Anahtar kelimeler: Kdvsi Trt Abonesi Satımdan Tevzi İsmi Fon Kayıp Okuma İstirdat

ESAS NO
: █████████KARAR NO
: 2018/8DAVA
: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2015KARAR TARİHİ
: █████/2018Mahkememizde görülmekte olan İstirdat davasının yapılan açık yargılaması sonunda,İDDİA
: Davacı vekili █████/2015 tevzi tarihli dava dilekçesinde özetle, Davanın, davacının ... Elektriğin ve ... Elektriğin abonesi olduğunu, kullanmış olduğu elektrik enerjisi sebebi ile düzenlenen faturalarda müvekkilinden kayıp kaçak bedeli, iletim sistemi kullanım bedeli, dağıtım sistemi kullanım bedeli, perakende satış hizmet bedeli, sayaç okuma bedeli ismi altında haksız paranın müvekkilinden tahsil edildiğini ayrıca müvekkilinden TRT payı, Enerji Fon bedeli, belediye tüketim vergisi ismi altında haksız para tahsilatının KDV'si ile yapıldığını belirterek yapılan tahsilatların tahsilat tarihlerinden itibaren ticari faizi ile birlikte davalılardan alınarak müvekkiline verilmesine ilişkin açılan alacak davası olduğu görüldü.SAVUNMA
: Davalı ... A.Ş.vekili █████/2016 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; husumet yönünden davanın EPDK, ... AŞ.ne açılması gerektiğini, husumet yönünden davanın reddini talep ettiği, zamanaşımının gerçekleştiğini, yargı yolu bakımından EPDK aleyhine Danıştayda dava açılması gerektiğini, belirsiz alacak davası açılamayacağını, davaya konu edilen fatura bileşenlerinden kayıp kaçak kullanım bedelinin dağıtım şirketlerinin sorumluluğunda olan ve dağıtım şirketlerine ödenen bedeller olduğunu, fatura birleşenlerinin mevzuat gereği müvekkili şirketin uygulamakla yükümlü olduğu bedeller olduğunu ve fatura kalemlerinin birim fiyatlarını belirleme yetkisinin EPDK'ya ait olduğunu, EPDK kararının iptali için Danıştayda açılan ve devam eden davaların bekletici mesele olarak kabul edilmesi gerektiğini, davacı abonenin lisans sahibi şirket ile imzaladığı sözleşmeye uymak zorunda olduğunu, ihtirazi kayıt olmadan yapılan ödemenin iadesinin mümkün olmadığını belirterek davanın reddinin talep edildiği görüldü.Davalı ... A.Ş. Vekili █████/2016 havale tarihli cevap dilekçesinde özetle; husumet itirazı dışında davalı ... A.Ş.nin savunması kapsamında savunma yapmış olduğu, davalı ... Elek.vekilinin dava konusu edilen bedellerin mevzuatın zorunlu hükümleri gereğince faturalara yansıtıldığını, yapılan tahsilatların ilgili kurulara aktarıldığını, müvekkili kurumda tahsil edilen bedelin bulunmadığını belirterek davanın reddinin talep edildiği görüldü.Davalı ... A.Ş vekili █████/2016 tarihli cevap dilekçesinde özetle; dava dilekçesinde iadesi istenilen bedellerin mevzuatın zorunlu hükümleri gereğince faturalara yansıtıldığını, bu bedellerin hiç birisinin müvekkili uhdesinde kalmadığını, enerji fonunun Enerji Bakanlığına, Belediye Tüketim Vergisi belediyeye, TRT payı TRT'ye, İSKB ...'a, DSKB ...'a kalanı da diğer davalılara müvekkili şirketçe ödendiğini, bu nedenle müvekkili uhdesinde iadesi talep edilen bedellerin hiç birisinin kalmadığından davanın reddini talep etmiştir.DELİLLER
:Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında akdedilen elektrik satış abonelik sözleşmeleri, faturalar, ticari defter ve kayıtlar, tahsilat makbuzları, bilirkişi incelemesi, Yargıtay kararları ve sair hususları delil olarak bildirmiştir.Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde; lisans, kurul kararları, müvekkili kayıtları, emsal kararlar, bilirkişi incelemesi, EPDK ile konu hakkında yapılacak yazışmalar, EPDK'nın kamuoyu duyurusu ve sair hususları delil olarak bildirmiştir.Davalı ... A.Ş vekili cevap dilekçesinde; EPDK kurul kararı, Yargıtay kararları, abone sözleşmesi ve kayıtları, bilirkişi incelemesi ve sair hususları delil olarak bildirmiştir.İNCELEME VE GEREKÇE
