Anahtar kelimeler: İdava Malhizmet Mukabilinde Yapmayı Nihayetinde Edimlerini Edimlerin Akdedilen Zamanında İlişki

T.C.
İstanbul Anadolu6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2024KARAR TARİHİ
: █████/2026Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 9. maddesine göre Türk Milleti adına yargılama yetkisini kullanan bağımsız --------- Asliye Ticaret Mahkemesince, tarafça açılan dava üzerine yapılan yargılama nihayetinde;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:I.DAVA
: Davacı vekili; müvekkili ile davalı şirket arasında ticari ilişki ve akdedilen sözleşme uyarınca 13.08.2024 tarihli, --------- fatura nolu fatura ile mal/hizmet sağlanması davacı müvekkil tarafından gerçekleştirildiğini, müvekkili, taraflar arasındaki ticari ilişki ve anlaşma uyarınca tüm edimlerini tam ve eksiksiz olarak zamanında yerine getirildiğini, davalı borçlu, sözleşme konusu edimlerin karşılığı olarak müvekkil tarafından teslim edilen faturalar mukabilinde ödeme yapmayı kabul ettiğini, davalı tarafından yasal süresi içinde faturaya itiraz edilmediğini, davalı tarafından sözleşme konusu ödeme yapılmadığını, --------- İcra Müdürlüğü --------- Esas sayılı dosyası ile müvekkil tarafından borçlu aleyhine genel haciz yolu ile ilamsız icra takibi başlatılmış olup ödeme emri 13.09.2024 tarihinde borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlu 13.09.2024 tarihinde vermiş olduğu borca itiraz dilekçesi ile takipte talep edilen tüm alacak ve ferilerine ve faiz miktarına itiraz ettiğini, Davalı borçlu tarafından icra takibine yapılan itiraz haksız, hukuka aykırı ve kötüniyetli olduğunu, tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelenmesiyle de müvekkil şirketin davalı şirketten takip miktarı kadar alacaklı olduğu ve davalı borçlunun takibe haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz ettiği ortaya çıkacağını, borçlunun borca ve ferilerine ilişkin haksız İtirazının iptaline ve takibin devamına, davalı borçlu aleyhine %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi, yargılama giderleri ve avukatlık ücretinin davalıya yükletilmesini talep etmiştir.ll. CEVAP
: Davalı vekili; davalı müvekkil şirket, alacaklı şirketle çalışmak istemediğini bildirmesine rağmen davacı şirket, müvekkil şirkete karşı ilamsız icra takibi başlatılmış ve bu icra takibine tarafımızca itiraz edilmiş, fazlaya dair tüm haklarımız saklı kalmak kaydıyla müvekkilin alacaklı gözüken şirkete böyle bir borcu bulunmamakta olup ödeme emrinde talep edilen borcun tamamına, asıl alacağa, faize, faiz oranına ve takibin tüm ferilerine itiraz etme zorunluluğu doğduğunu, müvekkil şirkete, davacı taraf fatura içeriğinde belirtilen hizmeti vermemiş olup, söz konusu hizmetin verildiğini davacı taraf ispat etmekle yükümlüdür. sayın mahkemece de bilindiği üzere faturaya dayalı takibe itirazın iptali yada faturaya dayalı alacak davalarında davalı akdi ilişkiyi açıkça kabul etmemiş ise taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunduğunu ispat külfeti faturayı düzenleyen alacaklı tarafa düştüğünü, alacaklı düzenlediği faturadaki malların yada hizmetin karşı tarafa teslim edildi maddesinde belirtilen deliller ile ispat etmesi gerektiğini, müvekkil şirket ile davacı taraf arasında herhangi bir hizmet ilişkisi bulunmamakta olup, davacı tarafça taraflar arasında hizmet sözleşmesi olduğu iddiası gerçek dışı olduğunu, sunulan sözleşmede müvekkil imzası bulunmadığını, haksız ve kötü niyetli açılan davanın esastan reddine, takibinde haksız ve kötü niyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağın %20'sinden az olmamak üzere tazminata mahküm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.lll.İNCELEME ve GEREKÇE
: Dava, alacağın ödenmemesi nedeniyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, --------- Müdürlüğünün -------- Esas sayılı takip dosyasında, "cari hesap alacağı" sebebine dayalı olarak 8.880,00 TL asıl alacağın tahsili istemiyle icra takibi başlatılmış, itiraz üzerine takip durmuştur. İİK madde 67 gereğince, itirazın iptali davasının itirazın tebliğinden itibaren, 1 yıl içinde açılması gerekir. Hak düşürücü süreler, dava şartı olup taraflar ileri sürmese de mahkemece resen gözetilir. Somut olayda borçlu yanın süresi içinde ibraz ettiği dilekçe ile borca itiraz ettiği, ancak dilekçe ekinde tebligat masrafı verilmediğinden dilekçenin alacaklıya tebliğ edilmediği, bu nedenle