Anahtar kelimeler: İlanla Ayılı Hakkedişlerinin Mani Kuşadası Tevzi İhyası Gazetesindeki Edemediğini Terkin

T.C.

İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: Şirketin İhyası
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2025
Mahkememize tevzi edilen yukarıda tarafları yazılı dava dosyasının yapılan incelemesi sonunda;
DAVA
:
Davacı terkin edilen şirket vekili, dava dilekçesinde; müvekkili şirketin, █████/2014 tarihinde yayınlanan 8633 sayılı Ticaret Sicil Gazetesindeki ilanla resen terkin edildiğini, ancak terkin işleminin Türk Ticaret Kanunu geçici 7. maddesinin 2. fıkrası hükmüne açıkça aykırı olduğunu, terkin sırasında müvekkili şirketin devam eden davasının bulunduğunu, terkin nedeniyle alacaklı olduğu tutarları tahsil edemediğini, bu nedenle maddi zarara uğradığını, davalı tarafça hakkedişlerinin alınmasına mani olunduğunu, Kuşadası... Asliye Hukuk Mahkemesinin... karar sayılı ilamında, müvekkili şirket ile davalı Tasfiye Halinde... arasında görülen Birleşen Kuşadası... Asliye Hukuk Mahkemesinin...esas ayılı dosyasında, "davanın kabulü ile taleple bağlılık kuralı gereği 10.000,00 Euronun dava tarihi olan 20.08.2002 tarihinden itibaren 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi gereğince devlet bankalarının döviz üzerinden açılan bir yıl vadeli mevduat hesabına uyguladıkları döviz faiz oranı üzerinden yürütülecek faizi ile birlikte davalı kooperatiften alınarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin hakların saklı tutulmasına" ilişkin karar verildiğini, ilamlı takibe geçtiklerini, taraflarca temyiz yoluna başvurulması üzerine Yargıtay ... Hukuk Dairesinin... karar sayılı ilamı hükmün bozulduğunu, bozma ilamında TTK'nun geçici 7(2).maddesi hükmünde değinilerek ilamda; "...eldeki açılı bulunan dava olduğuna göre terkin işlemi yapılması mümkün olmadığı... şirketin terkininin mümkün olmamasına rağmen hukuka aykırı şekilde terkin edildiğinden müvekkil şirketin dava ehliyetinin ortadan kalkmış olduğu..."nun belirtildiğini, bozmadan sonra Kuşadası... Asliye Hukuk Mahkemesinin... esas sayılı dosyasının açıldığını, esasa ilişkin karar verilebilmesi için ve 5 yıllık hak düşürücü sürenin Anayasa Mahkemesinin iptal kararı ile yürürlükten kalkmış olması ve tebligat yapılmaksızın usulsüz terkin işleminin yapılmış olması nedeniyle müvekkili şirketin ihyasının gerektiğini, mahkemece davanın hak düşürücü süre içerisinde açılmadığından bahisle davanın usulden reddine karar verilmesinin hukuka aykırılık teşkil edeceğini bildirmiş, müvekkili davacı ...Sanayi ve Ticaret Limited Şirketinin tüzel kişiliğinin yeniden ihyasına, ticaret siciline yeniden tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
İNCELEME VE GEREKÇE
:
Dava, TTK'nun geçici 7.maddesi hükümleri uyarınca davalı tarafça resen ticaret sicilinden terkin edilen davacı şirketin yeniden ihyası istemine ilişkindir.
Ticaret Sicil kayıt örneklerinden; ihyası talep edilen davacı şirketin Merkez-... sicil numarasında kayıtlı davacı... Sanayi Ve Ticaret Limited Şirketinin, davalı tarafça TTK'nun geçici 7.maddesi hükümleri uyarınca yapılan işlemler sonucunda █████/2014 tarihinde ticaret sicilinden resen terkin edildiği anlaşılmıştır.
TTK'nun geçici 7.maddesinin 1.fıkrasında yazılı koşullara uyan şirket ve kooperatiflerin, ticaret sicil müdürlüklerince yapılacak ihtar, bildirim, ilan ve işlemlerden sonra ticaret sicilindeki kayıtlarının resen terkin edilecekleri, aynı maddenin 15.fıkrasında ise ticaret sicilinden kaydı silinen şirket veya kooperatifin alacaklıları ile hukuki menfaatleri bulunanların haklı sebeplere dayanarak mahkemeye başvurarak, şirket veya kooperatifin ihyasını isteyebilecekleri ve geçici 7.madde hükümleri uyarınca tasfiye edilmeksizin unvanı silinen şirketlerin veya kooperatiflerin ortaya çıkabilecek mal varlığının, unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren 10 yıl sonra Hazineye intikal edeceği düzenlenmiştir.