:Davalı ... A. Ş ve ... A.Ş vekili husumet itirazında bulunmuşlar ise de bilirkişi raporunda belirlendiği şekilde rapor ekindeki faturaların davalı şirketlerce düzenlenmiş olduğundan husumet itirazlarının yerinde olmadığı, zaman aşımı def'inde bulunmuşlar ise de davacı, dilekçesinde davasını belirsiz alacak davası olarak 15.000-TL olarak açmış olduğundan ve bilirkişi raporu kapsamına göre dava tarihinden geriye doğru 10 yıllık süre içinde davacı vekilinin talep edebileceği miktarın Hukuk Genel Kurulu içtihatlarına göre 69.556,64-TL veya Yargıtay ... Hukuk Dairesi kararları kapsamına göre 140.459,38-TL olduğundan belirlenen bu kısımlar itibariyle alacak talebinin zaman aşımına uğramasının söz konusu olmadığından zaman aşımı def'inin yerinde olmadığı, yargı yolu bakımından EPDK'ya karşı dava açılmasını belirtmişler ise de davacının aboneliği sebebiyle faturalarının davalılar tarafından düzenlenmiş olduğundan davalılar için Adli Yargıda dava açılması yerinde olup yargı yolu itirazının reddine, belirsiz alacak davası açılamayacağı yönünde itiraz var ise de fatura kapsamlarının davalı kurumlarca belirlenmiş olup kayıtlarının davalı şirketler bünyesinde bulunduğundan ve miktarının davacı tarafından tam olarak bilinmesi mümkün görülmediğinden HMK 107 maddesine göre belirsiz alacak davası açabileceğinden bu husustaki itirazlar da yerinde görülmemiştir.Delillerin toplanmasından sonra mahkememizin █████/2016 tarihli oturumunda bilirkişi incelemesine karar verilmiş, elektrik mühendisi bilirkişi ibraz ettiği █████/2017 havale tarihli raporunda dosya kapsamı hakkında beyanda bulunduktan sonra sonuç olarak; Hukuk Genel Kurulu Kararlarına göre davacı şirkete ait elektrik aboneliğinden, davalılar tarafından tahsil edilen kayıp kaçak bedeli ve bu bedel üzerinden ayrıca alınan TRT payı, Enerji Fonu, Belediye Tüketim vergisi ve KDV tutarı, tahsilatı gerçekleştiren şirketlerin faaliyet dönemlerine göre; ... A.Ş KDV dahil 6.648,47-TL, ... A.Ş KDV dahil 62.908,17-TL, her iki şirketçe yapılan toplam tahsilat KDV dahil 69.556,64-TL olarak hesaplandığı, buna karşılık Yargıtay ... Hukuk Dairesinin çok sayıda kararında sadece kayıp-kaçak bedelinin değil, dağıtım bedeli, iletim bedeli, perakende satış hizmet bedeli ve sayaç okuma bedellerinin de abonelere iadesine karar verildiğini, Yargıtay ... Hukuk Dairesinin emsal kararları doğrultusunda; kayıp-kaçak bedeli ile birlikte, dağıtım bedeli, iletim bedeli, perakende satış hizmet bedeli ve sayaç okuma bedelinin de iadesine karar verilmesi halinde davacının talep edebileceği fatura bileşenlerinin KDV dahil 140.459,38-TL olarak hesaplandığını, ... A.Ş tarafından tahsil edilen kayıp-kaçak, dağıtım, iletim ve sayaç okuma bedelleri, nihai durumda ilgili mevzuat gereği ... A.Ş'ne aktarılmakta olduğunu, bu dava kapsamında davacı şirketten ... A.Ş tarafından tahsil edilen bir bedelin bulunmadığını, bu tespit ve değerlendirmelerin davanın açıldığı tarihte geçerli olan mevzuata 4628 sayılı yasa ve 6446 sayılı yasaya göre yapıldığını ancak █████/2016 tarihli 29745 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6719 sayılı "Elektrik Piyasası Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun" un 21. Maddesi ile 6446 sayılı kanunun 17. maddesine eklenen 10. Fıkra hükmü ile "Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda; tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır" düzenlemesi getirilmiş olup buna göre, EPDK tarafından çıkarılan tarifeler ile tespit edilen her türlü elektrik tüketim ve dağıtım bedellerine ilişkin olarak açılan davalarda, Mahkemelerce sadece EPDK'nın çıkardığı idari düzenlemelere uygunluk yönünden değerlendirme yapılabileceği ve genel hükümlere göre yargısal denetim yapılmasının mümkün olmadığının anlaşıldığını, dava konusu edilen dönemde ... A.