Danıştay 8. Daire Başkanlığı'nın 2021/5314 Esas, 2023/2857 Karar Numaralı Doçentlik Yönetmeliği Değişikliğine İlişkin İptal Kararı
Özet: Bu dava, Doçentlik Yönetmeliği'nde yapılan ve etik ihlal veya başarısızlık nedeniyle doçentlik başvurusu iptal edilen adayların, aynı alandan yeniden başvuru yapmasını engelleyen değişikliğin iptali istemiyle açılmıştır; davacı, düzenlemenin hak arama hürriyetini ihlal ettiğini ileri sürerken, davalı idareler ise düzenlemenin çoklu başvuruların önüne geçmeyi, karışıklıkları gidermeyi ve kamu hizmetinin aksamasını engellemeyi amaçladığını savunmaktadır.

T.C.
D A N I Ş T A YSEKİZİNCİ DAİREEsas No
: █████████Karar No
: █████████DAVACI
: …VEKİLİ
: Av. …DAVALILAR
: 1- … BaşkanlığıVEKİLİ
: Av. …2- … BaşkanlığıVEKİLİ
: Av. …DAVANIN KONUSU
:█████/2021 tarihli ve 31564 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Doçentlik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 1. maddesi ile asıl Yönetmelik'in 4. maddesine eklenen 6. fıkranın iptali istenilmektedir.DAVACININ İDDİALARI
:Davacı tarafından Ekim 2020 döneminde yapılan doçentlik başvurusunun etik ihlali gerekçesiyle … tarihli ve … sayılı işlemle iptal edildiği, anılan işlemin iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinde dava açıldığı belirtilerek Eylül 2021 döneminde tekrar başvuru hakkına sahip iken Yönetmelik değişikliği sonrasında başvurma hakkının elinden alındığı, dava konusu düzenlemenin hak arama hürriyetini ihlal ettiği ve doçent adaylarını haklarını aramaktan caydırmayı amaçladığı ileri sürülmektedir.DAVALI İDARELERİN SAVUNMALARI
:… BAŞKANLIĞI'NIN SAVUNMASI
: Dava süreci devam ederken yeniden doçentlik başvurusunda bulunan adayın iki farklı yoldan doçentlik sürecini devam ettirdiği, adayların davaları kazanması ve yeni başvuru sürecinde de başarılı olması halinde doçentlik unvanının hangi tarihte verileceği, hangi sürecin iptal edileceğiyle ilgili sorunlar yaşandığı, değişiklikle bu sorunların ortadan kaldırılmasının hedeflendiği, ayrıca sözlü sınav kaldırılmadan önce doçentlik unvanı sözlü sınavda başarılı olunan tarih itibariyle verildiğinden ve adayların davayı kazanması halinde sözlü sınavda başarılı olup olmayacakları belli olmadığından Üniversitelerarası Kurul Başkanlığı aleyhine tazminat davaları ile karşılaşılmadığı, sözlü sınav kalkınca davaların kaybedilmesi durumunda tam yargı davaları ile karşı karşıya kalındığı, bir bilim alanında jüri üyesi olarak görev yapacak profesör unvanlı akademisyenlerin sayısının belli olduğu, bu jüri üyelerinin belirli bir süre içinde çok sayıda doçentlik dosyası incelemek durumunda kaldığı, düzenlemelerle giderilmeye çalışılan çoklu başvuruların bu sayıları daha fazla artırdığı, Ülkemizde yargısal süreçlerin hızlandırılmış ve karar sürecinin kısalmış olması da gözetildiğinde düzenlemenin hukuka uygun olduğu savunulmaktadır.… BAŞKANLIĞI'NIN SAVUNMASI
: Doçent adaylarının sadece dava konusu edilen bilim/sanat alanından başvuruda bulunamayacağı, diğer tüm bilim/sanat dallarından başvuru yapabileceği, açılan davalar neticesinde Mevzuat Komisyonu görüşlerine göre adaya aynı alandan verilen diplomaların geri alındığı, yeni diplomalar düzenlendiği, bu uygulamaların hem adayın mağduriyetine hem de kamu hizmetinin aksamasına neden olduğu, bununla birlikte adayın doçentlik kadrosuna atandığı üniversitedeki kadrosuna ilişkin işlemlerde de zorunlu değişiklikler meydana getirdiği, olağan başvuru neticesinde başarılı olup davayı kaybeden adayın aldığı doçentlik belgesinin iptal edildiği, bu belgeye dayalı olarak yapılan atamalar ve geriye dönük ödemelerin iade edildiği, akademik camiada itibar kaybı yaşandığı, Yönetmeliğin diğer maddelerinde yer aldığı üzere eser incelemesi aşamasında başarısız sayılması, asgari