Anahtar kelimeler: Bam Cismani Esaskarar Başkan Açılmadan Yazim Mahal Katip Bursa Ölüm

T.C. BURSA BAM ..... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .../... - ../...
T.C.BURSABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A.... HUKUK DAİRESİ K A R A RDOSYA NO
: ../...KARAR NO
:../...BAŞKAN
: .....ÜYE
: ...ÜYE
: .....KÂTİP
: .......İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: .... ..... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: .../...KARAR NO
:.../...KARAR TARİHİ
: ....İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ
: ......DAVACI
: ......VEKİLİ
: Av. .......DAVALI
: ......VEKİLİ
: Av. .........DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)B.A.M. KARAR TARİHİ
: ......KARAR YAZIM TARİHİ
: ...........Davacı tarafından, davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahal mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dilekçesinde, davalı şirket nezdinde ................... numaralı ZMMS poliçesi ile kayıtlı bulunan sigortalı.......ın işleteni ve maliki olduğu ......plaka numaralı araç, .........'ın sevk ve idaresinde, █████/2020 günü elektrik direğine çarpması sonucu tek taraflı trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin oğlu müteveffa ...........'ın o sırada araç içerisinde yolcu olarak bulunduğunu, kaza nedeniyle olay günü hayatını kaybettiğini, yukarıda açıklanan nedenle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan █████/2020 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde, müvekkili şirket tarafından █████/2021 tarihinde 80.000,00TL ödeme yapıldığını, arabuluculuk şartının gerçekleşmediğini, kabul anlamına gelmemekle davacının araçta hatır yolcusu olması sebebiyle ve kaza sırasında davacının zararın artmasında ya da ortaya çıkmasnda kusuru bulunup bulunmadığı re’sen tespit edilerek, tespite göre hatır ve müterafik kusur nedeniyle tazminattan indirim yapılması gerektiğini, açıklanan nedenlerle davanın usulden ve esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir.Mahkemece, davanın kabulüne 154.319,21.-TL olan destekten yoksun kalma tazminatının haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir.Davalı vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, █████/2021 tarihinde davacı tarafa 80.000,00.-TL ödeme yapıldığı, ödeme ile müvekkili şirketin sorumluluğunun sona erdiği, mirasçı ve destekten yoksun kalan sıfatını haiz olmayan anne için tazminata hükmedilmesinin kabulü mümkün olmadığı, hatır hususu değerlendirilmediği, 6098 sayılı TBK'nın 52. maddesine göre müterafik kusurun dikkate alınması gerektiği, TRH tablosu ve %1,8 teknik faiz dikkate alınarak yapılan tazminat hesabının karara esas alınması gerektiği, davacıların kaza sebebiyle elde ettiği gelir ve tazminatların mahsubu gerektiği, faizin dava tarihinden itibaren yasal faiz olması gerektiği, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılarak istinaf talepleri doğrultusunda karar verilmesini, talep etmiştir.Davacı vekili katılma yoluyla istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinde, davalı tarafından müvekkiline yapılmış bir ödeme bulunmadığı, müteveffa ......'ın ...... doğumlu olduğu, öz annesi .......'in 2003 tarihinde yani müteveffa henüz 3 yaşındayken vefat ettiği, davacının ise, müteveffa ....'in babası ile 2004 tarihinde evlendiği, o tarihten beri yani müteveffanın 4 yaşından beri müteveffaya annelik yaptığı, müteveffanın da çok küçük yaşta öz annesini kaybetmiş olduğundan, davacıyı anne bildiği, dinlenen tanıklarca müvekkili ......'ın ....'ın öz annesinden farklı olmadığının beyan edildiği, yapılan yargılama sırasında bilirkişi tarafından 155.319,21.-TL tazminat hesaplandığı, dava tarihinde taleplerinin fazlaya ilişkin hakları saklı tutularak 1.000,00 TL olduğu, █████/2021 harçlandırma tarihli ıslah dilekçesinde taleplerinin 154.319,21 TL daha arttırılarak bu tutar üzerinden daha harç yatırıldığı, yerel mahkemece 155.319,21 TL olan destekten yoksun kalma tazminatının haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalı sigorta şirketinden alınarak davacıya verilmesine yönünde karar kurulması gerektiği, bu nedenlerle yerel mahkeme kararının müvekkili lehine kaldırılmasına karar verilmesini, talep etmiştir.DEĞERLENDİRME ve GEREKÇE
