Anahtar kelimeler: Cevapdavalı Durdurduğu Ekstresinde Satımdan İlişkiden Cari Niyetli Kötü Anadolu Ödenmemesi

T.C. İstanbul Anadolu 12. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVACI
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacı tarafından, davalı ----aleyhine----- Esas sayılı dosya üzerinden başlatılan icra takibine haksız olarak itiraz edildiği, taraflar arasında ticari ilişkiden kaynaklı cari hesap bulunduğu, ----- tarihli hesap ekstresinde belirtilen tutarın ödenmemesi üzerine takibe geçildiği, davalının haksız ve kötü niyetli şekilde itiraz ederek takibi durdurduğu, bu nedenle davacının itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesi ve %20 oranında icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
:Davalı tarafa usulüne uygun olarak dava dilekçesinin tebliğ edildiği, süresi içerisinde cevapta bulunulmadığı görüldü.
İNCELEME VE GEREKÇE
: Dava hukuki niteliği itibariyle, ------- Esas sayılı icra takibine davalının yapmış olduğu itirazın İİK 67. maddesi gereğince iptali ile icra inkar tazminatı isteminden ibarettir.İİK. mad. 67/I -III, V‟de düzenlenmiş bulunan itirazın iptali davası, borçlunun itirazının hükümsüz kılınarak, itiraz ile duran ilâmsız takibe konu olan alacağın varlığının saptanarak, icra takibinin devam etmesini (ve bu suretle, takip konusu alacağın borçludan alınmasını) sağlamak amacı ile açılır.İtirazın iptali davası açılabilmesi için; a) Yetkili icra dairesinde yapılmış geçerli bir ilamsız icra takibi bulunmalıdır. İtirazın iptal davası, icra takibi ile bağlantılı olduğundan, davalı aleyhine yapılmış geçerli bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası dinlenmez. Yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun bir icra takibi bulunmadıkça, itirazın iptali davası açılamaz. Eğer, icra mahkemesince “ödeme emrinin iptaline” ya da “icra takibinin iptaline” karar verilmişse, iptal davası konusuz kalır.
b) Borçlu tarafından süresi içinde yapılmış -ve hakkındaki takibi durdurmuş olan- geçerli bir itiraz bulunmalıdır.Borçlu tarafından süresinden sonra ödeme emrine itiraz edilmiş olduğu için ya da süresi içinde olmakla beraber yanlış (yetkisiz/görevsiz) yere itiraz edildiği için takip kesinleşmisse veya takip, borçlunun itirazı nedeniyle değil de icra mahkemesinin kararıyla durdurulmuşsa bu gibi durumlarda itirazın iptali davası açmakta hukuki yarar bulunmayacaktır.
c) Alacaklı tarafından, borçlunun itirazının kendisine tebliğinden itibaren bir yıl içinde itirazın iptali davasının açılmış olması gerekir. Alacaklının, “itirazın kendisine tebliğinden itibaren” bir yıl içinde borçlunun itiraz ettiği alacağının tespiti ve itirazın iptali dileğiyle açtığı dava “itirazın iptali” davası niteliğini taşır. Bu davanın açılabildiği, “bir yıllık süre” hak düşürücü süredir. Bir yıllık dava açma süresinin başlangıcı, “itirazın alacaklıya tebliğ tarihi”dir. Bu halde; borçlunun itirazı, alacaklıya tebliğ edilmemişse, bir yıllık dava açma süresi işlemeye başlamayacaktır. Davacının, itirazı herhangi bir şekilde öğrenip öğrenmemesi de sürenin başlamasını gerektirmez. İtirazın iptali istemine konu, ----- sayılı takip dosyasının incelenmesinde; davacı alacaklının, davalı borçlu aleyhine genel haciz yolu ile icra takibinde bulunduğu, ödeme emrinin borçluya tebliğ edildiği; borçlu tarafından borca itiraz edildiği, itiraz dilekçesinin davacı tarafa tebliğ edilmediği huzurdaki davanın yasal süre içerisinde açıldığı anlaşılmıştır. Dava, davacının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, ----- yılı itibarıyla e-defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca envanter defteri'nin noter onayına tabi olduğu ve davacının ----- yılları envanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı, ayrıca davacı ---- kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde -----sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, ---- yıllarına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı belirtilmiş, davacının ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaların davacı muhasebe kayıtlarında işlendiği ve tüm işlemlerin-----kodu altında kayda alındığı, bu işlemler neticesinde davacının faturalardan kaynaklı takip tarihi ---- itibariyle davalıdan---- tutarında cari hesap bakiye alacaklı olduğu, tespit