Anahtar kelimeler: Dairece Şartı Eksiklikleri Uyularak Dayanan Bozmaya Sayisi Derece Geçen Görülen

MAHKEMESİ
:Asliye Hukuk MahkemesiSAYISI
: ███████ Esas, 2024/9 KararDAVA TARİHİ
: 19.04.2017KARAR
: KabulTaraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın davacı idare adına tescili davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesinin kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesi kararı davacı idare ve davalılar ... vd. vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVADavacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Diyarbakır ili, .... ilçesi, ... Mahallesi 1 11... , 31... ada 5 parsel sayılı taşınmazların kamulaştırma bedelinin tespiti ile kamulaştırılan taşınmazların davacı idare adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalılar cevap dilekçesi sunmamıştır.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIMahkemenin 16.06.2021 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.IV. İSTİNAFA. İstinaf Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve bir kısım davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.B. Gerekçe ve SonuçBölge Adliye Mahkemesinin 15.06.2022 tarihli ve ████████ Esas ve █████████ Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.V.BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİA. Bozma Kararı1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalılar ... vd. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.2. Dairemizce yapılan inceleme sonucunda; dava konusu taşınmazlara değerlendirme tarihi olan 2017 yılı resmi verilerine göre değer biçilmesi gerekirken 2018 yılı resmi verileri uygulanmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediği, tespit edilen kamulaştırma bedelinin ilk kararda karar kesinleştiğinde davalılara ödenmek üzere nemalandırıldığı ve İlk Derece Mahkemesinin 16.06.2021 tarihli kararı ile derhal ödenmesine karar verildiği gözetilerek, 16.06.2021 karar tarihine kadar yasal faiz işletilmesi gerektiği gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesinin esastan ret kararı kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Kararİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz Yoluna Başvuranlarİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare ve davalılar ... vd. vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.B. Temyiz Sebepleri1. Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlçe Tarım ve Orman Müdürlüğü verilerine sadık kalınmadan değerin belirlendiğini, bu nedenle de yüksek bulunduğunu, dekara meyve ağacı fazla alındığını, kıymet takdirindeki ağaç sayısı dikkate alınmadan daha fazla meyve ağacı üzerinden değerlendirme yapıldığını, masrafların düşük alındığını, enkaz bedelinin düşürülmediğini, kapitalizasyon faiz oranının %4 ve objektif değer artış oranının %30 alınmasının hatalı olduğunu, faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.2. Davalılar ... vd. vekili temyiz dilekçesinde özetle; kamulaştırma bedelinin düşük hesaplandığını, kapitalizasyon faiz oranının hatalı belirlendiğini, objektif değer artış oranının ise %50 alınması gerektiğini, tespit edilen bedele dava tarihinden karar tarihine kadar kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması gerektiğini, müvekkil lehine nispi vekâlet ücretine hükmedilmemesinin hatalı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.C. Gerekçe1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı idare ve davalılar ... vd. vekillerinin aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2. Dosyada bulunan bilgi ve belgelere, kararın dayandığı gerekçelere göre kapama karışık meyve bahçesi ve tarım arazisi niteliğindeki Diyarbakır ili, .... ilçesi, ... Mahallesi, 1 11... ve 31 parsel ile 1 19... parsel sayılı taşınmazlara net gelir esas alınarak bilimsel yolla değer biçilmesinde yöntem itibarıyla bir isabetsizlik görülmemiştir.3. Buna karşın, dava konusu 1 19... parsel sayılı taşınmazın 2292,20 m²lik tarım arazisi olarak değer biçilen kısmına ilişkin münavebe planına dair bozma yapılmadığı ve Dairemiz denetiminden geçen aynı kamulaştırma kapsamındaki dava dosyalarında sulu tarım arazisi niteliğindeki taşınmazlarda münavebe ürünü olarak buğday, silajlık mısır, sebze (domates, patlıcan, biber) ürünleri esas alınarak değer biçildiği halde, hükme esas alınan bilirkişi raporunda buğday, mısır ve pamuk münavebe ürünlerinin alınması doğru görülmemiştir.4. