2018/414 ve 2023/196 numaralı Asliye Hukuk Mahkemesi ön alım hakkı davası kararının temyiz incelemesi ve sonucu.
Özet: Davacının ön alım hakkına dayanarak açtığı tapu iptali ve tescil davası, taşınmazdaki hisse satışından haberdar edilmediği gerekçesiyle açılmış olup, mahkeme ilk başta davanın reddine karar vermiş, ancak Yargıtay bozma kararı sonrası yapılan keşif ve tanık beyanlarına göre fiili taksimin olmadığı tespit edilerek davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı vekili, bilirkişi raporunun yetersizliği, eksik inceleme, fiili kullanım alanlarının varlığı ve dava açılmasına sebebiyet vermedikleri gibi sebeplerle kararı temyiz etmiştir.
7. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    SAYISI
    : ████████ E., ████████ K.
    KARAR
    : Davanın kabulüne
    Taraflar arasındaki ön alım davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir.
    Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Mahkeme kararı davalı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 12.03.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.
    Belli edilen günde davalı vekili Av. ... ile karşı taraftan davacı vekili Av. ... geldiler. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
    I. DAVA
    Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin davacının paydaşı olduğu 17 parsel sayılı (3240 m² arsa cinsli) taşınmazın ████████ payının ... ..., ████████ payı ... Hekimhan, █████████ payını ... ... Hekimhan, █████████ payını ..., █████████ payını ... Hekimhan, █████████ payını ... Hekimhan'dan toplam 320.000,00 TL bedelle 17.10.2012 tarihli resmi senetle davalının satın alındığını, ancak hisselerin satışından davacının haberdar edilmediğini, davacının 01.11.2012 tarihinde davalı tarafından göndermiş olduğu ihtarname ile öğrendiğini, hisselerin tapu satış değerini muvazaalı olarak yüksek gösterdiğini, gerçek satış değeri üzerinden bunun mümkün olmaması halinde yazılı satış bedeli üzerinden ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemiştir.
    II. CEVAP
    Davalı vekili, taşınmazın satış değeri 320.000,00 TL iken davacı tarafca harca esas değer 32.000,00 TL olarak gösterilmiş olduğundan davanın bu sebeple de reddine, aksi kanaatte olması halinde eksik harcın tamamlatılmasını, davanın süresi içerisinde açılmamış olması nedeniyle süre yönünden reddine, ayrıca bedelde muvazaa bulunmadığı nedenle davanın reddini savunmuştur.
    III. MAHKEME KARARI
    Mahkemenin 23.11.2017 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla; davacının bu kısım üzerinde hak iddiasının bulunduğu dava konusu taşınmazda fiili taksimin mevcut ve davalının satın aldığı kısmın da fiilen ayrı olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
    A. Bozma Kararı
    1. Mahkemenin 23.11.2017 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı asil ve vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    2. Yargıtay (Kapatılan) 14. Hukuk Dairesinin 26.06.2018 tarih ve ████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamında; Mahkemece bozma ilamına uyulduğu halde bozma gereğinin tam olarak yerine getirilmediği eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
    B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
    Mahkeme, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında 20.01.2023 tarihinde yapılan keşifte sunulan raporda, davacının ve davalıya pay satan kişilerin kullandığı ayrı ayrı bölümlerin bulunmadığı, bütün maliklerce kabul edilmiş fiili bir taksimin mevcut olmadığı tespit edilmekle her ne kadar Çevre ve Şehircilik Bakanlığına fiili taksimatla ilgili talepte bulunulduğu ama bu hususun gerçekleşmediği, tanıkların beyanında fiili taksimat olmadığı için tapuların çıkarılamadığı ve bir türlü adlarına tapuya tescilin sağlanamadığı, hisselerinin belirlenemediği gerekçeleriyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
    V. TEMYİZ
    A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
    Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
    B. Temyiz Sebepleri
    1. Davalı vekili; hükme esas alınan bilirkişi raporunun yetersiz ve çelişkili olduğunu,
    2. Mahkemece davacı ve ayrıca tanık ..., adına İSKİ, İGDAŞ AYEDAŞ abonmanlıklarının olup olmadığının sorulması gerekmekte iken mahkemece bu husus gözardı edildiğini,
    3. Davacının kendisine ait ayrılmış yer için yapı kayıt belgesi için müracaat ettiğini, kendisine ait yapının yasal olarak tanınmasını kabul ve ikrar ettiğini,
    4. Dava konusu taşınmaza 1960 yılında yapılmış parselasyona göre maliklerin fiili kullanım alanlarının belli olup gerek satış tarihinde gerekse hali hazırda davacı ve diğer maliklerin tapudaki hisselerine göre fiili kullanım alanlarının olduğunu,
    5. Dava konusu payın bugünkü değerinin tespit edilerek depo edilmesi gerektiğini,
    6. Dava açılmadan davacıya taşınmazı devir etmeye hazır olduğunu bildirdiğini, davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükümedilmesinin hatalı olduğunu,
    7. Gerekçeli kararın 6. maddesinde 334.565,10 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine şeklinde kurulan hükmün hatalı olduğunu,
    8. Gerekçeli kararın yetersiz ve çelişkili olduğunu ileri sürmüştür.
    C. Gerekçe
    1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
    Uyuşmazlık, ön alım istemine ilişkindir.
    2. İlgili Hukuk
    4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 732, 733,734 üncü maddeleri.
    3. Değerlendirme
    1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
    2. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 297/2. maddesi gereğince; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.
    Somut olayda Mahkemece iptal edilen ve davacı adına tesciline karar verilen taşınmaz pay oranlarının ayrı ve açık bir şekilde gösterilmek suretiyle HMK'nın 297. maddesine uygun karar verilmesi yerine TMK'nın 688 inci maddesine aykırı olarak taşınmazın metrekare yüz ölçümü üzerinden tescil hükmü kurulması hatalıdır.
    3. Öte yandan Mahkemece davanın kabulüne hükmedilirken davacı tarafından mahkeme veznesine depo edilen 326.562,50 TL ön alım bedelinin davalıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, bu bedelin yargılama giderleri içinde değerlendirilerek toplam 334.565,10 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine hükmedilmesi de doğru görülmemiş, hükmün açıklanan nedenlerle bozulması gerekmiştir.
    VI. KARAR
    Açıklanan sebeplerle;
    Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA,
    Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,
    Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
    Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
    12.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

    Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
    Üye olmak için tıkla!