Anahtar kelimeler: Kyb Yayın Enerjisi Etkinleştirilmesi Basın Görüşü Resmî Suçlara İşlenen Düşürülmesi

MAHKEMESİ
:Asliye Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.SUÇ
: Karşılıksız yararlanma (Elektrik enerjisi hakkında hırsızlık)KARAR
: Ertelenen hüküm kaldırılarak davanın düşürülmesiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıI. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.11.2025 tarihli ve KYB-███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;"Dosya kapsamına göre,1-█████/2012 tarihli ve 28344 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yargı Hizmetlerinin Etkinleştirilmesi Amacıyla Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması ve Basın Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesi Hakkında Kanun'un 83. maddesi ile 5237 sayılı Kanunun 163 üncü maddesine eklenen 3. fıkra ile elektrik hırsızlığı suçunun karşılıksız yararlanma suçu olarak düzenlendiği, dolayısıyla 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme karşısında, sanığa kurum zararını gidermesi için makul bir süre verilmesi akabinde ödemesi hâlinde hakkında ceza verilmesine yer olmadığına kararı verileceğine dair bildirimde bulunulmasını sağlamak üzere uyarlama yargılaması yapıldıktan sonra sonucuna göre hukuki durumun takdir ve tayini gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesinde,Kabule göre de;2-Sanık hakkında █████/2004 tarihinde işlediği elektrik hırsızlığı suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-f ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası verilerek cezasının anılan Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelendiği, █████/2005 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5352 sayılı Adli Sicil Kanunu'nun geçici 2. maddesi 1. fıkrasında, “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarihte, Adalet Bakanlığı Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce toplanmış olsun veya olmasın, suç tarihi itibarıyla bu Kanunun yürürlük tarihinden önceki kayıtlar hakkında, 3682 sayılı Kanuna göre süre yönünden silinme koşulu oluşanlar silinir; diğer kayıtlar için bu Kanun hükümlerine göre işlem yapılır.” şeklindeki ve █████/2012 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6290 sayılı Adli Sicil Kanunu İle Sporda Şiddet ve Düzensizliğin Önlenmesine Dair Kanunda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 3. maddesi ile değişik 2. fıkrasında yer alan, “Bu Kanunun yayımı tarihinde, Anayasanın 76 ncı maddesi ile bazı özel kanunlarda yer alan ve bir hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetler bakımından, arşive alınan veya şartları oluştuğu halde ya da henüz şartları oluşmadığı için arşive alınmayan kayıtlar hakkında 12 nci maddenin birinci fıkrası hükmü uygulanır.” şeklindeki ve 6290 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile eklenen 3. fıkrasında yer alan, “İkinci fıkrada sayılanlar dışında, birinci fıkra gereğince işlem yapılarak arşive alınan kayıtlar 3682 sayılı Kanunun 8 inci maddesinde öngörülen sürelerin dolduğu veya ertelenmiş olan mahkûmiyetin esasen vaki olmamış sayıldığı hallerde bu tarih esas alınarak Adli Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce silinir.” şeklindeki düzenlemeler nazara alındığında, sanığın hırsızlık suçunun 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun 48. maddesinde sayılan suçlardan olup mevzuat gereği adli sicil kaydından çıkartılarak arşiv kaydına alınması gerektiği, 6290 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile değişik 5352 sayılı Kanun'un geçici 2/2. maddesi uyarınca ancak aynı Kanun'un 12/1-b maddesindeki şartların gerçekleşmesi halinde arşiv kaydından silinmesinin mümkün olduğu görülmekle birlikte, söz konusu mahkumiyet kaydının henüz arşiv kaydından silinme koşulları oluşmadığı gibi 6290 sayılı Kanun'un 3. maddesi ile eklenen 5352 sayılı Kanun'un geçici 2/3. maddesi gereğince 6290 sayılı Kanun'un yürürlüğe girdiği █████/2012 tarihinden itibaren şartları oluştuğu taktirde Adalet Bakanlığı Adli Sicil ve İstatistikleri Genel Müdürlüğü tarafından arşiv kayıtlarının silinebileceği gözetilmeksizin, sanığın talebinin reddi yerine, yazılı şekilde kamu davasının düşmesine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇEHükümlü ... hakkında Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 10.02.2010 tarihli ve ████████ E., ███████ K. sayılı kararı ile 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 491/ilk, 522, 59/2 ve 647 sayılı Kanun’un 6. maddeleri gereğince erteli 1 ay 20 gün hapis cezası ile mahkûmiyete hükmedildiği ve bu hükmün temyiz edilmeden kesinleştiği, bilahare hükümlünün, 23.02.2024 havale tarihli dilekçesi ile kararın kesinleşmesinin