Anahtar kelimeler: Basımını Sürüncemede Kitapların Ekstresinde Ödememesi Sipariş Davalıborçlunun Davalıborçlu Emrine Ferilerine

T.C.
İSTANBUL8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ████████KARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptaliDAVA TARİHİ
: █████/2022KARAR TARİHİ
: █████/2026GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:DAVA VE İSTEM
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile davalı arasında ticari ilişki mevcut olduğunu, bu ilişki çerçevesinde müvekkil şirketin davalı yanın sipariş etmiş olduğu faturalarda belirtilen tüm kitapların basımını yaparak kendilerine sattığını, davalı/borçlunun cari hesap ekstresinde görülmekte olan 339.529,57 TL bakiye borcunu ödememesi üzerine ... 6. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, ancak davalı/borçlu tarafından takibin 219.850,00-TL' lik kısmı için haksız bir şekilde ödeme emrine, borca, faize, faiz oranına ve ferilerine itiraz edildiğini ve borcun 219.850,00-TL'lik kısmı için takip durdurulduğunu, davalının yaptığı kısmi itirazın haksız , kötü niyetli ve takibi sürüncemede bırakmaya yönelik olduğunu belirterek, açıklanan nedenlerle; davanın kabulü ile ... 6. İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasına yapılan haksız ve kötü niyetli itirazın iptali ile talep edilen faiz ile birlikte takibin devamına, yargılama giderleri ve yasal vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine dair karar verilmesini talep ve dava etmiştir.CEVAP
:Davalı tarafından yasal süresi içerisinde cevap dilekçesinin sunulmadığı ve süresinden sonra sunulan beyan dilekçesinde özetle; Müvekkil şirket ile davacı arasındaki ticari ilişkinin █████/2021 tarihli yayın sözleşmesi kapsamında olduğunu, iş bu sözleşmenin konusunun ... bünyesinde yer alan özel okul ve kurslarda okutulacak yayınların müvekkil şirket adı altında basılacak olan anlatımlı soru bankası kitaplarının, deneme testlerinin ve diğer testlerin basılması ve satılması işini kapsadığını, davacı şirketin talep edilen tüm kitapları süresinde eksiksiz olarak sözleşmede ön görülen sürelerde müvekkili şirkete teslim etmediğini, davacı tarafından ürünlerin çoğu ███████-10 ve 11. Aylarda █████/2021 tarihine kadar aralıklarla teslim edildiğini, süresinde teslim edilmeyen ve bu sebeple de satılamayan 122.693.67 TL tutarında ürün için █████/2022 ve █████/20222 tarihli iade faturalar düzenlendiğini, ürünlerin nakliye firması ile teslim edilmek istendiğini ancak davacının ...’in iade ürünleri teslim almadığını, taraflar arasında yapılan sözleşmeye göre satışı yapılan ürünlerde %67 iskonto uygulanacak ve aradaki fark ...'nin hizmet bedeli-ücret alacağı olarak kararlaştırıldığını, müvekkil şirketin icra takip tarihine kadar satışı yapılan ürünler için davacı şirkete teslim ettiği 599.436,99 TL'lik evrakla ilgili ödemeden dolayı davacı şirketten 103.807,45 TL hak edişi bulunduğunu, davacı şirketin █████/2021 tarihinde ... 6. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı dosyası ile cari hesap ekstresi üzerinden 339.529,57 TL tutarında icra takibi başlattığını, dolayısı ile icra takibi ile davacı şirket 122.693.67 TL'si iade ürün ve 103.807,45 TL'si hak ediş olmak üzere 226.501,12 TL fazladan alacak talep ettiğini, ancak icra takip tarihi itibari ile davacı şirketin müvekkil şirketten toplam alacağı 119.679,57 TL olup bu borcun da müvekkil şirket tarafından icra takip dosyasına yatırıldığını, bu hali ile davalı borçlu müvekkil şirket, davacı alacaklıdan alacaklı konumunda olduğunu, müvekkil şirket aleyhine açılan haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.DELİLLER