başvuru şartlarını sağlamadığı veya etik ihlalde bulunduğu gerekçesiyle başvurusunun iptaline karar verilen adayların hemen doçentlik başvurusunda bulunamadığı, uygulamada ÜAK kararları ile yürütülen durumun mevzuatta düzenlenmesine ihtiyaç duyulduğu, aynı anda iki başvurunun karışıklığa yol açtığı, aynı yayınlar ile iki unvan alınması haksızlığının ortadan kaldırıldığı, farklı alanda yeniden doçent olmak isteyen adayların bu alanda yetkinliğini ortaya koyacak yeni bilimsel çalışmalar sunmalarının amaçlandığı savunulmaktadır.DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ
: …DÜŞÜNCESİ
: Dava konusu düzenlemenin iptali gerektiği düşünülmektedir.DANIŞTAY SAVCISI
: …DÜŞÜNCESİ
: Dava; █████/2021 tarihli ve 31564 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Doçentlik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik”in 1. maddesi ile Doçentlik Yönetmeliği'nin 4. maddesine eklenen 6. fıkranın iptali istemiyle açılmıştır.2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun "Doçentlik ve atama" başlıklı 24. maddesinin (a) bendinde, doçentlik başvurularının, Üniversitelerarası Kurul'ca belirlenen takvime göre yılda en az iki kez yapılacağı belirtillip doçentlik başvurularında aranacak şartlar sayılmak suretiyle belirtildikten sonra anılan maddenin (ç) bendinde doçentlik başvurularında adayların yayın ve çalışmalarına ilişkin esas ve usullerin Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirleneceği hükme bağlanmıştır.Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet ve organlarına hâkim kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devleti ifade etmektedir.Öte yandan; Anayasa Mahkemesi'nin █████/2021 tarihli, Başvuru Numarası:██████████ sayılı kararında da; "Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğünün, bir temel hak olmanın yanında diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biri oduğu, bu bakımdan davanın bir mahkeme tarafından görülebilmesi ve kişinin adil yargılanma hakkı kapsamına giren güvencelerden faydalanabilmesi için ilk olarak kişiye iddialarını ortaya koyma imkânının tanınması gerektiği, yani dava yoksa adil yargılanma hakkının sağladığı güvencelerden yararlanmanın da olanaksız olduğu açıklanmıştır.Kişilere yargı mercileri önünde dava hakkı tanınması, adil bir yargılamanın ön koşulunu oluşturmakla birlikte, hak arama özgürlüğü bakımından tek başına yeterli bulunmamaktadır. Mahkemeye erişimi etkisiz kılacak ya da yargı yoluna başvurmayı caydırıcı nitelikteki düzenlemelerin, hak arama özgürlüğüne uygun olduğundan söz edilemez.Davaya konu Yönetmelik hükmü bu bağlamda incelendiğinde; doçentlik başvurusunda bulunan doçent adayının eser değerlendirme aşamasında başarısız sayılması, asgari başvuru şartlarını sağlamadığı veya etik ihlalde bulunduğu gerekçesiyle başvurusunun iptal edilmesi halinde; bu işlemlere karşı dava açılması durumunda aynı bilim/sanat alanında yeniden doçentliğe başvuru yapılmasının davanın kesinleşmesine bağlandığı ve bu durumun hak arama özgürlüğünü kullanmak suretiyle dava açmış olan doçent adaylarının yargı yoluna başvurması yönünden önemli ölçüde caydırıcı nitelik taşıdığı anlaşılmaktadır.Bu durumda; her ne kadar davalı idarelerce anılan düzenlemenin dava süreci devam ederken yeniden doçentliğe başvuran doçent adaylarının iki farklı yoldan doçentlik sürecini devam ettirmesi nedeniyle doçentlik sürecinde yaşanan karışıklıkların önüne geçilmesi amacıyla yapıldığı ileri sürülse de; dava konusu Yönetmelik değişikliği ile hak arama hürriyetine getirilen bu sınırlamanın, ulaşılmak istenen amaç ile orantılı olmadığı anlaşıldığından, dava konusu düzenlemede hukuk devleti ilkesine ve hak arama özgürlüğüne uygunluk bulunmamaktadır.Açıklanan nedenlerle, davaya konu düzenlemenin iptalinin gerektiği düşünülmektedir.TÜRK MİLLETİ ADINAKarar veren Danıştay Sekizinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:İNCELEME VE GEREKÇE
