Anahtar kelimeler: Arızadan Kabının Şasi Uyarısı Arızası Bakıma Çekici Bakımı Servisinde Satımdan

T.C.
İSTANBUL16. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirketin █████/2020 tarihinde davalı firmadan ... plakalı ve ... şasi numaralı ...-...marka çekici satın aldığını, dava konusu aracın 120.000 km bakımına █████/2021 tarihinde ... ... ...-... yetkili servisinde girmiş ve müvekkili şirket tarafına herhangi bir arızadan bahsedilmediğini, ancak davaya konu aracın █████/2021 tarihinde 200.000 km bakımı için ... Tic. Ve San. A.Ş. yetkili servisinde bakıma girdiğinde orada ... kabının değiştirildiğini, ayrıca araca 10 lt ... eklendiğini, söz konusu işlemlerin akabinde davaya konu araçta ''... arızası'' uyarısı verildiğini, arıza sonucunda tekrar aynı yetkili servise aracın █████/2021 tarihinde girmesi sonucunda arızanın ''SCR katalizör sistemi''nden kaynaklı olduğu tespit edilmiş ve arızanın zaman içinde kullanılan yanlış ... kullanımından kaynaklı olduğunun belirtildiğini, söz konusu arıza neticesinde aracın satıcı firması ile iletişime geçilmiş ve ekte sundukları mail kaydından da anlaşılacağı üzere aracın kullanıcı kaynaklı arızası olduğu iddiasıyla bedelsiz tamirat yapılmadığını, davacı müvekkilinin tüm bu girişimlerinin ve süresi içinde yaptığı bildirimlerin neticesiz kaldığını, sonrasında .... Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından ... D.İş. Sayılı dosyası kapsamında delil tespiti yapılmış olduğunu, dosya kapsamında görevlendirilen bilirkişi tarafından ... örneklerinin alındığını, araç incelenmiş ve aracın kullanıcı kaynaklı olmayan'' arızaya sebep olduğu hususunda rapor tanzim edilip mahkemeye sunulduğunu, davacının davaya konu aracı 0 km iken davalı firmadan satın aldığını, ayrıca davaya konu aracın garanti kapsamında olduğunu ve kullanıcı kusuru olmaksızın meydana gelecek zararların bedelsiz onarımı davalı tarafından davaya konu aracın alımı sırasında belli bir süre için taahhüt edildiğini, söz konusu garanti sözleşmesinin varlığı sabitken davalının araçta meydana gelen arızayı gidermemesi hususu başlı başına sözleşmeye aykırılık teşkil ettiğini, davalı tarafından yapılan görüşmeler neticesinde ise bedelsiz onarımın gerçekleşmemesinin nedeni olarak da ''hatalı ... kullanımı'' gösterildiğini, davaya konu araç sahibi davacının aracın ... teminini yine kardeşine ait olan ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne ait olan ... Adresinde bulunan ''... ... ...'' adlı istasyondan yaptığını, söz konusu istasyon ise ... teminini tedarikçi firma olan ... adlı firmadan sağlamakta olduğunu, faturalar incelendiğinde davacı müvekkili davaya konu araca sürekli aynı yerden ... aldığının anlaşılacağını ve alınan yerdeki ...'nin analiz raporlarının da mevcut olduğunu, ayrıca söz konusu tarihlere ait ... analiz raporlarının ...'tan istenmesini talep ettiğini, tüm bu nedenlerle ayıplı aracın misli ile değişimine, keza mümkün değilse HMK m.111 kapsamında, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1000 TL bedel indirimine, tüm yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı aracı müvekkili şirkettten satın almış ancak söz konusu ayıbı kabul etmemekle birlikte söz konusu ayıbın kullanıcı kaynaklı olduğunu, kullanıcı kaynaklı olmadığının tespit edilmesi halinde de üretimden