:Dosyada delil olarak; dava dilekçesi ve ekleri, cevap dilekçesi ve ekleri, taraflar arasında akdedilen yayın sözleşmesi, fatura, kargo kayıtları, BA/BS formları, ... 6.İcra Müdürlüğünün... esas sayılı dosya Uyap mündericatı, arabulculuk son tutanağı, bilirkişi kök ve ek raporları ile tüm dosya kapsamı...... 6.İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı icra dosyası incelenmekle; Alacaklının davamızın davacısı, borçlunun davamızın davalısı olduğu, taraflar arasındaki ticari ilişkiden kaynaklanan cari hesaba dayalı olarak davacı -alacaklı tarafından, davalı-borçlu aleyhine 339.529,57 TL alacağın tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlatıldığı, ödeme emrinin davalı - borçluya █████/2022 tarihinde tebliğ edildiği ve davalı -borçlu tarafından █████/2022 tarihinde borcun 219,.850,00 TL'lik kısmı için ödeme emrine, borca, faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz edildiği ve █████/2023 tarihinde takibin durduğu görüldü.Dava konusu edilen malzemenin teslimine ilişkin dava dışı ...'in malların akıbeti hakkında beyanları alınmıştır.Dava konusu malın teslim işlemini gerçekleştiren firma yetkilisi ... duruşmada; " Şirket benim üzerimedir ancak tüm nakliye işlemlerini oğlum ... yapmaktadır, benim taşımacılık işlemleri ile ilgili bilgim yoktur, ondan sorulsun " şeklinde beyanda bulunmuştur.Dava dışı ... firma yetkilisi ... duruşmada; "Bana göstermiş olduğunuz kargo teslim tutanağı arkasında yer alan "12.1.2022" tarih ve arka sayfadaki tutanakta belirtilen ürünler ... tarafından teslim alınmamıştır" yazısı ve altındaki kaşe bana ve şirketimize aittir, topkapı'da bulunan kale iş merkezinde bulunan nakliyeci bir arkadaşım bu işi bana yönlendirdi,bir arkadaşımla beraber gittik, 3 palet kitabı ben kamyonuma yükledim, ...'da bulunan tandem yayıncılığa götürdüm, ben 3 paleti indirdim, firma teslim aldı, diğer arkadaşımın kamyonunda yüklü olan 2 palet kitap ... tarafından teslim alınmadı, arkadaşım kale iş merkezine geri götürdü, geri götürülünce orada tutanak bu şekilde tutuldu, üzerinden zaman geçtiği için benim teslim ettiğim 3 paleti neden yazmadıklarını hatırlamıyorum , ben kamyonuma yüklü 3 paleti kesinlikle tandem yayıncılığa teslim ettim, diğer 2 paleti neden teslim almadıklarını bilmiyorum, hatırladığım kadarıyla paletlerin büyüklüğü eşitti, içlerinde kaç kitap olduğunu bilmiyorum, biz kamyonlara eşyayı yüklerken ... firması karşı tarafın malzemeyi almama ihtimalini olabileceğini söylemişlerdi o zamanda sorunlu bir iş olabileceği için canım sıkılmıştı, diğer arkadaşım kamyondaki malzemeyi firmaya götürüp teslim etti, diğer arkadaşım basit usulde vergiye tabi olduğu için fatura kesemiyordu, bu nedenle 2 kamyon toplam 700 TL faturayı ben kestim, tutanağı da bu yüzden ben imzaladım" şeklinde beyanda bulunmuştur.Taraf delilleri toplanmış, taraflar arasında akdedilen sözleşme, dava konusu icra dosyası uyap kayıtları dosyamız arasına alınmış, tarafların 2024 yılına ait BA-BS formları celp edilmiş, Mahkememizce bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.SMMM