:Dava; █████/2021 tarihli ve 31564 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Doçentlik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik"in 1. maddesi ile Doçentlik Yönetmeliği'nin 4. maddesine eklenen 6. fıkranın iptali istemiyle açılmıştır.Dava konusu Yönetmelik değişikliği ile █████/2018 tarihli ve 30392 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan "Doçentlik Yönetmeliği”nin 4. maddesine eklenen 6. fıkrada, "Doçentlik başvurusunda bulunup eser değerlendirme aşamasında başarısız sayılmasına, asgari başvuru şartlarını sağlamadığı veya etik ihlalde bulunduğu gerekçesiyle başvurusunun iptaline karar verilen adayın bu işlemlere karşı dava açması durumunda aynı bilim/sanat alanında yeniden doçentliğe başvuru yapması davasının kesinleşmesine bağlıdır. Bu hükme aykırı olarak yapılan başvurular işleme alınmaz." hükmü yer almaktadır.Davacı tarafından, 2020 yılı Ekim döneminde Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları bilim alanından yapılan doçentlik başvurusunun iptaline işlemin iptali istemiyle ... İdare Mahkemesinin E:… sayılı dosyasında dava açıldığı anlaşılmaktadır.İLGİLİ MEVZUAT
:Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın "Cumhuriyetin nitelikleri" başlıklı 2. maddesinde, "Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, lâik ve sosyal bir hukuk devletidir."; "Temel hak ve hürriyetlerin sınırlanması" başlıklı 13. maddesinde, "Temel hak ve hürriyetler, özlerine dokunulmaksızın yalnızca Anayasanın ilgili maddelerinde belirtilen sebeplere bağlı olarak ve ancak kanunla sınırlanabilir. Bu sınırlamalar, Anayasanın sözüne ve ruhuna, demokratik toplum düzeninin ve lâik Cumhuriyetin gereklerine ve ölçülülük ilkesine aykırı olamaz."; "Hak arama hürriyeti" başlıklı 36. maddesinde ise, "Herkes, meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahiptir." kuralına yer verilmiş; "Yönetmelikler" başlıklı 124. maddesinde de, Cumhurbaşkanı, bakanlıklar ve kamu tüzelkişilerinin, kendi görev alanlarını ilgilendiren kanunların ve Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin uygulanmasını sağlamak üzere ve bunlara aykırı olmamak şartıyla, yönetmelikler çıkarabilecekleri düzenlenmiştir.2547 sayılı Yükseköğretim Kanunu'nun "Doçentlik ve atama" başlıklı 24. maddesinde; "a) Doçentlik başvuruları, Üniversitelerarası Kurulca belirlenen takvime göre yılda en az iki kez yapılır. Doçentlik başvuruları için aşağıdaki şartlar aranır:(1) Bir lisans diploması aldıktan sonra, doktora ile tıpta, diş hekimliğinde, eczacılıkta ve veteriner hekimlikte uzmanlık unvanını veya Üniversitelerarası Kurulun önerisi üzerine Yükseköğretim Kurulunca tespit edilen belli sanat dallarının birinde yeterlik kazanmış olmak.(2) Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen merkezî bir yabancı dil sınavından en az elli beş puan veya uluslararası geçerliliği Yükseköğretim Kurulu tarafından kabul edilen bir yabancı dil sınavından buna denk bir puan almış olmak; doçentlik bilim alanının belli bir yabancı dille ilgili olması halinde ise bu sınavı başka bir yabancı dilde vermek.