Anahtar kelimeler: Sakarya Esaskarar Yazildiği Başkan Katip Hakkına Alım Üye Birleşen Milleti

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ████████
T.C.SAKARYAASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINAGEREKÇELİ KARARESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████BAŞKAN
: ...ÜYE
: ...ÜYE
: ...KATİP
: ...ASIL DAVADADAVACI
: ...DAVALI
: ...VEKİLLERİ
: Av. ...DAVA
: Tapu İptali Ve Tescil (Geri alım hakkına dayalı)DAVA TARİHİ
: █████/2022(████████ Esas)BİRLEŞEN DAVADADAVACI
: ...VEKİLİ
: Av. ...DAVALI (1)
: ...VEKİLİ
: Av. ...DAVALI (2)
: ...VEKİLİ
: Av. ...DAVA
: Tapu İptali Ve Tescil (Geri alım hakkına dayalı)DAVA TARİHİ
: █████/2023KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
: █████/2026Mahkememizin ████████ esas sayılı dosyasında yapılan yargılama neticesinde verilen █████/2025 tarihli hüküm Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin █████████ Esas ████████ karar sayılı ilamı ile "birleşen Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyası hakkında hüküm tesis edilmediği" gerekçesiyle kaldırılmış ve dosya mahkememizin ████████ esas sırasına tekrar kaydedilmiştir.Yapılan incelemede Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasının mahkememizin ████████ (eski ) esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine █████/2025 tarihinde karar verilmiş ise de Uyap sisteminde birleştirme işleminde yaşanan aksaklık sebebiyle birleşmenin sistemsel olarak gerçekleşmediği anlaşılmış, kaldırma kararın sonrasında bu eksiklik tamamlanarak Uyapta birleştirme işlemi yapılmış, asıl ve birleşen davalar birlikte değerlendirilmiştir.Öncelikle asıl ve birleşen davaların geçirdiği aşamaların özetlenmesi faydalı olacaktır.Dava ilk olarak █████/2022 tarihinde Sapanca Asliye Hukuk mahkemesinin ████████ Esas sayılı dosyasında açılmış, görevsizlik kararı ile mahkememize gelen dava mahkememizin ████████ Esas sırasına kaydedilmiş, yapılan ilk inceleme sonucunda ... parsel (yeni ... parsel ) sayılı taşınmazların davalı banka adına kayıtlı olmadığı görülmekle bu iki taşınmaza yönelik dava tefrik edilerek mahkememizin ████████ Esas sırasına kaydedilerek pasif husumet yokluğundan (tefrik olan dava) usulden red edilmiş, Bankanın malik olduğu diğer üç taşınmaza ilişkin davaya ████████ esas sayılı dosyada devam edilerek yapılan yargılama neticesinde mahkememizce verilen kabul kararı istinaf üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin █████████ Esas ████████ Karar sayılı kararı ile kaldırılmış, bu süreçte davacı hakkında daha önce tefrik ve usulden red kararı verilen dava konusu (159 ve 160 parsel) iki taşınmaza ilişkin olarak mahkememizin ████████ Esas sırasında kayıtlı (birleşen) yeni davayı açmış, Mahkememizin ████████ esas sayılı dosyasında verilen kararın istinaf dairesince kaldırılması üzerine dosya mahkememizin ████████ esas sırasına kaydedilmiş, her iki davanın birlikte görülmesi gerektiğinden ████████ esas sayılı dosyanın ████████ esas sayılı dosya ile birleştirilmesine karar verilmiş ise de birleşme işleminde yaşanan aksaklık sebebiyle asıl dosyada (████████ esas) karar verilirken birleşen dosya hakkında karar verilmesi mümkün olmamış, ████████ esas sayılı dosyanın istinafı üzerine Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesinin █████████ Esas ████████ karar sayılı kararı ile "birleşen dosyada karar verilmemiş olması eksikliğine dayanılarak" mahkememizin kararı kaldırılmış, ████████ esas sırasına kaydedilen dosyaya birleşen (████████ esas) dosya eklenerek yargılamaya devam edilmiştir.