üzerinden 5 yıl geçtiğinden ve herhangi bir suç işlemediğinden bahisle hakkında "düşüm -adlî sicilden silinme-" kararı verilmesini talep etmesi üzerine Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 27.02.2024 tarihli ek kararı ile “Denetim süresi içerisinde hükümlünün başka bir kasıtlı suç işlemediği gerekçesiyle hakkında atılı suç nedeniyle 647 sayılı Kanun'un 6. maddesi uyarınca ertelenen hükmün kaldırılarak, davanın düşürülmesine” karar verildiği anlaşılmış ise de;1.Hükümlünün, sayaçsız direkt bağlantı yapmak suretiyle evinde kaçak elektrik kullanması şeklindeki eyleminden ötürü üzerine atılı hırsızlık suçu, 765 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 491/ilk maddesinde düzenlenmiş iken, 01.06.2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 142/1-f maddesinde elektrik enerjisi hakkında hırsızlık suçu olarak düzenlendikten sonra atılı elektrik enerjisi hırsızlığına ilişkin suç, 05.07.2012 tarihli ve 28344 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun’un 83. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 163. maddesine eklenen 3. fıkra uyarınca karşılıksız yararlanma suçuna dönüştüğünden ve buna göre 6352 sayılı Kanun'un geçici 2. maddesinin 2. fıkrası uyarınca uyarlama yapılması gerekeceğinden, karşılıksız yararlanma olarak 5237 sayılı Yasa'nın 163/3. maddesi kapsamına alınan suçun, 6352 sayılı Kanun'un yürürlüğe girmesinden önce işlenmiş olması nedeniyle zararı tazmin etmesi hâlinde hükümlü hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekeceği gözetilerek, mahkemece duruşma açılıp, öncelikle hükümlünün kurum zararını giderip gidermediği katılan kurumdan sorularak, gidermediğinin belirlenmesi hâlinde normal tarifeye göre vergili ve cezasız olarak bilirkişiye hesaplattırılacak kurum zararını gidermesi durumunda, 6352 sayılı Kanun'un geçici 2/2. maddesi gereğince hakkında ceza verilmesine yer olmadığına karar verileceğine dair hükümlüye bildirimde bulunulması, ödeme için makul bir süre verildikten sonra ödemesi hâlinde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi, ödememesi hâlinde ise hüküm tarihinden sonra yürürlüğe giren 6352 sayılı Kanun'un 82. maddesi ile elektrik hırsızlığını düzenleyen 5237 sayılı Kanun'un 142/1-f bendinin yürürlükten kaldırıldığı, aynı Kanun’un 83. maddesi ile 5237 sayılı Kanun’un 163. maddesine eklenen 3. fıkra ile elektrik hırsızlığı suçunun karşılıksız yararlanma suçu olarak düzenlendiği, dolayısıyla 5252 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 9/3. maddesindeki “Lehe olan hüküm, önceki ve sonraki kanunların ilgili bütün hükümleri olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle belirlenir.” şeklindeki düzenleme karşısında, önceki ve sonraki temel ceza kanunlarının ilgili bütün hükümlerinin olaya uygulanarak, ortaya çıkan sonuçların birbirleriyle karşılaştırılması suretiyle lehe yasanın belirlenmesi için uyarlama yargılaması yapılıp sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı gerekçeyle “ertelenen hükmün kaldırılarak davanın düşürülmesine” karar verilmesi,2. Hükümlü ...'ın, arşiv kayıtlarında yer alan hırsızlık suçu, Anayasa’nın 76. maddesinde sayılan suçlardan olup, 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu’nun geçici 2. maddesinin 2. fıkrasında 6290 sayılı Yasa ile yapılan değişiklikle, Anayasa’nın 76. maddesi ile bazı özel kanunlarda yer alan ve bir hak yoksunluğuna neden olan mahkûmiyetlerin, arşive alınma koşullarının oluştuğu tarihten itibaren Yasa’nın 12. maddesinin 1. fıkrasındaki koşulların oluşması hâlinde silinmesi olanaklı hâle gelmekle birlikte, yasaklanmış hakların geri verilmesi kararı bulunup bulunmadığı anlaşılamadığından, anılan maddede öngörülen süreler dolmadığı gibi, 11.04.2012 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6290 sayılı Kanun’la, 5352 sayılı Adlî Sicil Kanunu’nun geçici 2. maddesine eklenen 3. fıkra uyarınca, 11.04.2012 tarihinden itibaren arşiv kaydının silinmesi işlemlerinin, Adlî Sicil ve İstatistik Genel Müdürlüğünce yerine getirileceği gözetilmeden, hükümlünün bu yöndeki talebinin reddi yerine yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.III. KARARYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Bakırköy 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 27.02.2024 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı ek kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309/3. maddesi gereği, KANUN YARARINA BOZULMASINA, verilen kararın infaz aşamasında verilen ve infaza ilişkin kararlardan olması nedeniyle, “aleyhe sonuç doğurmama ilkesi”nin bu karar bakımından geçerli olamayacağının gözetilmesine, gerekli işlemlerin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.