bilirkişi ...'den alınan █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "1) Davacı firmaya ait ibraz edilen ticari defterlerin usulüne uygun düzenlenmiş olduğu, 2) Davacı firma ticari defter kayıtlarına göre bildirimde bulunduğu Form Ba-Bs ile Davalı tarafın bildirimde bulunduğu Form Ba-Bs bildirimlerinin birbiri ile uyumlu olduğu,3) Davacı firma ticari defter kayıtlarına göre takip tarihi itibari ile Davalı firmadan 396.744,37 TL Alacaklı olduğu, Davalı firma ticari defter kayıtlarına göre Davacı firma ticari defter kayıtlarında bulunmayan Davalı firma tarafından tarafından yapılan toplamda 157.642,36 TL ödeme sonrasında Davacı firma Alacağının 2022 yılı sonu itibari ile 239.102,01 TL olduğu, Buna karşın, dosyaya sunulan delillerin ve ibraz edilen belgelerin hukuki değerlendirmesi ve nihai takdir Sayın Mahkeme’de olduğundan, Davalı firma tarafından dosyaya sunulan 2 adet iade faturası ile Hakediş Alacağı tahakkukunun Sayın Mahkeme tarafından kabulü halinde ;3.1) Davalı firma ticari defter kayıtlarına göre Davacı firma adına düzenlenen ve Davacı firma ticari defter kayıtlarında bulunmayan toplamda 122.693,67 TL tutarında 2 adet iade faturasının mahsubu sonrasında Davacı firma Alacağının 2022 yılı sonu itibari ile 116.408,34 TL olduğu,3.2) Davalı firma ticari defter kayıtlarına göre Davacı firma adına faturası düzenlenmemiş hesaba mahsuben tahakkuk ettirilen toplamda 103.897,46 TL Hakediş mahsubu sonrasında Davacı firma Alacağının 2022 yılı sonu itibari ile 12.600,88 TL olduğu" şeklinde raporun ibraz edildiği anlaşılmıştır.Bilirkişi raporu usulüne uygun olarak taraflara tebliğ edilmiş, Mahkememizin █████/2023 tarihli duruşmasında dosyaya sözleşme ve hesap alanında uzman bilirkişi eklenerek davalının sözleşme nedeniyle hak edişinin bulunup bulunmadığı varsa miktarının tespiti bakımından ek rapor tanzim etmek üzere bilirkişi heyetine tevdiine karar verilmiş ve SMMM... ile Hukukçu ...'dan alınan █████/2024 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "Yanlar arasında 10.08.2021 tarihinde yayın sözleşmesi akdedilmiştir.Taraflar arasındaki akdi ilişki 2021 yılında başlamış 31.12.2022 tarihi itibari ile hitam bulmuştur. Davacının Yayın sözleşmesine riayet etmemesi nedeni ile ürünlerin zamanında teslim edilmemesi nedeni ile iade 12.693,67 TL tutarında 2 adet iade fatura düzenlenmiş. Ancak iş bu faturalar davacı yanca kabul edilmeyen teslim ve tesellümü gerçekleşmemiştir. İade edilen ürünler ... tarafından nereye ve kime teslim edildiğinin akıbeti belli değildir. Akıbetin araştırılması gerektiği, Yayın sözleşmesinin 5/b fıkrası uyarınca teslim edilen ve satılan ürünler nedeni ile % 67 oranında 103.807,57 TL tutarında hak ediş tahakkuk ettirilmiş iş bu miktarda davacının kayıtlarında yer almamaktadır. Sayın Mahkemenin davalının zamanında teslim edilmeyen ve satılmayan ürünlerin iadesi ile ilgili 122.693,67 TL tutarındaki iade faturası ve 103.807,57 tutarındaki hak ediş miktarının dikkate alınması halinde takibe esas olan 339.529,57 TL tutarındaki miktardan mahsubu halinde bakiye 113.028,33 TL harçlarla birlikte 119.679,57 TL icra doyasına yatırılmakla davacının bakiye alacağının kalmadığı" şeklinde raporun ibraz edildiği anlaşılmıştır.Mahkememizin █████/2025 tarihli duruşmasında davalının hakediş alacağının bulunduğuna