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Asıl davada;Davacı taraf; ...'ye ait olan ... parsel ile ... parsel sayılı taşınmazların mülkiyeti davacıya ait iken bankadan kullanılmış olan kredinin teminatı olarak davalı tarafa devrolunduğunu, kredi bedelinin ödenmesi sonrasında söz konusu taşınmazların davacıya iade edileceğinin taraflar arasında akdedilen vefa sözleşmesinde belirtilerek bu hakkın tapu kütüğüne şerh edilmiş olduğunu, (tapu kütüğünde böyle bir şerh bulunmamaktadır) davacının söz konusu taşınmazlar üzerinde vefa hakkına sahip olduğunu, davacı ... tarafından davalıya noterden ihtarname gönderildiğini, bu ihtarname ile yukarıda yer alan taşınmazların vefa sözleşmesi kapsamında makul bir teklif verilmesi halinde bedeli nakden ve defaten ödemek koşuluyla geri almak istediklerini bildirdiklerini ancak davalı tarafın olumlu ya da olumsuz bir dönüş yapmadığını belirterek, bahse konu taşınmazların tapu kaydının iptali ile bilirkişi tarafından belirlenecek bedel karşılığında davacı adına tescilini talep ve dava etmiştir.Dava konusu yapılan taşınmazlardan ... parsel (yeni ... parsel ) sayılı taşınmazların davalı banka adına kayıtlı olmadığı, dava öncesinde dava dışı bir şirkete satılmış olduğu anlaşılmakla davacının talebinin sadece tescil istemine ilişkin olması sebebiyle bu iki taşınmaz yönünden dava tefrik edilmekle mahkememizin ████████ Esas (yeni esas) sırasına kaydı yapılarak tescili talepli davada davalı bankanın pasif husumeti (taraf sıfatı) bulunmadığından █████/2022 tarihli █████████ karar sayılı kararla tefrik olan dava usulden red edilmiştir. (Tefrik olan davanın konusu taşınmazlara ilişkin dava malik şirkete husumet yöneltilerek daha sonra (birleşen davada) tekrar açılmıştır.Eldeki asıl davanın konusu ... parselin (yeni ... parselin) 1/2 hissesi, ... parsel (eski 963) ve ... ada ... parsel (eski 960) sayılı taşınmazların davalı banka adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı şirket adına tescili talebine ilişkindir.Davalı banka dava dilekçesinin █████/2022 tarihinde tebliğ edilmiş olmasına rağmen süresinde cevap vermemiş vakıaları inkar etmiş sayılmıştır.Davalı banka vekili cevap süresinden sonra sunduğu dilekçesinde; taşınmazlara ilişkin olarak şirket yetkilisi ... eşi ... tarafından Sapanca AHM ████████ esas ve Sakarya 4 AHM ████████ esas sayılı dosyalarında tapu iptal talepli derdest davalar bulunduğunu bildirmiş, taraflar arasında mevcut genel kredi sözleşmesi kapsamında teminat olarak verilen bu taşınmazların yapılan protokol ile bankaya devredildiğini ancak davacı şirketin protokoldeki yükümlülüklerini uzatılmış süre içinde yerine getirmediğini belirtmiştir. Davalı vekilinin bu beyanları cevap olarak kabul edilmemekle birlikte tarafların ortak kabulünde olan hususların tespitinde nazara alınmıştır.Tarafların ortak kabulünde olan hususlar