:Dava, trafik kazasından kaynaklı destekten yoksun kalma talebine yöneliktir.6100 sayılı HMK'nın "İstinaf Yoluna Başvurulabilen Kararlar" başlıklı 341/2 maddesinde, miktar veya değeri binbeşyüz Türk Lirasını geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararların kesin olduğu belirtilmiştir. █████/2021 tarihinden itibaren verilen kararlarda miktar ve değeri 5.880,00.-TL'yi geçmeyen malvarlığı davalarına ilişkin kararlar kesindir (HMK 341/2 maddesi). Alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir (HMK 341/3maddesi). Alacağın tamamının dava edilmiş olması durumunda, kararda asıl talebin kabul edilmeyen bölümü kesinlik sınırını geçmeyen taraf, istinaf yoluna başvuramaz (HMK'nın 341/4 maddesi).Davacı vekilice, maddi tazminat talebi yönünden istinafa getirilen miktar 1.000,00 TL olup kesinlik sınırları içindedir.HMK 346 maddesi gereğince kesin olan karara ilişkin istinaf başvurusunda bulunulması halinde kararı veren mahkeme tarafından istinaf dilekçesinin reddine karar verilebileceği gibi istinaf incelemesi sırasında da istinaf isteminin reddine karar verilebilir.Bu durumda, HMK 341/2 maddesinde açıklanan 5.880,00.- TL'nın altında kalan miktar yönünden davacı vekilinin istinaf başvuru dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir.6100 sayılı HMK 114 maddesinde dava şartlarının sayıldığı aynı yasanın 114/1-c maddesinde mahkemenin görevli olmasının dava şartı olduğu, yine HMK 138 maddesi gereği dava şartlarının öncelikli ve gerektiğinde dosya üzerinden inceleme yapılarak değerlendirileceği, 6102 sayılı TTK 5/3 maddesi gereği Asliye Hukuk ve Asliye Ticaret Mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, davanın ticari nitelikte olup HSK Genel Kurulu █████/2021 tarih ve 608 sayılı kararı gereği Bursa Asliye Ticaret Mahkemesi'nin yargı çevresinin Bursa İli mülki sınırları olduğu ve █████/2021 tarihinden sonra yürürlüğe gireceği kararlaştırılmıştır.Yargıtay 5 HD █████████ E-█████████ K sayılı █████/2022 tarihli ilçe ve il bakımından yargı yerinin belirlenmesine ilişkin kararında özetle; "Hakimler ve Savcılar Genel Kurulu’nun, 07.07.2021 tarih ve 608 sayılı kararı ile müstakil asliye ticaret mahkemelerinin görev sınırlarının belirlenmesi kararı sonrası asliye ticaret mahkemesi olmayan ilçelerde asliye hukuk mahkemesinin asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla baktığı derdest dosyaların devredilerek, asliye ticaret mahkemesinde görülmesi gerektiğine ilişkin kararının usul ve yasaya uygun bulunmadığı, Hakimler ve Savcılar Genel Kurulu’nun, █████/2021 tarih ve 608 sayılı kararı ile müstakil asliye ticaret mahkemelerinin görev sınırlarının belirlenmesi kararı öncesinde asliye ticaret mahkemesi olmayan ilçelerde asliye hukuk mahkemesinin asliye ticaret mahkemesi sıfatıyla baktığı derdest dosyaların görülmeye devam edilmesi gerektiğine" işaret edilmiştir.Somut uyuşmazlıkta, dava tarihinin █████/2021 olduğu, ... ... Asliye Hukuk Mahkemesi .../... E-.../... K sayılı, █████/2021 tarihli ilamla dosyanın Bursa Asliye Ticaret Mahkemesi'ne devredildiği, kararın taraflara tebliğ edilmediği, dosyanın Bursa ... Asliye Ticaret Mahkemesi .../... E sırasına kaydedilip .../... E ve ../... tarihli ilamla davanın kabulü cihetine gidildiği, dava tarihi itibarıyla davanın görüm ve çözüm yeri ... ... Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi sıfatıyla) olduğu halde görev kurallarına aykırı hareket edildiği anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf sebebi kamu düzeni bakımından yerindedir.Kabule göre de,Destekten yoksun kalma tazminatı, maddi tazminat türü olup, hukuka aykırı fiil sonucunda ölen kişinin destek verdiği kişilerin; ölen kişinin yokluğunda alacağı destekten mahrum kalması ve sonucunda hayat kalitelerinin düşmesi vs. sebeplerle, bu ölümden kusurlu olarak sorumlu olan kişiden alacakları tazminattır.Müteveffa ile destek olunanlar arasında hali hazırda destek sağlanmamışsa dahi destek olacakları muhtemel olarak kabul edilir. Bu durum gerçek destek ve varsayımsal destek kavramlarını gündeme getirecektir.Varsayımsal destek, ölüm olayı gerçekleşmeseydi hayatın olağan akışı gereği, ileride kurulacak olan desteği ifade eder. Uygulamada en sık karşılaşılan örnek somut uyuşmazlıktaki gibi, çocukların anne ve babalarına verecekleri destektir. Başka bir ifade ile anne-baba ve çocuk arasında destek ilişkisi olacağı hususunda hukuki karine mevcuttur. Bu karine gereği, bu kişiler arasında desteğin ayrıca ispatlanmasına gerek bulunmamaktadır. Davalı tarafın, destek tazminatından kurtulması ancak, karinenin aksini ispatla mümkündür. Ölen çocuğun gelecekte ana-babasına bakacağı, hayatın olağan akışı içinde beklenebiliyorsa, çocuk onlar için destektir (Yargıtay 17 HD █████████ E - █████████ K sayılı ilam).Desteğin çocuksuz olması durumunda desteğin gelirini eşi ile ortak paylaşacağı varsayımına dayalı olarak, gelirden desteğin %50 ve eşin %50 pay alacağı kabul edilmektedir. Çocukların, eş ile birlikte destek payı alacağı durumda ise destek gelirden eşi ile birlikte 2’şer pay alırken çocuklara birer pay verileceği, yine eş, çocuklar ile ana babanın pay alacağı durumlarda desteğe 2 pay, eşe 2 pay, çocukların her birine 1’er pay, ana ve babaya 1’er pay ayrılarak böylece gelirin tamamının dağıtılacağı esasına dayalıdır. Çocukların sayısı arttıkça hem desteğe ayrılan pay, hem de eş ve çocuklar ile ana ve babaya ayrılacak paylar düşecektir. Çocukların destekten çıkması ile birlikte destekten çıkan çocuğun payları destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılacak, anne ve babaya verilmeyecektir. Böylece geriye kalan eş ve çocukların payları ile desteğin payı artacaktır. Ana ve babadan birinin destekten çıkması ile payı diğerine aktarılacak, ana ve baba ile çocukların tamamının destekten çıkması durumunda ise yine çocuksuz eş gibi desteğe 2 pay, eşe 2 pay esasına göre %50 pay desteğe, %50 pay eşe verilerek varsayımsal olarak gelir paylaştırılarak tazminat bu ilkelere göre hesaplanmalıdır (Yargıtay 17 HD █████████ E-█████████ K sayılı ilam).Somut olayda, müteveffa ....... kaza tarihinde 21 yaşındadır. Hayatın olağan akışına göre desteğin ileride evleneceği ve en az iki çocuk sahibi olacağı kabul edilerek, desteğin evleninceye kadar gelirinin yarısını kendi ihtiyaçları, yarısını da anne ve babası için ayıracağı varsayılarak bu dönemde desteğe iki, anne ve babaya birer pay vermek suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında evlenmeden önceki dönem içinde anne ve babanın her birine %25 pay verilmesi gerektiği, desteğin ileride evlenmesi ile birlikte desteğe iki, eşe iki anne ve babaya birer pay verilerek, yine desteğin tüm gelirinin oranlanarak anne ve babaya %16 şar pay ayrılması, desteğin bir çocuğunun olması durumunda iki pay desteğe, iki pay eşe bir pay çocuğa ve birer pay anne ve babaya ayrılmak suretiyle desteğin tüm gelirine oranlandığında anne ve baba için %14'er pay verilmesi daha sonra ikinci çocuğun doğacağı varsayılarak bu kez desteğe iki, eşe iki, çocukların her birine birer ve anne ve babaya birer pay verilerek desteğin tüm gelirine oranlanarak anne ve babaya 12,5'er pay verilmesinin uygun olacağı, daha sonra anne ve babadan yaşam tablosuna göre hangisi destekten çıkacaksa kalan kişiye