Anahtar kelimeler: Zeytinyağı Sundukları Satımdan Firmaya Esaskarar Toplamda Satım Firma Ekinde Sattığı

T.C. ADANA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████

T.C.
ADANA
3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
G E R E K Ç E L İ K A R A R
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
HAKİM
: ...
KATİP
: ...
DAVACI
: 1- ...
VEKİLİ
: ...
DAVALI
: ...
VEKİLİ
: ...
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2022
KARAR TARİHİ
: █████/2023
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILMA TARİHİ
: ...
Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı firma ile davacı firma aralarında gerçekleşen ticari alım satım neticesinde davacının davalı firmaya toplamda 531.300,40 TL tutarında zeytinyağı sattığı ve teslim ettiği, dilekçe ekinde sundukları 14.04.2021 ve 31.05.2021 tarihli faturalar ile durumun sabit olduğu, ancak davalı şirketin satın aldığı zeytinyağı bedelinin bir kısmını ödediği, bakiye 71.300,00 TL kısmını ödemeyerek davacıyı zarara sevk ettiği, davacı şirket tarafından ödenmeyen alacağının tahsili için Adana Genel İcra Dairesinin 2021/ ... Esas sayılı takip dosyası ile “ ilamsız icra takibi” yapıldığı ve borçlu firmanın vekili kanalı ile sadece 3.469,00 TL borcu kabul ederek kısmi itirazda bulunulması ile 67.831,00 TL kısım yönünden takibin durduğu, davalı borçlu firmanın takibe itiraz ettiği, hukuk uyuşmazlıklarında dava şartı arabuluculuk kapsamında tarafların biraraya geldiği ancak anlaşma sağlanamadığı yukarıda açıklanan nedenlerle talep ve dava hakkı saklı kalmak kaydıyla davanın kabulü ile itirazın iptali ile takibin devamına alacağın reeskont faizi ile tahsili ve davalı şirket aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalı tarafa yükletilmesi talep ve dava edilmiştir.
Davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
Takip dosyasına sunduğu borca itiraz dilekçesi ise "Müdürlüğünüz dosyasından müvekkil şirkete, alacaklı tarafa borçlu 14.04.2021 ve 16.05.2021 tarihli faturalardan 71.300,00 TL borçlu olduğundan bahisle 17.08.2020 tarihinde "örnek no:7 ilamsız takiplerde ödeme emri" gönderilmiştir. 14.04.2021 tarihli fatura müvekkil tarafından malum olup işbu fatura sebebiyle müvekkilin alacaklıya 3.469,00 TL borcu vardır. Bahsi geçen diğer 16.05.2021 tarihli faturanın içeriği, konusu ve bedeli müvekkil tarafından bilinmemektedir. Müvekkile tebliğ edilmiş 16.05.2021 tarihli bir fatura, müvekkilin aldığı mal veya hizmet yoktur. Fatura bedellerine işletilen faiz nevi ve miktarı da usul ve yasaya aykırıdır. Bu sebeple borca itiraz etme zarureti doğmuştur." şeklindedir.
DELİLLER
:
İcra Dosyası
: Davacı şirket tarafından , davalı şirket aleyhine , ödenmeyen faturalardan kaynaklanan kısmi ödemeler mahsup edildikten sonra kalan 71.300,00 TL tutarlı asıl alacak iddiasıyla Adana Genel İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığı ve davalı şirketin █████/2021 tarihinde göndermiş olduğu dilekçeyle borca, faize, tüm ferilerine itiraz ederek takibin durdurulmasını talep ettiği ve icra dairesi tarafından █████/2021 tarihinde takibin borçlular yönünden durdurulmasına karar verildiği görülmektedir.
