Anahtar kelimeler: İçini Boşalttığını Kanalı Sonuçsuz Sipariş Ederken Ödemeye Başlandığını Ttk İfa

T.C.
İZMİR
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████ Karar
DAVA
: Alacak
DAVA TARİHİ
: █████/2016
KARAR TARİHİ
: █████/2018
Mahkememizde görülmekte olan alacak davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı ...vekilinin 06.04.2016 harç tarihli dava dilekçesiyle; Müvekkili ile dava dışı ... Şti arasında yapılan sözleşme gereği müvekkilinin ödediği bedele karşılık sipariş edilen malların gönderilmesi konusunda anlaşıldığını, banka kanalı ile yapılan ödemeye rağmen ... Şti tarafından gönderilmesi taahhüt edilen malların gönderilmediğini, söz konusu ödenen bedellerin geri alınması için İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasıyla icra takibine başlandığını, ancak bu takibin sonuçsuz kaldığını, davalı şirketin yöneticisi olan ...'in şirketin içini boşalttığını, yönetici olarak TTK hükümlerine göre hukuki ve cezai sorumluluklarının bulunduğunu, şirket yetkililerinin görevlerini ifa ederken yaptıkları haksız fiillerden de sorumlu olduklarını, şirket alacaklısı olan müvekkilinin icra takibinin sonuçsuz kalmasına ve doğrudan zarara uğramasına sebebiyet verdiğini, davacının iddiasının davalıların şirketi iyi yönetmemesine dayandığını, 6762 Sayılı TTK m. 309'a göre hükmedilecek tazminatın şirket yararına ödenmesini istediklerini, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL'nin davalıdan tazmini ile davalının yöneticisi olduğu şirkete ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı davaya cevap vermemiştir.
Dava; şirket yöneticilerinin haksız fiili ile zarara uğrayan şirket alacaklısının uğradığı zarar ilişkin tazminat davasıdır.
Tarafların delilleri toplanmış ve değerlendirilmiştir.
Şirkete ait ana sözleşme, sicil kayıtları, davalının şirketin yöneticisi olduğuna dair kayıtlar, şirketin genel, geçici mizan, gelir tablosu ve bilançosu ile defter ve diğer kayıtlar ile İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası incelenmiş ve değerlendirilmiştir.
İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı dosyası incelendiğinde; takip alacaklısı ... ŞTİ nin takip borçlusu ... ŞTİ aleyhine 15.04.2013 tarihinde ilamsız icra takibine geçtiği, 89.290,65 TL asıl alacak, 10.280,75 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 99.571,40 TL civarında takibe geçtiği, takip dayanağının davalıya mal satış bedeli olarak gönderilen ancak teslim edilmeyen mal karşılığı iadesi istenen, 11.340,75 USD + 12.000,00 USD ve 26.461,75 USD bedelin toplamının iadesine ilişkin olduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği, borca itiraz etmediği belirlenmiştir.
Dava dışı davalı ...'in temsilcisi olduğu şirketin sicil kaydının getirildiği ve halen şirketin faal olduğu belirlendi.
Davacının talebinin şirket yönetim kurulu üyelerinin ortaklık malvarlığını kötüleştiren davranışları, ortakların ve alacaklıların dolayısıyla zarar görmesine yol açar. Ortaklık malvarlığını azaltan her fiil hisseleri oranında ortakları etkiler. Fakat eğer bu eylemler sonucunda alacakları tam olarak karşılanamıyorsa bundan birinci derecede alacaklılar da etkilenir. Ortaklığın gördüğü doğrudan doğruya bir zarar, ortaklar ve alacaklılar açısından dolayısıyla bir zarar teşkil eder.
Ortaklığın malvarlığının eksilmesinden dolayı alacaklılar alacaklarını tahsil edemeyeceklerdir. Somut olayda da davacı taraf ortaklığın iyi idare edilemediğini, yöneticinin tedbirli bir yönetici olarak hareket etmediğini, şirketin malvarlığını azalttığını, bu anlamda İstanbul ... İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı ile yapılan takibin sonuçsuz kaldığını belirtmiştir.