kaynaklı olduğunu, dolayısıyla müvekkili yönünden öncelikle husumet yönünden usulden reddini talep ettiklerini, davacının .... Sulh Hukuk mahkemesinde yaptırmuş olduğu tespite itirazlarını tekrar ettiklerini, yeni bilirkişi heyeti tarafından rapor aldırılmasını talep ettiklerini, servis kayıtlarına bakıldığında aracın 212.000 km ye kadar sorunsuz bir şekilde kullanılmış olduğunu ve söz konusu araçla ilgili herhangi bir üretim kaynaklı bir arızanın olmadığının görüleceğini, her ne kadar bilirkişi ... kalitesiyle ilgili bir menfi değerlendirme yapmış ise de bilirkişinin görevi adbluenın gerekirse laboratuvar ortamında kontrol edilmesini sağlamak ve eksik kalan kısmın şüphe uyandırmayacak şekilde kesin sonuca varmak olması gerektiğini, ... ... tarafından olası bütün arızalar değerlendirilmiş ve müşteri memnuniyeti kapsamında değişmesi muhtemel bütün parçaların değiştirildiğini, değişimden sonra ise aracın kullanılan adbluedan kaynaklı başka arıza vermesi tamamen müşterinin/kullanıcının hatalı ürün kullanmasına bağlı olduğunu, davacının ayıpsız misli ile değişimini talep etmesi hukuka açıkça aykırı olduğunu, Yargıtay içtihatları ile sabit olduğu üzere davacının ancak onarım talep edebileceğini, söz konusu onarımda müvekkili şirket ve ... tarafından sağlandığını, bu nedenle davanın reddini talep ettiklerini, davacının bedel indiriminin hukuka aykırı olduğunu, nitekim davacının aracında bir değer kaybının söz konusu olmadığını, bu nedenle taleplerinin reddine karar verilmesini, davanın ... ... A.Ş. 'ye bildirimini, taleple davanın reddini savunmuştur.İhbar olunan ... ... Otomotiv Ticaret Hizmetler AŞ vekili ihbar dilekçesine cevap dilekçesinde özetle; davalı ... Tic. A.S. tarafından huzurdaki davanın müvekkili şirkete ihbar olunduğunu, davaya konu ... şasi numaralı aracın, kamyon ürün grubuna ait olduğunu, ihbar olunan ... ... Otomotiv Ticaret ve Hizmetler A.Ş.'nin faaliyet konusu binek ve hafif ticari araçların üretimi ve ticareti olduğundan işbu davada husumet ehliyetinin bulunmadığını, ... ... Otomotiv Ticaret ve Hizmetler A.Ş.nin şikayete konu aracın üreticisi ve ithalatçısı olmadığını, Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'dan ve sair mevzuattan kaynaklı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, bu nedenle ... ... Otomotiv Ticaret ve Hizmetler A.Ş.‘nin davaya katılmasının mümkün olmadığını, ihbarın sehven müvekkili şirkete yapıldığını, dava konusu kamyonun ürün grubuna ait araçtan kaynaklı davalarda taraf ehliyeti ...-... ... A.Ş.'ye ait olduğunu, işbu nedenlerle davalı yanında davaya iştirakinin mümkün olmadığını, müvekkili şirketin husumet ehliyeti bulunmaması sebebiyle davaya katılamayacağını, beyan etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Mahkememiz tarafından tarafların delil listesinde gösterdikleri deliller celp ve incelenmiş, mahkemece değerlendirilmiştir.Dava; satıcının ayıba karşı tekeffül nedeniyle misli ile değişimi bu mümkün değilse şimdilik 1000TL satış bedelinde indirim istemine ilişkin olarak ikame edilmiştir...., ... SHM, ... Tic. Ve San. A.