Anahtar kelimeler: Tarihesas Üyeliğe Aidatlarını Tapuların Ödediklerini Bam Yerleştikleri Satılan Başkan Yazim

T.C. BURSA BAM .... HUKUK DAİRESİ
T.C.BURSABÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ....HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: .KARAR NO
: .T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IBAŞKAN
: ... (...)ÜYE
: ... (...)ÜYE
: ... (...)KATİP
: ... (...)İNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
:..KARAR TARİHİ
: .NUMARASI
: .DAVACILAR
:.DAVALILAR
: ..DAVANIN KONUSU
: Tapu İptal ve Tescil- Tazminat (Üyeliğe Dayalı)DAVA TARİHİ
: .KARAR TARİHİ
: .KARAR YAZIM TARİHİ
: .Bursa .... Asliye Ticaret Mahkemesi ...tarih,....Esas, .... sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde;TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
:Davacılar vekili dava dilekçesi ile; davacıların davalı Yapı Kooperatifinin üyesi olduklarını tüm üye aidatlarını ödediklerini, davacılardan bir kısmının kendilerine satılan daireleri teslim alarak yerleştikleri halde, kooperatif tarafından dairelerin tapuların kendilerine verilmediğini, davacılara verilmesi gereken dairelerini kooperatif başkanının yakınları olan davalılar adına muvazalı olarak başka şahıslar (diğer davalılar) tapuda devredilmiş olduğunu gördüklerini ve bu şekilde davalı kooperatif tarafından dolandırıldıklarını, bu nedenle kooperatif yöneticileri ve kurucu ortak davalı ... hakkında çok sayıda hukuk ve ceza davası açıldığını öğrendiklerini belirterek, öncelikle davacılara verilmesi gerekirken davalılar adına tapuya tescil edilen 5 adet dairenin tapularının iptali ile dava dilekçesinin sonuç kısmında belirtildiği şekilde davacılar adına tesciline, tescil kararı verilmesi mümkün olmadığı taktirde; davacılara verilmesi gereken bağımsız bölümlerin değerlerinin tespiti ile fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla her bir davacı için şimdilik 5.500,00-TLX5=27.500,00-TL'nin sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre, ödeme gününden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen süresinde davaya cevap vermemişlerdir.Davalı ... vekili beyan dilekçesi ile; davanın reddini istemiş, davacıların hukuken geçerli bir kooperatif üyelikleri bulunmadığını, ödediklerini ileri sürdükleri aidatları da kooperatif yetkililerine ödemediklerini, bu sebeple üyeliğe bağlı hakları kullanamayacaklarını, bağımsız bölüm talep edemeyeceklerini, en fazla ödedikleri meblağların iadesini ödedikleri kişiden geri isteyebileceklerini, davalı ...’ün daireyi kaba inşaat olarak alıp kendi masraf ederek tamamladığını ileri sürmüştür.Yargılama sırasında ..., ..., ... davaya dahil edilmiştir.Dahili davalılardan ... da daireyi natamam vaziyette alıp kendi masraf ederek tamamladığını beyan ederek davanın reddini istemiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ
:Mahkemece, dosya kapsamı deliller uyarınca, davacılar davalı ... kooperatifinin üyesi olduklarını, üyelikten kaynaklanan edimlerini yerine getirmelerine rağmen kendilerine tapu devri yapılmadığı ileri sürerek öncelikle tapu iptali ve tescil bu talep yerinde görülmezse tazminata hükmedilmesi istenmişse; yapılan değerlendirmede olayın dolandırıcılık kapsamında kalacak türden bir haksız fiil olduğu belirlendiğinden her bir davacı ve davalının durumunun bu çerçevede değerlendirildiği,Buna göre; ... ile yakınlarının kurduğu şirket inşaa edilen bağımsız bölümleri kendi adlarına tescil ettirdiği ve sonra üçüncü kişilere devrettiği, kooperatif yöneticisi ve kooperatif inşaatını yapan ...Ltd. Şti’nin ortaklarının babası/yakını olan ..., arsa sahipleri ile imzaladığı kat karşılığı inşaat sözleşmesini kendi adına akdettiği bu sözleşmenin kooperatif hesabına imzalandığı kabul edilebilir ancak kooperatife isabet edecek