Alacaklılar yönünden meydana gelen zarar dolayısıyla meydana gelen bir zarardır. Bu zarar borçlunun yani şirketin ödeme gücünü azaltmaktadır. Yönetim kurulu üyelerinin kusurlu işlemleri, ortaklık malvarlığında meydana gelen eksilmeler, alacaklıların haklarını almaları ihtimalini azaltmaktadır.
Yargıtay ... Hukuk Dairesi’nin ... E. - ... K. Sayılı 22.09.2014 tarihli kararında “…1- Dava, tazminat istemine ilişkin olup, davacı, dava dışı limited şirketin kötü yönetilmesi sebebiyle alacağını tahsil edemediği gerekçesiyle bu alacağın davalı şirket müdüründen tahsilini talep ve dava etmiş, mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, 6762 sayılı TTK’nın 556. madde (yTTK m. 644) hükmü yollamasıyla, aynı Kanun'un 336. maddesi (karşılığı yok) uyarınca, yöneticilerin eylemleri doğrudan zarara yol açmışsa, yani bu eylemler sonunda yöneticiler, ortakların veya alacaklıların mal varlığında doğrudan azalmaya yol açmışsa bu zararı veren yöneticilere karşı zarar gören adına tazmin istemiyle dava açılması mümkündür. Ancak zarar doğrudan değil, dolayısı ile, yani ortak veya alacaklının değil, onların çıkarlarının bağlı olduğu şirket varlığında azalmaya yol açmışsa, TTK’nın 340'ıncı maddesi (karşılığı yok) yollamasıyla, aynı Yasa'nın 309'uncu maddesi (yTTK m. 553, 555, 556, 560) uyarınca, yönetim kurulu üyelerine karşı açılacak davada, hükmolunacak tazminatın şirkete verilmek üzere istenmesi ve hükmedilmesi gerekmektedir.
Somut olayda da davacı iddiası, davalının şirketi iyi yönetememesi sebebiyle şirketi zarara uğrattığına yönelik olup, dolaylı zarara ilişkin işbu davanın TTK'nın 309. maddesine (yTTK m. 553, 555, 556, 560) dayalı olarak açıldığının kabulü gerekir.
Yukarıda açıklanan ilke uyarınca davacı alacaklının dava hakkının bulunduğunun kabulü zorunlu ise de, madde metninden de açıkça anlaşılacağı üzere böyle bir davada davacının dava sonunda hükmedilecek tazminatı şirket yararına istemiş olması gerekmektedir. Oysa somut olayda, davacı alacağın kendisine ödenmesini talep etmiş olup mahkemece bu husus nazara alınarak davanın reddine karar vermek gerekirken yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar verilmiştir..” hükmü yer almaktadır.
Bu kapsamda bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilerek TTK m. 553-555-556-557 hükümlerine göre alacaklının yönetim kurulu aleyhine açmış olduğu sorumluluk davasında sorumluluk şartlarının bulunup bulunmadığı, varsa zarar miktarı konusunda SMMM bilirkişi ... ve ...'dan rapor alınmıştır.
Bilirkişilerden alınan 24.10.2017 tarihli raporda; Mali yönden yapılan incelemede, dava dışı ... Şirketinin defterleri ibraz edilmediğinden mali yönden inceleme yapılamadığı, davacının dava dışı ... Şti arasında yaptığı sözleşme kapsamında müvekkilinin ödediği bedele karşılık sipariş edilen malların gönderilmemesi üzerine bu kapsamda İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine geçtiği, ancak takibin sonuçsuz kaldığı, 6762 sayılı TTK m. 556 hükmünün aftıyla limited şirketlere uygulanan TTK m. 336 hükmü gereğince yapılan incelemede, dava dışı borçlu şirketin 30.04.2012 tarihinde sözleşme yaptığı, sözleşmenin 01.07.2012 tarihinden önce yapılması nedeniyle 6762 Sayılı TTK hükümlerinin uygulanması gerektiği, dava konusu şirketin alacaklıların doğrudan doğruya zararları için şirket yöneticileri aleyhine tazminat davası açması halinde Yargıtay ...H.D. 'nin yerleşmiş kararları gereğince asıl borçlu şirket hakkında tüm yasal yolların tüketilip alacağın tahsil edilememesi halinde yönetim kurulu üyelerinin alacaklılara/davacılara karşı doğrudan doğruya sorumlu olduğu ve bu halde dava açma hakkının doğduğu, şirket yönetim kurulu üyelerinin kusurlu eylem ve işlemlerinden dolayı şirketten tahsil edilememiş olması ya da şirketin iflas etmiş ya da fiilen ödeme güçlüğü içinde bulunmuş olmasından dolayı zararın doğacağı, davacının da alacağının yapmış olduğu icra takibi ile tahsil edemediği, kesinleşmiş icra takibi kapsamında 99.571,40 TL alacağın tahsil edilemediği belirterek, bu zarardan şirket yöneticisi davalı ... 'in sorumlu olduğu, hükmedilecek tazminatın 6762 Sayılı TTK m. 309 'a göre şirkete ödenmesine karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir.
