Asliye Hukuk Mahkemesi Boşanma Davasında Tebligat Usulü İhlali ve 6284 Sayılı Kanun Kapsamında Koruma Kararları Üzerine Temyiz Kararı
Özet: Boşanma davasında, davalı erkeğe yapılan tebligatın usulsüz olduğu, zira tebligatın davacı kadının da ikamet ettiği ve davalı erkeğin uzaklaştırıldığı adrese yapıldığı, bu durumun davalının savunma hakkını kısıtladığı ve hukuki dinlenilme hakkının ihlali anlamına geldiği, bu nedenle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
2. Hukuk Dairesi         ██████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk (Aile) Mahkemesi

    DAVA TÜRÜ
    : Boşanma
    Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı erkek tarafından davanın tamamına yönelik olarak, davacı kadın tarafından ise katılma yoluyla; tazminatların miktarına yönelik olarak temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:
    Dava, 07.04.2015 tarihinde ikame edilmiştir. Mahkemece dava dilekçesi davalı erkeğe, dava dilekçesinde bildirilen adres olan "Yenikent Mah. 8. Sok. No:6 İç kapı no:l .../...’ adresine tebliğe çıkarılmış olup tebligat, Tebligat Kanunu 21/1 maddesi uyarınca usulüne uygun olarak davalı tarafa tebliğ edilmiş gibi görünüyor ise de bu adres davacı kadının ikamet ettiği ve dava dilekçesine ekli vekaletnamesinde bildirmiş olduğu mernis adresi olup aynı zamanda davalı erkeğin de mernis adresidir. Kaldı ki davalı erkek hakkında Söke 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin ███████ D.İş sayılı dosyasında davalı kadının talebi üzerine, davadan kısa bir süre önce 03.04.2015 tarihinde, "Yenikent Mah. 8. Sok. No:6 İç kapı no:l .../..." adresindeki ortak konuttan 3 ay süre ile uzaklaştırılmasına yönelik 6284 sayılı Kanuna göre koruma kararı verildiği ve davalı erkeğin dava tarihinden önce ortak konuttan da uzaklaştırıldığı anlaşılmaktadır. Yargılamanın devamı sırasında da davacı kadın tarafından yeniden 6284 sayılı Kanuna göre koruma kararı talep edilmiş, bu sefer mahkemece █████/2015 tarihinde davalı erkek hakkında "Yenikent Mah, 8. Sok. No:6 İç kapı no:l .../..." adresindeki ortak konuttan 3 ay daha uzaklaştırılmasına karar verildiği görülmüştür. Ayrıca dosya kapsamında bulunan 6284 sayılı Kanuna göre koruma kararlarında davacı kadın tarafından davalı erkeğin adresi olarak dava dilekçesinde gösterdiği adresten farklı bir adres olan "İstasyon Mah, Turan Emeksiz Sok,No:10 Kat:3 Daire:5 .../..." adresinin bildirildiği, buna rağmen mahkemece davalı erkeğe yapılan tüm tebligatların davacı kadının da ikamet ettiği, aynı zamanda her iki tarafın da mernis adresi olan ve erkeğin mahkeme kararı ile uzaklaştırılmasına karar verildiği "Yenikent Mah. 8. Sok. No:6İç kapı no:l .../..." adresine yapıldığı anlaşılmaktadır.
    Bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması halinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin, bilinen en son adres olarak kabul edileceğine ve tebligatın burada yapılacağına imkan veren Tebligat Kanununun 10. maddesine 6099 sayılı Kanuna ilave edilen hüküm bu adresin aynı davada "hasım" olan diğer tarafın adresi olmaması halinde uygulanabilir. Aksi halde, aynı davada "hasım" durumunda olan kişilerin yerleşim yeri adresine Tebligat Kanununun 21/2. maddesinde gösterilen usule şeklen uygun da olsa bir tebligatın yapılmış olması (tebliğ muhatabı bu adresten ayrılmış olsa bile) yeterli kabul edilir ve bu durum, kişinin kendisinden habersiz yargılama yapılarak karar verilmesi sonucuna yol açar. Oysa usulüne uygun bir tebligatın amacı, kişiyi aleyhine açılan davadan haberdar etmek, dolayısıyla kendisini ilgilendiren yargılamadan tam olarak bilgi sahibi olmasını sağlamak, açıklamada bulunmak ve ispat hakkını kullanmasına imkan vermektir. Tebliğ muhatabı, şu veya bu gerekçe ile yeni bir yerleşim yeri adresi edinmemiş veya tekrar dönebileceği beklentisiyle önceki yerleşim yeri adresini "değiştirdiğine" ilişkin beyanda bulunmamış olabilir. Yerleşim yeri adresini sürekli olarak değiştirmemiş olan kişiden de, değişiklik beyanında bulunması beklenemez. Öte yandan Adres Kayıt Sistemi Yönetmeliğine göre, ergin olan aile fertlerinin birbirleri yerine adres beyanında bulunmaları da mümkündür (Yönetmelik m. 13/2). Öyleyse, davalının sistemde kayıtlı "yerleşim yeri adresine" ilişkin beyanın, davacı tarafından yapılmış olması da olasıdır. Bu husus da dikkate alındığında; davalıya aynı zamanda davacının da yerleşim yeri adresi olan adreste yapılan tebligatı geçerli ve usulüne uygun saymak olanağı yoktur. Bu husus gözetilmeden, davalıya usulünce tebligat yapılarak duruşmaya katılma ve savunma hakkını kullanma imkanı tanınmadan, yokluğunda yargılama yapılıp hüküm kurulması, hukuki dinlenilme hakkının (HMK m. 27) ihlali sonucunu doğurduğundan; bozmayı gerektirmiştir.
    SONUÇ
    : Temyiz edilen hükmün yukarıda gösterilen sebeple BOZULMASINA, bozma sebebine göre diğer yönlerin incelenmesine yer olmadığına, temyiz peşin harcının istek halinde yatıranlara geri verilmesine, işbu kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere oybirliğiyle karar verildi. 27.02.2018(Salı)

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!