dair savunmaları ile davacının buna iilişkin itirazları ile, taraflar arasında daha önce hakediş ödemelerinin yapılış usulünün ve niteliğinin incelenmesi ile hakediş nedeniyle daha önce düzenlenmiş fatura bulunup bulunmadığının değerlendirilmesi ve sözleşme kapsamında yer alan hesaplama yöntemine göre davacının teslim edilen/satışı yapılan ürünlere göre hakedişinin bulunup bulunmadığı ile miktarının hesaplanması amacıyla hukukçu bilirkişiden ek rapor alınmasına karar verilmiş ve Bilirkişi...'dan alınan █████/2025 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "...Davacının Yayın sözleşmesine riayet etmemesi nedeni ile ürünlein zamanında teslim edilmemesi nedeni ile iade 122.693,67 TL tutarında 2 adet iade faturası düzenlenmiş. Ancak iş bu faturalar davacı yanca kabul edilmeyen teslim ve tesellümü gerçekleşmemiştir. İade edilen ürünler ... tarafından nereye ve kime teslim edildiğinin akıbeti belli değildir . Akıbetinin araştırılması gerektiği, ispat külfeti davalı yana düşmektedir. Yayın sözleşmesinin 5/b fıkrası uyarınca teslim edilen ve satılan ürünler nedeni ile %67 oranında 103.807,57 TL tutarında hakediş tahakkuk ettirilmiş iş bu miktarda her iki tarafında kayıtlarında yer almamaktadır. Ancak iş tahakkuklar taraflar arasındaki sözleşmenin 5/b maddesi uyarınca teammül halini almıştır. Takdiri sayın mahkemenindir. Sayın Mahkemenin davalının zamanında teslim edilmeyen ve satılmayan ürünlerin iadesi ile ilgili 122.693,67 TL tutarındaki iade faturası ve ürünlerin akıbeti belirsiz olup ispatı davalı yanca düşmektedir. 103.807,57 TL tutarındaki hak ediş faturası tanzim edilmediği gibi he iki tarafından kayıtlarında yer almamaktadır. Teamül halini almış faturanın tahakkukunun gerekebileceği kanaat oluşturmuştur. Takdir sayın mahkemenindir. İade edilen faturalar ve ürünlerin teslim ve tesellümü ile ilgili akıbetinin belirsizliği , kabulü halinde ve teamül halini almış hak edişler ile ilgili faturanın tanzimi halinde 119.679,57 TL icra dosyasına yatırılmakla bakiye alacağının kalmadığı sayın mahkemenin takdirindedir" şeklinde raporun ibraz edildiği anlaşılmıştır.GEREKÇE
:Dava, taraflar arasında akdedilen yayın sözleşmesinden kaynaklanan cari hesap alacağının tahsili amacıyla ... 6.İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasından başlatılan icra takibine itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemlerine ilişkindir.Davacının ilgili icra dosyasındaki alacak iddiasının, davalı ile aralarındaki ticari ilişki kapsamında kesilen faturadan kaynaklandığı ileri sürülen alacak yönünde olduğu,Davalının savunmasının ise, söz konusu takip miktarı kadar alacağının bulunmadığı, davacının sözleşmeye aykırı davrandığı, zamanında teslim edilmeyen ürünlerin davacıya iade edildiği, buna ilişkin iade faturasının düzenlenildiği, ayrıca davacının ürünlere ait faturalara iskonto uygulamaması nedeni ile fazla talepte bulunduğu şeklinde olmakla;Taraflar Arasındaki Uyuşmazlık Hususunun; Davacının davalıdan alacaklı olup olmadığı, ticari defterlerin taraflar lehine delil oluşturup oluşturmayacağı, teslime ilişkin iddianın yerinde olup olmadığı, iskonto işleminin uygulanıp uygulanmayacağı ve davacının alacaklı olması halinde ne kadar alacaklı olduğu hususlarında toplandığı anlaşılmıştır.Davacı tarafından cari hesap ekstresi, ticari defter ve kayıtları ile arabuluculuk tutanağı, davalı tarafından da ticari defter ve kayıtları ibraz olunmuş; dava konusu takip dosyası dosyamız arasına alınmıştır.Davacının takibin devamını talep ettiği ... 