Anahtar kelimeler: Tanıtması Kırıkkale Merci Söylemesi İlişkili Yenilenmesi Görüşü Adalet Başvuran İstemi

MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Değişik İşSUÇ
:Kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılıkİNCELEME KONUSUKARAR
: İtirazın reddi kararıKANUN YARARINA BOZMAYOLUNA BAŞVURAN
: Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıHükümlünün yargılamanın yenilenmesi talebinin reddine dair Kırıkkale 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.08.2024 tarihli ve ████████ Esas, 2024/4 Karar sayılı ek kararına yönelik itirazın reddine ilişkin merci Kırıkkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.10.2024 tarihli ve ████████ Değişik İş sayılı kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 271/4. maddesi uyarınca kesin nitelikte olması sebebiyle karar tarihi olan 02.10.2024’de kesinleştiği belirlenmiştir.Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 18.11.2025 tarihli ve █████████ sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.11.2025 tarihli ve KYB-███████████ sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.11.2025 tarihli ve KYB-███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;“5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168. maddesinde “(1) Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs (…)(1) suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir. (2) Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir.(4) Kısmen geri verme veya tazmin hâlinde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanabilmesi için, ayrıca mağdurun rızası aranır.” şeklinde düzenlemenin yer aldığı,Somut olayda, 14.11.2023 tarihli duruşma zaptında sanığa zararı gidermesi için süre verildiği sanığın 15.12.2023 tarihinde mağdurun banka hesabına 2.000,00 Türk lirası zararın tamamının yatırıldığı fakat sanık tarafından ilgili dekontun mahkeme dosyasına sunulmadığı, mağdurun zararının kovuşturma başladıktan sonra fakat hüküm verilmeden önce tamamen giderilmesi sebebiyle sanık hakkında hükmolunan cezadan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 168/2. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği anlaşılmakla;Mahkemece verilen karar sırasında bilinmeyen ve sonradan ortaya çıkan bu durumun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311 ve devamı maddeleri uyarınca yargılamanın yenilenmesi yoluyla çözümlenebileceği gözetilmeden, itirazın kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.”Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇE1. 5271 sayılı Kanun'un yenileme isteminin kabule değer olup olmadığı kararı ve mercii başlıklı 318 inci maddesinin birinci fıkrası; "Yargılamanın yenilenmesi istemi, hükmü veren mahkemeye sunulur. Bu mahkeme, istemin kabule değer olup olmadığına karar verir." şeklinde düzenlenmiştir.2. 5271 sayılı Kanun'un "hükümlü lehine yargılamanın yenilenmesi nedenleri" başlıklı 311 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde; kesinleşen bir hükümle sonuçlanmış bir dava; "yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa." hükümlü lehine olarak yargılamanın yenilenmesi yoluyla tekrar görülür. hükmü yer almaktadır.3. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 04.05.2023 tarihli ve ███████-574 Esas, ████████ Karar sayılı ilamında; "...yargılamanın yenilenmesini; kanunda sınırlı şekilde sayılan yargılamanın yenilenmesi nedenlerinin en az birisine dayalı olarak kesinleşmiş bir hükümde adli hata bulunduğu iddiasıyla kural olarak hükmü veren mahkemeye başvurulmasıyla başlayan, hükmü veren hâkimin katılımı olmaksızın, mahkemece başvurunun şekil ve esas açısından kabulüne karar verilmesi hâlinde devam edilerek hükme konu sanık ve fiil hakkında yeniden kovuşturma yapılmasına imkân sağlayan, olağanüstü bir kanun yolu olarak tanımlamak mümkündür. Yargılamanın yenilenmesi, mutlaka istek üzerine yapılabilecek, davasız yargılama olmaz ilkesinin doğal sonucu olarak mahkemece re'sen yargılamanın yenilenmesi yoluna gidilmesi mümkün olmayacaktır. Hükmün infaz edilmiş olması veya hükümlünün ölümü de yargılamanın yenilenmesine engel teşkil etmeyecektir....Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulmasına ilişkin yenileme nedeni CMK'nın 311. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde; "Yeni olaylar veya yeni deliller ortaya konulup da bunlar yalnız başına veya önceden sunulan delillerle birlikte göz önüne alındıklarında sanığın beraatini veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa" şeklinde düzenlenmiştir... Delil ve olayların, yargılamanın yenilenmesi nedeni olarak kabul edilebilmesi için yeni olması gerekmektedir. Hükmü veren mahkemeye bildirilmemesi sebebiyle, hükümde dikkate alınmamış olan her olay ve delil hükümlü tarafından bilinip bilinmemesi önemli olmaksızın yeni olarak nitelendirilmektedir. Olay ya da delilin yeniliği, olayın kesin hükümden sonra meydana gelmiş olmasıyla değil, kesinleşmiş olan hükmün verilmesi sırasında değerlendirilip değerlendirilmediği ile bağlantılıdır. Kesin hükümden önce meydana gelen ancak mahkemenin bilgisine sunulmayan ya da mahkeme tarafından değerlendirilmeyen deliller ve olaylar da yeni sayılmalıdır. Bu doğrultuda hükmü veren mahkemeye bildirilmediğinden yargılama yapılırken değerlendirilemeyen her türlü olgu ve delil de yeni sayılmaktadır..." denilmektedir.4. 5237 sayılı Kanun’un 168 inci maddesinin birinci fıkrasının; "Hırsızlık, mala zarar verme, güveni kötüye kullanma, dolandırıcılık, hileli iflâs, taksirli iflâs suçları tamamlandıktan sonra ve fakat bu nedenle hakkında kovuşturma başlamadan önce, failin, azmettirenin veya yardım edenin bizzat pişmanlık göstererek mağdurun uğradığı zararı aynen geri verme veya tazmin suretiyle tamamen gidermesi halinde, verilecek cezanın üçte ikisine kadarı indirilir" şeklinde ve aynı maddenin ikinci fıkrasının ise; "Etkin pişmanlığın kovuşturma başladıktan sonra ve fakat hüküm verilmezden önce gösterilmesi halinde, verilecek cezanın yarısına kadarı indirilir." şeklinde düzenlendiği belirlenmiştir.5. Bu kapsamda inceleme konusu dava dosyası değerlendirildiğinde; sanık ... hakkında 5237 sayılı Kanun'un 158 inci maddesinin birinci fıkrasının (l) bendinde yer alan kişinin, kendisini kamu görevlisi veya banka, sigorta, kredi kurumlarının çalışanı olarak tanıtması veya bu kurumlarla ilişkili olduğunu söylemesi suretiyle dolandırıcılık suçuna ilişkin yapılan yargılamada, etkin pişmanlık hükümleri uygulanmadan 10.01.2024 tarihinde mahkûmiyet hükmü kurulduğu, bununla birlikte; hükümlünün yargılamanın yenilenmesi talepli dilekçesinde, "katılanın zararını hüküm tarihinden önce karşıladığına" yönelik beyanda bulunduğu ve buna ilişkin belgeyi ibraz ettiği anlaşılmakla; 5271 sayılı Kanun'un 311 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde yer alan "... veya daha hafif bir cezayı içeren kanun hükmünün uygulanması ile mahkûm edilmesini gerektirecek nitelikte olursa..." ibaresi ve Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 04.05.2023 tarihli ve ███████-574 Esas, ████████ Karar sayılı ilamında belirtilen "...hükmü veren mahkemeye bildirilmediğinden yargılama yapılırken değerlendirilemeyen her türlü olgu ve delil de yeni sayılmaktadır..." şeklindeki açıklamalar dikkate alınarak, 5271 sayılı Kanun'un 318-320 nci maddeleri uyarınca istem kabule değer görülerek, aynı Kanun‘un 311 inci maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca yargılamanın yenilenmesini gerektirecek mahiyette olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiğinden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesi Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma talebi yerinde görülmüştür.III. KARAR1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,2. Kırıkkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 02.10.2024 tarihli ve ████████ Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA,5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,19.01.2026 tarihinde karar verildi.