: Taraflar arasında genel kredi sözleşmesinin bulunduğu ve bu kapsamda dava konusu taşınmazların ve (tefrike/birleşen davaya konu olan taşınmazların) teminat olarak verildiği, taraflar arasında borç yapılandırması sözleşmesinin ayrıca akdedildiği ve bu kapsamda teminat olarak verilmiş olan taşınmazların bankaya satış yoluyla devredildiği tarafların ortak kabulündedir.Asıl davada uyuşmazlık; Taraflar arasındaki teminat teşkil eden taşınmazların -... parselin (yeni ... ada ... parselin) 1/2 hissesi, ... parsel (eski ... ) ve 943 ada 1 parsel (eski 960) sayılı taşınmazların- devrini öngören sözleşmenin ve bu sözleşmeye dayanılarak yapılan tapu devirlerinin geçerli olup olmadığı, geçerli olması halinde davacının geri alım hakkını kullanıp kullanmadığı, dava konusu üç taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptalinin gerekip gerekmediği hususlarındadır.Taşınmaz ve banka kayıtları ve ilgili sözleşmeler getirtilmiş ve incelenmiştir.Davacı şirket ile davalı banka arasında █████/2012, 22.11.2013 ve 09.09.2015 tarihli 3 adet Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, davacının bu kredi sözleşmelerinde borçlusunun ... olanlarında kefil olduğu, diğer sözleşmelerde ise asıl borçlu olduğu, davalı alacaklı banka tarafından borçlusu ... olan kredilerin ödenmemesi üzerine 2018 yılının 2.ayında ihtarname çıkartıldığı ve borçluya tebliğ edildiği, ihtarnameye rağmen borcun ödenmemesi üzerine banka ile kredi borçluları ( aynı zaman da kefil) ... ve dava dışı ... ile davalı banka arasında 29.05.2018 tarihli protokol düzenlendiği ve kredi borcu nedeni ile ipotek konulan taşınmazların toplam 2.535.000,00-TL karşılığı bankaya devrine ( 945 ada 1 parsel, 943 ada 1 parsel 945 ada 7 parsel, 157 parsel nolu taşınmazların) ve bu bedelden 2.534.300,00 TL'sinin ... 'nin borcundan mahsubuna, 700,00 TL'sinin ise istihbarat ve operasyon ücretinden kaynaklanan borçlara mahsup edilmesine karar verildiği, bankanın devir tarihinden itibaren 24 ay içinde yazılı olarak bankaya ulaşılacak şekilde bankaya müracat edilmesi halinde eski malike veya göstereceği 3.kişiye vefa hakkı tanıyacağını taahhüt ettiği görülmüştür.Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin █████████ Esas ████████ Karar sayılı kaldırma kararında belirtildiği üzere; Taraflar arasında akdedilen kredi genel sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine çekilen ihtarname üzerine taraflarca imzalanan protokol kapsamında davacı borçluya ipotek konusu taşınmazların satışı karşılığında vefa hakkı (geri alım hakkı) tanındığı ortadadır. Geri alma hakkına ilişkin sözleşmenin geçerliliği resmi şekil şartına tabidir ancak; şekle uyulmaması nedeniyle hükümsüz olan sözleşme taraflarca fiilenuygulanmışsa ya da geçersizliği ileri sürmenin dürüstlük kuralına aykırı görülebildiği diğer durumlarda hakkın kötüye kullanılması söz konusu olacaktır. Somut olayda şekil şartlarına uymayan geri alım sözleşmesi her iki tarafça icra edildiğinden dürüstlük kuralı gereği artık geçersizliğinin ileri sürülmesi mümkün değildir.Taraflar arasında imzalanan █████/2018 tarihli protokolün taşınmazların geri satımı ve vefa hakkı tanınması bölümünde tapuya tescilden itibaren 24 aylık süre içerisinde yazılı olarak bankaya ulaşacak şekilde talepte bulunulması ve kredi borcunun protokolde belirtilen faiz ve sair masraflar ile birlikte tamamen ödenmesi durumunda taşınmazların eski malikine veya göstereceği 3. Şahsa satımının yapılacağı kararlaştırılmıştır. Geri alım hakkına konu taşınmazlar -157 parsel 31.05.2018 tarihinde,-945 ada 7 parsel 01.06.2018 tarihinde,-943 ada 6 parsel nolu taşınmaz 01.06.2018 tarihinde davalı banka adına satış yolu ile tapuya kayıt ve tescil edilmiş olmakla geri alım hakkı süresi protokolde tanınan 24 aylık sürenin sona erme tarihi olan █████/2020 tarihidir.Taraflardan "bankaya süresi içinde noter ihtarnamesi keşide edilerek protokol kapsamında geri alım hakkının kullanılmak istenildiğinin