiştir.Davacı tarafından, söz konusu işlemlerden yeni haberdar olunduğu belirtilerek, … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazların kök parseli olan … ada, … parsel sayılı taşınmazda … oranında hisse sahibi iken hissesinin bir kısmını yol ve yeşil alan olarak kullanılmak üzere bedelsiz olarak terk ettiği, bu nedenle imar planında yapılan değişiklik sonucu kullanım amacı değişen … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazların terk hissesine göre bedelsiz iadesi veya terk edilen taşınmazlara ilişkin hisse oranına göre kamulaştırma bedelinin tarafına ödenmesini istemiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Çankırı Belediyesi İmar ve Şehircilik Müdürlüğü'nün … tarih ve … sayılı işlemi ile … ada, … ve … parsel sayılı taşınmazların başkalarına devrine ilişkin işlemlerin iptali istemiyle bakılmakta olan dava açılmıştır.İLGİLİ MEVZUAT
:2981 sayılı Yasanın 3621 sayılı Yasanın 4. maddesiyle değişik 10. maddesinin b) fıkrasında: "Üzerinde imar mevzuatına aykırı olarak toplu binalar inşa edilmiş hisseli veya özel parselasyona dayalı arsa veya arazilerde, kişilerin hisse miktarları ve fiili kullanma durumları dikkate alınarak valilik veya belediyelerin talebi üzerine:1.Henüz kadastrosu yapılmamış yerlerde, kadastro müdürlüklerince bu Kanunda belirtilen mülkiyet tespitine dair hükümler de uygulanarak,2.Kadastrosu veya tapulaması tamamlanmış yerlerde ise bu Kanunla verilen yetkiler kadastro müdürlüklerince kullanılarak,Islah imar planlarının yapılıp yapılmadığına bakılmaksızın: onayların alınmasına ve ilanların yapılmasına (askı ilanları hariç), komisyonların kurulmasına lüzum kalmaksızın 2613 sayılı Kadastro ve Tapu Tahriri veya 766 sayılı Tapulama Kanunu hükümlerine göre hak sahipleri tespit veya yeniden tayin edilerek adlarına tescil edilir.Bu tespit sırasında özel parselasyon planında görülen veya hisseli satışlar sonucu fiilen oluşan yol, meydan, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha vs hizmetlere ayrılan yerler ile bunlara ilişkin hisseler bedelsiz olarak resen tapudan terkin; okul, ibadet yeri ve benzer kamu hizmetlerine ayrılan yerler ise, bedelsiz olarak ilgili idareler adına tespit ve tescil edilir." kuralı yer almıştır.2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun 35. maddesinde ise; "İmar mevzuatı gereğince düzenlemeye tabi tutulan parsellerden düzenleme ortaklık payı karşılığı olarak bir defaya mahsus alınan yol, yeşil saha ve bunun gibi kamu hizmet ve tesislerine ayrılan yerlerle, özel parselasyon sonunda malikinin muvafakatı ile kamu hizmet ve tesisleri için ayrılmış bulunan yerler için malikleri tarafından mülkiyet iddiasında bulunulamaz ve karşılığı istenemez." kuralı bulunmaktadır.3194 sayılı İmar Kanununun 18. Maddesinin işlem tarihinde yürürlükte bulunan halinde: "İmar hududu içinde bulunan binalı veya binasız arsa ve arazileri malikleri veya diğer hak sahiplerinin muvafakatı aranmaksızın, birbirleri ile, yol fazlaları ile, kamu kurumlarına veya belediyelere ait bulunan yerlerle birleştirmeye, bunları yeniden imar planına uygun ada veya parsellere ayırmaya, müstakil, hisseli veya kat mülkiyeti esaslarına göre hak sahiplerine dağıtmaya ve re'sen tescil işlemlerini yaptırmaya belediyeler yetkilidir. Sözü edilen yerler belediye ve mücavir alan dışında ise yukarıda belirtilen yetkiler valilikçe