Anahtar kelimeler: Sırbistan İletmiştir Davaalacak Proforma Menşeli Akredite Tevzi İthalat İhracatı Cari

T.C.
İSTANBUL14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
:████████ EsasKARAR NO
:████████DAVA
:Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)DAVA TARİHİ
:█████/2023KARAR TARİHİ
:█████/2026Mahkememizde görülmekte olan Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı Vekilinin Mahkememize Tevzi Edilen Dava Dilekçesinde Özetle; "Davacı müvekkil şirket 14.10.2022 tarihinde Sırbistan menşeli bir firma ile satış sözleşmesi yapmış ve sözleşme konusu malların ithalat – ihracatı için satış sözleşmesi yapılan firma tarafından Sırbistan ...’ta işlem açılmış akabinde 01.11.2022 tarihinde Sırbistan ... müvekkil şirkete verilmek üzere Davalı ... Bankası ... ... Şubesine 7.500.000,00 Euro akredite edilmiştir, 02.11.2022 tarihinde davacı şirket davalı banka'ya gerekli evraklar olan satış sözleşmesi, proforma fatura ve diğer evrakları iletmiştir. Davalı banka tarafınca belgelerde bir eksik ya da sorun görülmemiş ve işlemler başlamış, fakat ortada hiçbir sorun ya da risk olmamasına rağmen davalı ... Bankası ... ... şubesi yetkilileri 10 gün sonra yani 10.11.2022 tarihinde Sırbistan’ı riskli bulduğunu beyan edip işlemi iptal ettiklerini davacı şirket yetkilisine bildirmişlerdir. Davacı müvekkil şirket 14.10.2022 tarihinde Sırbistan menşeli bir firma ile satış sözleşmesi yapmış ve sözleşme konusu malların ithalat – ihracatı için satış sözleşmesi yapılan firma tarafından Sırbistan ...’ta işlem açılmış akabinde 01.11.2022 tarihinde Sırbistan ... müvekkil şirkete verilmek üzere Davalı ... Bankası ... ... Şubesine 7.500.000,00 Euro akredite edilmiştir, 02.11.2022 tarihinde davacı şirket davalı banka'ya gerekli evraklar olan satış sözleşmesi, proforma fatura ve diğer evrakları iletmiştir. Davalı banka tarafınca belgelerde bir eksik ya da sorun görülmemiş ve işlemler başlamış, fakat ortada hiçbir sorun ya da risk olmamasına rağmen davalı ... Bankası ... ... şubesi yetkilileri 10 gün sonra yani 10.11.2022 tarihinde Sırbistan’ı riskli bulduğunu beyan edip işlemi iptal ettiklerini davacı şirket yetkilisine bildirmişlerdir. Davacı şirket ile davaya konu sözleşme süresinin 05.12.2022 günü sona ereceğini o tarihe kadar davacı şirketin sözleşmeye konu ürünü teslim etmesi gerektiğini belirten mail gönderilmiştir. Dolayısıyla 25.11.2023 tarihinde İadesi yapılan ...'nin tekrar davacı şirkete açılması gönderilmesi 7 gün kadar bir süre alacağı için sözleşmeye konu ticareti gerçekleştirmek davalı bankanın ihmali ve gecikmesi sonucu imkansız hale gelmiştir. Durum böyle olmamış ve aynı gün içinde akredite ... davalı banka tarafından davacı şirkete açılmış olsa dahi davacı şirketin 25.11.2023 tarihinden 05.12.2023 tarihine kadar sözleşmeye konu ürünü teslim etmesi mümkün gözükmemektedir. Haklı olarak davacı şirketin müşterisi Sırbistan menşeli ... şirketi ceza şartı olarak 150.000 EURO (sözleşmeye konu ürünün %2'si oranında) ceza-i şart ödemesi için davacı şirkete fatura kesmiştir. Davalı banka'nın akreditif işlemi önce kabul etmesi sonra aradan uzun bir süre geçtikten sonra sebepsiz yere işlemi gerçekleştirmekten vazgeçmesi , sonra akredite edilen meblağ’ın iadesini makul sürede gerçekleştirmemesi ve son olarak da iade’nin bilgisini gereği gibi vermediği için davacı şirketin satış sözleşmesi ihracatın muhattabı sırbistan firması tarafından iptal edilmiş olup, dava konusu ticaret gerçekleştirilemediğinden dolayı davacı şirketin büyük