(3) Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından her bir bilim veya sanat disiplininin özellikleri dikkate alınarak belirlenecek yeterli sayı ve nitelikte özgün bilimsel yayın ve çalışmalar yapmak.b) Üniversitelerarası Kurul, adayın başvurduğu bilim veya sanat dalından beş kişilik bir jüri ve bu jüri için iki yedek üye tespit eder. İlgili bilim veya sanat dalında yeterli öğretim üyesinin bulunmaması halinde, jüri üç üye ile teşkil edilebilir.Doçentlik sınav jürisinde yer alan asıl ve yedek üyeler, adayın yayın ve çalışmalarını değerlendirerek hazırladıkları ayrıntılı ve gerekçeli kişisel raporlarını Üniversitelerarası Kurula gönderirler. Asıl üyelerin hukuken geçerli bir mazerete dayalı olarak raporunu verememesi halinde, yedek üyelerin raporları, sırasına göre değerlendirmeye esas alınır. (Değişik cümle:15/4/2020-7243/2 md.) Jüri üyelikleri, jüri, değerlendirmeye esas alınan raporlar ve başvuru sonucu ilgililere elektronik ortamda erişime açılır ve bu bilgiler, erişime açıldığı tarihi izleyen beşinci gün ilgililere tebliğ edilmiş sayılır.c) Üniversitelerarası Kurulca yeterli yayın ve çalışmaya sahip olduğuna karar verilen adaya doçentlik unvanı verilir.ç) Doçentlik başvurularında adayların yayın ve çalışmalarına ilişkin esas ve usuller Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.d) Yükseköğretim kurumları, doçent kadrosuna atama için, doçentlik unvanına sahip olmanın yanında Yükseköğretim Kurulunun onayını almak suretiyle, münhasıran bilimsel kaliteyi artırmak amacına yönelik olarak, bilim veya sanat disiplinleri arasındaki farklılıkları da göz önünde bulundurarak, objektif ve denetlenebilir nitelikte ek koşullar belirleyebilirler. Yükseköğretim kurumlarının belirlediği ek koşullar arasında sözlü sınavın yer alması halinde bu sınav Üniversitelerarası Kurul tarafından oluşturulacak jürilerce yapılır.e) Doçentlik unvanına sahip olanlar yükseköğretim kurumları tarafından ilan edilen doçent kadrolarına başvurur. Doçent kadrosuna başvuran adayların durumlarını incelemek üzere rektör tarafından, varsa biri ilgili birim yöneticisi, en az biri de o üniversite dışından olmak üzere üç profesör tespit edilir. Bu profesörler her aday için ayrı ayrı olmak üzere birer rapor yazarlar ve kadroya atanacak birden fazla aday varsa tercihlerini bildirirler. Üniversite veya yüksek teknoloji enstitüsü yönetim kurulunun bu raporları göz önünde tutarak alacağı karar üzerine, rektör atamayı yapar." hükmüne yer verilmiştir.Aynı Kanun'un "Üniversitelerarası kurul" başlıklı 11. maddesinin (b) fıkrasının 6 numaralı bendinde, "Doçentlik başvurularında ilgili bilim veya sanat alanında jüriler oluşturarak adayların yayın ve çalışmalarını Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen esas ve usuller kapsamında değerlendirip, yeterli yayın ve çalışmaya sahip olan adaylara doçentlik unvanı vermek" Üniversitelerarası Kurul'un görevleri arasında sayılmış olup "Yönetmelikler" başlıklı 65. maddesinde, "a. Aşağıdaki hususlar Yükseköğretim Kurulu tarafından çıkarılacak yönetmeliklerle düzenlenir: ... (4) Bu kanun kapsamındaki yükseköğretim kurumlarında doktor öğretim üyeliğine, doçentlik ve profesörlüğe yükseltilme ve atanma işlemleri" hükmü yer almıştır.Doçentlik Yönetmeliği'nin "Amaç ve kapsam" başlıklı 1. maddesinde "(1) Bu Yönetmeliğin amacı, doçentlik değerlendirmesine ilişkin usul ve esasları belirlemektir. (2) Bu Yönetmelik, doçentlik bilim/sanat alanlarının belirlenmesi, doçentlik başvurusu yapabilme şartları, başvuru zamanı ve usulü, doçentlik değerlendirme jürilerinin oluşturulması, doçentlik sürecinin yürütülmesi, Üniversitelerarası Kurul tarafından belirlenen intihal, diğer bilimsel araştırma ve yayın etiği ve disipline aykırılık iddiaları dolayısıyla izlenecek yollarla komisyonların teşkiline ve görevlerine ilişkin hükümleri kapsar.", "Dayanak" başlıklı 2. maddesinde "Bu Yönetmelik, 4/███████ tarihli ve 2547 sayılı Yükseköğretim Kanununun 11 inci ve 24 üncü maddelerine dayanılarak hazırlanmıştır.", "Doçentlik bilim/sanat alanları ve kriterleri" başlıklı 3. maddesinde "Doçentlik değerlendirmesi, Üniversitelerarası Kurulun görüşü üzerine Yükseköğretim Kurulu tarafından belirlenen bilim/sanat alanlarında adayın akademik yayın ve çalışmalarının incelenmesi çerçevesinde yapılır. Bilim/sanat alanlarındaki güncellemeler izleyen dönemde, doçentlik kriterlerindeki güncellemeler ise kabul edildikleri tarihten sonraki ikinci doçentlik başvuru döneminde uygulanır." hükmü yer almaktadır.HUKUKİ DEĞERLENDİRME