Ş.'ye yazılan müzekkerelere cevap geldiği, dosyamız arasına alındığı görülmüştür.Tanık ...'un dinlenilmesi bakımından ... ATM'ye talimat yazıldığı, ███████ sayılı talimat dosyasında █████/2023 tarihli duruşma tutanağında mahkemece dinlenildiği;"Ben 2021 yılından itibaren 3 ay öncesine kadar davacı şirkette çalışıyordum. Davaya konu araç alındığında ben o şirkette değildim. Ben işe başlamadan önce söz konusu araç alınmıştı. Ben işe başladıktan sonra davaya konu ... plakalı aracı kullanmaya başladım. Araç ile uzun yol taşımacılığı yapıyordum. Ben araç yüklü halde İstanbul'a gidiyorken araç ... Tekir mevkiinde arıza verdi. Bunun üzerine araç Adana ilinde bulunan ... isimli ... yetkili servisine çekildi. Daha sonra aracın hasarının giderildiğini bize bildirmeleri üzerine ben patronum ... ile birlikte aracı teslim almaya gittik. Aracı teslim aldıktan sonra tekrardan araca yük yükleyip İstanbul'a hareket ettik. İstanbul'a yaklaştığımız sırada araç yine aynı arızayı verdi. Bunun üzerine servisi aradık, aracı bir süre istop etmiş vaziyette beklememizi daha sonra tekrar çalıştırmamızı söylediler. Dedikleri gibi yaptık araç çalıştı, yükü İstanbul iline bırakıp dönüş yaptığımız esnada araç yine arıza verdi. Bunun üzerine ... ... servisine aracı götürdük. Araçta "..." arızası olduğunu söylediler. Aracı orada tamir ettiler. Daha sonra ...'a hareket ettik, yolda yine aynı arızayı verdi. Daha sonra aracın hangi servise gittiğini ben bilmiyorum, o sırada ben covid'ten dolayı karantinadaydım. Karantina bittikten sonra ben tekrar aracı kullandım. Aynı arıza mevcuttu, aracı bu arızası ile kullanmaya devam ettik. Zaten o süreçten sonra mahkemede dava açıldığını duydum. Benim bildiklerim ve gördüklerim bundan ibarettir. " şeklinde beyanda bulunulduğu dosya kapsamından anlaşılmaktadır.Davacı vekili █████/2023 tarihli dilekçesi ile; davadaki talebini seçimlik haklardan satış bedelinde indirim olarak değiştirdiğini beyan etmiştir.Mahkememizce █████/2025 tarihli ara karar ile davacı vekiline ıslah dilekçesini sunmak üzere 1 haftalık kesin süre verildiği, verilen kesin süre içerisinde davacı vekilinin dilekçe sunmadığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır.... SHM ... D.iş dosyası UYAP üzerinden mahkememizce celp edilmiş; .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş. Sayılı dosyasından alınan █████/2021 tarihli bilirkişi raporunda;"08.09.2021 tarihinde yukarıda belirtilen adreste ... Plaka sayılı çekici üzerinde ve ulaşılan belge ve bilgilerin doğrultusunda yapılan inceleme ve tespitlerde, aracın garanti kapsamında olduğu, muhtelif zamanlarda servise giriş - çıkış yaptığı, arızaya sebep olabileceği düşünülen bazı parçaların garanti kapsamında ücretsiz değiştirilmesine rağmen ... sistemindeki arızaların devam ettiği ve bu arızanın arıza ikaz göstergesinde görüldüğü, ...-... firmasının mevcut arızanın kullanılan ... analizi ile ilgili Akredite edilmiş/yetkili bir kuruluş tarafından verilmiş bir belge olmadığı, araçtaki mevcut arızanın kullanıcı /müşteri kaynaklı olamayacağı kanaati oluşmuştur." şeklinde mütalaada bulunulmuştur.Mahkememizce dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, ek ve kök raporlar tanzim edilmiştir.Bilirkişiler Prof. Dr. Müh. ..., Prof. Dr. ... ve ... tarafından sunulan █████/2024 tarihli bilirkişi raporunda;"Taraflar arasındaki satış sözleşme gereğince davalının ayıba karşı tekeffül sorumluluğunun doğması ve davacının seçimlik haklarından birini kullanabilmesi için sorumluluğun şartlarının gerçekleşmesi gerektiği,Tespit