diğerinin payının ilave edilerek destek tazminatlarının varsayımsal hesabının yapılması gerekeceği Yargıtay'ın yerleşik uygulaması gereği olup evlenme yaşı ile ilgili TUİK verilerine göre ortalamaların dikkate alınması gereklidir.Yargıtay'ın genel ilkelerine göre kural olarak; anne ve baba çalışıyorsa anne ve babadan ayrı ayrı %5'er, anne çalışmıyorsa, sadece babadan %5 oranında yetiştirme gideri düşülmesi gerekmektedir. (Yargıtay ██████████ E -████████ K sayılı ilam).Destekten yoksun kalma tazminatının doğru biçimde hesaplanabilmesi bakımından, desteğin net gelirinin doğru biçimde saptanması önem taşımaktadır. Mahkeme tarafından hükme esas alınan aktüerya bilirkişi raporunda destek (müteveffa) ....'ın asgari ücret düzeyinde gelir elde edeceği kabul edilmiş ise de, buna ilişkin yeterince araştırma yapıldığından söz etme olanağı bulunmamaktadır. Anne ve babanın sosyal-ekonomik durumları, eğitim durumları göz önüne alınarak müteveffanın sosyal ekonomik durumu ile varsa kardeş ve yakınlarının ortalama başarı, meslek edinme durumu itibariyle muhtemel gelir düzeyi belirlenmelidir.Yukarıda belirtilen hususları gözetmeyen bilirkişi raporuna itibar edilmesi isabetsiz ise de, davacının katılma yoluyla istinaf talebinin reddedilen 1.000,00 TL 'lik kısma yönelik olup, bu talep bakımından HMK 341/2 maddesi gereği usulden ret kararı verildiği, müteveffanın muhtemel gelirinin de asgari ücret üzerinden hesaplandığı göz önüne alındığında yanlışlığa değinilmekle yetinilmiştir.Aktüerya bilirkişice kaza tarihinden sonraki muhtemel yaşam süresinin belirlenmesinde TRH 2010 yaşam tablosu dikkate alınmış ise de, Anayasa Mahkemesi'nin █████/2020 tarih- ███████-███████ sayılı kararı ile; 2918 sayılı KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; tazminat hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü uygulaması anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, TRH 2010 yaşam tablosu, progresif rant yöntemi kullanılarak, bilinmeyen devirdeki gelirlerin her yıl için %10 artırılıp, %10 iskonto edilmesi suretiyle, teknik faiz dikkate alınmaksızın, hesaplanması gerekecektir (Yargıtay 17 HD █████████ E- █████████ K sayılı ilam).6098 sayılı TBK 52 maddesi gereği, zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmışsa hakim, tazminatı indirebilecek veya tamamen kaldırabilecektir. Zarar görenin kendi menfaatlerini korumak için makul bir insanda beklenen davranışta bulunmayarak, zararın meydana gelmesinde veya artmasında etkili olmasına müterafik (bölüşük) kusur olarak adlandırılır. Zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde 6098 sayılı TBK 52 maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, öğreti ve Yargıtay uygulamalarıyla da benimsenmiştir. Müterafik kusura ilişkin savunma, bir defi olmadığından mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir (Yargıtay 4 HD █████████ E- █████████ K sayılı ilam).Somut olayda, müteveffa Mertcan'ın, dava dışı......... sevk ve idaresindeki ......... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğu ve tek taraflı kazada hayatını kaybettiği, araçta alkol şişeleri bulunup, sürücüsü alkollü olan araçta seyahat eden müteveffanın, zararlı sonucun ortaya çıkmasında müteveffanın kusurlu olduğu ileri sürülmüş ise de, otopsi raporunda sürücünün kan ve idrarında alkol bulgusuna rastlanmadığı, kaza tespit tutanağına göre müteveffanın kaza anında emniyet kemeri takılı olup olmadığının belirlenemediği, bu hususta ispat külfetinin davalı sigorta şirketinde ait olup bu hususun da ispatlanamadığı anlaşılmakla hükmedilen tazminattan müterafik kusur indirimi yapılmamasında isabetsizlik yoktur.2918 sayılı KTK 87/1 maddesinde; "Yaralanan veya ölen kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan veya ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa, işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğu