Anahtar kelimeler: Bam Cismani Başkan Açılmadan Yazim Katip Bursa Ölüm Üye Hallerden

T.C. BURSA BAM .... HUKUK DAİRESİ

T.C.
BURSA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
... HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO
: .../....
KARAR NO
: ../...
BAŞKAN
: ... ...
ÜYE
: ... ...
ÜYE
: ... ...
KATİP
: ... ...
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: ... .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: .../...
KARAR NO
: .../....
KARAR TARİHİ
: ......
İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ
: .......
DAVACI
: ... - ...
VEKİLİ
: Av. ... -
DAVALILAR
: 1-... - ...
2-... - ...
VEKİLİ
: Av. ... -
3-...
DAVANIN KONUSU
: Tazminat (Ölüm ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
B.A.M. KARAR TARİHİ
: ......
KARAR YAZIM TARİHİ
: ......
Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince davanın kabulüne dair verilen karara süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesi ile, ....... plakalı aracın davalı ...Ş. Tarafından ........ nolu Zorunlu Mali Sorumluluk Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, aracın davalı ... ..... adına kayıtlı olduğunu, █████/2014 günü saat 12:00 sıralarında davalı ... sevk ve idaresindeki ....... plakalı araçla, sol şeritten ..... meydanından Heykel istikametine varyant üstünden gitmek isterken, varyant girişine geldiği esnada fikrini değiştirip hatalı şekilde şerit değiştirerek ....... istikametine gitmek istediği esnada müvekkilinin sevk ve idaresindeki .... plakalı aracın ön teker kısmına çarpması sonucu davacının ağır şekilde yaralandığını, meydana gelen kaza sonucu davacının ayağının 55 gün alçıda kaldığını, sol ayağının dışa doğru yamuk kaldığını, halen ayak parmakları üzerinde yükselmek isterken, yürürken ciddi ağrıları olduğunu beyanla fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 500,00-TL işgücü kaybından doğan maddi tazminat ile 30.000,00-TL manevi tazminatın davalılardan olay tarihi █████/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesi ile, zaman aşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, kazada müvekkili ...'nin kusurunun bulunmadığını, davacı tarafın süratli geldiğini, hem de araç takip mesafesini korumadığını, kazanın meydana gelmesine arkadan çarparak asli kusurlu eylemi ile kendisinin neden olduğunu, davacının maluliyet iddialarının kesin olarak tespiti gerektiğini, kaza nedeniyle davacıda sadece ezilme meydana gelmesine rağmen kalıcı maluliyete uğradığı iddiasının kabul edilemez olduğunu, talep edilen tazminat tutarlarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Davalı ... AŞ vekili cevap dilekçesi ile, dava konusu kazaya karışan ......... plakalı araca ait müvekkil şirket nezdinde .......nolu Trafik Sigorta Poliçesi ile █████/█████████ tarihleri arasında sigortalı olduğunu, müvekkilinin sorumluluğunun poliçe limiti ile sınırlı olup sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve zarar nispetinde olduğunu, davacının kalıcı bir sakatlığının olup olmadığının tespit edilmesi gerektiğini, meydana gelen kaza nedeniyle davacının tedavi gideri ve geçici işgöremezlik giderinden müvekkili sigortacı şirketin sorumlu tutulamayacağını, davacı yanın dava öncesi müvekkili şirkete herhangi bir müraacatı olmadığından müvekkilinin temerrüdünün söz konusu olmayacağını, faiz türünün yasal faiz olması gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, davacının maddi tazminata ilişkin davasının kabulü ile, 500,00TL maddi tazminatın davalı ... şirketi yönünden dava tarihi olan █████/2017 tarihinden, davalılar ... ve ... yönünden kaza tarihi olan █████/2014 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin hakkın saklı tutulmasına, sigorta şirketinin sorumluluğunun sigorta teminat limiti ile sınırlı olarak tutulmasına, davacının manevi tazminata ilişkin davasının kısmen kabulü ile, 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den kaza tarihi olan █████/2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Davacı vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesi ile; müvekkilinin ayak kemiğinin yanlış kaynadığının tespit edildiğini, bu nedenle yürümekte güçlük çektiğini, itirazları doğrultusunda Adli Tıp Genel Kurulundan rapor alınmamasının hatalı olduğunu, karar tarihine en yakın asgari ücretin dikkate alınması gerekirken bu hususun dikkate alınmadığını ve maddi tazminatın yanlış hesaplandığını, davacıya kusur atfedilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, manevi tazminat miktarının az olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
Davalılar vekili istinaf kanun yolu başvuru dilekçesi ile, kusur raporunu kabul etmediklerini, davacının arkadan çarptığını, iş göremezlik süresini kabul etmediklerini, müterafik kusurun dikkate alınmadığını, manevi tazminat koşullarının oluşmadığını, fahiş manevi tazminata hükmedildiğini
beyanla kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
Dava, trafik kazasından kaynaklı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Maluliyete ilişkin alınacak raporlar █████/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, █████/2008 tarihi ile █████/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, █████/2013 tarihi ile █████/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, █████/2015 tarihi ile █████/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, █████/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir (Yargıtay 4 HD █████████ E- █████████ K sayılı ilam).
Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 24.12.2020 tarih ve 110998 sayılı raporuna göre; 10.10.2014 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan maluliyet tayinine mahal olmadığı, İyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 3 aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, kazanın █████/2014 tarihinde meydana geldiği, Adli Tıp Kurumunun █████/2020 tarihli raporunun Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında düzenlendiği, kaza tarihine göre düzenlenecek raporun Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliğine göre (yaptığı atıf nedeniyle bu yönetmeliğin % 60 ve üstü maluliyet için belirleme yapma esasını kabul etmekle █████/2008 tarihli Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranları Tespit İşlemleri Yönetmeliği ekindeki cetvellere göre) düzenlendiği anlaşılmıştır. Bu nedenle alınan maluliyet raporu, Yargıtay 4 HD. ██████████ E- █████████ K sayılı ilamında işaret edildiği üzere, yürürlükteki yönetmelik hükümlerine uygun olduğundan davacı vekilinin bu yöndeki istinaf sebebi yerinde değildir.
Bursa .... Asliye Ceza Mahkemesi'nin .../... E. sayılı dosyasında Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nden alınan 27.05.2015 tarihli bilirkişi raporuna göre davalı sürücü ......'nin arkasındaki trafik akışını kontrol etmeden manevra yapmasının kazaya asli derecede etken olduğu gerekçesi ile asli kusurlu, davacı ... tali kusurlu bulunmuş, Mahkemenin talebi üzerine düzenlenen 20.03.2019 tarihli bilirkişi raporuna göre davalı ... doğrultu değiştirme manevralarını yanlış yaptığı için % 70, davacı sürücü ... motosikletin hızını ayarlayamadığından % 30 oranında kusurlu bulunmuş olup, oluşa ve dosya kapsamına uygun kusur raporuna göre karar verildiğinden taraf vekillerinin kusura yönelik istinaf taleplerinin reddi gerekmiştir.
Tazminat hesabına etkili unsurlardan birisi olan asgari ücret, kamu düzeni ile ilgili olup; aynı davada, asgari ücretin artması halinde bunun mahkemece resen dikkate alınması gerekmektedir. Karar tarihine en yakın asgari ücret esas alınarak zarar miktarı tespit edilmelidir.