zararı oluşmuş ve de bir sonraki parti ihracatı da iptal edilmiş ve de ticari itibarı zedelenmiştir. Davalı Banka Şubesinin yetkililerinin ihmali ve özensiz davranması sonucu davacı şirket zarara uğramıştır. Bir akreditifi veya değişikliği ihbar etmesi istenen bir banka ihbar etmeme yolunu seçtiği takdirde akreditifi, değişikliği veya ihbarı aldığı bankaya bu hususta gecikmeksizin bilgi vermelidir. Bir akreditifi veya değişikliği ihbar etmesi istenen bir banka akreditifin, değişikliğin veya ihbarın görünür gerçekliğini kendine göre yeterli biçimde belirleyemediği takdirde talimat hangi bankadan gelmiş görünüyorsa o bankaya bu durumu gecikmeksizin Buna rağmen ihbar bankası veya ikinci ihbar bankası akreditifi veya değişikliği ihbar etme yolunu seçtiği takdirde lehtara veya ikinci ihbar bankasına akreditifin, değişikliğin veya ihbarın görünür gerçekliğini kendine göre yeterli biçimde belirleyemediğini bildirmelidir. ... gereğince geçerli olabilmesi için ihbar bankası tarafından yapılacak bildirime ihtiyaç duyulmaktadır. İhbar yükümlülüğünün gereği gibi yerine getirmemesi sebebiyle ihbar bankasının, lehdarın uğradığı zararı karşılaması söz konusu olabilecektir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun haksız fiile ilişkin hükümleri çerçevesinde müvekkilimizin tazminat hakkı doğmuştur." şeklinde beyanlarda bulunarak arz ve izah edilen tüm bu nedenlerle; Müvekkilinin Davalı ... Bankası’nın ihmali nedeniyle uğradığı maddi zararın karşılanabilmesi için fazlaya ilişkin haklarımız saklı kalmak kaydıyla şimdilik 100USD maddi tazminatın haksız fiilin gerçekleştiği tarih olan 10.11.2022 tarihinden itibaren ticari temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini vekaleten talep ve dava etmiştir.Davalı Vekilinin Mahkememize Sunmuş Olduğu Cevap Dilekçesinde Özetle; " davacı tarafından müvekkil Banka aleyhine ikame edilen iş bu dava haksız ve hukuka aykırı mahiyettedir. Müvekkil Banka'nın dava konusu akreditif işlemindeki pozisyonu ihbar bankası olup Müvekkil Banka üzerine düşen sorumlulukları fazlası ile yerine getirmiştir. İhbar bankası olarak bildirim yükümlülüğünü yerine getirmiş olmasının yanı sıra, davacının talepleri üzerine kendisine ne şekilde işlem yapılması gerektiği, akreditif taraflarının yükümlülükleri hakkında da bilgi vermiş olmakla aynı zamanda yine hiç bir yükümlülüğü bulunmamasına rağmen amir bankaya ve akreditifi devir alan bankaya swift mesajları gönderilmiştir. Davacı tarafın herhangi bir zararı oluşmuş ise bunun muhatabı müvekkil Banka olmayıp davanın reddi gerekmektedir. Müvekkil banka kayıtları ile sabit olan işbu işlemler Uluslararası Kurallar Ve Bankacılık Teamülleri başta olmak üzere usul ve hukuka uygundur. Dilekçemiz ekinde yer alan müvekkil banka kayıtları ile sabit olduğu üzere; akreditifin müvekkili bankaya 7 Kasım 2022 tarihinde gelmiş ve aynı gün ... referans ile ihbar edilmiştir. Bu kapsamda akreditif kurallarının müvekkil bankaya verdiği görev akreditifi ihbar etmekle tamamlanmıştır. Bununla birlikte uluslararası kuralların gereği olmamasına ve teamüller arasında da yer almamasına rağmen 23 Kasım tarihinde davacının ticari sürecine yardımcı olmak amacı ile amir bankaya bildirim yapılmıştır. Ayrıca davacının iddialarının aksine; bu bildirimin yapılması veya yapılmaması ile akreditifin kullanılması veya amir bankanın akreditifi iptal ya da geçersiz sayılması arasında herhangi bir ilişkinin mevcut olmadığını da önemle vurgulamak isteriz. Davacının akreditife konu mal teslimine