bildirilip bildirilmediği, banka tarafından da cevab-ı ihtarname ile geri alım bedelinin belirtilerek geri alma hakkına ilişkin cevap verilip verilmediği" hususları sorulmuştur.Davalı banka bu doğrultuda bir bildirim olmadığı cevabını vermiş, davacı da 24 aylık süre içerisinde geri alım hakkını yazılı şekilde kullandığına dar bir delil sunamamıştır. Davacının cevabında belirttiği ihtarname (Büyükçekmece 24. Noterliği 04587 no 20.04.2022 tarihli ihtarnamesi) süre itibariyle bildirim koşullarını taşımamaktadır. Ayrıca bahsedilen e-postalar da yine dosyaya sunulmadığı gibi yazılı bildirim (ihtar) olarak kabulü de mümkün değildir.Bu sebeple ayrıca bir bilirkişi incelemesine gerek duyulmamış, mevcut dosya kapsamı hüküm kurmaya elverişli bulunmuştur.Birleşen davada;Davacı tarafın iddiaları
: ...'ye ait olan ... parsel (yeni 849 ada 5 parsel) ile 159 parsel (yeni 849 ada 4 parsel) sayılı taşınmazların yarı hissesinin mülkiyeti davacıya ait iken bankadan kullanılmış olan kredinin teminatı olarak davalı tarafa devrolunduğunu, kredi bedelinin ödenmesi sonrasında söz konusu taşınmazların müvekkile iade edileceğinin taraflar arasında akdedilen vefa sözleşmesinde belirtilerek bu hakkın tapu kütüğüne şerh edilmiş olduğunu, davacının, söz konusu taşınmazlar üzerinde vefa hakkına sahip olduğunu, davacı ... tarafından ... 'ne ... 'ne Büyükçekmece 24. Noterliği'nin 20 Nisan 2022 Tarih ve ... yevmiye nolu ihtarnamenin gönderildiğini, bu ihtarname ile yukarıda yer alan taşınmazların vefa sözleşmesi kapsamında makul bir teklif verilmesi halinde bedeli nakden ve defaten ödemek koşuluyla geri almak istediklerini bildirdiklerini ancak davalı tarafın olumlu ya da olumsuz bir dönüş yapmadığını. daha önce aynı taşınmazlar için sadece davalı bankaya karşı tapu iptal talebiyle Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ E. Sayılı dosyasında açılmış olan davanın pasif husumet yokluğundan usulden reddedildiğini, tapu kaydında bulunan şerhe (Sapanca Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ████████ E. sayılı dosyasından konulmuş davalıdır şerhine) rağmen davalı bankanın taşınmazları diğer davalı şirkete devrettiğini, davalıların kötüniyetli olduğunu belirterek dava konusu taşınmazların davalı şirket adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davacı adına tescilini kabul görmemesi halinde davalı bankanın vefa sözleşmesine aykırılığı sebebiyle uğradıkları zararın (şimdilik 100.000,00 TL sinin) davalı bankadan dava tarihinden itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini istemiştir.Davalı şirket Kesin yetki kuralı gereği Sapanca mahkemesinin yetkili olduğunu, asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğunu, davacının geri alım hakkını kendisine tanınan 21.12.2018 tarihine kadar kullanmadığını, başka bir hissedar tarafından açılmış olan Sapanca Asliye Hukuk mahkemesi dosyasından taşınmazın beyanlar hanesine konulan ve şerh niteliği bulunmayan davalıdır açıklamasına dayanarak kendisi lehine kötüniyet iddiasında bulunamayacağını, taşınmazın alındığı tarihte üzerinde davalı lehine herhangi vefa ya da başka bir hakka ilişkin şerh bulunmadığını, davacının iyi niyetli olmadığını, davacının iddia ettiği geri alım hakkının geçerli olmadığını, kabul edilse dahi dava tarihi itibariyle hesaplanmasının gerektiğini savunmuştur.Davalı banka ... Şubesi ile davacı firma arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredi borçlarının ödenmemesi