Anahtar kelimeler: İşinden Karın Bonoları Şayet Nakit Satım Senedi Paylaşımına Alınabilirse Ret

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
: Esastan retBölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasındaki 04.08.2022 tarihli sözleşme gereğince; müvekkili tarafından...'de bir yer alınarak, şayet alınabilirse sonrasında yapılacak alım satım işinden elde edilecek kârın taraflarca paylaşımına ilişkin anlaşma yapıldığını, davalının müvekkiline işe başlayabilmek adına 750.000,00 TL nakit, müvekkilinin de davalıya teminat senedi olarak 500.000,00 TL, 500.000,00 TL ve 250.000,00 TL tutarlı bonoları verdiğini, müvekkilinin anlaşma üzerinden fazla bir süre geçmeden...'de araştırmaya girişse de davalı ile planladıkları gibi mevcut tutarlar ile herhangi bir yer alınamayacağını gördüğünü, davalı ile konuştukları tutarlarla...'de bir yer almanın mümkün olamadığını, aldığı parayı geri vererek teminat senedi olarak verdiği bonoları da kendisine iade etmesini davalıdan talep ettiğini, ancak davalının müvekkilini sürekli oyalayıp zaman geçirerek bir türlü bonoları iade etmek istemediğini, müvekkilinin her defasında parayı iade etmeye hazır olduğunu söylese de davalı parayı almaktan kaçındığı gibi bonoları da asla geri vermediğini, davalının 02.05.2023 tarihinde müvekkilinden ödeme istediğini, müvekkilinin de hali hazırda elinde bulunan paranın tamamı olan 410.000,00 TL'yi davalıya teslim ettiğini, davalının 410.000,00 TL ödemeyi geri aldığına dair tutanağı dava dilekçesi ekinde ibraz ettiklerini, müvekkilinin hazırlıksız bir şekilde yakalanması sonrası bakiye kalan 340.000,00 TL'yi hemen ödeyeceğini belirtse de davalının bir daha telefonlarını açmadığını, davalının müvekkilinden 750.000,00 TL alacağından 410.000,00 TL'sini aldığını, 340.000,00 TL'sini almaktan kaçındığını, kendisine teminat senedi olarak verilen 3 adet toplamda 1.250.000,00 TL tutarlı olan bonoları da iade etmediğini, davalının ... 2. İcra Müdürlüğü'nün 2023/... E. sayılı dosyası ile teminat senedi olarak verilen bonoları kötüniyetli bir şekilde ve haksız olarak icra takibine konu ettiğini, müvekkilinin davalı tarafa takibe konu edilen miktarlar kadar borcu bulunmadığını, 04.08.2022 tarihli anlaşmada tanık olarak yer alan ve imzası bulunan ...'nın taraflar arasındaki anlaşmaya ve sonrasındaki gelişmelere bizzat şahitlik ettiğini, teminat senetlerinin 910.000,00 TL tutarındaki kısmı üzerinden müvekkilinin davalıya borcu bulunmadığını ileri sürerek ... 2. İcra Müdürlüğü'nün 2023/... E. sayılı dosyasında 910.000,00 TL asıl alacak, bu alacağa bağlı olarak işletilen takip öncesi faiz ve diğer ferileri yönünden davacının borçlu olmadığının tespitine, davalının %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacının, ... bölgesinde kelepir arsaların olduğunu ve kısa süre içerisinde çok para kazanacaklarını söyleyerek müvekkilinden 750.000,00 TL para aldığını, bu arsaları kısa sürede satarak müvekkiline yüksek kazanç vaat ettiğini, müvekkilinin ülkemizde olan yüksek enflasyon nedeniyle ve dolandırılma ihtimaline karşı paranın ileri değerini korumak amacıyla toplamda 1.250.000,00 TL tutarında kambiyo senedi aldığını, ancak davacının anlaşmanın şartlarına uymadığını, arsa alımı ve para iadesi yapmadığını, bunun üzerine müvekkilinin dava konusu senetler ile takibe geçtiğini, davacının vermiş olduğu sözleri yerine getirememesi durumunda 500.000,00 TL ceza ödeyeceğini kabul ettiğini, sözleşmede belirtilen 750.000,00 TL'lik senedin borç senedi, 500.000,00 TL'lik senedin ise ceza şart niteliğinde olduğunu, tacir davacının basiretli davranmadığını, sözleşmeyi imzalarken verdiği taahhüdü yerine getirmemesi durumunda 500.000,00 TL cezai şart ödemeyi kabul ederek bunun için cezai şart mahiyetinde senet düzenlediğini, müvekkilinin davacıya 08.09.2022, 13.09.20 22... .09.2022 tarihlerinde dava konusu sözleşme dışında 366.000,00 TL borç verdiğini, davacının dilekçesinde belirttiği 410.000,00 TL'lik ödemenin 366.000,00 TL'sinin sözleşme haricinde ayrıca verilen borç için, bakiyesinin ise dava konusu senetler için yapıldığını savunarak davanın reddini, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusu 04.08.2022 tarihli sözleşmenin taraf beyanı ve tanık anlatımları uyarınca geçerli bir sözleşme olarak kurulduğu, bu sözleşme kapsamında arsa alım satımı için davalının, davacıya 750.000,00 TL banka kanalıyla para ödediği, davacının da dava ve takip konusu bonoları düzenleyip davalı tarafa teslim ettiği, sözleşmede bu senetlerin cezai şart olarak verildiğine dair bir kayıt yer almadığı gibi bu hususta davalının yazılı bir belge de dosyaya sunamadığı, bu