Anahtar kelimeler: Alında Uzanan Dünyanın Tpmk Ülkesinde Dalında Hayatta Ağı Sicilden Sektöründe

T.C.
İSTANBUL3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİESAS NO
: ███████KARAR NO
: ███████DAVA
: MARKANIN HÜKÜMSÜZLÜ VE SİCİLDEN TERKİNİDAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte bulunan Markanın Hükümsüzlü ve Sicilden Terkini davasının yapılan açık yargılamasının sonunda.GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle
: Müvekkilinin ticari merkezi ...'da olan, dünyanın pek çok ülkesinde de bağlı şirketleri bulunan ve şube ağı ..., ..., ... ve ...'ye kadar uzanan, birçok ürün dalında üretim yapmakla birlikte özellikle silah üretimi sektöründe kurulduğu 1963 yılından bu yana uluslararası satış ve pazarlama faaliyeti gösteren bir şirket olduğunu, müvekkilinin "..." ibareli markasını Türkiye'de ilk olarak ... tescil numarası alında 29.04.2003 tarihinde TPMK nezdinde tescil ettirdiğini ve bu tarih öncesinde de zaten Türkiye'de ticari hayatta kullanmakta olduğu "..." ibaresini, bu tarih itibarıyla tescilli olarak aktif biçimde kullanmayı sürdürdüği ne var ki; müvekkilinin işbu marka: koruma süresi 22.11.2020 tarihinde dolduğunu ve markanın belirtilen dönemde görevli marka vekili tarafından korumasının yenilenmediğini, bu durumu takiben müvekkili adına aynı ibare ile ...ve ... numaralı marka başvuruları yapıldığını, bunlardan ilkinin tescil süreci tamamlandığını ve bir diğerinin ise tescil sürecinin tamamlanması beklendiğini, müvekkilinin markası ile birebir aynı "..." markasının davalı şirket tarafından...sınıflarda yer alan mal ve hizmetler için ... tescil numarası ile tescil edildiğinin müvekkilince tespit edildiğini ve davalı şirketin söz konusu markasının müvekkilinin marka hakkını ihlal ettiği gerekçesiyle söz konusu marka başvurusuna karşı 09.05.2022 tarihinde TPMK nezdinde itirazda bulunulduğunu, TPMK 'nın, itirazı haksız bularak marka başvurusunun tesciline devam edilmesine karar verdiğini ve bu sebeple, TPMK'nın kararına karşı bu kez Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu'na başvurulmuş ise de itiraz reddedilerek davalı şirketin marka başvurusunun tesciline karar verildiğini, davalı şirketin adına... sınıflarda tescilli "..." markası ile Müvekkilinin TPMK nezdinde ve Paris Sözleşmesi'ne üye devletlerde pek çok sınıfta tescilli "..." markasının işitsel ve görsel olarak birebir aynı olması yönünden müvekkilinin marka hakkın ihlal edilmekte olup 6769 sayılı SMK hükümleri çerçevesinde davalının markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, davalı şirketin adına tescilli "..." markasının, müvvekilinin marka hakkına tecavüz etmekte olup tanınmış markalara ilişkin koruma hükümleri kapsamında davalı şirketin markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiğini, müvekkilinin "..." ticaret unvanını taşıyan, dünyanın farklı bölgelerinde faaliyet gösteren pek çok bağlı şirketleri ve şubelerinin bulunmakta olduğunu, "..." markasının Paris Sözleşmesi'ne üye olan ... dahil olmak üzere onlarca ülkede tescili bulunduğunu, "..." markasını taşıyan ürünler 100'den fazla ülkede 2.5 milyonun üzerinde satış rakamına sahip olduğunu, Müvekkilinin "..." markalı ürünleri ...'in de içinde bulunduğu pek çok ülkenin polis birimleri tarafından kullanıldığını, müvekkilinin ... markalı ürünleri X-ray cihazında görülmediği iddiasından hareketle Türkiye'de "..." başlıklı haberler dolayısıyla uzun süre gündemden düşmediğini, huzurdaki dava ile benzerlik gösteren .... 3. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin ...E... K sayılı kararında müvekkilinin "..." markasının Paris Sözleşmesi anlamında ve Türkiye'de tanınmış marka olduğu hususunun vurgulandığını, huzurdaki dava ile benzerlik gösteren ... 