üzerine kredilerin teminatında yer alan bu taşınmazları da içerir şekilde borç tasfiye protokolü yapılarak taşınmazların borca karşılık 01.09.2015 tarihinde davalı bankaya devredildiğini, protokol gereği davacıya █████/2017 tarihine kadar geri alım hakkı tanındığını ve sürenin █████/2018 tarihine kadar uzatıldığını, davacının protokolde belirtilen şartları karşılamadığını ve ödemeleri yapmadığını, protokol kapsamında yer alan (dava dışı taşınmazlar da dahil olarak) taşınmazlar hakkında Büyükçekmece 6.Aile Mahkemesinin ████████ E. Sakarya 4.Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ E. Sapanca Asliye Hukuk Mahkemesinin ████████ E. ve Sakarya Asliye Ticaret Mahkemesinin ████████ E. Sayılı dosyalarında davalar açıldığını, davacı tarafın kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir.Tarafların ortak kabulünde olan hususlar
: Davacı ile davalı banka arasında genel kredi sözleşmesinin bulunduğu ve bu kapsamda dava konusu taşınmazların ve (asıl davaya konu taşınmazların) teminat olarak verildiği, taraflar arasında █████/2015 tarihli borç yapılandırması sözleşmesinin ayrıca akdedildiği ve bu kapsamda teminat olarak verilmiş olan taşınmazların bankaya satış yoluyla devredildiği, daha sonra dava konusu taşınmazların davalı banka tarafından davalı şirkete satış yoluyla devredildiği tarafların ortak kabulündedir.Birleşen davada uyuşmazlık; davacı ile davalı banka arasındaki teminat teşkil eden taşınmazların -... parsel (yeni 849 ada 5 parsel) ile 159 parsel (yeni 849 ada 4 parsel) sayılı taşınmazların yarı hissesinin- devrini öngören sözleşmenin ve bu sözleşmeye dayanılarak yapılan tapu devirlerinin geçerli olup olmadığı, bu taşınmazların davalı banka tarafından diğer davalı şirkete devrinin geçerli olup olmadığı, devirlerin ve geri alım hakkının geçerli olması halinde davacının geri alım hakkını kullanıp kullanmadığı, dava konusu taşınmazların davalı şirket adına olan tapu kaydının iptalinin gerekip gerekmediği, davalı Bankanın kredi borcuna karşılık teminat olan taşınmazları borca karşılık devralması sebebiyle davacının zararının oluşup oluşmadığı ve varsa zarar miktarı hususlarındadır.Taşınmaz ve banka kayıtları ve ilgili sözleşmeler getirtilmiş ve incelenmiştir.Davacı şirket ile davalı banka arasında █████/2012, 22.11.2013 ve 09.09.2015 tarihli 3 adet Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, davacının bu kredi sözleşmelerinde borçlusunun ... olanlarında kefil olduğu, diğer sözleşmelerde ise asıl borçlu olduğu, ... ve ... risk numaralı kredilerin geri ödenmemesi üzerine banka ile kredi borçluları ... ve dava dışı ... ile davalı banka arasında █████/2015 tarihli (her bir taşınmaz için ayrı ayrı toplam iki protokol) düzenlendiği ve kredi borcu nedeni ile ipotek konulan dava konusu taşınmazların - ... parsel (yeni 849 ada 5 parsel) ile 159 parsel (yeni 849 ada 4 parsel)- toplam 2.171.000,00-TL karşılığı bankaya devrine ve bu bedelin kredi borcundan mahsubuna karar verildiği, bankanın devir tarihinden itibaren 18 ay içinde yazılı olarak bankaya ulaşılacak şekilde bankaya müracat edilmesi halinde eski malike veya göstereceği 3.kişiye vefa hakkı tanıyacağını taahhüt ettiği görülmüştür.Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesinin █████████ Esas ████████ Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere; Taraflar arasında akdedilen kredi genel sözleşmesinden kaynaklanan borcun ödenmemesi üzerine çekilen ihtarname üzerine taraflarca imzalanan protokol kapsamında davacı borçluya ipotek konusu taşınmazların satışı karşılığında vefa hakkı (geri alım hakkı) tanındığı ortadadır. Geri alma hakkına ilişkin sözleşmenin geçerliliği resmi şekil şartına tabidir ancak; şekle uyulmaması nedeniyle hükümsüz olan sözleşme taraflarca fiilenuygulanmışsa ya da geçersizliği ileri sürmenin dürüstlük kuralına aykırı görülebildiği diğer durumlarda hakkın kötüye kullanılması söz konusu olacaktır. Somut olayda şekil şartlarına uymayan geri alım sözleşmesi her iki tarafça icra edildiğinden dürüstlük kuralı gereği artık geçersizliğinin ileri sürülmesi mümkün değildir.Taraflar arasında imzalanan █████/2015 tarihli protokolün taşınmazların geri satımı ve vefa hakkı tanınması bölümünde tapuya tescilden itibaren 18 aylık süre içerisinde yazılı olarak bankaya ulaşacak şekilde talepte bulunulması ve kredi borcunun protokolde belirtilen faiz ve sair masraflar ile birlikte tamamen ödenmesi durumunda taşınmazların eski malikine veya göstereceği 3. Şahsa satımının yapılacağı kararlaştırılmıştır. Geri alım hakkına konu taşınmazlar -eski 160 parsel (yeni 849 ada 5 parsel) ve eski 159 parsel (yeni 849 ada 4 parsel) █████/2015 tarihinde davalı banka adına satış yolu ile tapuya kayıt ve tescil edilmiş olmakla geri alım hakkı süresi protokolde tanınan 18 aylık sürenin sona erme tarihi █████/2017 tarihinde bitmiştir.Taraflardan █████/2025 tarihli duruşma ara kararı gereği müzekkere ile "bankaya süresi içinde noter ihtarnamesi keşide edilerek protokol kapsamında geri alım hakkının kullanılmak istenildiğinin bildirilip bildirilmediği, banka tarafından da cevab-ı ihtarname ile geri alım bedelinin belirtilerek geri alma hakkına ilişkin cevap verilip verilmediği" hususları sorulmuştur.Davalı banka █████/2026 tarihli yazısı ile bu doğrultuda bir bildirim olmadığı cevabını vermiş, davacı da 18 aylık süre içerisinde geri alım hakkını yazılı şekilde kullandığına dar bir delil sunamamıştır. Davacının cevabında belirttiği ihtarname (Büyükçekmece 24. Noterliği ... no 20.04.2022 tarihli ihtarnamesi) süre itibariyle bildirim koşullarını taşımamaktadır.Bu sebeple ayrıca bir bilirkişi incelemesine gerek duyulmamış, mevcut dosya kapsamı hüküm kurmaya elverişli bulunmuştur.Davacı birleşen davada tapu iptal talebini davalı ... şirketine yöneltmiş, bu talebinin kabul görmemesi halinde ise davalı bankadan tazminat isteminde bulunmuş ve tazminat talebini kısmi dava (100.000-TL) olarak açmıştır. Ancak tapu iptal veya olmadığı taktirde tazminat taleplerinin farklı davalılara yöneltilmiş olması itibariyle bu talepler arasında HMK 111 maddesi düzenlemesine göre aslilik ve ferilik ilişkisi bulunmamaktadır. Dolayısıyla birleşen davada ki talepler terditli olarak kabul edilmemiştir.Açıklanan gerekçelerle asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yazılacak gerekçeli kararda açıklanacağı üzere;A) Asıl dava yönünden1-Asıl davanın REDDİNE,2-Mahkememize davacı tarafından █████/2023 tarihinde depo edilmiş olan ve ... Şubesi nezdinde vadeli hesapta nemalandırılan paranın tüm nemaları ile birlikte (kararın kesinleşmesi beklenmeksizin talep halinde) davacı tarafça bildirilecek banka hesabına iadesine,3-Alınması gereken 732,00 TL maktu karar harcının peşin yatan ve tamamlama olarak yatırılan nispi karar harçlarından (411.981,56-TL) mahsubu ile fazla alınan 411.249,56 TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran davacıya