Anahtar kelimeler: Seçmesi Seçebilecek Dilsiz Sağır Savunamayacak İstenir Müdafi Ederse Aranmaksızın Malul

MAHKEMESİ
:Çocuk MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ███████ K.SUÇLAR
: Hırsızlık, konut dokunulmazlığının ihlâliKARAR
: MahkûmiyetTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: İlgili kararın kanun yararına bozulmasıI. İSTEMYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 11.11.2025 tarihli ve KYB-███████████ sayılı kanun yararına bozma isteminin;"5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun "Müdafiin görevlendirilmesi" başlıklı 150. maddesinde yer alan, "(1) Şüpheli veya sanıktan kendisine bir müdafi seçmesi istenir. Şüpheli veya sanık, müdafi seçebilecek durumda olmadığını beyan ederse, istemi halinde bir müdafi görevlendirilir. (2) Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafi görevlendirilir. (3) Alt sınırı beş yıldan fazla hapis cezasını gerektiren suçlardan dolayı yapılan soruşturma ve kovuşturmada ikinci fıkra hükmü uygulanır. (4) Zorunlu müdafilikle ilgili diğer hususlar, Türkiye Barolar Birliğinin görüşü alınarak çıkarılacak yönetmelikle düzenlenir." şeklindeki düzenleme nazara alındığında, somut olayda suça sürüklenen çocuğun savunmasının alındığı tarihte 18 yaşından büyük olması sebebiyle zorunlu müdafii gerekmediği, keza suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı 5237 sayılı Kanun'un 142/1-b maddesinde düzenlenen nitelikli hırsızlık suçunun cezasının alt sınırı itibariyle zorunlu müdafii tayini gerekmediği anlaşılmış ise de,Benzer bir olaya ilişkin Yargıtay 11. Ceza Dairesinin █████/2023 tarihli ve █████████ esas, █████████ karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, suça sürüklenen çocuğun mahkeme huzurunda alınan █████/2013 tarihli savunmasında, müdafisinin yardımıyla savunmasını yapacağını beyan etmesine rağmen müdafii olmadan savunmasının alındığı, anılan celsede suça sürüklenen çocuğun müdafisi olduğu duruşma tutanağına yazılmış ise de esasen suça sürüklenen çocuğa atanmış veya görevlendirilmiş bir müdafii olmadığından anılan hususun maddi hata niteliğinde olduğu cihetle, mahkemesince suça sürüklenen çocuğun müdafii varsa müdafii huzurunda yeniden savunmasının alınması, müdafisi bulunmaması ancak baro tarafından müdafii görevlendirilmesini talep etmesi halinde görevlendirilecek müdafii huzurunda savunmasının alınması, yahut müdafii isteyip istemediği sorularak müdafii istemediğini beyan etmesi halinde, savunmasının tekrar alınmayarak karar verilmesi gerekirken bu çelişki giderilmeden, suça sürüklenen çocuğun savunma hakkı kısıtlanmak suretiyle karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.II. GEREKÇEHükümlü hakkında konut dokunulmazlığının ihlâli suçundan hüküm kurulurken, hüküm fıkrasında suç adının, konut dokunulmazlığının ihlâli yerine geceleyin iş yeri dokunulmazlığını ihlal olarak yanlış yazılmasının, mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olduğu kabul edilerek yapılan incelemede;5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 150/2. maddesinde yer alan “Müdafii bulunmayan şüpheli veya sanık; çocuk, kendisini savunamayacak derecede malul veya sağır ve dilsiz ise, istemi aranmaksızın bir müdafii görevlendirilir.” şeklindeki düzenleme karşısında; 15.10.1995 doğumlu olup, 31.07.2013 olan suç tarihi itibarıyla 15-18 yaş grubu aralığında olduğu ve kovuşturma evresinde sorgusunun yapıldığı 07.11.2013 tarihli duruşmada da savunmasını müdafi yardımıyla yapacağını beyan ettiği anlaşılan hükümlüye, müdafi tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden müdafisiz olarak yargılama yapılarak hükümlünün savunma hakkının kısıtlanması, hukuka aykırı bulunmuştur.III. KARARYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, Konya 1. Çocuk Mahkemesinin, 14.01.2014 tarihli ve ████████ Esas, ███████ Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4. maddesinin (b) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.