Anahtar kelimeler: İzmirtüketici Kemesinin Yedinde Sinden Borcuna Borçlusu İkame Niyet Görünen Aşağı

T.C.
İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████ EsasKARAR NO
: ████████DAVA
: Menfi Tespit(İİK 89/3 madde gereği)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2025Mahkememizde görülmekte olan Menfi Tespit davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı şirketin borçlusu...olan İzmir... İcra Dairesinin... sayılı dosyasından müvekkiline 43.481,56 TL miktarlı para borcuna ilişkin üçüncü haciz ihbarnamesi gönderildiğini, takip borçlusu görünen şahsın hiçbir hak ve alacakları olmaması nedeniyle işbu menfi tespit davasını ikame etme zorunluluğu doğduğunu, tüm bu sebeplerden müvekkilinin icra takip borçlusu ... borçlu ya da yedinde malı olmadığının tespitine, %20'sinden aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama masrafları ile avukatlık ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini İzmir...Tüketici Mahkemesinden talep ve dava ettiği, İzmir ...kemesi'nin ... tarih ve ...karar sayılı kararı ile dosyadaki dava dilekçesinin İzmir Asliye Ticaret Mahkemesine hitaben yazıldığı, ancak Tüketici Mahkemesine davanın açıldığı, bu nedenle dosyanın Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine tevdi edilmek üzere İzmir Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine tevdi edilmek üzere İzmir Hukuk Mahkemeleri Tevzi Bürosuna gönderilmesine karar verilerek, dosya mahkememize tevzi olmak mahkememizin... esasına kaydedilmiştir.DAVA KONUSU
:Açılan dava, İzmir ... İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında borçlu görünen ...nin alacağın tahsili amacıyla İzmir... İcra Müdürlüğü'nün...esas sayılı takip dosyasında davacı aleyhinde başlatılan icra takibinde davacının borçlu olmadığının tespiti taleplerine ilişkindir.DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
:Ticari davalar, mutlak ticari davalar, nispi ticari davalar ve yalnızca bir ticari işletmeyle ilgili olmasına rağmen ticari nitelikte kabul edilen davalar olmak üzere üç gruba ayrılır.Mutlak ticari davalar, tarafların tacir olup olmadığına ve işin bir ticari işletmeyi ilgilendirip ilgilendirmediğine bakılmaksızın ticari sayılan davalardır. Mutlak ticari davalar, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesinde bentler halinde sayılmıştır.Nispi ticari davalar, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili olması halinde ticari nitelikte sayılan davalardır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 4/1. maddesine göre, her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili hususlardan doğan ve iki tarafı da tacir olan hukuk davaları ticari dava sayılır. Bu hükme göre bir davanın ticari dava sayılabilmesi için, hem iki tarafın ticari işletmesini ilgilendirmesi hem de iki tarafın tacir olması gereklidir. Bu şartlar birlikte bulunmadıkça, uyuşmazlık konusunun ticari iş niteliğinde olması veya ticari iş karinesi sebebiyle diğer taraf için de ticari iş sayılması davanın ticari dava olması için yeterli değildir. Davanın ticari dava sayılması için kural olarak ya mutlak ticari davalar arasında yer alması ya da her iki tarafın ticari işletmesiyle ilgili bulunması gerekirken havale, vedia ve fikri haklara ilişkin davaların ticari nitelikte sayılması için yalnızca bir yanın ticari işletmesiyle ilgili olması 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda yeterli görülmüştür.6100 sayılı HMK'nın 1/(1) maddesinde "Mahkemelerin görevi, ancak kanunla düzenlenir. Göreve ilişkin kurallar kamu düzenindendir." hükmü düzenlenmiştir.6100 sayılı HMK'nın 114/(1)-c maddesine göre, görev hususu dava şartlarından olup, aynı kanunun, 115. maddesine göre, dava şartlarının mevcut olup olmadığının mahkemece davanın her aşamasında kendiliğinden araştırılması ve gözetilmesi gerekmektedir.Dosya incelendiğinde; İzmir... İcra Dairesinin... Esas sayılı dosyasının incelenmesinde, alacaklının dosyamız davalısı ... Anonim Şirketi, borçlunun , iş bu dosya davacısı ... dava dışı ... olduğu 4.256,00 TL asıl alacak, 29.587,00 TL faiz olmak üzere toplam 33.843.00 TL toplam alacak alacak bedeli üzerinden icra takibi başlattığı, görülmüştür.İİK'nın 89. maddesi ; "Hamiline ait olmıyan veya cirosu kabil bir senetle müstenit bulunmıyan alacak veya sair bir talep hakkı veya borçlunun üçüncü şahıs elindeki taşınır bir malı haczedilirse icra memuru; borçlu olan hakiki veya hükmi şahsa bundan böyle borcunu ancak icra dairesine ödiyebileceğini ve takip borçlusuna yapılan ödemenin muteber olmadığını veya malı elinde bulunduran üçüncü şahsa bundan böyle taşınır malı ancak icra dairesine teslim edebileceğini, malı takip borçlusuna vermemesini, aksi takdirde malın bedelini icra dairesine ödemek zorunda kalacağını bildirir (Haciz ihbarnamesi).Bu haciz ihbarnamesinde, ayrıca 2, 3 ve 4 üncü fıkra hükümleri de üçüncü şahsa bildirilir.Üçüncü şahıs; borcu olmadığı veya malın yedinde bulunmadığı veya haciz ihbarnamesinin tebliğinden önce borç ödenmiş veya mal istihlak edilmiş veya kusuru olmaksızın telef olmuş veya malın borçluya ait olmadığı veya malın kendisine rehnedilmiş olduğu veya alacak borçluya veya emrettiği yere verilmiş olduğu gibi bir iddiada ise, keyfiyeti, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde icra dairesine yazılı veya sözlü olarak bildirmeye mecburdur.(Değişik üçüncü fıkra