dairelerin ne surette üyelere devredildiği tam olarak anlaşılamaz durumda olduğu, tüm davacıların bir şekilde kooperatif üyesi oldukları ancak her birinin üye olma biçimi ve üyelik sebebiyle ödemeleri farklı olduğu, davacıların zararına neden olan haksız fiilin ... ve yakınları ile onların ortak olduğu şirketin eylemleri ile ortaya çıktığı, kooperatif görüntüsü altında istedikleri gibi üyelik kaydettikleri, kayıtları düzgün tutmayarak tüm üyeler yönünden zarar ve sıkıntıya sebep oldukları davacıların taleplerinden kooperatifin veya diğer üyelerin, yahut üyelerden konut satın alanların sorumlu tutulması halinde, kendi paraları ile ev sahibi olmaya çalışan ilgisiz ve günahsız kişilerin bedel ödemesine sebep olunacağı bu sebeple kooperatif, dahili davalı ..., ... ...’ün hakkındaki talepler reddedildiğini, bu davalılar dışında kalan tüm diğer davalılar hakkındaki davanın bu çerçevede kabulü gerektiği, ancak ... ve ... San. ve Tic. Ltd. Şti. hakkında bir hüküm kurulmasının unutulduğunu,... aleyhine açılan davanın bulunmadığı tapu maliki olması sebebiyle davaya dahil edildiğini, bu sebeple davacıların talep ileri sürmediği bir kişi aleyhine karar verilemeyeceği, buna karşılık ... San. ve Tic. Ltd. Şti. haksız fiilin tarafı olduğu, bu şirketin dava konusu kooperatifin yüklenicisi durumunda olup aleyhine açılan davanın kabulü gerektiği, talep halinde HMK’nın 305/A maddesi kapsamında “hükmün tamamlanması” yoluyla bu eksikliğin giderilmesi mümkün olduğu,Sonuç itibariyle adı geçen davalıların elbirliği ile katıldıkları haksız fiil sonucu davacıların zarara uğratıldığı sabit görüldüğünden ve de davacı taraf taleplerini ıslah etmediğinden dava dilekçesinde talep edilen 5.500.00 TL’lik tutar da her bir davacının uğradığı zararın altında kaldığından bu miktar esas alınarak davanın kabulüne karar verildiğini belirtilerek Davacı ... yönünden █████/2015 tarihi itibariyle davanın açılmamış sayılmasına, Davalı ... Dahili Davalı ... Dahili Davalı ... yönünden Davalı S.S. Mer-Ay Konut Yapı Kooperatifi yönünden davanın reddine,Diğer davalılar ..., Esra Aydın ve ... Akıncı ve ... yönünden davanın kabulü ile, her bir davacı için ayrı ayrı 5.500,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte adı geçen davalılardan müteselsilen alınarak davacılardan ...'a, ...'a ve ...'e ödenmesine, karar verilmiştir.Karara karşı, davacılar ..., ..., ... ve davalılar ..., ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ
:Davacı ..., ..., ... ayrı ayrı sundukları istinaf dilekçeleri ile; davalı kooperatif ve diğer bir kısım davalılar hakkında davanın reddine karar verilmesinin hukuki gerekçeden uzak olduğunu, davacı ve davalıların kooperatif üyesi olduklarının tespit edildiğini, ana sözleşmede her bir üyeye en az bir konut özgüleneceğinin belirtildiğini, dolayısıyla her üyeye konut tahsisi yapılmadan tasfiyenin yapılamayacağını yapılmışsa usulsüz olduğundan kaldırılmasına ve dava konusu taşınmazların kooperatif veya davacılar adına tesciline karar verilmesi gerektiğini, bir kısım davalılar hakkında davanın kabulüne karar verilmiş ise de asli talep olan tapu iptal tescil hükmü tesis edilmesi gerektiği halde tazminata karar verilmesinin doğru olmadığını, haklarında hüküm tesis edilmeyen hükmü eksik kalan kişiler hakkında hükmün tamamlanmasının mümkün olmadığını belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı ... vekili istinaf dilekçesi ile; davacılar arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunmadığından her bir davacı talebi yönünden müvekkili aleyhine açılan davanın reddi sebebiyle davacılar aleyhine müvekkili lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.Davalı ... istinaf dilekçesi ile; dava konusu dairelerle bağlantısının bulunmadığını, maliki olmadığını, adreste adına kayıtlı taşınmaz bulunmadığını, şahsına yansıtılan ödemeleri kabul etmediğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE:Dava, kooperatif üyeliğine dayalı tapu iptali ve tescil olmadığı takdirde tazminat istemine yöneliktir.İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelere istinaden verilen karara karşı davacılar ..., ..., ... ve davalılar ..., ... istinaf başvurusunda bulunmuştur.İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Somut olayda; davacılar üyesi oldukları kooperatife aidat ödemelerini gerçekleştirmelerine rağmen kooperatif yöneticilerinin usulsüzlüğü sebebiyle konutlarını alamadıklarını, konut sayısından fazla üye bulunduğunu, buna rağmen üyelere ait olması gereken bağımsız bölümlerin kooperatif ve müteahhit firma yetkilisi davalı ...'ın yakınları adına muvazaalı olarak tescil edildiğini öğrendiklerini belirterek davalılar adına muvazaalı tescili yapılan taşınmazların tapu kayıtlarının iptali ile adlarına tesciline olmadığı takdirde bağımsız bölüm değerlerinin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmişlerdir.Mahkemece, davacılar Beyami Antep yönünden takip edilmeyen davanın işlemden kaldırılmasına ve ayrı esasa kaydedilmesine, davacı ... yönünden davanın açılmamış sayılmasına diğer davacıların, davalılar ..., ... ... ...Kooperatifine yönelik açtıkları davanın reddine, davalılar ..., Esra Aydın, ... Akıncı ve ... yönünden haksız fiil sebebiyle her bir davacı yönünden...TL'nin tahsiline, davalılar ... ve ...Tic. Ltd. Şti. hakkında ise hüküm tesis edilmediği anlaşılmıştır.Buna göre;Terditli davanın düzenlendiği HMK'nın 111/1 maddesine göre; davacı, aynı davalıya karşı birden fazla talebini, aralarında aslilik-ferîlik ilişkisi kurmak suretiyle, aynı dava dilekçesinde ileri sürebilir. Bunun için, talepler arasında hukukî veya ekonomik bir bağlantının bulunması şarttır. Mahkeme, davacının asli talebinin esastan reddine karar vermedikçe, fer’î talebini inceleyemez ve hükme bağlayamaz.Bu kapsamda, davacılar tarafından tapu iptal ve tescil olmadığı takdirde tazminat istemi ileri sürülerek ve aralarında aslilik-ferîlik ilişkisi kurulmak suretiyle talepte bulunulduğu, bu durumda mahkemece davacıların asli talebi olan tapu iptal ve tescil istemi hakkında hüküm tesis etmeden yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmediğinden kararın istinaf yoluna başvuran davacılar yönünden bu sebeple kaldırılması gerekmiştir.Öte yandan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun “Hükmün Kapsamı” başlıklı 297 inci maddesinin 2 nci fıkrasında "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.Bu itibarla, mahkemece davalılar ... ve ... Tic. Ltd. Şti. hakkında hüküm yerinde olumlu olumsuz bir karar verilmemesi de doğru görülmemiştir.Kaldırma nedenlerine göre tarafların sair istinaf sebepleri incelenmemiştir.Açıklanan bu nedenlerle tarafların istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın 6100 sayılı HMK 353/1-a-4 maddesi gereğince ilk derece mahkemesine iadesine karar verilmiştir.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerekçe ile;1-Tarafların istinaf başvurusunun KABULÜ ile;2-Bursa ....Asliye Ticaret Mahkemesi █████/2019 tarih, ....Esas, ...sayılı kararının KALDIRILMASINA,3-HMK 353/1-a-4 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine İADESİNE,4-Taraflarca yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde istinaf eden taraflara iadesine,5-Yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince verilecek esas karar ile birlikte dikkate alınmasına,6-Harç ve tebliğ işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine,Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu oy birliği ile kesin olarak karar verildi. █████/2025...Başkan...e-imza...Üye...e-imza...Üye...e-imza...Katip...e-imza