6.İcra Müdürlüğü'nün ...esas sayılı icra takip dosyasında, taraflar arasındaki ticari ilişkiden doğan cari hesap alacağı nedeniyle 339.529,57 TL alacak talebinde bulunduğu, söz konusu ödeme emrinin davalı-borçluya █████/2022 tarihinde tebliğ edildiği ve davalı-borçlu tarafından █████/2022 tarihinde borcun 219.850,00 TL'lik kısmı için ödeme emrine, borca, faize, faiz oranına ve tüm ferilerine itiraz edildiği ve █████/2023 tarihinde takibin durduğu anlaşılmıştır.2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 67/1 hükmü "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir." şeklinde düzenlenmiştir.Davacı tarafından █████/2022 tarihinde itirazın iptali davası açılmıştır.Davalı tarafından icra takibine yapılan itiraz neticesinde takibin durduğuna ilişkin kararın davacıya tebliğ edilmemesi nedeni ile hak düşürücü sürenin işlemeye başlamadığı anlaşılmış olup davacı tarafından açılan davanın anılan düzenleme karşısında yasal süresi içinde açıldığı anlaşılmıştır.Dava itirazın iptali davası olup, itirazın iptali davalarında kural olarak ispat külfeti öncelikli olarak davacı alacaklı tarafa ait olup, taraflar arasındaki ilişkinin ve alacağın varlığının ispatlanması gerekmektedir. Bu ispat yerine getirildiği takdirde ispat külfeti davalı borçlu tarafa geçecek ve borcun istenebilir olmadığını, ödendiği hususlarını ispat etmesi gerekecektir.Ticari defterlerin ibrazı ve delil olması başlıklı 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) hükümlerine göre: Mahkeme, ticari davalarda tarafların ticari defterlerinin ibrazına kendiliğinden veya taraflardan birinin talebi üzerine karar verebilir (HMK 222/1). Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır (HMK 222/2).Bu şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın 2. Fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi halinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz (HMK 222/3). Açılış veya kapanış onayları bulunmayan ve içerdiği kayıtlar birbirini doğrulamayan ticari defter kayıtları, sahibi aleyhine delil olur (HMK 222/4).TTK'nun 21/2 maddesine göre, bir fatura alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeri kabul etmiş sayılır.Yargıtay içtihatlarında da vurgulandığı üzere, bir faturayı alan kişi aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde faturanın içerdiği bilgilere itiraz etme hakkına sahiptir. Aksi taktirde faturanın içeriğini kabul etmiş sayılır. Bu hüküm, fatura içeriğinden kabul edilen hususlara ilişkin olarak, faturayı düzenleyenin lehine, adına fatura düzenlenenin aleyhine bir karine getirmektedir. Bu karine, faturanın ispat gücüne yönelik bir düzenlemeyi ortaya koymaktadır. Diğer anlatımla, fatura, düzenleyen aleyhine delil olduğu gibi, kendisi faturayı düzenlemediği halde tebliğinden itibaren sekiz gün içinde itiraz etmeyen aleyhine de delil olabilecektir. Faturanın adına tanzim edilen aleyhine ispat vasıtası olması, yani, faturayı alan kişinin fatura kendinden sadır olmamakla birlikte aleyhine delil teşkil etmesi TTK'nın 21. maddesinin 2. fıkrasında düzenlenen ve yukarıda ayrıntısı açıklanan bu karineden kaynaklanmaktadır. İşin bedeli sözleşme