Anahtar kelimeler: Magnolia Manolya Tatlı Yidk Diye İltibas İbareli Beri Oysa Yaptıkları
11. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
HÜKÜM
: Esastan ret
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin “magnolia, manolya, magnolya” ibareli markaların sahibi olduğunu, davalı gerçek kişinin "..." ibareli başvurusuna, anılan markalarına dayalı olarak yaptıkları itirazların dava konusu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa markalar arasında iltibas bulunduğunu, müvekkilinin markalarını 2008 yılından beri kullandığını, “magnolia, manolya, magnolya” diye bir tatlı çeşidi bulunmadığını, müvekkilinin markaları tescilli olduğundan korunması gerektiğini, anılan ibarelerin müvekkilinin kullanımı sonucu ayırt edici hale geldiğini ve müvekkili ile özdeşleştiğini, müvekkilinin markalarının tanınmış olduğunu, dava konusu başvurunun müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını ileri sürerek 2021-... sayılı YİDK kararının iptaline ve dava konusu başvurunun tescili halinde hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Diğer davalı vekili cevap dilekçesinde; tarafların markaları arasında iltibasa neden olacak bir benzerlik bulunmadığını, davacının davasına/itirazlarına mesnet aldığı markalarında geçen “MAGNOLİA/ MAGNOLYA/ MANOLYA” ibarelerinin, ülkemizde kremalı ve meyveli puding türü bir tatlının ismi olduğunu, dolayısıyla uyuşmazlık konusu olan “magnolia” kelimesinin tek başına bir kişi ya da kuruluşun tekeline bırakılabilecek bir marka olmaktan çıktığını, ayrıca davacının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 6/5 hükmünde düzenlenmiş olan koşulların somut olayda gerçekleştiğini ispat edemediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; taraf markalarında “Magnolia”, “Magnolya”, “Manolya” ve “...” ibarelerinin kullanılmış olmasının, bu ibarelerin markasal hüviyette ayırt ediciliğinin düşük olması nedeniyle, markaları görsel, fonetik ve kavramsal açılardan benzer kılmaya yetmediği, davacının “gerçek hak sahipliği” ve “tanınmışlık” iddialarının dava konusu edilen markanın tesciline/hükmüne bir etkisinin/engelinin olmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.
IV. İSTİNAF
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tescilli bir marka ile başvuru konusu işaret arasında iltibasa sebebiyet verebilecek derecede benzerlik olup olmadığının, her ikisinin ayırt edici ve baskın unsurları gözetilerek münferit unsurlardan ziyade bütünü itibariyle bıraktığı izlenimin dikkate alınarak belirleneceği, dava konusu “...” ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "Magnolia, Magnolya, Manolya" asıl unsurlu markalar arasında SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin olmadığı, zira davacının itirazına mesnet markalarının asli unsurunu oluşturan "Magnolia/Magnolya" ibaresinin Türkiye'de bilinen ve yaygın olarak kullanılan bir tatlı çeşidinin adı olduğundan ayırt ediciliğinin düşük bulunduğu, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin █████████-█████████ E./K., █████████-█████████ E./K., █████████-2024-469 E./K. sayılı ilamlarının da aynı yönde olduğu, bu duruma göre dava konusu başvuruya bir bütün olarak yeterli ayırt ediciliğin sağlandığının kabulü gerektiği, dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka işaretleri arasında benzerlik olmadığından, davacı markalarının tanınmış olup olmadığının varılan sonuca etkili bulunmadığı, mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Dava ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 22.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!