Ş ve ... A.Ş tarafından davacı şirketin faturalarına yansıtılan kayıp kaçak bedeli ve diğer fatura bileşenlerinin birim fiyatları ve tutarları, EPDK tarafından düzenlenerek onaylanan elektrik tarifelerine ve EPDK'nun düzenleyici işlemlerine uygun olduğunu, davacıdan Elektrik Piyasası Düzenleme Kurulu tarafından belirlenen ve onaylanan tarifelerin dışında tahsil edilen bir bedel bulunmamakta olduğunu, rapor ekindeki kayıp-kaçak bedeli ve diğer fatura bileşenlerinin hesaplanması sırasında, ... A.Ş ve ... A.Ş tarafından davacı şirketin faturalarına yansıtılan tüm fatura bileşenleri kontrol edilerek bunların EPDK tarafından yayımlanan tarifelere uygun olduğu görüldüğünden ayrıca karşılaştırma yapılmadığını, diğer taraftan 6719 sayılı Kanunun geçici madde 20 hükmünde, "Kurul kararlarına uygun şekilde tahakkuk ettirilmiş dağıtım, sayaç okuma, perakende satış hizmeti, elitim ve kayıp-kaçak bedelleri ile iglili olarak açılmış olan her türlü ilamsız icra takibi, dava ve başvurular hakkında 17 inci madde hükümleri uygulanır" düzenlemesi yer almakta olup, buna göre 6446 sayılı kanunun 6719 sayılı Kanun ile değişik 17. Maddesinin, 6719 sayılı Kanunun yürürlüğe girdiği █████/2016 tarihinden önce açılmış olan icra takibi ve davalar hakkında da geçmişe etkili olacak şekilde uygulanacağı ve dolayısıyla 6446 sayılı Kanun'un 17. Maddesine eklenen 10. Fıkra hükmünde yer alan, "Kurum tarafından gelir ve tarife düzenlemeleri kapsamında belirlenen bedellere ilişkin olarak yapılan başvurularda ve açılan davalarda, tüketici hakem heyetleri ile mahkemelerin yetkisi, bu bedellerin, Kurumun düzenleyici işlemlerine uygunluğunun denetimi ile sınırlıdır" düzenlemesinin iş bu dava açısından uygulanmasının gerektiği ve bu çerçevede dikkate alındığı taktirde, yukarıda bahsi geçen Yargıtay kararlarında belirtildiği şekilde kayıp kaçak bedeli ile EPDK tarifelerine dayalı olarak tahsi edilen diğer elektrik bedeli kalemlerinin genel hükümlere göre yargısal denetime tabi tutulması mümkün olamayacağından, davacının iş bu dava kapsamındaki taleplerinin isabetli olmadığı sonucuna ulaşmak gerekeceği kanaatine varıldığını bildirmiştir.Davacı vekili █████/2017 tarihli rapora beyan dilekçesinde itirazlarını bildirmiş olup sonuç olarak açmış oldukları davadan sonra dava konusu alacak hakkında yasal düzenleme yapılmışsa kanunların geriye yürümezliği ilkesi gereği yapılan yeni yasal düzenlemenin davalarına etki etmeyeceği kanaatinde olduklarını, bu yasal düzenlemenin birçok yerel mahkeme tarafından Anayasa Mahkemesine taşınmış olması sebebiyle, Anayasa Mahkemesi tarafından 6719 sayılı kanun hakkında verilecek kararın bekletici mesele yapılmasını talep etmiştir.Davalı ... A.Ş vekil rapora beyan dilekçesinde sonuç olarak; 6719 sayılı yasa hükümleri göz önüne alınarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... A.Ş vekili █████/2017 tarihli rapora beyan dilekçesinde sonuç olarak; yeni yasa değişikliği konusundaki kabulü de göz önüne alınarak aleyhe hususlar konusunda itirazları doğrultusunda davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı ... A.Ş vekili █████/2017 tarihli rapora beyan dilekçesinde 6719 sayılı yasa hükümleri göz önüne alınarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.Dava, davacının aboneliği sebebiyle düzenlenen faturalarda fazladan tahsil edildiği iddia edilen kayıp kaçak bedeli ve diğer bileşenlerin tahsili için açılan istirdat davasıdır.Toplanan deliller, bütün dosya kapsamı ve alınan bilirkişi raporuna göre; davacının davalı ... A.