Anahtar kelimeler: Tireli Coğrafi Algılanış Algılama Karışıklığa Yanıltılması Kaynağı İlçesinde Üreticiler Biçimi

MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI
: █████████ Esas, ████████ KararHÜKÜM
: Davanın reddiBölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:KARARI. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 1967 yılında ...'in ... ilçesinde kurulduğunu, kendi alanında Türkiye'nin en büyük kooperatifi haline geldiğini, davalı kooperatifin ise ...'de kurulduğunu, davalı kooperatifin markasında "..." ibaresini kullanmasının tüketici üzerinde üretim yeri ve coğrafi kaynağı konusunda kasten yanıltılması, markanın algılanış biçimi ve bu algılama sonucunda karışıklığa sebebiyet vereceği, ürünlerin Tireli üreticiler tarafından ve ...'de yetiştirildiği olgusu yarattığı, müvekkili markalarının reklam-tanıtım faaliyetleri sonucu tanınır hale geldiğini, başvurunun kötüniyetle yapıldığını, davalı kooperatifin ... ile ilgisinin bulunmadığını, müvekkilinin "..." ibareli tescilli markalarının bulunduğunu, davalının "..." markasını kullanmasının iltibasa da sebebiyet vereceğini ileri sürerek davaya konu Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptaline ve davalı ... başvurusunun tescilinin reddine karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAP1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.2.Diğer davalı kooperatif vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararında 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (SMK) 5/1-f maddesine ilişkin bir değerlendirme yapılmadığını, bu iddiaların eldeki dava kapsamında değerlendirilemeyeceğini, "..." ibaresinin doğrudan ... ilçesine işaret etmediğini, davacı markalarında da "..." ibaresinin tek başına tescilli olmadığını, yanında başka eklerle tescil edildiğini, Yargıtay kararları ve TÜRKPATENT uygulamaları uyarınca ilçe adlarının tek kişinin tekeline bırakılamayacağını, taraf markaları arasında sınıfsal benzerlik de bulunmadığını, başvurunun kötüniyetle yapıldığına dair delil ibraz edilmediğini, davacının hangi markasına dayalı tanınmışlık iddiasında bulunduğunu dahi açıklayamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile SMK'nın 5/1-f maddesi yönünden; "..." nin ... ilinin bir ilçesi olup yöresel olarak hayvansal gıda ürünleri, organik sebze ve meyvelerin köylü ve yerel vatandaşlarca sergilendiği halk pazarı ile ünlü bir yer olduğunun herkesçe bilindiğinin varsayıldığı; nitekim bu hususun benimsenen bilirkişi raporunda "...Ege ve Türkiye’nin en büyük meşhur açık hava pazarlarından biri ve 1700 tezgahla her türlü ot çeşidi, organik meyve ve sebzenin, çeşit çeşit yeşilliğin temin edilebildiği ...’in organik alışveriş duraklarından biri olarak tanımlanan "... pazarı”, “... köftesi”, “tak tak kebabı”, “keşkek”, “süt” ve “peynir, yoğurt ve terayağ gibi süt ürünleri” malları ile bağlantılı olduğu ve bu mallar bakımından belirli bir kalite ve garanti algısı yaratacak düzeyde bilinirliği ve tanınmışlığının bulunduğu.." şeklinde de izah edilen görüşe itibar edildiği, "şekil+... ... Organik Gıda Ürünleri Üretim ve Tüketim Kooperatifi" markasındaki asli unsur olan "..." ibaresinin yöresel olarak ... ilçesini çağrıştırarak yine raporda geçen "Merkezinin ... ve üretim yeri/üretim çifliği ...’da olduğunu kabul eden, ...’li kooperatif üyesinin bulunduğuna, ...’den temin ettiği ürün ve hammaddeleri veya bunlardan üretilen malları sattığına veya ... ilçesi ile bir bağlantısının bulunduğuna ilişkin herhangi bir delil sunmayan ve buna rağmen unvanı “...” ibaresini de içeren davalı kooperatife ait başvuru markasının, kapsadığı mal ve hizmetlerden 29. sınıfa konu “Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar”, 30. sınıfa konu “Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül”, 31. sınıfa konu “İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri; Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar” malları