Anahtar kelimeler: Parti Dernek Netice Süreç Siyasi Vakıf Edenin Meslek Kararıyla Neticesinde
11. Ceza Dairesi         █████████ E.  ,  ██████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ:Ceza Dairesi

SAYISI
: █████████ E., █████████ K.
HÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddi kararı
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün gerekçe bölümünde açıklanan nedenle temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, hükmolunan netice ceza miktarı dikkate alınarak 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı CMK’nın 299/1 maddesi gereği reddine karar verilmiştir.
I. HUKUKİ SÜREÇ
1. ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 21.01.2021 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararıyla sanık hakkında; kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan yapılan yargılama neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 223/2-(a) maddesi uyarınca beraat kararı verilmiştir.
2. ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 28.12.2021 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik katılan vekilinin istinaf başvuruları üzerine özetle; toplanan delillerin duruşmada okunmaması suretiyle verilen beraat kararının, 5271 sayılı CMK'nın 289/1-(i) maddesinde yer verilen "Hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanması" sebebine ilişkin kesin hukuka aykırılık nedeni teşkil ettiği ve sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulması gerekirken beraat kararı verildiği gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi hükmünün bozulmasına, kesin olarak, karar verilmiştir.
3. ... 4. Ağır Ceza Mahkemesinin, 09.03.2023 tarihli ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla sanık hakkında; kamu kurum ve kuruluşlarının, kamu meslek kuruluşlarının, siyasi parti, vakıf veya dernek tüzel kişiliklerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçundan 5237 sayılı TCK'nın 158/1-d, 52/2-4 ve 53/1 maddeleri uyarınca 5 yıl hapis ve 60.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, taksitlendirmeye ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.
4. ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 18.10.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin istinaf başvurularının, 5271 sayılı CMK'nın 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ
1. Sanık Müdafiinin Temyiz Sebepleri
Sanık hakkında kurulan mahkûmiyet hükmünün gerekçeden yoksun olduğuna, atılı suçun yasal unsurlarının oluşmadığına, delillerin takdirinde yanılgıya düşüldüğüne, sanık lehine olan delillerin ele alınmadığına, Cumhuriyet savcısının sanık lehine olan istinaf isteminin sanık yararına değerlendirilmediğine, maddi gerçeğin ortaya çıkarılmadığına, sanığın sosyo-kültürel seviyesinin atılı suçu işlemeye uygun olmadığına, mahkûmiyet hükmünün bozulması talebine ilişkindir.
2. Değerlendirme ve Gerekçe
5271 sayılı CMK’nın 280/1 maddesinin (e) ve (f) bentlerinde Bölge Adliye Mahkemelerinin duruşma açmaksızın hükmün bozulmasına karar verebileceği hâllerin sınırlı olarak sayıldığı, buna göre;
'' e) İlk derece mahkemesinin kararında 289 uncu maddenin birinci fıkrasının (g) ve (h) bentleri hariç (g- Hükmün 230 uncu madde gereğince gerekçeyi içermemesi. h- Hüküm için önemli olan hususlarda mahkeme kararı ile savunma hakkının sınırlandırılmış olması) diğer bentlerinde belirtilen bir hukuka aykırılık nedeninin bulunması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine,
f) Soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmediğinin veya önödeme ve uzlaştırma usulünün uygulanmadığının anlaşılması ya da davanın ilk derece mahkemesinde görülmekte olan bir dava ile birlikte yürütülmesinin zorunlu olması hâlinde hükmün bozulmasına ve dosyanın yeniden incelenmek ve hükmolunmak üzere hükmü bozulan ilk derece mahkemesine veya kendi yargı çevresinde uygun göreceği diğer bir ilk derece mahkemesine gönderilmesine.... karar verilir.'' Şeklinde ifade edildiği belirlenmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin inceleme konusu karara dayanak teşkil eden bozma ilâmının, esas yönünden sanık hakkında beraat yerine mahkûmiyet hükmü kurulması