Ş ve ... A.Ş'nin abonesi olduğu, abonelik kapsamında elektrik enerjisi kullandığını, kullanılan elektrik enerjisi kapsamında davalı şirket tarafından faturaların düzenlendiği, fatura kapsamında EPDK tarifesinde belirtilen fatura bileşenlerinin yer aldığı, rapor kapsamına göre ve Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun █████/2014 tarih ... E ... sayılı kararı kapsamına göre davacının KDV dahil 69.556,64-TL, Yargıtay ... Hukuk Dairesinin emsal kararlarına göre KDV dahil 140.459,38-TL alacağının hesaplandığı ancak yargılama aşamasında 6446 sayılı yasada yapılan değişiklik ile ilgili yasanın 17. maddesinin değiştirildiği ve geçici 20. maddesinin eklenmiş olduğu, 17. maddesinin Enerji şirketlerinin fatura düzenlemede EPDK tarifesine uymaları gerektiği ve mahkemelerce yapılacak yargılamada da fatura kapsamının EPDK tarifesine uygunluğunun esas alınması gerektiği yerindelik denetiminin yapılmasının söz konusu olmayacağının belirtilmiş olduğu, geçici 20. maddede değişik 17. maddenin açılmış ve açılacak davalarda uygulanmasının öngörüldüğü, bu sebeple yargılama aşamasında yapılan değişiklik sebebiyle değişikliğin açılan bu davada da uygunması gerektiği, alınan ek raporda davalı şirketin düzenlemiş olduğu faturalar ve bu kapsamda yapmış olduğu tahsilatın EPDK tarifesine aykırılığının bulunmadığını ve bu sebeple davacının davalı şirketten alacağının oluşmadığı, davanın açılması aşamasında davacı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu ve bu kararı destekleyen diğer hukuk dairelerinin ilgili kararlarını benimseyerek davanın açıldığı, alınan esas raporla davacının alacaklı olduğunun belirlendiği ancak yasa değişikliği sebebiyle davacının alacaklılık durumu sona ermiş olup alacağı talep etmesi mümkün olmadığı, davacı vekili 6446 sayılı yasanın geçici 20. Maddesinin iptali için Anayasa mahkemesine başvurulduğunu ve ayrıca 6446 sayılı yasada değişiklik yapan 6719 sayılı yasanın 21. Maddesinin ve 26. Madde ile düzenlenen geçici 20. Maddenin Anayasaya aykırı olduğunu belirtmiş ise de Anayasa Mahkemesince 6446 sayılı yasanın değişik 17. Maddesinde ve geçici 20. Maddesi ile ilgili yürürlüğün durdurulması kararını vermediği ve ayrıca Anayasanın 153. maddesine göre Anayasa mahkemesi kararlarının geriye yürümediği bu sebeple 6446 sayılı yasanın değişik 17. Maddesi ve geçici 20. Maddesinin █████/2016 tarihinde yürürlüğe girdiği, ilgili maddeler gereğince 6446 sayılı yasanın 17 ve 20. Maddelerinin açılan ve görülmekte olan davalara uygulanması gerektiği, uygulanmasını engelleyen herhangi bir durum söz konusu olmadığından davacı vekilinin Anayasaya aykırılık iddiası bu aşamada değerlendirilmemiş ve Anayasaya mahkemesinde açılan iptal davaları bekletici mesele sayılmamış olup davacının elinde olmayan sebeple dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerekçeye göre;1-Dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına,2-Alınması lazım gelen 35,90-TL harçtan peşin alınan 256,17-TL'nin mahsubu ile fazla yatan 220,27-TL'nin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,3-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirmiş olduğundan karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 6. Maddesine göre 2.180-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,4-Davacı tarafından yapılan ilk masraf 31,80-TL, 24 davetiye gideri 267-TL, 4 müzekkere gideri 23,10-TL, bilirkişi ücreti 600-TL toplamı 921,90-TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,Dair davacı vekili ile davalı vekillerinin yüzlerine karşı tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2018Katip ...e-imzalıHakim ...e-imzalı