ve motorlu aracın maliki ile işleteni arasındaki ilişkide araca gelen zararlardan dolayı sorumluluk, genel hükümlere tabidir" düzenlemesine yer verilmiş, aracın hatır için verildiği ya da hatır için taşıma yapılan durumda oluşacak zararlarla ilgili değerlendirmenin genel hükümlere tabi olduğu belirtilmiştir. Hatır taşıması; bir kimseyi ücretsiz olarak, bir karşılık almadan ve bir yararı bulunmadan taşıma halidir. Başka bir ifade ile hatır için taşımada taşımanın karşılıksız olması veya alınan karşılığın önemsiz olması gerekir. Hatır taşıması, sigorta teminatı kapsamında ise de, hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığından, bu gibi taşımalarda 6098 sayılı TBK 51 maddesi (818 sayılı BK 43 maddesi) uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş bulunmaktadır.Somut olayda, müteveffa ....'ın, dava dışı ......... sevk ve idaresindeki ...... plakalı araçta yolcu olarak bulunduğu, müteveffa ve sürücünün arkadaş olduğu, davalının cevap dilekçesinde de hatır taşıması indirimi yapılmasını gündeme getirdiği anlaşılmakla, hükmedilecek tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılması gerekecektir (Yargıtay 17 HD █████████ E-█████████ K sayılı ilam) .█████/2020 tarihli Arabuluculuk son tutanağının incelenmesinde, davacı ile anlaşma sağlanamayıp, dava dışı (baba) .....'la anlaşma sağlandığı, davalı tarafça, █████/2021 tarihinde 80.000,00 TL ödeme yapıldığı, bu durumda ödemenin dava dışı ....'a yönelik olduğu anlaşılmakla ödemenin mahsup edilmemesinde isabetsizlik yoktur.2918 sayılı KTK 99/1 maddesi ve Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları B.2 maddesi gereği, sigortacının zarar giderim yükümlülüğü, zararın ihbarı ve gerekli belgelerin sigortacıya bildirildiği tarihten itibaren 8 iş günü içinde zorunlu mali mesuliyet sigortasının poliçe limiti dahilindedir. Başka bir ifade ile sigortacının temerrüdü, bu süre içinde ödeme yapılmaması halinde başlayacaktır. 2918 sayılı KTK 99/1 maddesi gereği faiz başlangıç tarihi hatalı belirlendiği gibi, infaza elverişli olmayacak şekilde, olay tarihi belirtilmeksizin ''.... TL destekten yoksun kalma tazminatının haksız fiil tarihinden itibaren... '' ibaresi bulunması da ayrıca hukuka aykırı olmuştur.Somut olayda, davacı vekilinin, davalı sigorta şirketine yaptığı █████/2020 tarihli dilekçenin davalıya ulaşma tarihi belirlenip, davalının temerrüt tarihi hesaplanmalıdır.6100 sayılı HMK'nun 355.maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, kamu düzenine ve istinaf konusu yapılan nedenlerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf başvurusunun HMK 352. maddesi gereğince usulden reddine, mahkemece görev kurallarına aykırı olacak şekilde karar verilmesi nedeniyle, karar usul ve yasaya aykırı olup davalı vekilinin istinaf başvurusunun bu sebeplerle esas bakımından kabulü ile mahkeme kararının HMK 353/1-a-3 maddesi gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm verilmiştir.HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf kanun yolu başvuru dilekçesinin HMK 352. maddesi gereğince USULDEN REDDİNE,2-Davalı vekilinin istinaf talebinin KABULÜ ile .. .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... tarih,.../...-.../...sayılı kararının KALDIRILMASINA,Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,3- İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,4- İstinaf kanun yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine,5- Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,6- İstinaf kanun yoluna başvuran taraflarca yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,7- İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK 353/1-a hükmü uyarınca kesin olmak üzere █████/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi......Başkan.........Üye......Üye.......Katip........