Anahtar kelimeler: Telaffuzlarının Serisi Algılanacağını Mesnet Düzeyde İbareli Doğuracak Benzerlik İhtimali Karıştırılma

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
: Esastan retBölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, bu markaları mesnet göstererek davalı şirketin ██████████ sayılı ve "..." ibareli markasına yaptıkları itirazın diğer davalı kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa taraf markaları arasında karıştırılma ihtimali doğuracak düzeyde benzerlik bulunduğunu, dava konusu markanın müvekkili markalarının serisi gibi algılanacağını, markaların telaffuzlarının dahi benzer olduğunu, tescili istenilen sınıfların müvekkili markaları kapsamında aynen yer aldığını, markaların ortalama tüketicilere hitap ettiğini, tüketicilerin bir kısmı nezdinde dahi oluşan çağrışımın markaların karıştırılmaları için yeterli olduğunu, müvekkili markalarının tanınmış marka vasfı taşıdığını, başvurunun kötüniyetle yapıldığını ileri sürerek Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali ve ██████████ sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı ... vekili, müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.2.Davalı şirket vekili, müvekkili şirket ortaklarının aile soyadının "..." olduğunu, bu soyadı ile özdeşleşen şekilde çok sayıda markalarının yer aldığını, "..." markasının yanı sıra "..., ..., ..., ..., ..., ..." vs. markalarının bulunduğunu, müvekkili markalarını taşıyan ürünlerin de ... ... Çiftliği unvanlı mağaza zincirinde satıldığını, dava konusu markanın "..." şeklinde, davacı markasının "..." şeklinde olduğunu, markaların birbirlerine benzemediğini, “...” ve “...” ibareleri arasında anlam bakımından hiçbir benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına tescilli "..." esas unsurlu markalar ile davalının "..." ibareli markası arasında biçim, renk, grafik unsurlar, düzenleme ve tertip tarzı olarak görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu ürünler için ayırdığı satın alım ve yararlanım süresi içinde, davalının "..." markasını gördüğünde bunun davacının mesnet markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, tescilli markaların bir uzantısı, yeni bir versiyonu, yeni bir serisi olarak algılanmasının ihtimal dahilinde olmadığı, taraf markaları arasında iltibas bulunmadığı, davacı yanın markalarının tanınmışlığına ilişkin dosya kapsamındaki iddialardan ve markanın olağan kullanımlarını gösterir sınırlı sayıdaki delilden bir kanaate varılamadığı, bu anlamda davacı markalarının tanınmış olarak nitelendirilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuru markası ile mesnet marka arasında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimalinin bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, marka ile ilgili kurum kararının iptali ile marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b(1) hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI. SONUÇ
: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 11.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.