iadesine,4-Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca dava değeri üzerinden hesaplanan 1.275.840,41 -TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Banka'ya verilmesine,5-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,6-Davalı bankanın lehine sonuçlanan (████████ esas sayılı dosyadaki) istinaf talebi için yapmış olduğu 738,00 TL istinaf başvuru harcı yargılama giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,7-Davalının lehine sonuçlanan (████████ esas sayılı dosyadaki) istinaf başvurusu için Davalı Banka'nın yatırdığı nispi istinaf ilam harcı hakkında istinaf dairesince talep halinde iade kararı verildiğinden bu konuda ayrıca karar verilmesine yer olmadığına,B) Birleşen dava (████████ Esas) yönünden1-Davalı ... şirketine karşı açılan tapu iptal talepli dava ile davalı banka aleyhine açılan tazminat talepli davanın ayrı ayrı REDDİNE,2-Mahkememizin █████/2023 tarihli ████████ esas sayılı ara kararı ile verilen, davalı ... şirketi adına kayıtlı;a-) ... Parsel (Yeni ...Parsel) sayılı taşınmazın 1/2 hissesi ile;b-) ... Parsel (Yeni ... Parsel) sayılı taşınmazın 1/2 hissesinin,Üçüncü kişilere devrinin veya sınırlı ayni hakla sınırlandırılmasının önlenmesine dair ihtiyati tedbirin kaldırılmasına,3-Tedbir kaldırılmış olmakla HMK nun 392/2 maddesi gereğince gerekçeli kararın davalı malik Akbey şirketine tebliğinden itibaren bir ay içinde tedbir sebebiyle uğranılan zarar iddiası ile tazminat davasının açılmaması ve açıldığına dair mahkememize belge sunulmaması halinde dosyada (████████ esas) mevcut ...'ye ait 3.721.458,00-TL meblağlı 27.09.2023 tarihli ve ... numaralı teminat mektubu ile █████/2023 tarihinde nakit olarak yatırılmış olan 28.542,00-TL teminatın yatıran davacı tarafa iadesine,4-Birleşen davadaki taleplerin farklı davalılara karşı ayrı ayrı yöneltilmiş olması itibariyle terditli dava olarak kabulü mümkün olmadığından ve ayrı davalar olarak değerlendirildiğinden, ayrı ayrı iki kez alınması gereken maktu karar harcının (615,40 TLx2 olmak üzere toplam 1230,80 TL) peşin yatan ve tamamlama olarak yatırılan nispi peşin karar harçlarından (423.687,96-TL) mahsubu ile fazla alınan 422.457,16-TL'nin karar kesinleştiğinde talep halinde yatıran davacıya iadesine,5-Davalı ... şirketi kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca dava değeri (taşınmaz değeri) üzerinden hesaplanan 1.304.097,19-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... şirketine verilmesine,6-Davalı Banka kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca dava değeri (100.000,00-TL) üzerinden hesaplanan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı Bankaya verilmesine,7-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,8-Davalı ... şirketi tarafından yapılan 238,00 TL posta giderinin red ile sonuçlanan ara karar istinaf başvurusuna ilişkin olduğundan kendisi üzerinide bırakılmasına,C) Kalem yönetmeliği gereği gerekçeli kararın talep halinde taraf vekillerine tebliğine,D) Karar tebliğ giderleri düşüldükten sonra artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatıran taraflara iadesine,Dair, davacı vekilinin ve davalılar vekillerinin yüzünde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek ya da başka yer asliye ticaret mahkemesi aracılığıyla mahkememize gönderilecek bir dilekçe ile Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. █████/2026Başkan ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırÜye ...e-imzalıdırKatip ...e-imzalıdır