Bilirkişi Raporu
: Davacının dava konusu işlemlerin olduğu 2021 yılına ait yasal defterlerinin Yevmiye, Defteri Kebir, Envanter defterlerinin açılış tasdiklerinin Türk Ticaret Kanunu Hükümlerine uygun olarak yasal süresi içinde yapılmış olduğu, şirketin 2021 yılına ait Yevmiye Defterinin Türk Ticaret Kanunu hükmü gereğince yeni senenin içindeki sürenin sonuna kadar yaptırılması gereken kapanış ( Görülmüştür Şerhi) tasdiki ile notere yaptırılması gereken kapanış tasdikinin de yaptırılmış olduğu ve faturalarla kayıtların uyumlu olduğu, bu sebeple davacının 2021 yılına ait Ticari Defterlerinin T.T.K hükümlerine göre sahibi lehine kesin delil olma vasfına haiz olduğu, Taraflar arasında 2021 yılında mal alış ve satışından kaynaklı ticari ilişki olduğu, davacının defterlerinde davalının 120 Alıcılar “ 120.11 ... Gıda hesaplarında takip edilmiş olduğu, davacı tarafından 2021 yılında davalı şirket adına düzenlenen 2 adet faturanın davacının yasal defterlerinde kayıtlı olduğu ve iki faturanın da BS formuyla beyan edildiği, davacı ... Zeytincilik Tarım Ürünleri İmalat Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinin yasal defterler kayıtlarına göre 10.07.2021 tarihi itibariyle ... Gıda Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi'nden 71.300,00 TL alacaklı göründüğü, taraflar arasında ticari ilişkinin sürdürüldüğü 2021 yılında beyan edilen BA/BS formlarında 1 adet faturadan kaynaklanan KDV hariç 57.600,00- TL KDV dahil 58.176,00 TL fark bulunduğu , farkın bulunduğu faturanın davacı şirket tarafından davalı adına düzenlenmiş bulunan 31.05.2021 tarihli ... nolu KDV dahil 58.176,00 TL tutarlı fatura olduğu görülmektedir. Davalı tarafından söz konusu faturanın BA formuyla beyan edilmediği, davalı yan ile ilgili dosya içerisirde mevcut GİB MERSİS raporu bilgilerine göre davalı şirketin, Adana Ticaret Müdürlüğüne bağlı ... sicil numarasında işlem gören ... Gıda Sanayi Ve Ticaret Anonim Şirketi ünvanı ile █████/2016 tescil tarihinden itibaren faaliyette bulunduğu görülmektedir. Adana Genel İcra Müdürlüğünün 2021/... Esas sayılı dosyasında takip konusu faturalı alacağa ilişkin davacı yan tarafından davalı yana icra takibinden önce temerrüde düşürecek işlem yapılmadığından, davacı tarafından davalıya gönderilen herhangi bir borç ihtarnamesi bulunmadığından, temerrüdün icra takibi itibariyle oluştuğu, taraflar arasında ticari işlemlere ilişkin herhangi bir sözleşme bulunmadığı, Ticari işlerde uygulanacak olan kanuni faiz ve temerrüt faizi ise “3095 sayılı Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizine İlişkin Kanunda düzenlenmiş bulunmaktadır. Buna göre, Borçlar Kanunu ve Türk Ticaret Kanunu gereği faiz ödenmesi gereken hallerde, miktarı sözleşme ile tespit edilmemişse, faiz oranı yıllık %49 olarak dikkate alınır. Buna göre davacının talep edebileceği tutarın , Anapara 71.300 TL ve yasal faiz 4.799,56 TL ile birlikte toplam 76.099,56 TL olduğu, bildirilmiştir.
KABUL VE GEREKÇE
:
"Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu'nun 27.06.2003 tarih ve 2001/1 Esas, 2003/1 Karar sayılı ilamında da açıklandığı üzere; bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. (Faturalar ve dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı TTK'nın m. 21/2.) Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine; adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır.
Diğer bir anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması yani faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. Maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir. Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir.
Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa, düzenlenen belge fatura değildir. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkânı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir.
Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan Yasa'nın 21. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın içeriğinden söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır. (VUK'nın m.230) Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı takdirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez.
Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir. (Geniş bilgi için Bkz: Prof. Dr. Sami Karahan, Ticari İşletme Hukuku, 23. Baskı, Eylül 2012, Konya; Sh 111 vd.)" (Yargıtay 23. HD, 11.01.2016 T, █████████ E, ███████ K)
Somut olayda taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamaktadır. Davalı cevap dilekçesi sunmamış ve borca itiraz talebinde █████/2021 tarihli fatura nedeniyle bakiye 3.469,00 TL borcu bulunduğunu, bundan başka borcu olmadığını beyan etmiştir. Takibe dayanak yapılan ve davalının bilgisi bulunmadığını belirttiği fatura █████/2021 tarihli faturadır. Yukarıda da tafsilatlı olarak izah edildiği üzere kural olarak, adına fatura tanzim edilen davalı akdi ilişkiyi inkar ettiğinden, faturayı gönderen davacının önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir.
HMK'nin "ticari defterlerin ibrazı ve delil olması" başlıklı 222.maddesi:
"(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir.
(2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır.
(3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz.
(4) Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur.
(5) Taraflardan biri tacir olmasa dahi, tacir olan diğer tarafın ticari defterlerindeki kayıtları kabul edeceğini belirtir; ancak, karşı taraf defterlerini ibrazdan kaçınırsa, ibrazı talep eden taraf iddiasını ispat etmiş sayılır." şeklindedir.
Davalıya usulüne uygun ihtarat yapılmasına rağmen ticari defterini sunmamış ve bu nedenle bu kayıtlar incelenememiştir. Bu itibarla davacının iddiasını ispat ettiği kabul edilmiştir.
Takip tarihine kadar işleyen faiz yönünden ise, TTK'nin 18/3.maddesinde tacirler arasında diğer tarafı temerrüde düşürmek için gönderilecek ihtarların nasıl olması gerektiği belirtilmiştir. Dosya kapsamında davalının icra takibinden önce temerrüde düşürüldüğüne yönelik bir delil bulunmadığından, davacının 2.200,00 TL olarak talep ettiği takip öncesi faiz talebinin reddine karar verilmiştir. Davalının takibin 3.469,00 TL'lik kısmını kabul etmesi ve 67.831,00 TL'lik kısmına itiraz etmesi nazara alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın kısmen kabulü, kısmen reddi ile,
Davalının Adana Genel İcra Müdürlüğünün 2021/... E sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin davalı yönünden 71.300,00 TL asıl alacak üzerinden avans faizi uygulanmak üzere sureti ile devamına, fazlaya ilişkin taleplerin reddine,
2-İcra inkar tazminatının şartlar uygun olmaması nedeni ile reddine,
3-Arabuluculuk asgari ücret tarifesi kapsamında Adana Arabuluculuk Bürosu tarafından düzenlenen arabulucu ücret kararı uyarınca 1.560,00 TL arabuluculuk ücretinin, 48,98 TL'sinin davacıdan, 1.511,02 TL'sinin davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
4-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan AAÜT uyarınca hesap olunan 10.852,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
5-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan red edilen kısım yönünden AAÜT'nin uyarınca hesap olunan 2.200,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,
6-a)Alınması gerekli 4.783,81 TL karar ve ilam harcından peşin olarak yatırılan 1.196,39 TL harcın mahsubu ile bakiye 3.587,42 TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,
b)Davacının yatırdığı 1.196,39 TL peşin harcın davalıdan alınarak davacıya ödenmesine,
7-Davacı tarafından yapılan 1.100 TL bilirkişi ücreti, 79,00 TL tebligat/müzekkere gideri ve 80,70 TL başvurma harcı olmak üzere toplam 1.259,70 TL yargılama giderinin, davanın kabul ve red oranına göre 1.220,15 TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye miktarın davacı üzerinde bırakılmasına,
8-HMK'nin 333. ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu Gider Avansı Tarifesi'nin 5. maddesine göre, hükmün kesinleşmesinden sonra yatırılan avansın kullanılmayan kısmının elektronik ortamda hesap numarası var ise bu numara üzerinden, yok ise PTT aracılığıyla adreste ödemeli gönderilerek resen iadesine, kararın tebliğ giderinin iade edilecek avanstan karşılanmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde mahkememize veya mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile Adana Bölge Adliye Mahkemesinde İSTİNAF yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. █████/2023
Katip ...
Hakim ...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!