kullanılır.Belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında "düzenleme ortaklık payı" olarak düşülebilir. Ancak, bu maddeye göre alınacak düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların düzenlemeden önceki yüzölçümlerinin yüzde kırkını geçemez." hükmüne yer verilmiş, aynı maddenin altıncı fıkrasında ise: "Bu fıkra hükümlerine göre, herhangi bir parselden bir defadan fazla düzenleme ortaklık payı alınmaz. Ancak, bu hüküm o parselde imar planı ile yeniden bir düzenleme yapılmasına mani teşkil etmez." kuralı yer almıştır.İşlem tarihinde yürürlükte bulunan İmar Kanununun 18. Maddesi Uyarınca Yapılacak Arazi ve Arsa Düzenlemesi ile İlgili Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 11. maddesinde ise: "Düzenleme ortaklık payı oranı: Bir düzenleme sahasında tesbit edilen düzenleme ortaklık payı miktarının, bu saha içindeki kadastro veya imar parsellerinin yüzölçümü miktarlarına oranıdır.Evvelce yapılan düzenlemeler dolayısıyla düzenleme ortaklık payı veya bu maksatla başka isimlerle bir pay alınmış olan arazi veya arsalar bu ortaklık payı hesabına katılmaz.Ancak, taşınmaz sahiplerinin talepleri üzerine, mülga 6785-1605 sayılı İmar Kanununun 39 uncu maddesine göre daha önce ifraz edilerek tescil edilen parsellerden düzenlemeye dahil edilenlerin, ilk parselin ifrazında alınan terk oranını % 35'e tamamlayan fark kadar düzenleme ortaklık payı alınabilir." hükmüne yer verilmiştir.10.07.2019 tarih ve 30827 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren ''Tapu Kanunu Ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun''un 9. maddesinin 2. fıkrası ile değişen 3194 sayılı İmar Kanunu'nun ''Parselasyon planlarının hazırlanması'' başlıklı 18. maddesinin 3. fıkrasında; ''Düzenleme ortaklık payları, düzenlemeye tabi tutulan yerler ile bölgenin ihtiyacı olan yol, meydan, park, otopark, çocuk bahçesi, yeşil saha, ibadet yeri ve karakol, Milli Eğitim Bakanlığına bağlı öğretime yönelik eğitim tesis alanları, Sağlık Bakanlığına bağlı sağlık tesis alanları, pazar yeri, semt spor alanı, toplu taşıma istasyonları ve durakları, otoyol hariç erişme kontrolünün uygulandığı yol, su yolu, resmî kurum alanı, mezarlık alanı, belediye hizmet alanı, sosyal ve kültürel tesis alanı, özel tesis yapılmasına konu olmayan ağaçlandırılacak alan, rekreasyonalanı olarak ayrılan parseller ve mesire alanları gibi umumi hizmet alanlarından oluşur ve bu hizmetlerle ilgili tesislerden başka maksatlarla kullanılamaz. Düzenlemeye tabi tutulan alan içerisinde bulunan taşkın kontrol tesisi alanlarının, bu fıkrada belirtilen kullanımlar için düzenleme ortaklık payı düşülmesini müteakip kalan Hazine mülkiyetindeki alanlardan karşılanması esastır. Ancak taşkın kontrol tesisi için yeterli alanın ayrılamaması durumunda, düzenleme ortaklık payının ikinci fıkrada belirtilen oranı aşmaması şartıyla, düzenlemeye tabi diğer arazi ve arsaların yüz ölçümlerinden bu fıkradaki kullanımlar için öncelikle düzenleme ortaklık payı ayrıldıktan sonra ikinci fıkrada belirtilen orana kadar taşkın kontrol tesisi için de ayrıca pay ayrılır. Kapanan imar ve kadastro yollarının öncelikle düzenleme ortaklık payına ayrılan toplam alandan düşülmesi esastır.'' hükmüne, aynı Kanun'un 9. maddesinin 6. fıkrası ile 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 18. maddesine eklenen 8. fıkrasında ise; ''Parselasyon planı yapılmadan ifraz ve tevhit edilerek tescil edilen parsellerden, imar planında umumi hizmet alanlarına rastladığı için terk edilen veya bağışlanan alanların toplam parsel alanına oranı, yeni yapılacak parselasyon planındaki düzenleme ortaklık payı oranına tamamlayan farkı kadar düzenleme ortaklık payı alınabilir.'' hükmüne yer verilmiştir.