kurulurken kararlaştırılmış olup, fatura ise bu aşama ile ilgili değil, ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Fatura öncesinde taraflar arasında borç doğurucu hukuki ilişkinin bulunması, faturanın da bu ilişki nedeniyle düzenlenmiş olması gerekir. Faturayı alan (faturayı defterlerine kaydetmemesi koşulu ile) akdi ilişkiyi inkâr ettiğinde, faturayı gönderenin önce akdi ilişkiyi kanıtlaması gerekir.Fatura, sözleşmenin kurulması safhasıyla ilgili olmayıp ifasına ilişkin olduğundan öncelikle temel bir borç ilişkisinin bulunması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın 21. maddesinin 2 ve 3. fıkrasındaki karine aksi ispat edilebilen adi bir karinedir. 2. fıkra gereği sekiz gün içinde faturaya itiraz edilmesi durumunda fatura içeriğinin doğru olduğunu faturayı düzenleyen tacirin ispat etmesi gerekir. Taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge gerçek anlamda fatura olarak kabul edilemez. Bu belge belki icap olarak kabul edilebilir ki, buna itiraz edilmemesi, anılan 21/2. madde hükmü anlamında sonuç doğurmaz. Öte yandan, sadece faturanın tebliğ edilmiş olması akdi ilişkinin varlığını ispatlamaz. Karşı tarafın akdi ilişkiyi inkâr etmesi halinde tacir, öncelikle akdi ilişkiyi başkaca delillerle ispatlamalıdır. Akdi ilişkinin ispatlanamaması halinde faturanın anılan fonksiyonundan yararlanma imkânı yoktur. Faturanın ispat aracı olması, ancak niteliği gereği faturaya geçirilmesi gereken bilgiler (olağan içerik) hakkında geçerlidir.Sözleşmenin ifa safhasıyla ilgili olarak düzenlenen faturanın şekli ve kapsamının ne olması gerektiği konusunda, Türk Ticaret Kanunu'nda özel bir hüküm bulunmamakta, anılan Yasa'nın 21. maddesinde neyi ifade ettiği açıklanmaksızın faturanın içeriğinden söz edilmektedir. Faturanın zorunlu içeriği ve şekil şartlarına ilişkin ayrıntılı düzenleme Vergi Usul Kanunu'nda yer almaktadır. Faturanın olağan içeriği, akdin ifası ile ilgili hususlarla sınırlıdır (VUK'nın m. 230). Dolayısıyla, faturanın içeriği, faturanın bu temel niteliğine uygun olmadığı takdirde, sekiz günlük itiraz süresinin geçirilmesi bu hususları yazılı delil haline getirmez. Faturaya itiraz, faturanın teslim alındığı tarihten itibaren sekiz gün içinde yapılmalıdır. İtirazın sekiz gün içinde karşı tarafa varması şart değildir. Sekiz günlük süre, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi değildir. Sadece ispat yükünün yer değiştirmesi açısından önem taşır. Sekiz günlük süre içinde itiraz edildiği taktirde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunu ispat külfeti faturayı veren tarafa ait iken, sekiz günlük sürenin geçmesinden sonra itiraz edilmesi halinde, fatura içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığını ispat külfeti faturayı alan tarafa ait olur. Faturayı alan her türlü delille bu külfeti yerine getirebilir.Yapılan Yargılama Neticesinde Tüm Dosya Kapsamı Birlikte Değerlendirildiğinde;Davacı ile davalı arasında █████/2021 tarihinde Yayın Sözleşmesi'nin imzalandığı, sözleşme uyarınca davacının yayın satan davalının ise yayın satın alan konumunda bulunduğu, sözleşmenin konusunun ... bünyesinde yer alan özel okul ve kurslarda okutulacak yayınların... KURUMLARI, ... adı altında basılacak olan konu anlatımlı soru bankası kitaplarının deneme testlerinin ve diğer testlerinin basılması ve satılması