bonoların gönderilen bedelin teminatı olarak verildiği, dosya kapsamı itibariyle sözleşmede kararlaştırılan arsa alım satım işinin gerçekleşmemesi nedeniyle davacının parayı iade etmek istemesinin sözleşmenin fesih iradesi niteliğinde olduğu, dolayısıyla tarafların sebepsiz zenginleşme hükümleri çerçevesinde aldıklarını iade yükümlülüğü altına girdikleri, dosyada mübrez banka dekontu ve tanık anlatımları uyarınca davalıya yapılan 410.000,00 TL'lik ödemenin bu kapsamda yapıldığı, geriye davacının 340.000,00 TL iade borcunun söz konusu olduğu, dolayısıyla takibe konulan bonoların 910.000,00 TL'lik kısmından davacının borçlu olmadığı sonucuna varıldığı, taraflar arasındaki sözleşmede cezai şart hükmünün olmaması, davacının 410.000,00 TL ödeme yapmasına rağmen davalının davacı aleyhine fazladan 910.000,00 TL kısım yönünden takip yapmış olması nedeniyle davalının kötüniyetli olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile, ... 2. İcra Müdürlüğünün 2023/... E. sayılı dosyasına konu 04.08.2022 düzenleme tarihli, 04.02.2023 ödeme tarihli 500.000,00 TL, 500.000,00 TL ve 250.000,00 TL olmak üzere toplam 1.250.000,00 TL tutarlı 3 adet bononun 910.000,00 TL'lik kısmından davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, kabul edilen kısmın %20 oranına tekabül eden 182.000,00 TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm, davalı vekilince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı tarafça davalıdan alınan 750.000,00 TL için davalıya 410.000,00 TL ödeme yapıldığı ve bu ödemeye ilişkin tutanak düzenlendiği, bu tutanağın da tercüme edildiği, taraflar arasında arsa alımına ilişkin adi ortaklık sözleşmesinin faaliyete geçmediği, bu nedenle tarafların sebepsiz zenginleşme kuralı gereği aldıklarını geri vermek zorunda oldukları, bu bağlamda gerçekleşmeyen adi ortaklık yönünden cezai şart koşullarının da oluşmadığı, esasa yönelik davalının istinaf sebeplerinin yerinde görülmediği, davalının davacı hakkında 750.000,00 TL'lik alacağa karşılık ödenen 410.000,00 TL açısından bakiye 340.000,00 TL alacaklı olduğunu bildiği gibi, adi ortaklığın gerçekleşmediğinin de açık olduğu, alınan senetlerin toplamı 1.250.000,00 TL açısından ödeme yapılmayan kısmı olan 340.000,00 TL dışında yani 910.000,00 TL yönünden senetlerin bedelsiz kaldığını bilmesine rağmen, davalının 04.08.2022 düzenleme tarihli, 04.02.2023 ödeme tarihli 500.000,00 TL, 500.000,00 TL ve 250.000,00 TL olmak üzere toplam 1.250.000,00 TL'lik kambiyo senetleri yönünden davacı hakkında icra takibi yapmasının, olaya konu takibin haksız ve kötüniyetli yapıldığının göstergesi olarak kabul edilmesi gerektiği, davalı aleyhine kötüniyet tazminatı koşullarının oluştuğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, hüküm, davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (İİK) 72. maddesine dayalı icra takibinden sonra açılmış olan menfi tespit istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçe1.Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına ve özellikle davalının alacaklı olduğunu iddia ettiği halde, beş ayrı dekont ile davacıya 366.000,00 TL daha borç para verdiğine dair iddiasının bu davada değerlendirilemeyecek olmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.2.Davalının kötüniyet tazminatına ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; İİK'nın 72/5 hükmünde "... Borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olduğu anlaşılırsa, talebi üzerine, borçlunun dava sebebi ile uğradığı zararın da alacaklıdan tahsiline karar verilir..." hükmü düzenlenmiştir. Taraflar arasında bir çok alacak verecek ilişkisi bulunduğundan, davalının takipte haksız olduğu ortaya çıkmış ise de, ayrıca kötüniyetli olduğu sabit görülmediğinden, kötüniyet tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesi doğru olmadığından bozmayı gerektirir.Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HMK'nın 370/2 hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılması ile İlk Derece Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir.VI. SONUÇ
: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bent uyarınca temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (2) numaralı bendinde yer alan “Dosya kapsamı itibariyle davalının kötüniyetli olduğu anlaşıldığından, kabul edilen kısmın %20 oranına tekabül eden 182.000,00 TL kötüniyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine” ibaresinin çıkartılarak yerine “Davacı tarafın kötüniyet tazminatı talebinin REDDİNE” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davalıya iadesine, 22.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.