İmar Kirliliği Davasında Vekalet Ücreti Hatası Nedeniyle Bozulan Beraat Kararının Düzeltmesi ve Onaması
Özet: Asliye Ceza Mahkemesi'nin imar kirliliğine neden olma suçundan verdiği beraat kararının temyizi üzerine, Yargıtay, sanığın kendisini vekil ile temsil ettirmesine rağmen vekalet ücretine hükmedilmemesini hukuka aykırı bularak, kararın bu yönden düzeltilerek onanmasına karar vermiştir; karşı oyda ise suçun işlendiği tarihin eski TCK hükümlerine göre düşme kararı verilmesini gerektirdiği belirtilmiştir.

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi
SUÇ
: İmar kirliliğine neden olmaHÜKÜM
: BeraatYerel Mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, temyiz isteğinin vekalet ücretine hasredildiği belirlenerek dosya görüşüldü:Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.Beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına, CMK'nın 324/1, 327/2 ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13/5. maddeleri uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,Kanuna aykırı ve sanık ... müdafilerinin temyiz iddiaları yerinde görüldüğünden, hükmün bu nedenle BOZULMASINA, 5320 sayılı Kanunun 8/1. madde ve fıkrası aracılığıyla 1412 sayılı CMUK’nın 322. maddesi uyarınca bu aykırılık, yeniden yargılama yapılmasına gerek olmaksızın düzeltilebilir nitelikte bulunduğundan, temyiz edilen kararın açıklanan noktasının; tebliğnameye uygun olarak, hüküm fıkrasına “beraat eden ve kendisini vekil ile temsil ettiren sanık yararına, CMK'nın 324/1, 327/2 ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13/5. maddeleri uyarınca, 1000-TL vekalet ücretinin Hazineden alınarak sanığa verilmesine” ibaresinin eklenmesi biçiminde DÜZELTİLMESİNE ve hükmün bu bağlamda ONANMASINA, █████/2014 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.KARŞI OY
:Sanığın imar kirliliği suçunu işlediği tarihin 12 Ekim 2004’ten öncesi olduğunun bir yargılama ve araştırma sonucu tespit edilmesi karşısında, CMK’nın 223/9. maddesinde öngörülen derhal “beraat kararı” verilecek hal olarak nitelenebilecek bir eylemin söz konusu olmadığı ve Mahkemece tespit edilen suç tarihinden beraat kararı verildiği tarihe kadar zamanaşımı süresini kesen bir durumun bulunmadığı gözetilerek 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve CMK’nın 223/8. maddeleri uyarınca öncelikle düşme kararı verilmesi gerekirken, beraat kararının onanması niteliğindeki sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.