Anahtar kelimeler: Group Whatsapp Seramik Mail Satımdan Satıcı Üretici Yazışmaları Akdedildiğini Teklifinin

T.C. BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı şirket, bir group şirketleri bünyesinde yer alan seramik üretici ve satıcı firmaları arasında bulunduğunu, davalı taraf, davacıdan mal almak istemiş ve 24.06.2024 tarihli sözleşme ile sözleşme akdedildiğini, malları teslim aldığını, fatura bedellerinin ödenmediğini, borcun davalı tarafça ödenmediği, davaya konu malların teklifinin kabul edildiği mail ve whatsapp yazışmaları ile sabit olduğunu, davacıya 2.253,696,00-TL cari hesap bakiye alacağından doğan borcu olduğunun sabit olduğunu, bakiye alacak miktarı tahsil edilemeyince, Bakırköy .... İcra Dairesinin .... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatılmış ve bu kapsamda ödeme emri gönderildiğini, davalı tarafından haksız ve kötü niyetli olarak borcun tamamına, işlemiş faize ve tüm ferilerine itiraz edilerek icra takibi durdurulduğunu belirterek davacı vekili davanın kabulünü, davalı tarafın Bakırköy ... İcra Müdürlüğü'nün .... Esas sayılı dosyasına itirazının iptali ile takibin devamını, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmesini istemiştir.
CEVAP
: Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
ARAŞTIRMA;
1-Bakırköy .... İcra Dairesi'nin .... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmıştır. İncelendiğinde, davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine başlatılan fatura alacağı nedenine dayalı ilamsız icra takibi olduğu, 2.253.696,00-TL asıl alacak, 357.377,58-TL işlemiş faiz olmak üzere takip çıkışının toplam 2.611.073,58-TL alacak olduğu, davalı (borçlunun) █████/2024 tarihinde borca itiraz dilekçesi verdiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
2-Kozyatağı Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2025 Tarih ve .... Sayılı yazısı ile; davacı tarafın 2024 yılı Haziran ve Temmuz aylarına ait taraf kayıtlarıylı sınırlı, karşılaştırmalı Ba-Bs formları getirtilmiştir.
3-Gaziosmanpaşa Vergi Dairesi Müdürlüğü'nün █████/2025 Tarih ve .... Sayılı yazısı ile; davalı tarafın 2024 yılı Haziran ve Temmuz aylarına ait taraf kayıtlarıylı sınırlı, karşılaştırmalı Ba-Bs formları getirtilmiştir.
Mahkememizce SMMM bilirkişisinden rapor aldırılmıştır.
█████/2026 Tarihli Bilirkişi Raporunda;
I. Ticari Defter Tasdikleri Ve Kayıt Düzeni:
a.Davacı ... 2024 yılında e-defter mükellefi olduğu dönemde, e.defter beratlarının alındığı, ticari defterlerinin TIK, HMK ve VUK hükümleri “gereği zorunlu yasal tasdiklerinin yaptırıldığı, bilgisayarlı kayıt ortamında işlenmiş olup, Muhasebe standartları ve Tekdüzen Hesap Planı ilkelerine uygun tutulduğu, incelenen ticari Defter kayıtlarının karşılıklı birbirini doğruladığı, 6102 sayılı TTK 64/3 ve HMK 222 madde hükümleri gereği sahibi lehine ve/veya aleyhine delil niteliğine haiz olduğu görülmüş olup, takdir yetkisi mahkemenindir.
b.Davalı ... tarafından Bilirkişi incelemesine katılım sağlanmamış, ticari defter ve belge sunulmamıştır.
II.Dava Dosyası Kapsamı ve Tarafların Ba-Bs Beyanları ve İncelemeye Sunulan Ticari Defter Kayıtlarında Karşılaştırmalı İnceleme ve Tespitler Sonucunda:
a.Davacı tarafından, Davalı şirkete yapılan satışlara ilişkin düzenlenen faturalar nedeniyle, davalı şirket aleyhine yapılan borçlandırmalar kaydı toplamının 2.253.696,00-TL olduğu,
b.Taraflar arasındaki ticari iliki kapsamında, Davalı tarafından, kendisine yapılan borçlandırmalara karşilik hiçbir ödemenin yapılmadığı,
c.█████/2024 itibariyle davacının, davalıdan 2.253.696,00-TL alacaklı olduğu, █████/2024 itibariyle hesap kapanışının, davacı alacağı 2.253.696,00-TL üzerinden yapıldığı,
d.Davacının, davalıdan alacaklı olduğu asıl alacak tutarı 2.253.696,00-TL üzerinden █████/2024 itibariyle icra takibi yapıldığı,
e.Dava konusu alacağı oluşturan fatura içeriklerinde, fatura ödemelerinin, düzenlendikleri tarihte peşin ödeme şeklinde ödeneceği bilgisinin yer aldığı ve buna dayanılarak fatura ödeme tarihlerinden, icra takip tarihine kadar TCMB avans faizi üzerinden işlemiş faiz hesabı yapıldığı tespit edilmiştir.