işini kapsadığı, sözleşme süresinin 1 yıl olduğu, sözleşmeye göre ürünlerinin tesliminin tamamının █████/2021 tarihinde gerçekleşeceğinin kabul edildiği ve davacının ürünlerin satışında davalıya %67 oranında iskonto uygulayacağının kararlaştırıldığı anlaşılmıştır.Dava dilekçesinin davalıya usulüne uygun olarak tebliğ edilmesine rağmen davalının süresi içerisinde cevap dilekçesi sunmadığı, bu kapsamda inkar mahiyetinde savunmada bulunabileceği ve bu kapsamdaki delillerine itibar edilip değerlendirilebileceği anlaşılmıştır.Davacının davalı hakkında toplam 339.529,57 TL alacak talebinde bulunduğu, davalının ise bu alacağın 219.850,00 TL 'sine itiraz ettiği, 119.679,57 TL alacağı ise itirazının bulunmadığı anlaşılmaktadır.Davalının itirazına konu alacak bakımından savunmalarının iki özet başlık altında toplandığı, bunlardan ilkinin, davacının dava konusu malları zamanında teslim etmemesi nedeni ile ürünlerin satışını gerçekleştiremediği, bu kapsamda sözleşmede yazılı bulunan teslim tarihi █████/2021 tarihinden sonra teslim edilen toplam 122.693,67 TL alacak bakımından ürünlerin davacıya iade edildiği ve iade faturasının düzenlendiği şeklinde olmakla;Dosyamız arasına sunulan kargo teslim tutanakları uyarınca, davalı tarafından █████/2022 tarihinde toplam 7 paket halinde dava konusu ürünlerin bir kısmının davacıya iadesinin sağlandığı fakat söz konusu ürünlerin davacı tarafından teslim alınmadığı, buna ilişkin kargo taşıma işini gerçekleştiren ...ve ...'in dinlenildiği, ilgili kişilerinde ürünlerin davacıya teslim edilmek üzere götürüldüğü fakat davacı tarafından 3 paket dışındaki diğer ürünlerin teslim alınmadığı şeklinde beyanda bulundukları, bu kapsamda davacının icra takibine konu alacak bakımından dava konusu ürünlerin tamamını sözleşmede yazılı bulunan tarihte davalıya teslim ettiğini ispat edemediği ve buna ilişkin delil sunamadığı, davalının ürünlerin iadesi talebinde haklı olduğu ve ürünlerin iadesine yönelik ürünlerin davacıya ulaşması için kargoya verilmesine rağmen davacının kendi kusur ve ihmali nedeni ile ürünleri teslim almadığı anlaşıldığından davalının iade edilen ürünlere ilişkin düzenlediği iade faturası dikkate alınarak davacının 122.693,67 TL alacak talebinin yerinde olmadığı kanaatine varılmıştır.Davalının itirazlarının ikincisinin ise, taraflar arasındaki sözleşmede dava konusu ürünlerin davalıya satımı esnasında %67 oranında iskonto uygulanacağı ve bu miktar üzerinden davalının ürünleri üçüncü kişilere satacağı şeklinde hüküm bulunduğundan davacıdan 103.807,45 TL miktar bakımından iskonto alacağının olduğu şeklinde olmakla;Taraflar arasında kararlaştırılan sözleşmenin 5. Maddesinin "Madde 5 – ÖDEME(a) ..., ..., ...şubelerine ve ... Yayınlarının satış yaptığı 3. kurumlara ... fatura ederek teslim ettiği ürünlerin ödemesini nakit, çek veya senet olarak alacaktır.(b) ...’ın özel okullar, devlet okulları ve kurslara pazarladığı ürünlerin %67 iskonto oranıyla ...’ye verecektir. Satışı gerçekleşen ürünlerin alıcılara (üçüncü kişilere) fatura edildiği tutar ile %67 iskonto oranı uygulanmış tutar arasındaki fark ...’ın ücret alacağı olarak tahakkuk eder. Başka bir deyişle ..’den %67 indirimle temin ettiği ürünleri kendi belirleyeceği fiyatlarla üçüncü kişilere pazarlayacak ve satacak, aradaki fark...’nin hizmet bedeli ücreti olacaktır. Tahakkuk eden bedel-ücret ...tarafından, ...’