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Yukarıda yer alan hükümlerin birlikte değerlendirilmesinden 2981 sayılı Yasanın (10/b) maddesine göre, özel parselasyon planında görülen veya hisseli satışlar sonucu fiilen oluşan yol, meydan, otopark, çocuk bahçesi gibi hizmetlere ayrılan yerler ile bunlara ilişkin hisseler bedelsiz olarak re'sen tapudan terkin edilebileceği, 2981 sayılı Kanunun 10. maddesinin (b) bendi uyarınca yapılan işlemin bir parselasyon işlemine dayanmaması nedeniyle yapılan terkinin, düzenleme ortaklık payı olarak değerlendirilmesinin mümkün olmadığı, bu terkin oranını yeni düzenlemede belirlenmiş düzenleme ortaklık payı oranına tamamlayan fark kadar düzenleme ortaklık payı alınabileceği ve bu durumun hakkaniyete ve eşitlik ilkesine uygun olduğu sonucuna ulaşılmaktadır.Anayasa Mahkemesi'nin 07.09.2021 tarih ve ██████████ Başvuru numaralı kararında; ''...Olayda başvurucu, maliki olduğu 61.389 m² yüz ölçümündeki taşınmazın 21.654 m²lik kısmını ifraz talebi sonrasında yola terk etmiş ancak Belediye tarafından yapılanimar planı değişiklikleriyle taşınmaz sosyal kültürel tesis alanına dönüştürülmüş ve daha sonra bu alanın 3.379 m²lik kısmı Belediye adına avlulu ... düğün salonu olarak tapuya tescil edilmiştir. Bununla birlikte kadastro parseli niteliğindeki … parsel sayılı taşınmazın başvurucunun talebi üzerine ifrazı sonrasında imar uygulaması yapıldığı ve başvurucunun taşınmazlarının imar parseli niteliğini kazandığını vurgulamak gerekir. Dolayısıyla terk ve ifraz işlemi sonucu başvurucuya kalan taşınmazların değer kazandığı ve başvurucunun bu işlem neticesinde ekonomik bir menfaat elde ettiği tartışmasızdır....Sonuç olarak başvurucunun sahibi olduğu 61.389 m² yüz ölçümündeki taşınmazda yola terk ettiği 21.654 m²lik kısmının sosyal kültürel tesis alanına dönüştürülmesi ve daha sonra bu alanın 3.379 m²lik kısmının Belediye adına avlulu ... düğün salonu olarak tapuya tescil edilmesi mülkiyet hakkına müdahale teşkil etmektedir. Ancak müdahalenin genel bir imar uygulamasının parçası olarak değil söz konusu taşınmazın başvurucunun ifraz talebi üzerine -ekonomik açıdan yarar sağlamak için- parselasyon işleminin yapıldığı dikkate alınmalıdır. Buna göre başvurucu, taşınmazı olduğu gibi kullanmak yerine ifraz ettirerek tasarruf ve devir işlemlerinde bulunmayı tercih etmiştir. Öte yandan söz konusu parselasyonun ancak ifraz edilen parseller için taşınmazın bir kısmının yola terki suretiyle yapılabileceği başvurucu tarafından öngörülebilir bir durumdur. Bu hâlde ... ve ... ve diğerleri başvurularında belirlenen ilkeler doğrultusunda başvurucunun kendi isteği ile yapılan ifrazdan elde ettiği menfaat dikkate alındığında mülkiyet hakkına yapılan müdahalenin başvurucuya aşırı bir külfet yüklediğinden söz etmek mümkün değildir. Bir başka deyişle başvurucuya sağlanan menfaat ile ulaşılmak istenen kamu yararı arasında orantısızlık bulunduğuna veya adil dengenin başvurucu aleyhine bozulduğuna ilişkin bir tespitte bulunulamamıştır. Bu nedenlerle başvurucunun mülkiyet hakkının ihlal