: 17/7/2003-███████ md.) Üçüncü şahıs, haciz ihbarnamesinin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde itiraz etmezse, mal yedinde veya borç zimmetinde sayılır ve kendisine gönderilen haciz ihbarnamesine süresinde itiraz etmediği, bu nedenle de malın yedinde veya borcun zimmetinde sayıldığı ikinci bir ihbarname ile bildirilir.Bu ikinci ihbarnamede ayrıca, üçüncü şahsın ihbarnamenin kendisine tebliğinden itibaren yedi gün içinde ikinci fıkrada belirtilen sebeplerle itirazda bulunması, itirazda bulunmadığı takdirde zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmesi istenir. İkinci ihbarnameye süresi içinde itiraz etmeyen ve zimmetinde sayılan borcu icra dairesine ödemeyen veya yedinde sayılan malı icra dairesine teslim etmeyen üçüncü şahsa onbeş gün içinde parayı icra dairesine ödemesi veya yedinde sayılan malı teslim etmesi yahut bu süre içinde menfi tespit davası açması, aksi takdirde zimmetinde sayılan borcu ödemeye veya yedinde sayılan malı teslime zorlanacağı bildirilir. Bu bildirimi alan üçüncü şahıs, icra takibinin yapıldığı veya yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesinde süresi içinde menfi tespit davası açtığına dair belgeyi bildirimin yapıldığı tarihten itibaren yirmi gün içinde ilgili icra dairesine teslim ettiği takdirde, hakkında yürütülen cebri icra işlemleri menfi tespit davası sonunda verilen kararın kesinleşmesine kadar durur. Bu süre içinde 106 ncı maddede belirtilen süreler işlemez. Bu davada üçüncü şahıs, takip borçlusuna borçlu olmadığını veya malın takip borçlusuna ait olmadığını ispat etmeye mecburdur. Üçüncü şahıs açtığı bu davayı kaybederse, mahkemece, dava konusu şeyin yüzde yirmisinden aşağı olmamak üzere bir tazminata mahkûm edilir. Bu fıkraya göre açılacak menfi tespit davaları maktu harca tabidir...." şeklindedir.Uyuşmazlığın çözümü bakımından somut olayda davanın tarafları konusu ve davacı talebinin değerlendirilmesi neticesinde davacı tarafından İİK 89/3 maddesinde öngörülen 15 günlük hak düşürücü sürede haciz ihbarnamesine konu böyle bir alacağının bulunmadığını ispatlamak, üçüncü haciz ihbarnamesi ile zimmetinde sayılan borcu ödemekten kurtulmak için eldeki dava açılmıştır. İİK’nın 89/3. maddesine dayalı olarak açılan özel menfi tespit davalarında davacı 3. şahıs ile davalı-takip alacaklısı arasında doğrudan bir ilişki bulunmadığından, TTK’nın 4. maddesinde belirtilen mutlak ya da nispi ticari dava niteliğini haiz olmadığı anlaşılmakla; İİK 89/3 maddesine dayalı olarak açılan menfi tespit davalarında TTK 4. maddesinde belirtilen ticari dava mevcut değildir. Bu durumda görev genel görevli Asliye Hukuk Mahkemesi'nindir.Söz konusu tespitler İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas █████████ Karar sayılı ilamında da açıkça belirtilmiş ve görevin Asliye Hukuk Mahkemesi'nde olduğu teyit edilmiştir.Davaya bakma görevinin genel mahkeme olan İzmir Asliye Hukuk Mahkemesi olması, HMK nun 114(1)/c maddesinin yollaması ile HMK nun 115(2) maddesi uyarınca davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddine, mahkememizin görevsizliğine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurmak gerekmiştir.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Davanın GÖREVSİZLİK NEDENİ ile 6100 sayılı HMK'nın 114/1-c ve 115/2 maddeleri gereğince USULDEN REDDİNE,2-Karar kesinleştiğinde ve talep halinde dosyanın görevli ve yetkili İZMİR NÖBETÇİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİNE gönderilmesine,3-6100 sayılı HMK'nın 20. maddesi gereği kararın kesinleşmesinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde dosyanın görevli ve yetkili mahkemeye gönderilmesinin talep edilmemesi halinde iş bi dosya resen ele alınarak Mahkememizce davanın AÇILMAMIŞ SAYILMASINA KARAR VERİLMESİNE,4-Yargılama giderleri konusunda görevli ve yetkili mahkemece karar verilmesine, davanın açılmamış sayılma şartları oluştuğu takdirde yargılama giderleri konusunda MAHKEMEMİZCE KARAR VERİLMESİNE,5-Dair tarafların yokluğunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde İzmir Bölge Adliye mahkemeleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere dosya üzerinden yapılan incelemede karar verildi. █████/2025Katip ...¸e-imzaHakim ...¸e-imza