itirazın iptali davası yönünden hak düşürücü sürenin henüz başlamadığı, dolayısıyla davanın yasal süre içinde açıldığı anlaşılmıştır.Uyuşmazlık, davacının davalıdan fatura/cari hesap alacağı bulunup bulunmadığı hususundadır. Mahkememizce yapılan yargılama sırasında taraflarca gösterilen deliller toplanmış ve konunun incelenmesi uzmanlık gerektiren yönleri bulunduğundan bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Davalı yanın ticari defterleri talimat kanalıyla dinlemiş, talimat mahkemesince aldırılan bilirkişi raporuna göre davalının davacıya bir borcu bulunmadığı, davacının ticari defterleri üzerinde inceleme yaptırılarak dosyaya mahkememizce kazandırılan bilirkişi raporunda ise, davacının ticari defterlerine göre cari hesaptan kaynaklı 8.800,00 TL alacaklı olduğu belirtilmiştir.Tüm Dosya Münderecaatı Kapsamında Yapılan Değerlendirmede;4721 sayılı TMK’nın “İspat yükü” başlıklı 6. maddesi “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.” hükmünü amirdir. 6100 sayılı HMK hükümlerine göre, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafın ispat yükü altındadır (HMK 190). Davacı yan ile davalı şirketten ---------- fatura nolu faturadan kaynaklı alacaklı olduğunu iddia etmiştir. Davacı yan imzasız 13.08.2024 tarihli sözleşmeye dayanmışsa da davalı yanca bu sözleşme kabul edilmemiştir. Davacı yan yine sözleşme kapsamında edimini ifa ettiğinide ispat edecek herhangi bir delil sunamamıştır.TTK 82.maddesi gereğince, kural olarak ticari defterler tacirler arasında çıkan uyuşmazlıklarda delil olarak kabul olunur . HMK madde 222/3'e göre de usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtları sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilir.Bu cihette tarafların ticari defterleri bilirkişiye incelettirilmiş, her iki tarafında defterlerinin de örtüşmediği, davalı yanın ticari defterlerine göre borçlu olmadığı saptandığı, davacının ticari defterler dışında başkaca somut delil de sunmadığı, davacı vekiline dava konusu faturanın █████/2024 ile █████/2026 tarihi aralığında verilen hizmet için kesildiğini belirttiği, ancak takip tarihinin 09.09.2024 tarihi olduğu, davacının hizmet verdiğine dair incelemeye tabi somut bir delil de sunmadığının anlaşılması karşısında, davacı yanında dava konusu faturadan kaynaklı alacağı bulunduğunu ispatlayamadığından, ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiştir.Kötü Niyet Tazminatı Yönünden Yapılan Değerlendirmede; İİK’nın 67/2. maddesi hükmüne göre, itirazın iptali davasının davalı (borçlu) lehine sonuçlanması üzerine, alacak likit olsun veya olmasın, böyle bir alacağa dayalı takibin, haksız ve kötü niyetli olması hâlinde, istem varsa, davalı (borçlu) lehine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi gereklidir. Burada takibin haksız olması tek başına yetmemekte, ayrıca kötü niyetli olması da gerekmekte olup, bu husustaki ispat yükü takibin kötü niyetli olduğunu iddia eden davalının (borçlunun) üzerindedir.Somut olayda, davacı tarafın maddi hukuk kurallarına göre alacaklı olduğuna inanarak takibe giriştiği anlaşılmış olup takipte kötü niyetli olduğuna dair bilgi ve belge bulunmadığından red olunan kısım ile ilgili olarak kötü niyet tazminatının şartları oluşmamış, bu nedenle davalı lehine kötüniyet tazminatına hükmedilmemiştir.IV.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın REDDİNE,2-Alınması gereken 732,00 TL maktu karar ve ilam harcının, peşin alınan 427,60 TL harçtan mahsubu ile eksik alınan 304,40 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davalı davada kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan 8.800,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,4-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,5-Davalı tarafça sarfedilen yargılama gideri olmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,6-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın HMK. 333.maddesi gereğince karar kesinleştikten sonra yatırana iadesine,7-Arabuluculuk aşamasında yapılan ve Hazine tarafından karşılanan 3.600,00 TL arabuluculuk ücretinin 6831 sayılı Kanuna göre davanın açılmasına sebebiyet veren davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, buna ilişkin harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,Dair; davacı vekilinin yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda miktar yönünden kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026