edilen arızanın üretimden kaynaklı gizli ayıp olduğu yönünde delil ve tespit olmadığı gibi kullanım hatasından da meydana geldiğini gösteren somut delil ibraz edilmemiş olduğu,Bu nedenle kullanım ile ortaya çıkan bir arıza olduğu ve garanti süresi dolmadan ortaya çıkması durumunda garanti kapsamında bedelsiz onarımı gerektiği," şeklinde mütalaada bulunulmuştur.Bilirkişiler Prof. Dr. Müh. ..., Prof. Dr. ... ve ... tarafından sunulan █████/2025 tarihli ek bilirkişi raporunda;"1-Tespit edilen arızanın üretimden kaynaklı gizli ayıp olduğu yönünde delil ve tespit olmadığı gibi kullanım hatasından da meydana geldiğini gösteren somut delil ibraz edilmemiş olduğu,2- A) Garanti süresinin Ticaret Bakanlığının Garanti Yönetmeliği gereği en az 2 yıl olması nedeni ile söz konusu araçların satışında verilen garanti Belgesinde farklı bir şart olmaması durumunda arızanın onarımından davalı tarafın sorumlu olması gerektiği,B) Garanti şartlarında 2 yıl dışında 200.000 km altında bir kullanım süresi şartı bulunması halinde onarımın yapılmasından davacının sorumlu olması gerektiği," şeklinde mütalaada bulunulmuştur.... Borçlar Kanunu ve Ticaret Kanunu hükümleri uyarınca satıcının ayıptan doğan sorumluluğunun doğması için aşağıdaki şartların somut olay bağlamında incelenmesinde;a) Satılan ayıplı olmalıdır
: Ayıp, sözleşme konusu malın sahip olduğu vasıfların, malın lüzumlu veya vaad edilen niteliklerinden olumsuz yönde sapmasını ifade eder. TBK md.219/f.1’e göre, satıcı, alıcıya karşı herhangi bir surette bildirdiği niteliklerin satılanda bulunmaması sebebiyle sorumlu olduğu gibi, nitelik veya niteliği etkileyen niceliğine aykırı olan, kullanım amacı bakımından değerini ve alıcının ondan beklediği faydaları ortadan kaldıran veya önemli ölçüde azaltan maddi, hukuki ya da ekonomik ayıpların bulunmasından da sorumlu olur. Ayıp, maddi veya hukuki ayıp niteliğinde olabileceği gibi; açık ya da gizli ayıp şeklinde de ortaya çıkabilir. Bu açıdan açık ayıp, teslimde gözden geçirme ile anlaşılabilecek nitelikteki ayıplardır. Gizli ayıp ise teslimde gözden geçirme ile anlaşılamayacak nitelikte zamanla veya kullanmayla ortaya çıkan ayıplardır.b) Ayıp, hasarın geçişinden önce var olmalıdır. TBK md.208 uyarınca hasar, taşınırlarda zilyetliğinde devriyle birlikte alıcıya geçer; dolayısıyla zilyetliğin devrinden sonra satılanda meydana gelen hasara malik katlanmalıdır. Satıcının ayıptan doğan sorumluluğunun doğması bakımından, ayıbın hasarın geçişinden önce var olması şarttır.c) Alıcı, satış konusundaki ayıpları sözleşme kurulurken bilmiyor olmalı veya bilmesi de gerekmemelidir. (TBK m.222)d) Satıcının ayıptan doğan sorumluluğunu sınırlayan bir anlaşma olmamalıdır.e) Gözden geçirme ve bildirim külfetinin yerine getirilmesi gerekmektedir: Alıcı, satılanı teslim alınca gözden geçirmeli; gözden geçirme sonucunda gördüğü veya sonradan meydana çıkan ayıpları satıcıya bildirmelidir. Ticari satışlarda, TTK m.23/1 c çerçevesinde alıcı malı incelemeli veya inceletmeli ve teslim sırasında açıkça belli ise 2 gün içinde, olağan bir inceleme ile ortaya çıkabilecek açık ayıplarda ise 8 gün içinde ayıbı bildirmelidir. Ticari satışlarda gizli ayıp bakımından ... Borçlar Kanunu’na atıf yapılmaktadır. TBK m.223/f.2 c.3 uyarınca gizli ayıplar hemen satıcıya