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda, dava konusu 1 11... ve 1 19... parsel sayılı taşınmazların kapama karışık meyve bahçesi hesabında, sehven bozma önceki hükme esas alınan bilirkişi raporundaki miktar verilmek suretiyle fazladan bedel tespit edilmesi bozmayı gerektirmiştir.5.Davacı idare tarafından fazladan depo edilen miktarın kararda açıkça gösterilmemesi doğru görülmemiştir.6. 01.08.2023 tarihli ve 32266 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 05.04.2023 tarihli ve ███████ Esas, ███████ Karar sayılı kararı ile 04.11.1983 tarihli ve 2942 sayılı Kanun’un 24.04.2001 tarihli ve 4650 sayılı Kanun’un 5 inci maddesiyle değiştirilen 10 uncu maddesine 11.04.2013 tarihli 6459 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesiyle eklenen dokuzuncu fıkrası iptal edilmiştir. Dava 01.08.2023 tarihinden önce açılmıştır. Anayasa’nın 153 üncü maddesinin beşinci fıkrasında yer alan; “İptal kararları geriye yürümez.” hükmü ve Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kurulunun; “Her davada açıldığı tarihte tespit edilen vaziyet hükme ittihaz olunması iktiza eylemesine…” gerekçesini içeren 28.11.1956 tarihli ve █████ sayılı kararı ile; “Her dava açıldığı tarihteki fiili ve hukukî duruma göre karara bağlanır.” genel hukukî prensibini hâvi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 10.05.2017 tarihli ve 2017/3-990 Esas, ████████ Karar sayılı kararları nazara alındığında kamulaştırma bedeline 2942 sayılı Kanun’un 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası gereğince davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerekirken, dava tarihinden itibaren faiz uygulanması bozmayı gerektirmiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;1. Davacı idare ve davalılar ... vd. vekillerinin diğer temyiz itirazlarının reddine,2. Davacı idare ve davalılar ... vd. vekillerinin temyiz itirazlarının kısmen kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,Davalı ... vd.'den peşin alınan temyiz harcının istek halinde iadesine,26.05.2025 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.KARŞI OYYargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 21.01.2004 tarihli ve ███████-44 Esas, ███████ Karar sayılı kararı ve müstakar kararlarında da açıkça ifade edildiği üzere Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarının kesin hüküm halini almamış derdest davalar yönünden uygulanmaları gerekir. Zira Anayasa Mahkemesinin iptal kararları usulî kazanılmış hakkın ve aleyhe bozma yasağının istisnasını teşkil ederler.Bu nedenle somut olayda; davalı tarafın Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizin uygulanmasına yönelik Hukuk Muhakemeleri Kanununun 26 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında değerlendirilecek bir talebinin (Bir kısım davalı vekilinin 01.04.2024 tarihli; “faize” ilişkin talebi) de dosya münderecatında bulunması karşısında, 2942 sayılı Kamulaştırma Kanununun 10 uncu maddesinin dokuzuncu fıkrası hükmünün iptali yönünde Anayasa Mahkemesi tarafından verilen ve 01.08.2023 tarihli, 32266 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 05.04.2023 tarihli ve ███████ Esas - ███████ Karar sayılı iptal kararı doğrultusunda karar verilmeli ve “dava tarihinden itibaren mahkeme karar tarihine kadar geçen süre için kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz oranının uygulanması”, diğer bir ifadeyle Anayasanın 46 ncı maddesinin son fıkrası hükmü nazara alınarak “dava tarihinden itibaren karar tarihine kadar faize hükmedilmesi (aynen temyiz incelememize konu Ergani 2 nci Asliye Hukuk Mahkemesinin; “dava tarihinden Mahkemelerinin ilk karar tarihine kadar faiz uygulanmasına ilişkin” kararında olduğu gibi)” gerekmektedir.Hâl böyle iken, eldeki derdest davada Anayasa Mahkemesi iptal kararının uygulanmadığı, Sayın çoğunluğun diğer yönleriyle katıldığımız “Bozma Kararı”na(faize ilişkin olarak) ve faizle ilgili 6 No’lu “Gerekçe” görüşüne (hususen de bu bentte yazılı olan; “davanın açıldığı tarihten 4 ay sonrasından başlamak üzere yasal faiz uygulanması gerektiği” gerekçesine) “faizin başlangıç tarihi” ve “faizin türü” yönünden, açıkladığımız nedenlerle katılmıyoruz. 26.05.2025