edildiği, davalının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin,----yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu, ayrıca davalı ----kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde --- sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, -----yıllarına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmüş, davalının ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaların davalı muhasebe kayıtlarında işlendiği ve tüm işlemlerin ---- hesap kodu altında kayda alındığı görülmekle, bu işlemler neticesinde davalının faturalardan kaynaklı takip tarihi -----itibariyle davacıya ------ tutarında cari hesap bakiye borçlu olduğu, tespit edildiği, dava konusu, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturalar nedeniyle doğan ----tutarındaki cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine, davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, -----yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu ve davacının ---- yılları envanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı, ayrıca davacı ---yıllarında E-Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde --- sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı,---- yıllarına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Sayın Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, Davacının ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaların davacı muhasebe kayıtlarında işlendiği ve tüm işlemlerin ---hesap kodu altında kayda alındığı görülmüştür. Bu işlemler neticesinde davacının faturalardan kaynaklı takip tarihi --- itibariyle davalıdan --- tutarında cari hesap bakiye alacaklı olduğu, Davalının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, ---- itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu, ayrıca davalı ----- yıllarında E-Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde --- sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı,---yıllarına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle, davalının ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaların davalı muhasebe kayıtlarında işlendiği ve tüm işlemlerin ---- hesap kodu altında kayda alındığı görüldüğü, bu işlemler neticesinde davalının faturalardan kaynaklı takip tarihi ----itibariyle davacıya---- tutarında cari hesap bakiye borçlu olduğu, dosya kapsamındaki inceleme neticesinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaların davacının ve davalının yasal ticari defterlerine kaydedilmiş olduğu, söz konusu faturaların içerikleri incelendiğinde, tamamının ---- ilişkin olduğu, açıklamalarda da bu hizmete yönelik ibarelerin bulunduğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesinin 2. fıkrası uyarınca, bir mal veya hizmetin teslimine
ilişkin olarak düzenlenmiş faturalara, faturanın tebliğinden itibaren sekiz gün içinde yazılı olarak itiraz edilmemesi hâlinde, fatura içeriğinin kesin delil niteliği kazanacağı hükme bağlandığı, aynı şekilde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereği, taraflar arasında usulüne uygun şekilde tutulmuş ticari defterlerin, davayı açan taraf lehine delil oluşturacağı hüküm altına alındığı, incelenen dosyada, davalı tarafa tebliğ edilen söz konusu faturaların hiçbirine, TTK m.21/2’de öngörülen yasal süre içerisinde yazılı bir itirazın yapılmadığı anlaşılmış olup, bu durum, faturaların içeriği ve bedelinin davalı tarafından zımni olarak kabul edildiği şeklinde yorumlandığı, ayrıca fatura içeriğiyle ilgili herhangi bir iade faturası, ihtarname veya ödeme yönünden bir çekince beyanı da dosyada mevcut olmadığı, sonuç olarak, davacı tarafından düzenlenen faturaların davalının bilgisi ve rızası dahilinde düzenlenmiş olduğu, bu faturaların dayanağını oluşturan hizmetlerin ifa edildiği ve yasal süresi içerisinde itiraz edilmemiş olması nedeniyle faturaların içeriğinin davalının bilgisi dahilinde olduğu, ---- tarihinde yayınlanan ---- sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğindeki değişiklikle ---- tarihinden itibaren e-fatura ve e-arşiv fatura olarak düzenlenen belgelerin--- formlarındaki bildirim zorunlulukları kaldırıldığı bu sebeple---formlarında dava konusu faturaların yer almadığı, Neticeten; rapor içeriğinde yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacının ve davalının