:Anayasa'nın 2. maddesinde belirtilen hukuk devleti; insan haklarına dayanan, bu hak ve özgürlükleri koruyup güçlendiren, eylem ve işlemleri hukuka uygun olan, her alanda adaletli bir hukuk düzeni kurup bunu geliştirerek sürdüren, Anayasa'ya aykırı durum ve tutumlardan kaçınan, hukuku tüm devlet ve organlarına hâkim kılan, Anayasa ve kanunlarla kendini bağlı sayan, yargı denetimine açık olan devleti ifade etmektedir.Anayasa'nın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğü ise, bir temel hak olmanın yanında diğer temel hak ve özgürlüklerden gereken şekilde yararlanılmasını ve bunların korunmasını sağlayan en etkili güvencelerden biridir. Bu bakımdan davanın bir mahkeme tarafından görülebilmesi ve kişinin adil yargılanma hakkı kapsamına giren güvencelerden faydalanabilmesi için ilk olarak kişiye iddialarını ortaya koyma imkânının tanınması gerekir. Diğer bir ifadeyle dava yoksa adil yargılanma hakkının sağladığı güvencelerden yararlanmak da mümkün olmaz. (AYM, B. No: ██████████, █████/2021)Kişilere yargı mercileri önünde dava hakkı tanınması, adil bir yargılamanın ön koşulunu oluşturmakla birlikte, hak arama özgürlüğü bakımından tek başına yeterli bulunmamaktadır. Mahkemeye erişimi etkisiz kılacak ya da yargı yoluna başvurmayı caydırıcı nitelikteki düzenlemelerin, hak arama özgürlüğüne uygun olduğundan söz edilemez.Dava konusu Yönetmelik hükmü bu bağlamda incelendiğinde; doçentlik başvurusunda bulunan doçent adayının eser değerlendirme aşamasında başarısız sayılması, asgari başvuru şartlarını sağlamadığı veya etik ihlalde bulunduğu gerekçesiyle başvurusunun iptal edilmesi halinde; bu işlemlere karşı dava açılması durumunda aynı bilim/sanat alanında yeniden doçentliğe başvuru yapılmasının davanın kesinleşmesine bağlandığı ve bu durumun hak arama özgürlüğünü kullanmak suretiyle dava açmış olan doçent adaylarının yargı yoluna başvurması yönünden önemli ölçüde caydırıcı nitelik taşıdığı anlaşılmaktadır.Bu durumda; her ne kadar davalı idarelerce anılan düzenlemenin dava süreci devam ederken yeniden doçentliğe başvuran doçent adaylarının iki farklı yoldan doçentlik sürecini devam ettirmesi nedeniyle doçentlik sürecinde yaşanan karışıklıkların önüne geçilmesi amacıyla yapıldığı belirtilmekte ise de; dava konusu Yönetmelik değişikliği ile hak arama hürriyetine getirilen bu sınırlamanın, ulaşılmak istenen amaç ile orantılı olmadığı anlaşıldığından, dava konusu düzenlemede hukuk devleti ilkesine ve hak arama özgürlüğüne uygunluk bulunmamaktadır.KARAR SONUCU
:Açıklanan nedenlerle;1. █████/2021 tarihli ve 31564 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Doçentlik Yönetmeliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik'in 1. maddesi ile asıl Yönetmelik'in 4. maddesine eklenen 6. fıkranın İPTALİNE,2. Ayrıntısı aşağıda gösterilen toplam … TL yargılama giderinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,3. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca … TL vekâlet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine,4. Davalı idareler tarafından yürütmenin durdurulması kararına itiraz aşamasında ayrı ayrı yapılan … TL yargılama giderinin davalı idareler üzerinde bırakılmasına,5. Posta giderleri avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra istemi halinde taraflara iadesine,6. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen 30 (otuz) gün içerisinde Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu'na temyiz yolu açık olmak üzere,█████/2023 tarihinde oybirliği ile karar verildi.