BUNA GÖRE;
TCMB reeskonta avans faizi üzerinden hesaplanabilecek olup, hesaplama aşağıdaki gibidir.
Fatura Tarihi Fatura Tutarı Faiz Hesabı Faiz Hesabı Faiz Gün Sayısı İşlemiş Faiz
Başlangıcı Bitiş Başlangıcı ve Oranı Tutarı
█████/2024 208.540,80- █████/2024 █████/2024 135 51,75 40.506,75-
█████/2024 340.560,00- █████/2024 █████/2024 134 51,75 65.667,43-
█████/2024 1.512,00- █████/2024 █████/2024 108 51,75 235,81-
█████/2024 567.420,00- █████/2024 █████/2024 102 51,75 83.667,24-
█████/2024 567.420,00- █████/2024 █████/2024 102 51,75 83.667,24-
█████/2024 453.936,00- █████/2024 █████/2024 102 51,75 66.854,17-
█████/2024 114.307,20- █████/2024 █████/2024 102 51,75 16.854,83-
TOPLAM FAİZ 357.453,87-
-Davacı tarafından, 2.253.696,00-TL asıl alacak ve yıllık %51,75 faiz oranı üzerinden,
357.377,58-TL işlemiş faizi ile toplam 2.611.073,58-TL alacak üzerinden █████/2024 tarihli İlamsız
Takiplerde Ödeme Emri ile icra takibine başlanmış olmasına karşın, yapılan hesaplamada; • Davacının, davalıdan, takip tarihi itibariyle;
- 2.253.696,00-TL asıl alacak
- + 357.453,47-TL işlemiş faizi olmak üzere
611.149,47-TL alacaklı olduğu tespiti ve hesaplaması yapılmıştır.
Davacı şirketin, davalı şirketten 2.253.696,00-TL asıl alacak ve 357.453,47-TL işlemiş faizi
olmak üzere toplam 2.611.149,47-TL alacaklı olduğu kanaati oluşmuştur.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE;
Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine itirazın iptali ile davacının icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.
Tarafların üzerinde anlaşamadıkları konuların, davacının icra takibindeki tutar kadar davalıdan alacaklı olup olmadığı, davalının icra takibine itirazının haksız olup olmadığı, haksız ise icra inkar tazminatı koşullarının bulunup bulunmadığı noktalarında toplandığı anlaşıldı.
Mahkememizce icra dosyası, taraflara ait Ba-Bs formları, dosya arasına alınmış, ticari defterler incelenmiş ve diğer tüm deliller toplanmıştır.
Bakırköy .... İcra Dairesi'nin ..... Esas sayılı icra takip dosyası UYAP aracılığıyla dosya arasına alınmıştır. İncelendiğinde, davacı ... tarafından, davalı ... aleyhine başlatılan fatura alacağı nedenine dayalı ilamsız icra takibi olduğu, 2.253.696,00-TL asıl alacak, 357.377,58-TL işlemiş faiz olmak üzere takip çıkışının toplam 2.611.073,58-TL alacak olduğu, davalı (borçlunun) █████/2024 tarihinde borca itiraz dilekçesi verdiği ve takibin durduğu anlaşılmıştır.
Davacının iş bu itirazın iptali davasını, icra takibine konu ettiği 2.253.696,00-TL asıl alacak üzerinden açtığı anlaşılmıştır.
2004 Sayılı İİK 67. maddesi gereğince itirazın iptali davalarının görülüp hükme bağlanabilmesi için geçerli bir icra takibi bulunması, süresinde borca itiraz edilmesi ve 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açılması dava şartı niteliğindedir.
İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. ███████-1634 Esas - ████████ Karar sayılı ilamı).
Somut olayda davacı tarafın iddiası davalı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında fatura borcunun ödenmediği hususlarına dayanmaktadır.
Davacı tarafın dava dilekçesi ile ticari defterlere delil olarak dayandığı görülmektedir
6102 sayılı Türk Ticaret Kanun' da ticari defterlerle ispata ilişkin hükümlere yer verilmemiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi “Ticari Defterlerin İbrazı ve Delil olması” başlığı altında ticari defterlerle ispata ilişkin hükümler getirmiştir.
Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222. Maddesinde; "(1) Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir. (2) Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. (3) İkinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. (Ek cümle:22/7/2020-███████ md.) Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükümlerine yer verilmiştir.
Yargıtay uygulamasına göre; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereğince; ticari davalarda, yani iki tarafın tacir olduğu ve dava konusunun ticari işletmeleri ile ilgili olduğu davalarda, ticari defterler ile sözleşme ilişkisinin veya alacak miktarının ispatı mümkündür. Ticari defterler kesin delillerdendir. Yasa'da delil vasfı taşıdığı takdirde aksinin yazılı veya kesin delillerle ispatı gerektiği düzenlenmiş olduğundan, yasanın ticari defterleri kesin delildir (Yargıtay 15. Hukuk Dairesi'nin █████/2018 tarih █████████E. █████████K. sayılı ilamı).
Türk Ticaret Kanunu faturayı tanımlamış değildir. Ancak kanun faturanın düzenlenmesi hakkında bazı kurallara yer vermiştir. Fatura tanzim edilmesinin öncelikli koşulu, tacirin ticari işletmesi bağlamında mal satmış, üretmiş, bir iş görmüş veya bir menfaat sağlamış olmasıdır. Bu koşul, faturanın nitelik itibarıyla sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belge olmasının da gereğidir. Dolayısıyla taraflar arasında bir sözleşme olmadan gönderilen belge, faturanın şekil şartlarını taşısa bile, gerçek anlamda bir fatura olmayıp, öneri (teklif) niteliğinde bir yazıdır. Şüphesiz, taraflar arasındaki sözleşmenin hukuken geçerli olması gerekir. Bu anlamda batıl bir sözleşmeye dayanılarak gönderilen faturaya süresi içinde itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılması sonucunu doğurmaz. Fatura içeriğinin kabul edilmiş sayılmasına ilişkin karinenin uygulanması temel borç ilişkisi doğuran bir sözleşmenin varlığı halinde söz konusu olabilir. Taraflar arasında sözleşmenin bulunup bulunmadığı hususu çekişmeli ise, ispat yükü kuralları çerçevesinde öncelikle sözleşmenin varlığı ispat edilmelidir (Özçelik, Volkan; Fatura İçeriğinin Kabul Edilmiş Sayılması, TBB Dergisi 2018 (138), s. 212 vd.).
Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir.
Bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılır (6102 Sayılı TTK 21/2).
Tarafların BA ve BS kayıtlarında dava konusu faturaların kayıtlı olması halinde tarafların ticari defterlerinin incelenmesine gerek yoktur. Zira münazaalı hususlar bizatihi tarafların kayıtları ile ispatlanmış kabul olunur (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin █████/2015 tarih █████████ Esas ██████████ Karar sayılı ilamı).
Mahkememizce tarafların ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yaptırılarak SMMM bilirkişiden yukarıda deliller kısmında özetine yer verildiği üzere bilirkişi raporu aldırılmıştır.
Bilirkişi raporu taraflara usulüne uygun olarak tebliğ edilmiş, mahkememizce alınan rapor dosya kapsamına uygun, denetime elverişli ve kanaat verici bulunmuştur.
Mahkememizce davalı tarafa ticari defterlerini ibraz etmek üzere usulüne uygun bildirim yapılmasına rağmen davalı tarafın ticari defter ve belgelerini incelemeye esas olmak üzere mahkemeye ibraz etmediği görülmüştür.
Somut olay değerlendirildiğinde; davacı tarafın incelenen ticari defterlerinde alacak kalemlerinin bu defterlerde kaydedilmiş olması tek başına alacağın varlığına veya fatura içeriği mal ve hizmetlerin teslimi konusuna delil oluşturmamaktadır.
Ancak, Mahkememizce 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 83. maddesi ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu 222/3 gereğince, ticari defterlerin incelenmesine karar verilmiş ise de usulüne uygun ihtarata rağmen davalı tarafça ticari defterlerin ibraz edilmediği görülmektedir.
Taraflar arasında ticari ilişkinin mevcut olduğu, davacı tarafın ticari defterlerinin kayıtları usulüne uygun olduğundan davacı lehine delil vasfı taşıdığı, davacı tarafından dava ve takip konusu edilen fatura alacaklarının davacı tarafın ticari defterlerinde yer aldığı anlaşılmaktadır. Buna göre, davacı tarafından davalıya 2024 yılında KDV hariç toplam tutarı 457.584,00 TL olan 2 Adet Fatura, KDV hariç toplam tutarı 1.420.496,00-TL olan 5 adet fatura düzenlenmiş olduğu, davacının davalıdan 2.253.696,00-TL alacaklı olduğu, davalı tarafından yapılmış herhangi bir ödeme bulunmadığı anlaşılmıştır.
