Anahtar kelimeler: Oluş Bölgeler Sübuta Biçimi Mücadele Kaçakçılıkla Eşyanın Yakalanma Edenin Görüşü
7. Ceza Dairesi         ████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI
: █████████ E., ████████ K.
SUÇ
: 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet
HÜKÜM
: Mahkumiyet, kaçak eşyanın müsaderesi
TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: Düzeltilerek onama
Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak;
1.3218 sayılı Serbest Bölgeler Kanunu'nun 8. Maddesinin 1. fıkrasının 1. cümlesinde ''Serbest bölge ile Türkiye'nin diğer yerleri arasında yapılacak ticaret, dış ticaret rejimine tabidir.'' şeklindeki düzenleme ile serbest bölgede yer alan eşyalar yurda sokulmak istenildiğinde dış ticaret rejimine tabi olacağı cihetle; dosya kapsamına göre, sanığın bahsedilen mevzuat hükümlerine aykırı olarak dış ticaret rejimine tabi olan eşyayı serbest bölge dışına çıkarttığı dolayısıyla suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre
sanığın eyleminin 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla 3/1-2.cümle ve 3/10. maddeleri kapsamında bulunduğu gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,
2.Sanık hakkında hükmedilen 10 ay hapis cezasının adlî para cezasına çevrilmesi sırasında, adlî para cezasının belirlenmesine esas alınan tam gün sayısının gösterilmemesi ve 10 ay hapis cezasının doğrudan 6.000,00 TL adlî para cezasına çevrilmesi suretiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 52/3. maddesine aykırı davranılması,
3.5237 sayılı Kanun'un 50/1-a. maddesi uyarınca adli para cezası seçenek yaptırımına çevrilen cezanın zamanında ödenmemesi halinde, 5237 sayılı Kanun'un 50/6. maddesi gereğince işlem yapılması yönünde ihtarat yapılması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 27.11.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!