1. Fikri ve Sınai Haklar Mahkemesinin ... E. ...K. sayılı kararında Müvekkilinin "..." markasının Paris Sözleşmesi anlamında ve Türkiye'de tanınmış marka olduğu hususu vurgulandığını, işbu karara karşı ilgili davalı tarafın istinaf yasa yoluna başvurmasını takiben, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi, ilk derece mahkemesinin lehe olan kararını, usul ve yasaya uygun bulduğunu, ilk derece mahkemesi ve bölge adliye mahkemesi tarafından davaya konu marka başvurusunun hükümsüzlüğüne hükmedildiğini, dava konusu markaların görsel ve işitsel olarak birebir aynı olması nedeniyle söz konusu markaların karıştırılacağı ve davalının markasının müvekkilinin tanınmışlığından yararlanacağı şüphesiz olduğu gibi davalı şirketin ... markasını tescil ettirmekte kötü niyetli olduğunun aşikar olduğunu, müvekkilinin "..." markasını, markası ile açıkça iltibas oluşturan davalı şirkete ait markaya yönelik başvurunun gerçekleştirildiği tarihten çok daha önce kullanmaya başladığını ve "..." markasını, markasal kullanım teşkil eder şekilde uzun yıllardır aktif, yaygın ve bilinir şekilde kullanmayı sürdürdüğünü, bu itibarla "..." markasınına dair hak elde ettiği ve davalı şirketin markasının tescil edilmesine istinaden marka hakkının ihlal edildiğini, müvekkilinin, "..." markası altında hem dünyada hem de Türkiye'de yalnızca ateşli silahların ithalatını yapmadığını, farklı mal ve hizmet sınıfları kapsamında giren ürünlerin de satışını gerçekleştirdiğini, örneğin müvekkilinin kendi resmi web sitesinde tekstil inleri ve giyim satışı yaptığını, davalı şirket adına ... tescil numarası üzerinden tescilli "..." markasının hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle
: Davacının, yenilenmeme sebebi ile geçersiz hale gelen markaya dayanarak, müvekkili adına tesciili olan marka hakkında hükümsüzlük talebinde bulunamayacağını, davacının koruma süresi sona ermesi üzerine ise, 2 yıl süreyle sınırlı olmak kaydıyla sadece bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusunun reddini talep edebileceğini, ancak davacı şirketçe ilgili marka 13. sayılı emtia için tescil edilmişken, müvekkilince .... sayılı emtialar için tescil edildiğini, dolayısıyla davacı koruma süresi dolan markasına dayanarak, müvekkilinin farklı mal ve hizmetleri kapsayan marka tescilinin smk 6/8 hükmüne dayanarak hükümsüzlüğünü talep edemeyeceğini, Ülkesellik İlkesi gereğince, müvekkilinin marka başvuru tarihinde davacı markasının Türkiye'de tescilli olmadığından hükümsüzlük kararı verilemeyeceğini, davacının, müvekkilinin tescil başvurusu yaptığı tarihte, Türkiye'de tanınmış bir marka olmadığını, müvekkilinin ve itiraz sahibinin faaliyet alanının birbirinden farklı olduğunu, itiraza konu müvekkilinin markaası ile itiraza dayanak markaların tertip tarzı, şekil, biçim, görünüş açısından iltibas düzeyinde benzer olmadığını, Yerel ve yurtdışından; “...” ibaresinin tamamen itiraz sahibinin özel korumasında marka olmadığına dair; Türk Patent nezdinde “...” ibareli marka tescil örneklerinin bulunduğunu, açıkladıkları nedenlerle davanın reddini talep etmiştir.TPMK kayıtları istenmiş, HMK'nın 266.maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.█████/2024 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Dosya münderecatında yer alan tüm bilgi ve belgeler incelenip değerlendirildiğinde; dava konusu markanın SMK 6/3, 6/4, 6/5, 6/8 hükümleri kapsamında hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı, SMK 6/9 bakımından ise takdirin Mahkemeye ait olduğu bildirilmiştir.