Somut olayda 10.10.2014 tarihinde gerçekleşen kazada yaralanan davacının iş gücü kaybı talebine yönelik hesaplamanın 2021 yılı verilerine göre 31.08.2021 tarihli raporla 1.843,91 TL olarak tespit edilmiş, 15.10.2021 tarihinde karar tarihine en yakın veriler kullanılarak hazırlanan rapora göre karar verilmiş, 03.01.2022 tarihinde gerekçeli karar yazılmış ve 2022 yılı itibari ile asgari ücrette artış olmuşsa da karar tarihine en yakın asgari ücret oranına göre tazminat miktarı belirlenmiş olup, karar tarihinden sonraki artışlar nedeniyle kararın kaldırılması düşünülemeyeceğinden davacı vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK 52 maddesi gereği, zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmışsa hakim, tazminatı indirebilecek veya tamamen kaldırabilecektir. Zarar görenin kendi menfaatlerini korumak için makul bir insanda beklenen davranışta bulunmayarak, zararın meydana gelmesinde veya artmasında etkili olmasına müterafik (bölüşük) kusur olarak adlandırılır. Zarar görenin müterafik kusurunun tespiti halinde 6098 sayılı TBK 52 maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, öğreti ve Yargıtay uygulamalarıyla da benimsenmiştir. Müterafik kusura ilişkin savunma, bir defi olmadığından mahkemece bu yönde bir savunma olmasa dahi resen araştırılması ve tartışılması gerekmektedir (Yargıtay 4 HD █████████ E-█████████ K sayılı ilam). Kaza tespit tutanağına göre davacının kaza esnasında koruyucu ekipman kullanıp kullanmadığı tespit edilememekle birlikte yaralandığı bölgeler göz önüne alındığında koruyucu ekipman kullanılmamasının, zararın meydana gelmesinde veya artmasında etkili olmadığı anlaşılmakla müterafik kusur indirimi yapılmamasında isabetsizlik bulunmadığından davalılar vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin reddi gerekmiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 56. maddesine göre; hâkimin özel hâlleri göz önünde tutarak, manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği tutar adalete uygun olmalıdır. Bu para tutarı, aslında ne tazminat ne de cezadır. Çünkü mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını amaç edinmediği gibi, kusurlu olana yalnız hukukun ihlalinden dolayı yapılan bir kötülük de değildir. Aksine, zarara uğrayanda bir huzur duygusu uyandırmayı, aynı zamanda ruhi ızdırabın dindirilmesini amaç edindiğinden, tazminata benzer bir fonksiyonu da vardır. O hâlde bu tazminatın sınırı, onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut hâlde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.
Manevi tazminat, duyulan elem ve ızdırabın kısmen ve imkân nispetinde iadesini amaçladığından hâkim, TMK’nın 4. maddesi gereğince hak ve nesafete göre takdir hakkını kullanarak, manevi tazminat miktarını tespit etmelidir.
Hâkim belirlemeyi yaparken somut olayın özelliğini, zarar görenin ve zarara yol açanın ekonomik ve sosyal durumunu, paranın alım gücünü, maluliyet oranını, ölüm ya da beden gücü kaybı nedeniyle duyulan ve ileride duyulacak elem ve ızdırabı gözetmelidir. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 02.10.2018 tarihli ve ███████-1098 E., █████████ K.; 02.03.2021 tarihli ve ███████-41 E., ████████ K. sayılı kararlarında da benimsenmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, kazadaki tarafların kusur durumu, tarafların sosyal ekonomik durumu gözetildiğinde, ilk derece mahkemesince, davacının uğranılan zarar nedeniyle, tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar manevi tazminata hükmedilmiş olduğundan taraf vekillerinin manevi tazminat miktarlarına yönelik istinaf istemlerinin reddi gerekmiştir.
HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranların sıfatına ve istinaf konusu yapılan nedenlere ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesin kararı usul ve yasaya uygun olması nedeniyle taraf vekillerinin istinaf taleplerinin reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Bursa ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...... tarih ve.../... esas, .../... sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince taraf vekillerinin istinaf kanun yolu başvurularının ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE,
2-Alınması gerekli 179,90-TL harçtan peşin alınan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 99,20-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
3-Alınması gerekli 375,70-TL harçtan peşin alınan 95,00-TL harcın mahsubu ile bakiye 280,70-TL harcın davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
4-Karar tebliğ, istinaf avansı iade, harç tahsil/ iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına,
5-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,
6-İstinaf yargılama giderinin istinafa başvuran taraflar üzerinde bırakılmasına,
Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 362/1-a. hükmü uyarınca kesin olmak üzere █████/2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.
...
Başkan
...
...
Üye
...
...
Üye-...
...
Katip
...

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!