ilişkin iddia ve talepleri yönünden ise müvekkil banka'ya husumet yöneltilmesi mümkün değildir. Uluslararası kurallar ve teamüller gereği davacı bu iddia ve talebi yönünden müvekkil Banka'ya kusur ve sorumluluk atfedemez. Dava konusu akreditif işleminde ihbar bankası konumunda bulunan müvekkil banka, akreditiflerin işleyişini düzenleyen ... kuralları ile dava konusu akreditif şartlarına uygun olarak hareket etmiştir. iş bu kural ve şartlara aykırı hiç bir davranışta bulunmayan ve büyün yükümlülüklerini yerine getiren müvekkil banka'ya herhangi bir kusur atfedilebilmesi mümkün değildir. Dava dilekçesinde müvekkil banka'ya yöneltilen kusur atfedilen iddiaların tamamı maddi gerçeklere aykırıdır. davacı iddialarına itibar edilmemelidir. tazminat istemleri dayanaksız ve gerekçesiz olan davacının hangi nedenle tazminat isteminde bulunduğu dahi belli olmayıp ispata muhtaç davacı iddialarının kabulü mümkün değildir. gelinen noktada, gerek usuli gerekse esasa ilişkin itiraz ve cevaplarımız doğrultusunda davanın reddine karar verilmelidir." şeklinde beyanlarda bulunarak arz ve izah edilen tüm bu nedenlerle; Delil listesinde belirtilen yerlerden delillerinin toplanmasına, esasa ilişkin cevaplarının haksız ve hukuka aykırı davanın reddine, yargılama giderleri ile avukatlık ücretlerinin karşı tarafa tahmiline, karar verilmesini arz ve talep etmiştir.Bilirkişi heyetinin █████/2024 tarihli 15 sayfadan ibaret bilirkişi raporunda özetle; Davalı ... Bankasının işlemden vazgeçmesi nedeniyle davacı...şirketinin uğradığı zarardan, gerek ... kuralları çerçevesinde ihbar bankasının akreditifi kabul etme veya reddetme yetkisine sahip olması gerek taraflar arasındaki genel kredi sözleşmesi ile davalı bankanın sahip olduğu hak ve yetki dikkate alındığında herhangi bir sorumluluğu bulunmadığı, Davalı ... Bankasının basiretli tacir olması ve Bankacılık Kanun’unun “Etik ilkeler” başlıklı 75'inci maddesi ve Türkiye Bankalar Birliği tarafından yayınlanan Bankacılık Etik İlkeleri kapsamında, akreditifin niteliği ve sürece ilişkin doğru bilgi verme sorumluluğuna aykırı davranmış olması sebebiyle, davacı şirketin özellikle sipariş iptali ve cezai şart nedeniyle husule gelen zararlarından davalının kısmensorumlu tutulabileceği, bu meyanda zarar miktarının takdirinin Sayın Mahkemeye ait olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.Bilirkişi heyetinin █████/2026 tarihli 11 sayfadan ibaret bilirkişi raporunda özetle; Davalı bankanın ihbar bankası konumunda yer aldığı akreditifin tabi olduğu ... kuralları çerçevesinde akreditif lehtarı olan davacı firmaya ihbar görevini gecikmeksizin yerine getirdiği, daha sonra davacı firmanın yazılı talimatına uygun olarak ... Bankası A.Ş.'ye ihbar ettiği, bu işlemlerin gerçekleştirilmesinde operasyonel süreçte herhangi bir kusurunun veya gecikmesinin bulunmadığı, akreditifin diğer ihbar bankasına iletilmesinden sonra, ...lehtarı davacı firmanın yükleme ve ibraz için yeterli süresinin mevcut olduğu, kar kaybının asıl nedeninin davalı banka işlemi değil, akreditifin geçerliliğinin devam ettiği süre zarfında amir firmanın davacı firma ile aralarındaki sözleşmede fesih girişimi ve davacı firmanın bu girişime karşı akreditifin sağladığı korumayı kullanarak yükleme yapıp amir bankaya uygun belge ibrazı ile mal bedelini tahsil etmek imkanından faydalanmak yerine yükleme ve ibraz yapmamış olması olduğu, bu nedenlerle, davalı bankanın eylemi ile tazmini talep edilen zarar arasında uygun illiyet bağı bulunmadığı, sonuç ve kanaatine varılmıştır.DELİLLER