█████/2025 tarihli bilirkişi kurulu ek raporunda özetle: Açıklanan ve re'sen tespit edilecek hususlar doğrultusunda dosya münderecatında yer alan tüm bilgi ve belgeler incelenip değerlendirildiğinde; kök raporda yer verdikleri görüş ve kanaatlerinde değiştirilmesini gerektirir herhangi bir durumun olmadığı bildirilmiştir.█████/2025 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Davacının SMK'nın 6/3 maddesindeki gerçek ve önceki tarihli hak sahipliği hususu, söz konusu markanın tescilli olduğu mal ve hizmet sınıflarında söz konusu olduğu, davaya konu markanın tescil sınıfları ile davacının gerçek hak sahibi olduğu markanın tescil kapsamındaki mal ve hizmet sınıflarıyla davaya konu markanın mal ve hizmet sınıfları farklı olduğu, dolayısıyla SMK'nın 6/3 maddesi yönünden hükümsüzlük şartının oluşmadığı değerlendirildiği, dava konusu markanın dosya kapsamında ve önceki bilirkişi raporlarında SMK'nın 6/4 maddesi kapsamında tanınmış marka olarak kabulünün kanaatimizce doğru olduğu, keza Türkiye'de bu madde kapsamında koruma sağlanabilmesi için tescilinin de gerekli olmadığı, ancak SMK'nın 6/4 maddesi korumasının sadece tescil kapsamındaki mal ve hizmetler ile aynı veya benzer mal ve hizmetler için söz konusu olduğu, dolayısıyla dava konusu markanın tescil sınıfları ile davacının tanınmış markasının farklı mal ve hizmet sınıflarını içermesi nedeniyle SMK'nın 6/4 maddesine göre hükümsüzlük şartının sağlanmadığı değerlendirildiği, davacının tanınmış markası olan ... tescil numaralı markasının tescili müddet nedeniyle düştüğü, SMK'nın 6/5 maddesi kapsamında farklı mal ve hizmet sınıfları yönünden de koruma sağlanabilmesi için Türkiye'de markanın tescil edilmiş olması şart olduğu, davacının davaya konu markadan önceki tarihli marka tescili Türkiye'de bulunmadığından, SMK'nın 6/5 maddesi kapsamında hükümsüzlük şartının oluşmadığı, davaya konu markanın tescil sınıfları ....sınıf kapsamındaki mal ve hizmetler olup, söz konusu mal ve hizmetlerin, koruma süresi sona ermiş olan ... tescil numaralı markasının kapsamındaki mal ve hizmet sınıflarıyla aynı veya benzer olmadığı değerlendirildiğinden, SMK'nın 6/8 maddesi hükümlerine göre hükümsüzlük şartının sağlanmadığı, davacı markasının SMK'nın 6/4 maddesi kapsamında tanınmış marka olduğunun kabulü gerektiği, yaratılmış ve ayırt ediciliğinin yüksek bir marka olduğu, davalının da söz konusu markanın tanınmışlığını bildiğinin varsayılabileceği, ancak yukarıda verilen bilgiler kapsamında, kötüniyetin tespitinde, önceki markadan haberdar olma veya bilebilecek durumda olma önemli bir kötüniyet göstergesi olmakla birlikte, tek başına belirleyici olmadığı, keza Yargıtay 11.HD, 2011 yılında vermiş olduğu ... kararında, tanınmış markaların aynı sektörde faaliyet gösteren kimseler tarafından herhangi bir makul gerekçe olmaksızın tescil ettirilmesini kötü niyet karinesi olarak kabul edildiği ancak dava konusu markanın aynı mal ve hizmetlerde tescil edilmemiş olduğu, bu bilgiler kapsamında kötü niyet değerlendirmesinin Mahkemenin takdirinde olduğu bildirilmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava
: TPMK nezdinde davalı şirket adına tescilli ... tescil numaralı " ..." ibareli markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkinine ilişkindir.Davanın açıldığı tarih itibarıyla 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU uygulanacaktar.6769 sayılı SMK'nın 5.maddesinde marka tescilinde mutlak red sebepleri aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.Madde 5- (1) Aşağıda belirtilen işaretler, marka olarak tescil edilmez:a) 4 üncü madde kapsamında marka olamayacak işaretler.b) Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler.c) Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.ç) Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.d) Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.(2) Bir marka, başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa bu markanın tescili birinci fıkranın (b), (c) ve (d) bentlerine göre reddedilemez.(3) Bir marka başvurusu, önceki marka sahibinin başvurunun tesciline açıkça muvafakat ettiğini gösteren noter onaylı belgenin Kuruma sunulması hâlinde birinci fıkranın (ç) bendine göre reddedilemez. Muvafakatnameye ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.6769 sayılı SMK'nın 6.maddesinde marka tescilinde nisbi red sebepleri aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.(4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye ’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.6769 sayılı SMK'nın 25.maddesinde "Marka Hükümsüzlük hâlleri ve hükümsüzlük talebi" aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.(1) 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.(2) Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir.(3) Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez.(4) Bir marka, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerine aykırı olarak tescil edilmiş olup da kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamaz.(5) Hükümsüzlük hâlleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin bulunuyorsa, sadece o mal veya hizmet yönünden kısmi hükümsüzlüğe karar verilir. Marka örneğini değiştirecek biçimde hükümsüzlük kararı verilemez.(6) Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez.(7) 6 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır tescilli ise davacı ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19 uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispatlar.Marka
:Bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye sağlar, markalar işletmelerin üretmiş olduğu emtia veya sunmuş oldukları hizmetlerin birbirinden ayrılmasını sağlamaktadır.Karıştırılma ihtimali
: Bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir. Karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekmektedir. Markaların esas unsurlarının ve vurgu sözcüklerinin aynı veya benzer olması, markanın genel görünümüne etkisi az olan diğer unsurlardaki farklılığa rağmen iltibasa yol açabilir. Sözcük markalarında, sözcüklerin başlangıç ve kökleri bütünsel benzerliğin tayininde önemlidir. İki marka arasındaki iltibasın varlığının saptanmasında, markaların yan yana konularak karşılaştırma yapılmaması gereklidir. İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının saptanmasında ilgili mal ya da hizmetin orta yetenekteki alıcılarının dikkat ve özeni esas tutulur. Bu alıcıların markaları, aynı anda göz önünde bulunduramayacakları da dikkate alınarak ayrıntılara ilişkin farklar ve bütüne ilişkin benzerlikler üzerinde durulur.SMK hükümleri, TPMK kayıtları, bilirkişi kurulu kök/ek raporları ve bütün deliller birlikte değerlendirildiğinde: TPMK nezdinde ... tescil numaralı "..." ibareli markanın davacı adına tescilli olduğu, tescil korumasının █████/2020 tarihinde sona erdiği, ... tescil numaralı "..." ibareli markanın davacı adına tescilli olduğu, tescil korumasının █████/2032 tarihine kadar devam ettiği, ... tescil numaralı "..." ibareli markanın davacı adına tescilli olduğu, tescil korumasının █████/2032 tarihine kadar devam ettiği, ...tescil numaralı "..." ibareli markanın davacı adına tescilli olduğu, tescil korumasının █████/2033 tarihine kadar devam ettiği,TPMK nezdinde ... numaralı "..." ibareli markanın davalı adına tescilli olduğu, █████/2031 tarihine kadar korumasının devam ettiği anlaşılmıştır.Dosya kapsamında düzenlenen bilirkişi raporlarında da belirtildiği üzere; davacının SMK'nın 6/3 maddesindeki gerçek ve önceki tarihli hak sahipliği hususu, söz konusu markanın tescilli olduğu mal ve hizmet sınıflarında söz konusu olduğu, davaya konu markanın tescil sınıfları ile davacının gerçek hak sahibi olduğu markanın tescil kapsamındaki mal ve hizmet sınıflarıyla davaya konu markanın mal ve hizmet sınıfları farklı olduğu, dolayısıyla SMK'nın 6/3 maddesi yönünden hükümsüzlük şartının oluşmadığı, dava konusu markanın SMK'nın 6/4 maddesi kapsamında tanınmış marka olarak kabulünün gerektiği, keza Türkiye'de bu madde kapsamında koruma sağlanabilmesi için tescilinin de gerekli olmadığı, ancak SMK'nın 6/4 maddesi korumasının sadece tescil kapsamındaki mal ve hizmetler ile aynı veya benzer mal ve hizmetler için söz konusu olduğu, dolayısıyla dava konusu markanın tescil sınıfları ile davacının tanınmış markasının farklı mal ve hizmet sınıflarını içermesi nedeniyle SMK'nın 6/4 maddesine göre hükümsüzlük şartının sağlanmadığı, davacının tanınmış markası olan ... tescil numaralı markasının tescili müddet nedeniyle düştüğü, SMK'nın 6/5 maddesi kapsamında farklı mal ve hizmet sınıfları yönünden de koruma sağlanabilmesi için Türkiye'de markanın tescil edilmiş olmasının şart olduğu, davacının davaya konu markadan önceki tarihli marka tescili Türkiye'de bulunmadığından, SMK'nın 6/5 maddesi kapsamında hükümsüzlük şartının oluşmadığı, davaya konu markanın tescil sınıfları ....sınıf kapsamındaki mal ve hizmetler olup, söz konusu mal ve hizmetlerin, koruma süresi sona ermiş olan ... tescil numaralı markasının kapsamındaki mal ve hizmet sınıflarıyla aynı veya benzer olmadığı değerlendirildiğinden, SMK'nın 6/8 maddesi hükümlerine göre hükümsüzlük şartının sağlanmadığı, davacı markasının SMK'nın 6/4 maddesi kapsamında tanınmış marka olduğunun kabulü gerektiği, ayırt ediciliği yüksek bir marka olduğu, davalının da söz konusu markanın tanınmışlığını bildiğinin varsayılabileceği, ancak kötüniyetin tespitinde, önceki markadan haberdar olma veya bilebilecek durumda olma önemli bir kötüniyet göstergesi olmakla birlikte, tek başına belirleyici olmadığı, tanınmış markaların aynı sektörde faaliyet gösteren kimseler tarafından herhangi bir makul gerekçe olmaksızın tescil ettirilmesinin kötü niyet karinesi olarak kabul edileceği ancak dava konusu markanın aynı mal ve hizmetlerde tescil edilmemiş olduğu, bu hali ile davalının kötüniyetli kabul edilemeyeceği kanaatine varılarak davanın tüm talepler yönünden reddine dair karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:1-Davanın tüm talepler yönünden REDDİNE,2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL ilam harcından 427,60-TL peşin harcın mahsubu ile eksik 304,40-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irad kaydına,3-Avukatlık Asgari Ücret tarifesi uyarınca 55.000,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4-Davacı tarafın yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-Davacı tarafça fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde iadesine,Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, (HMK 345/1 md. gereğince) gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Mahkememize veya başka bir yer mahkemesine dilekçe ile başvurmak ve istinaf harcı ile gerekli giderlerin tamamı ödenmek suretiyle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesine istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip¸e-imzalıdırHakim¸e-imzalıdır