gerektiğine; usul yönünden ise 5271 sayılı CMK'nın 289/1-(i) maddesinde; "Hükmün hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delile dayanması" şeklinde belirtilen kesin hukuka aykırılık sebebine dayandırıldığı saptanmakla yapılan değerlendirme neticesinde; Bölge Adliye Mahkemesince, sanık hakkında İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan beraat hükmüne esas alınan delillerin 5271 sayılı CMK’nın 217. maddesi uyarınca kovuşturma evresinde duruşmada okunmaması dışında herhangi bir hukuka aykırılık bulunmadığı ve usul yönünden bozma nedeninin münhasıran bu eksiklikten ibaret olduğu açıklandıktan sonra, söz konusu usuli hatanın beraat hükmüne esas alınan delilleri "hukuka aykırı yöntemlerle elde edilen delil" hâline getirdiği kabulüne dayanılarak bozma kararı verilmesi, delilin elde edilişindeki hukuka uygunluk ile delilin duruşmada ortaya konulması ve tartışılması yükümlülüğüne ilişkin usuli gerekliliklerin mahiyetçe farklı olduğu gözetilerek CMK'nın 289/1-(i) maddesinde öngörülen kesin hukuka aykırılık nedenini genişletici biçimde yorumlayan bu yaklaşım, hem CMK'nın 216. ve 217. maddelerindeki delillerin duruşmada tartışılması yükümlülüğünün niteliği hem de CMK'nın 289/1-(i) maddesinde düzenlenen, delilin elde edilme sürecine ilişkin mutlak hukuka aykırılık sebebinin kapsamı bakımından tartışmaya açık bir genişletme olarak görülmektedir. İlk Derece Mahkemesince verilen beraat kararına dayanak teşkil eden delillerin duruşmada okunmamasının bahse konu kararı hukuka aykırı hâle getirdiği anlaşılmakla birlikte, hukuka uygun yöntemler izlenerek elde edilen ve dosyaya kazandırılan delillerin, sırf duruşmada usulünce ortaya konulmaması ve/veya tartışılmaması gerekçesiyle delilin hukuka aykırı sayılması ve bu aykırılığın CMK'nın 289/1-(i) kapsamında kesin hukuka aykırılık nedeni olarak nitelendirilmesinin isabetli olmadığı, zira elde ediliş itibarıyla hukuka aykırılığı bulunmayan bir delilin, yalnızca CMK'nın delillerin ortaya konulması ve reddine ilişkin 206. maddesi, duruşmada anlatılması zorunlu belge ve tutanaklara yer veren 209. maddesi, delillerin tartışılmasını düzenleyen 216. maddesi ve delilleri takdir yetkisine ilişkin 217. maddesine uygun biçimde duruşmada ortaya konulmaması, tartışılmaması ve değerlendirilmemesinin, en fazla verilen hükmü hukuka aykırı kılacağı, buna karşılık delilin kendisini "hukuka aykırı" niteliğe dönüştürmeyeceği, bu durumda hukuka aykırılığın, "hukuka aykırı yöntemle elde edilen delil" bulunmasından değil; delilin veya delile ilişkin tutanağın duruşmada usulünce okunup anlatılmaması ve taraflara beyanlarının sorulmaması suretiyle, CMK'nın 206 ilâ 217. maddeleri arasında öngörülen duruşma prosedürüne uyulmamasından kaynaklandığı, dolayısıyla somut olayda hukuka aykırı olanın delil değil, duruşmanın yürütülüş biçimi olduğu, bu çerçevede Bölge Adliye Mahkemesinin, duruşma açarak gerçekleştireceği yargılama sırasında söz konusu usul eksikliğini gidermesi, ilgili delilleri duruşmada usulünce okuyup anlatması ve taraf beyanlarını aldıktan sonra işin esası hakkında bir karar vermesi gerekirken 5271 sayılı CMK'nın 280/1 maddesinin (e) ve (f) bentlerinde açık ve tahdidi şekilde belirtilen bozma sebeplerine aykırı olarak bozma kararına direnme hakkı bulunmayan İlk Derece Mahkemesi tarafından yeniden yargılama ile sanık hakkında mahkûmiyet hükmü kurulduğu anlaşılmakla, ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 28.12.2021 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı bozma kararının hukuka aykırı olması ve bu hususun kanun yolu ile davanın esasına etki etmesi karşısında yargılamaya devamla inceleme konusu 18.10.2024 tarihli esastan ret kararı, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden başkaca yönleri incelenmeyen ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesinin, 18.10.2024 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 302/2 maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK’nın 304/2 maddesi uyarınca ... Bölge Adliye Mahkemesi 6. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,
15.12.2025 tarihinde karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!