ın talebi oranında kısmen kağıt ve matbaa işlemleri biçiminde ayni olarak, kalan kısmı nakit, çek ve senet vermek sureti ile ödenecektir. Bu ödeme...tarafından satışı yapılan kurumlardan ödeme alındıkça (çek ve senetler gününde tahsil edilip nakde döndükten sonra) aylık mahsuplaşma şeklinde yapılacaktır. Ödemesini yapmayan 3. Kurumlar için ...bu kurumlara karşı hukuki süreç başlatabilecektir. Ödemesini yapmayan 3. Kurumlardan ... yukarıda belirtilen şekilde ortaya çıkacak alacağından vazgeçer." şeklinde kabul edildiği görülmektedir.Bu kapsamda dosyamız arasına alınan SMMM bilirkişi tarafından davacı ve davalı ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme neticesinde, ilgili dönemde davacı tarafından taraflar arasındaki sözleşmenin 5/b fıkrası uyarınca davalıya satışı yapılan ürünlerin 1.419.745,55 TL tutarındaki satışın iskontolu fiyatı üzerinden 599.436,99 TL'yi alacak olarak kaydetmesi gerektiği, yine 5/b maddesi uyarınca bu miktar üzerinden %67 oranında iskonto uygulandığında ise 468.519,03 TL'yi davacının alacak olarak kaydetmesi gerektiği, fakat davacının alacak kaydı olarak %67 oranında uygulanması gereken iskonto uygulanmadan alacak kaydının yapılması nedeni ile davalının sözleşme kapsamında 103.807,45 KTL hak ediş tutarının bulunduğu anlaşıldığından davacı tarafından bu miktar bakımından talep edilen alacağın yerinde olmadığı anlaşılmıştır.Netice olarak tarafların ticari defterleri üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi neticesinde davacının davalıdan talep ettiği 339.529,57 TL alacak talebi bakımından davalının teslimi gerçekleşmeyen ürünlere ilişin düzenlediği 122.693,67 TL iade faturası ile iskontolu tutarın eksik gösterilmesi nedeni ile 103.807,45 TL hak ediş tutarı bakımından davalıdan alacağının bulunmadığı, söz konusu alacak kalemlerinin toplam 226.501,12 TL'ye tekabül ettiği, talep edilen toplam alacaktan bu miktar kısımın çıkarılması halinde (339.529,57 TL-226.501,12 TL) davacının davalıdan 113.028,45 TL alacağının bulunduğu, davalının ise 119.679,57 TL'yi kabul edip itirazda bulunmadığı anlaşıldığından davacının davalıdan alacağının kalmaması nedeni ile fazlasına yönelik talep edilen miktar bakımından davacı tarafından ispatlanamayan davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Davanın REDDİNE,Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının peşin alınan 3.754,49 TL harçtan mahsubu ile bakiye harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,Davacı tarafında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.120,00-TL arabuluculuk giderinin davacıdan alınarak Hazineye İrat Kaydına,Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesap ve takdir edilen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine ,6100 sayılı HMK'nun 333.maddesi uyarınca hüküm kesinleştikten sonra artan gider avansının yatırına iadesine,HMK Yönetmeliğinin 58/1. Maddesi gereğince taraflardan birinin talebi üzerine kararın ve hükmün taraflara tebliğe çıkartılmasına,Dair davacı vekili ile davalı vekilinin yüzüne karşı verilen kararda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık yasal süre içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Daireleri nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.27.02.2026KATİPe-imzalıdırHAKİMe-imzalıdır