Haksız Şikayet Nedeniyle Manevi Tazminat Davası: Asliye Hukuk Mahkemesi'nin Görevsizlik Kararı ve Yargıtay'ın Değerlendirmesi
Özet: Davacı, davalının haksız şikayeti sonucu kişilik haklarına saldırıda bulunulduğunu iddia ederek manevi tazminat talep etmiş, yerel mahkeme ise taraflar arasındaki ilişkinin iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklandığı gerekçesiyle görevsizlik kararı vermiştir. Ancak Yargıtay, davacı ile davalı arasında sigortalılık ilişkisi bulunmadığı ve uyuşmazlığın Borçlar Kanunu'na dayandığı gerekçesiyle, genel mahkemelerin görevli olduğuna hükmederek yerel mahkeme kararını bozmuştur.

MAHKEMESİ
:Asliye Hukuk MahkemesiDavacı ... vekili Avukat ...tarafından, davalı ... aleyhine █████/2010 gününde verilen dilekçe ile haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; dava dilekçesinin görev yönünden reddine dair verilen █████/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.Dava, haksız şikayet nedeniyle kişilik haklarına saldırıdan dolayı uğranılan manevi zararın ödetilmesi istemine ilişkindir. Yerel mahkemece, mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddine ilişkin olarak verilen karar davacı tarafından temyiz olunmuştur.Davacı, oğluna bir gün için mankenlik işi veren ve bu işi yaptıran bir işveren hakkında davalı ... tarafından, ‘15 yaşından küçük çocukları fiilen çalıştırmadığı halde onları çalışıyormuş gibi göstererek gerçek dışı işe giriş bildirgeleri düzenleyerek resmi belgelerde sahtecilik yaparak kurumu dolandırdığını’ ileri sürerek yapılan şikayet üzerine kendisinin de ifadesinin alındığını ve yapılan hazırlık soruşturması sonucunda işveren ve kendisi hakkında takipsizlik kararı verildiğini, kendisinin mali müşavirlik yaptığını, davalı kurum ile arasında sigortalılık ilişkisinin bulunmadığını belirterek haksız şikayet nedeniyle manevi tazminat istemiştir.Yerel mahkemece, “…taraflar arasındaki ilişki ve zarar doğurucu eylem iş ve sosyal güvenlik mevzuatından kaynaklandığından iş mahkemesinin görevli olduğu” gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir.5521 sayılı İş Mahkemeleri Yasası'nın 1. maddesi gereğince işçi ile işveren arasında hizmet sözleşmesinden ya da İş Kanunu’na dayanan hak ve iddialardan doğan davalar iş mahkemelerince çözüme bağlanır.5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası’nın 101. maddesinde de “ bu konuda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanun hükümlerin uygulanmasıyla ilgili ortaya çıkan uyuşmazlıklar iş mahkemelerinde görülür.” biçiminde düzenleme bulunmaktadır.Somut olayda; davacı ile davalı ... arasında sosyal güvenlik ve sigortalılık ilişkisi bulunmamaktadır. Dosyadaki belgeler ve açıklamalardan davacının işçi niteliğinde olmadığı ve SSK kaydının da bulunmadığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Yasası hükümlerinin uygulanmasıyla ilgili değildir.Davacı, haksız şikayetin kişilik haklarına saldırı oluşturduğunu ileri sürerek manevi tazminat istediğine göre davanın yasal dayanağı Borçlar Yasası'nın 49. maddesi olup bu tür uyuşmazlıkların görüm ve çözüm yeri, Hukuk Usulü Muhakemeleri Yasası'nın 1 ve izleyen maddeleri uyarınca belirlenecek genel mahkemelerdir.Yerel mahkemece açıklanan yönler gözetilerek, işin esası hakkında inceleme yapılıp varılacak sonuca uygun bir karar verilmesi gerekirken, yerinde olmayan gerekçe ve yanılgılı değerlendirmeyle, mahkemenin görevsizliği nedeniyle dava dilekçesinin reddedilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir.SONUÇ
: Temyiz olunan kararın yukarıda gösterilen nedenlerle BOZULMASINA; bozma nedenine göre öteki yönlerin incelenmesine şimdilik yer olmadığına ve peşin alınan harcın istek halinde geri verilmesine █████/2011 gününde oybirliğiyle karar verildi.