Dava dışı şirkete ait gelir-gider bilânço ve mizanlar ile defter ve kayıtlar üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmış, ayrıca davalıya isticvap davetiyesi gönderilerek, davacının iddiaları için beyanda bulunması aksi halde sorumlu olacaklarının kabul edileceği ihtar edilmiştir. Davalı taraf 21.02.2018 tarihli celseye iştirak etmemiş, mazeret bildirmemiş ve kendisinin isticvap konusu olan iddiaları kabul ettiği belirlenmiştir.
Davacı vekili 07.12.2017 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah ettiğini belirterek talebini 5.000,00 TL 'den 94.571,40 TL arttırarak 99.571,40 TL 'ya ıslah ettiğini beyan etmiş ve ıslah harcını 12.12.2017 tarihinde yatırarak ıslah edilen miktarın tüm tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği 18.06.2012 tarihinden itibaren müvekkili şirkete ticari faizi ile ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davacı tarafın muacceliyete ilişkin talebinin değerlendirilebilmesi için sözleşmelerde davalının mal teslimi için gereken tarihler ve muacceliyet için ihtarat yapılıp yapılmadığı konularının bildirilmesini istenmiş ve davacı vekili 25.12.2017 tarihli beyan dilekçesi ile sözleşmenin 4. maddesinde teslimat prosedürü başlığını 4.4. maddesinde teslimat süresinin belirtildiği ve bu prosedür gereğince davalının malı teslim etmediğinden 12.09.2012 tarihli ihtarat çekildiğini bildirtmiştir. Ancak davacının dava konusunun yöneticinin sorumluluğu olması ve sorumluluğa ilişkin herhangi bir ihtarat bulunmadığından bu talebin kabul edilmeyerek dava tarihinden itibaren temerrüdün oluştuğunu kabul etmiştir.
HÜKÜM
:Yukarda açıklanan sebeplerle;
Davacının davalı ... hakkındaki açılan davasının KABULÜ ile;
30.04.2012 tarihli sözleşme kapsamında davacının 99.571,40.-TL mal karşılığı ödenen bedelinin 5.000,00 TL'lik kısmının dava tarihi olan 06.04.2016 tarihinden, geri kalan ve ıslah ile arttırılan 94.571,40 TL'lik kısmının ise ıslah tarihi olan 12.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüt faizi ile bu davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine,
Harçlar Kanunu gereği alınması gereken 6.801,72-TL harcın dava açılırken yatırılan 85,39-TL peşin harç ve 1.615,04-TL ıslah harcı toplamı 1.700,43-TL mahsup edilerek bakiye 5.101,29-TL harcın davalıdan alınarak Hazine 'ye gelir kaydına,
Davacı tarafından yargılama gideri olarak yapılan 85,39-TL peşin harç, 1.615,04-TL ıslah harcı, 29,20-TL başvurma harcı ile 1.000,00-TL bilirkişi ücreti, 122,00-TL tebligat / posta / müzekkere masrafı olmak üzere toplam 2851,63-TL 'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Davacı kendini bir vekil ile temsil ettirdiğinden kabul edilen miktar üzerinden yürürlükte bulunan AAÜT gereği belirlenen 10.716,00-TL'nin davalıdan alınarak vekili lehine davacıya verilmesine,
HMK m. 333 gereği gider avansından artanın kararın kesinleşmesi ve talep halinde yatırana iadesine,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı taraf yokluğunda ve gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süresi içerisinde İstinaf yasa yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2018
Başkan ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Üye ...
e-imzalı
Katip ...
e-imzalı

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!