Ayrıca bilirkişi raporunda da yer verildiği üzere, davacı tarafından takip konusu edilen faturaların, taraflarca ba-bs bildirimleri ile karşılıklı olarak vergi dairesine bildirildiği, davacı şirketin defter kayıtlarına işlenmiş olan tüm satış faturalarının, aynı şekilde davalı şirket tarafından alış faturası olarak bağlı bulundukları vergi dairesine bildirildiği tespit edilmiştir. Takibe ve davaya konu faturaların, davalının bağlı olduğu vergi dairesi müdürlüğüne BA formları ile bildirilmiş olması karşısında, fatura içeriği malların veya hizmetin davalıya teslim edildiğinin kabulü gerekmektedir. (Yargıtay 19. HD' nin ██████████ E., █████████ K. ve ██████████-15110 E.K. sayılı kararları da bu yöndedir.)
Buna göre, davacı ile davalı arasındaki ticari ilişkinin varlığı, davacı tarafın davalı ile aralarındaki ticari ilişkiden kaynaklı edimlerini yerine getirdiği, davacının takip konusu edilen 7 adet fatura kapsamında davalıdan 2.253.696,00-TL alacaklı olduğu, davacı tarafın ticari defterler kayıtları, davalı tarafın defterlerini ibrazdan kaçınması ve vergi dairesi kayıtları ile davacı tarafından ispat edilmiştir. Buna karşın, davalının bu faturaları ödediğine dair herhangi bir delil ibraz etmediği anlaşıldığından, söz konusu 2.253.696,00-TL asıl alacak yönünden davanın kabulüne, bu miktar yönünden itirazın iptali ile takibin asıl alacağa takip takibinden itibaren avans faizi uygulanmak suretiyle devamına karar vermek gerekmiştir.
Davacı vekili, itirazın iptali talebi ile birlikte icra inkar tazminatı talebinde bulunmuştur. Borçlu aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için likit ve belirlenebilir bir alacağın mevcut olması gerekmektedir. Likit bir alacaktan söz edilebilmesi için, ya alacağın gerçek miktarının belli ve sabit olması ya da borçlusu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurların bilinmesi veya bilinmesinin gerekmekte olması, böylece borçlunun borç tutarını tahkik ve tayin etmesinin mümkün bulunması; başka bir ifadeyle, borçlunun yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda olması gerekir.
Buna göre, davalı borçlu tarafından fatura, ticari defter ve vergi kayıtları kayıtları ile sabit olan alacağın tereddütsüz bir şekilde likit ve belirlenebilir olması nedeni ile davalı borçlu aleyhine kabul edilen alacak miktarı üzerinden %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM;Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere;
1-Davanın KABULÜNE,
Bakırköy .... İcra Müdürlüğünün .... esas sayılı takip dosyasında davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile, takibin 2.253.696,00-TL asıl alacak ve bu alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi yürütülmek suretiyle DEVAMINA,
Kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,
2-Alınması gereken 153.949,97-TL karar harcından daha önce Mahkememiz dosyasına yatırılan 25.432,13-TL peşin harcının indirilmesi ile geriye kalan 128.517,84-TL eksik harcın davalıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına,
3-Davacı tarafından yatırılan 25.432,13-TL peşin harç ve 615,40-TL başvurma harcı olmak üzere toplam 26.047,53-TL harcın davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,
4-Davacı tarafından yapılan 7.870,00-TL yargılama giderinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,
5-Arabuluculuk ücretinin davalıdan alınması ile Hazine'ye gelir kaydına,
6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca kabul edilen tutar üzerinden hesaplanan 333.517,44-TL vekalet ücretinin davalıdan alınması ile davacıya verilmesine,
7-Kullanılmayan avansın kararın kesinleşmesinden sonra yatıran tarafa geri verilmesine,
Dair, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 vd. maddeleri gereğince (5235 sayılı Kanunun 2. maddesi de dikkate alınarak) davacı vekilinin yüzüne karşı, davalının yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek veya başka bir mahkeme aracılığıyla gönderilecek dilekçe ile İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi ilgili Hukuk Dairesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere açıkça okunup usulen anlatıldı.
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!