edilmediği sonucuna ulaşılmıştır.'' ifadelerine yer verilerek başvurucunun mülkiyet hakkının ihlal edilmediğine karar vermiştir.Uyuşmazlığın çözümlenebilmesi için gerekli görüldüğünden, Dairemizin 15.03.2023 tarih ve E:██████████ sayılı ara kararı ile Çankırı Tapu Sicil Müdürlüğü'nden Çankırı ili, … Mahallesi, … ada, …, …, … ve … parsel sayılı (yeni … ada … parsel) taşınmazların üzerinde bina yapılmış ise konut/dükkan malikleri dahil önceki ve şimdiki tüm maliklerini, hisse durumunu, varsa satış işlemlerini ve güncel mülkiyet durumunu gösterir onaylı tapu kayıtlarının ve varsa binada kat mülkiyetine geçiş işlemlerine ait başvuru dahil tüm bilgi ve belgelerin gönderilmesinin istenilmesine karar verilmiş, Çankırı Tapu Müdürlüğü'nün cevabı yazısı ekinde yer alan belgelerden; davacının Çankırı ili, … Mahallesi, … mevki, … pafta, … ada, … parsel sayılı 378 m2'lik taşınmazdaki 56 m2'lik hissesini ve aynı adada yer alan … parsel sayılı taşınmazını 12.12.1989 tarihinde sattığı, dosyanın içerisinde yer alan 16.06.1989 tarihli tescil istem belgesi incelendiğinde ise; kadastro parseli niteliğinde (tarla vasıflı) kök parsel olan … ada, … parsel sayılı taşınmazdan ıslah imar planına göre yapılan yol ve yeşil alana terk ve ifrazen tahsis işlemleri sonrasında oluşan taşınmazların imar parseli niteliğini (arsa vasfını) kazandığı ve davacı tarafından da bu hali ile satışa konu edildiği görülmüştür.Yukarıda yer alan açıklamalar, mevzuat hükümleri ve Anayasa Mahkemesi kararı doğrultusunda uyuşmazlık incelendiğinde; davacı tarafından daha önce taşınmazından 2981 sayılı Yasanın 10/b maddesi uyarınca bedelsiz olarak kamuya terk edilen kısımların imar planı değişikliği ile yol ve yeşil alan olmaktan çıkarılması üzerine bu kısımların hissesi oranında bedelsiz olarak kendisine iadesi gerektiği ileri sürülmüş ise de, davacının 2981 sayılı Kanun'un 10/b maddesi uyarınca yapılan işlem ile yasa gereği re'sen ve bedelsiz olarak taşınmazının ıslah imar planında yola ve yeşil alana isabet eden kısımlarının kamuya terkinin sağlandığı davacının bu suretle yapılaşma hakkı elde ettiği, şartlı bağış ya da rızai terk niteliğinde bulunmayan bu terk işleminin daha sonra bölgede parselasyon yapılırsa da düzenleme ortaklık payı hesabında dikkate alınacağı, niteliği itibariyle terk edilen bu kısımlar daha sonra idare tarafından başka amaçlara tahsis edilse ve imar durumu değişse dahi bu yerler ile ilgili eski malikleri tarafından mülkiyet iddiasında bulunulamayacağı ve 3194 sayılı İmar Kanunu'nun 35. maddesi uyarınca eski malikine bedelsiz iade edilemeyeceği sonucuna ulaşılmıştır.Bu durumda, davanın reddi gerekirken dava konusu işlemlerin iptali yolundaki temyize konu mahkeme kararında hukuki isabet görülmemiştir.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1.2577 sayılı Kanunun 49. maddesine uygun bulunan davalının temyiz isteminin kabulüne,2.Dava konusu işlemin yukarıda özetlenen gerekçeyle iptaline ilişkin temyize konu … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:…, K:… sayılı kararının BOZULMASINA,3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,4. 2577 sayılı Kanunun (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin 1. fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen 15 gün içerisinde kararın düzeltilmesi yolu açık olmak üzere █████/2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.