incelenen ticari defter ve kayıtlarına göre, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve cari hesap alacağını oluşturan faturaların davacının ve davalının ticari defter ve muhasebe kayıtlarında yer aldığı, bu işlemler neticesinde davacının takip tarihi ------itibariyle davalıdan ---- tutarında cari hesap bakiye alacaklı olduğu mütala edilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 222/2 maddesinde ticari defterlerin sahibi lehine delil olabilmesi için, bu defterlerin kanuna uygun şekilde tutulmuş olması, açılış ve kapanış onaylarının yaptırılmış bulunması ve defter kayıtlarının birbirini doğrulaması gerektiği ve 222/3. Maddesinde ikinci fıkrada belirtilen şartlara uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi -----yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. ---- Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz." hükmü düzenlenmiştir. Bilirkişi tarafından davacı ve davalı tarafın ticari defterleri incelendiği, Davacı tarafın kendi ticari defterlerine göre davalıdan ---- alacaklı olduğu, davalı tarafın kendi ticari defterlerine göre de davacıya ---- borçlu olduğu tespit edilmekle, İncelenen ticari defter ve kayıtlarına göre, davacı tarafından davalı adına düzenlenen ve cari hesap alacağını oluşturan faturaların davacının ve davalının ticari defter ve muhasebe kayıtlarında yer aldığı, bu işlemler neticesinde davacının takip tarihi ----- itibariyle davalıdan ---tutarında cari hesap bakiye alacaklı olduğu, usul ve yasaya uygun bilirkişi raporu hükme esas alınarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.İcra ve İflas Kanununun 67.maddesinin 2.fıkrası gereğince, icra tazminatına hükmedilebilmesi için, borçlunun takip sırasında ödeme emrine itiraz etmesi ve alacaklının alacağını mahkemede dava ederek haklı çıkması yasal koşullardandır. Borçlunun itirazının kötüniyetli olması ise yasal koşul değildir. İcra inkar tazminatı, aleyhindeki icra takibine itiraz eden ve işin çabuk bitirilmesine engel olan borçluya karşı konulmuş bir yaptırımdır. Alacağın likit ve belli olması da gerekir. Alacağın gerçek miktarı belli, sabit veya borçlu tarafından belirlenebilmesi için bütün unsurlar bilinmekte ya da bilinmesi gerekmekte, böylece borçlu tarafından borcun tutarının tahkik ve tayini mümkün ise; başka bir ifadeyle borçlu yalnız başına ne kadar borçlu olduğunu tespit edebilir durumda ise, alacağın likit ve muayyen olduğunun kabulü zorunludur. Takip talebi ve bilirkişi raporu birlikte değerlendirildiğinde alacak likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalının tahsiline ilişkin talebin kabulüne karar verilmiştir.
HÜKÜM
:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
Davanın KABULÜ İLE,
1-Davalının ----- Sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile, takibin devamına,
2-Alacak likit olmakla hüküm altına alınan alacağın %20 si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
3-Karar harcı 59.018,76-TL 'den davacı tarafça peşin olarak yatırılan 10.434,78-TL harcın mahsubu ile bakiye 48.583,98 -TL harcın davalı taraftan tahsili ile hazine adına irad kaydına,
4-Davacı tarafından yatırılan 615,40-TL başvurma harcı, 10.434,78-TL peşin nispi harç olmak üzere toplam 11.050,18-TL harcın davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafından yapılan 145,00 -TL tebligat ve müzekkere gideri, 7.500,00-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 7.645,00-TL yargılama giderinin davalı taraftan tahsili ile davacı tarafa ödenmesine,
7-Davalı tarafından yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,
8-Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. deki esaslara göre belirlenen 135.597,63-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
9-Davacı tarafından dosyaya yatırılan ve sarf edilmeyen gider avansının karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine,
10-Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliğinin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca ------ bütçesinden ödenen 4.600.00-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye Gelir Kaydına,
Dair davacı vekilinin (e-duruşma) ve davalı vekilinin (e-duruşma) yüzüne karşı verilen karar, kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde------ Adliye Mahkemesinde istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!