TTK'nun 547 (1) maddesinde ise tasfiyenin kapanmasından sonra ek tasfiye işlemlerinin yapılmasının zorunlu olduğunun anlaşılması halinde; son tasfiye memurları, yönetim kurulu üyeleri, pay sahipleri veya alacaklıların, ek işlemler sonuçlandırılıncaya kadar şirketin, yeniden tescilini isteyebilecekleri düzenlenmiştir.
Ticaret şirketlerinin, dava dilekçesine ekli olarak sunulan Yargıtay... Hukuk Dairesinin █████/2024 tarihli ilamında da belirtildiği üzere ticaret sicilinden terkin edilmesi ile birlikte dava ehliyetinin ortadan kalkacağı tartışmasızdır. Dava ehliyeti; 6100 sayılı HMK'nın 51. maddede açıkça düzenlenmiş olup, kişinin kendisinin veya yetkili kılacağı bir temsilci aracılığı ile bir davayı takip etme ve usul işlemlerini yapma ehliyetini ifade eder. Dava ehliyeti, medeni (maddi) hukuktaki TMK'nın 9. maddesinde düzenlenen medeni hakları kullanma (fiil) ehliyetinin usul hukukunda büründüğü şekil olarak anlaşılmalıdır. Buna göre; medeni hakları kullanma ehliyeti bulunan her gerçek ya da tüzel kişi dava ehliyetine sahip kabul edilmelidir. 6100 sayılı HMK'nın 114/1-d maddesinde açıkça düzenlendiği üzere dava ve taraf ehliyeti dava şartlarındandır. Dava şartları davanın başlangıcından sonuna kadar bulunması gereken şartlardır. Bir başka deyişle dava açan ve davalı konumunda bulunan her gerçek yada tüzel kişi bu davanın devamı ve hüküm kesinleşinceye kadar bu ehliyetini korumuş olmalıdır.
Davacı tarafın, hukuki ehliyetinin bulunmaması, HMK'nun 114 (1/d) maddesinde dava şartı olarak düzenlenmiş, HMK'nun 115 (1) maddesinde dava şartlarının mevcut olup olmadığının davanın her aşamasında mahkemece kendiliğinden araştırılacağı, 2.fıkrasında dava şartı noksanlığının tespit edilmesi halinde davanın usulden reddine karar verileceği belirtilmiştir.
Herhangi bir sebeple ticaret sicilinden terkin edilen bir şirketin, terkin ile birlikte hukuki ehliyetinin ortadan kalkmasına bağlı olarak ihya edilmeden adına bir dava açılması mümkün değildir.
Açıklanan yasal düzenlemeler ile somut davaya ilişkin maddi vakıalar birlikte değerlendirildiğinde; davanın hukuki ehliyeti bulunmayan terkin edilen şirket adına açıldığı, Yargıtay 6. Hukuk Dairesinin █████/2024 tarihli dava dilekçesine ekli ilamında terkin edilen şirketin davacı olduğu birleşen dosya yönünden ilk derece mahkemesince kurulan hükmün, davacı şirketin terkin ile birlikte dava ehliyetinin bulunmadığı gerekçesiyle bozulmasına rağmen ihya davasının, dava ehliyeti bulunmayan terkin edilen şirket adına açıldığı, TTK'nun geçici 7.maddesinin 15.fıkrasında da ihya davası açabilecekler arasında alacaklılar ile hukuki menfaatleri bulunanların sayılıp, dava ehliyeti bulunmayan terkin edilen şirketin, dava açabilecek olanlar arasında sayılmadığı, hukuki ehliyeti bulunmayan davacı yönünden HMK'nun 114 (1/d) maddesi uyarınca dava şartının oluşmadığı, bu durumun tamamlanabilir bir dava şartı niteliğinde de olmadığı, davacının hukuki ehliyetinin bulunmaması nedeniyle dilekçeler teatisi yapılmasına da gerek bulunmadığı, HMK'nun 138 (1) maddesi uyarınca dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gereken somut davada ön incelemenin dosya üzerinden yapılarak karar verilmesinin mümkün bulunduğu ve usul ekonomisi gereği duruşma açılmasına yer olmadığı göz önünde tutularak; davacının hukuki ehliyetinin bulunmaması nedeniyle, HMK'nun 114 (1/d) maddesinin yollamasıyla, davanın, HMK'nun 115 (2) maddesi uyarınca, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine karar vermek gerekmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda Açıklanan Gerektirici Nedenlerle:
1-Davacı şirketin, hukuki ehliyetinin bulunmaması nedeniyle, HMK'nun 114 (1/d) maddesinin yollamasıyla, davanın, HMK'nun 115 (2) maddesi uyarınca, dava şartı yokluğu nedeniyle usulden REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken karar ve ilam harcı peşin alınmakla başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
3-Davacı tarafça yapılan yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4-Davacı tarafça peşin olarak yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile İzmir Bölge Adliye Mahkemesi'ne istinaf yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. █████/2025
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye...
e-imza
Katip ..
e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!