bildirilmelidir; aksi halde satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. Yargıtay’a göre, TTK m.25/f.3’teki ayıp, açık ayıp ve basit bir muayene sonucu anlaşılan ayıp niteliğinde ise 2 ve 8 günlük süreler içinde ayıp ihbarı yapılması, diğer hallerde TBK’nın uygulanması gerekir. (Y.11.HD. █████████ E., █████████ K., 30.06.2021 T. )TBK m.223/f.2 uyarınca gizli ayıplarda gözden geçirme külfeti bulunmamakta ve alıcının bu tür ayıbın bulunduğunu sonradan anladığında bunu kural olarak hemen bildirmesi gerekmektedir. Bildirim, bilgi açıklaması mahiyetinde olup herhangi bir şekle tabi değildir. TTK md.20/f.3’te yer alan şekil zorunluluğu, hükümde açıkça ayıp ihbarları bakımından aranmamaktadır. (Y.11. HD., █████████ E., █████████ K., 09.03.1998 T.; Y.15. HD., █████████ E., █████████ K., 14.06.2016 T.)Huzurdaki davada; satıcının ayıba karşı tekeffülünden kaynaklanan sorumluluğunun doğup doğmadığı, davalıya husumet yöneltilip yöneltilmeyeceği, ayıp mevcut ise ayıbın hangi sebepten kaynaklandığı, davacının seçimlik haklardan misli ile değişimi talebine cevaz verilmesinin mümkün olup olmadığı, bu mümkün değilse şimdilik 1000-TL satış bedelinde indirim isteminin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının tespiti talebine ilişkin olarak taraf delilleri toplanmış, bildirilen tanıklar dinlenmiş ve teknik bilirkişi heyetinden kök ve ek raporlar alınarak yapılan dosyanın tetkikinde, araçta meydana gelen arızanın açık ya da gizli bir ayıptan kaynaklanmadığının tanzim edilen raporlarla tespit edildiği, araçta oluşan hasardan davalının sorumlu tutulabilmesini gerektirecek açık ya da gizli ayıp bulunmadığına yönelik tanzim edilen bilirkişi raporlarının hükme esas alınabilecek yeterlilikte, gerekli teknik incelemeyi ihtiva eden mahkememiz ve üst yargı denetimine açık olduğu kanaatine varılmakla yapılan tespitlerin hükme esas alınması suretiyle araçta üretimden kaynaklı açık ya da gizli ayıp bulunmaması nedeniyle davalının ayıba karşı tekeffüle dayanılarak TBK 219 vd. Maddeleri gereğince seçimlik hakların kullanılamayacağı, .... Sulh Hukuk Mahkemesi'nin ... D.İş dosyasında alınan bilirkişi raporunda da arızanın kullanıcı kaynaklı olmadığı ifade edilmiş ise de ... sisteminin ayıplı olduğuna dair yapılan tespit bulunmadığından raporlar arasında çelişki oluşmadığı anlaşılmakla davanın reddine karar verilmiştir.H Ü K Ü M
: Gerekçesi açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Alınması gereken 732,00-TL peşin harçtan, başlangıçta peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubuna eksik kalan 651,30-TL harcın davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına,3-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca hesap ve taktir olunan 1.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine,4-Davalı tarafından yapılan toplam 103,00-TL yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,6-Devletçe karşılanan 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,7-Kullanılmayan gider avansının bulunması halinde kararın kesinleşmesinden sonra HMK’nun 333. maddesi uyarınca resen yatırana İADESİNE,Dair, davalı vekilinin ve ihbar olunan vekilinin yüzüne karşı, davacı vekilinin yokluğunda, HMK'nın 341/1 ve 345/1. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2026Katip ...(e-imza)Hakim ...(e-imza)