ile 35. sınıfa konu “Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için Et, balık, kümes ve av hayvanlarının etleri ile her nevi işlenmiş et ürünleri Hayvansal kaynaklı sütler; bitkisel kaynaklı sütler; süt ürünleri (tereyağı dahil). Yenilebilir bitkisel yağlar; Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar: Ekmek, simit, poğaça, pide, sandviç, katmer, börek, yaş pasta, baklava, kadayıf, şerbetli tatlılar, puding, muhallebi, kazandibi, sütlaç, keşkül; İşlenmemiş tarım ve bahçecilik ürünleri; Canlı ve kurutulmuş bitkiler ve otlar mallarının bir araya getirilmesi hizmetleri (belirtilen hizmetler perakende, toptan satış mağazaları, elektronik ortamlar, katalog ve benzeri diğer yöntemler ile sağlanabilir)” hizmetlerinin ...’de üretilen veya ...’de üretilen veya kullanılan kalitede hammaddeler, malzemeler ve üretim tekniği kullanılarak üretilmiş aynı kalite ve garantiyi vaadeden mal ve hizmetler olduğu algısını yaratararak potansiyel müşterilerin bu mal ve hizmetlerin niteliği, coğrafi kaynağı, üretim ve yeri, kalitesi bakımından halkı yanıltıcı nitelikte olduğu”.... " şeklinde görüş ve düşünceye aynı gerekçelerle iştirak edilerek bu mallar/hizmetler açısından başvuru markasının SMK'nın 5/1-f maddesine göre halkı yanıltıcı nitelikte olduğu sonucuna varılarak aksi yöndeki YİDK kararı kısmen yanlış bulunarak davanın bu kısımlardan kabul edildiği; nispi ret nedenleri yönünden, taraf markaları arasında SMK'nın 6/1. maddesindeki iltibas koşullarının oluşmadığı, davacı tarafın markalarının tanınmışlığı nedeniyle SMK'nın 6/5. maddesindeki şartların oluşacağının kanıtlanmadığı, davaya konu marka açısından SMK'nın 6/6 ve 6/9. maddesi anlamında başvuru ibaresi üzerinde davacı tarafın ticaret unvanı dahil diğer fikri ve sınai hak iddiası ile başvurunun kötüniyetle yapıldığı hususlarının da kanıtlanmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, dava konusu YİDK kararının dava konusu edilen ███████████ sayılı markanın kapsamında yer alan ve yukarıda belirtilen hizmetler yönünden kısmen iptaline, diğer kısımlar yönünden davanın reddine, dava dilekçesinde geçen ''davalı ... başvurusunun tescilinin reddi'' konusunda ise karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş, hüküm, davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmiştir.IV. İSTİNAFBölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile YİDK kararının iptali talebiyle açılan davalarda YİDK kararlarının hukuka uygunluğu denetleneceğinden, dava konusu YİDK kararında tartışılmayan hususların, anılan taleple açılmış davalarda tartışılamayacağı, bu davada yapılması gereken incelemenin, hükümsüzlük davasından farklı olarak, YİDK önüne sunulan gerekçe ve belgeler çerçevesinde Kurum tarafından verilen kararın, kararın verildiği andaki Kurum nezdinde mevcut olan delillere göre Kurum tarafından varılan sonucun hukuka uygunluğunun denetimiyle sınırlı olduğu, işbu davanın konusunu SMK'nın 6/1, 6/5, 6/6 ve 6/9. maddesi uyarınca tescil engeli bulunup bulunmadığı hususunu oluşturduğu, İlk Derece Mahkemesince bu husus gözden kaçırılarak, sadece YİDK karar iptali talebiyle açılan eldeki davada, işlem dosyasında ileri sürülmeyen, Markalar Dairesi Başkanlığı ve onun kararını denetleyen YİDK kararında tartışılmayan mutlak ret nedenine dayalı olarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı Kurum vekili ile davalı kooperatif vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiş, hüküm, davacı vekilince temyiz edilmiştir.V. TEMYİZA. Dava ve Hukuki NitelendirmeDava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.B. Değerlendirme ve Gerekçeİlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369/1 hükmü ve 371. maddesinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.VI.SONUÇ
: Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına, 11.12.2025 tarihinde kesin olarak oy birliğiyle karar verildi.