:-Davacı vekili tarafından sunulan; Ticari sözleşmeler, Elektronik yazışmalar, Banka yazışmaları, ve şirketler arası yazışmalar, Banka kayıtları, Bilirkişi, tanık, telefon görüşmeleri ve yazışmaları vs. kanuni delil.-Davalı vekili tarafından sunulan; ...mesajlarının kronolojik olarak açıklamalı kayıtları:-Tarafların beyan ve dilekçeleri-Tüm dosya kapsamıDELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇEDava, davacı ... San. Tic. Ltd. Şti. tarafından davalı banka aleyhine açılan, akreditif işlemleri kapsamında bankanın kusurlu ve ihmalkâr davranışları nedeniyle uğranıldığı iddia edilen ticari zararın tazmini istemine ilişkindir.Uyuşmazlığın, uluslararası ticarette kullanılan akreditif işleminden kaynaklandığı, akreditifin ... kurallarına tabi olduğu, taraflar arasında akdedilen akreditif sözleşmesi gereğince davalı bankanın sözleşmeye aykırı davranarak akreditif işlemlerini gerçekleştirip gerçekleştirmediği sözleşmeye aykırı olarak akreditif işlemlerinden kaçınmış ise davacı şirketin bundan kaynaklanan zararın doğup doğmadığına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.... hükümleri uyarınca ihbar bankasının yükümlülüğü; akreditifi lehtara doğru şekilde ihbar etmek, ihbarın gerçekliğini makul ölçüde teyit etmek ile sınırlı olup, ihbar bankasının ödeme veya akreditifi teyit etme yükümlülüğü bulunmamaktadır.Dosyada yer alan; 30.10.2024 tarihli bilirkişi raporunda, davalı bankanın, ... çerçevesinde akreditifi kabul veya reddetme yetkisi bulunduğu, bu nedenle işlemden vazgeçmesinden doğan zarardan sorumlu tutulamayacağı, ancak bankanın, bankacılık etik ilkeleri kapsamında sürece ilişkin doğru ve yeterli bilgilendirme yapma yükümlülüğüne aykırı davranmış olabileceği ve bu nedenle davacının bazı zararlarından kısmen sorumlu tutulabileceği yönünde görüş bildirildiği, taraf itirazlarını karşılar mahiyette alınan 26.01.2026 tarihli daha ayrıntılı teknik inceleme içeren ek raporda ise; davalı bankanın akreditifi aldığı gün ihbar ettiği, davacının yazılı talimatı üzerine akreditifin başka bankaya 2 iş günü içinde devredildiği, bu sürenin uluslararası bankacılık uygulamalarına göre makul olduğu, davacının akreditifin işler hale gelmesinden sonra yükleme ve ibraz için 18 günlük yeterli süresi bulunduğu, zarara esas nedenin, davalı banka işlemleri değil, amir firmanın sözleşmeyi feshetme girişimi ve davacının akreditif güvencesini kullanmaması olduğunun tespit edildiği,Somut olayda; 01.11.2022 tarihinde transfer edilen akreditifin davalı bankaya ulaştığı, davalı bankanın akreditifi aynı gün davacıya ihbar ettiği, 10.11.2022 tarihinde işlemi sonlandırdığı, davacının talimatı üzerine akreditifin ... Bankası A.Ş.’ye devrinin 15.11.2022 tarihinde tamamlandığı, 26.01.2026 tarihli bilirkişi raporunda açıkça belirtildiği üzere; bu işlem sürelerinin uluslararası bankacılık teamülleri açısından makul olup, davalı bankaya atfedilebilecek bir gecikme veya operasyonel kusur bulunmadığı, dolayısıyla, davalı bankanın ihbar bankası sıfatıyla yükümlülüklerini yerine getirdiği, yine dosya kapsamına göre; akreditif, 17.11.2022 tarihinde ... Bankası A.Ş. nezdinde işler hale geldiği, son yükleme tarihi ise 05.12.2022 olup, davacının önünde 18 günlük süre bulunduğu, bu süre zarfında davacının; sevkiyat ve ibraz işlemlerini gerçekleştirme, akreditif kapsamında bedeli tahsil etme imkanına sahip olduğu, ancak davacının bu süre içerisinde yükleme yapmadığı, akreditifin sağladığı güvenceden yararlanmadığı, 25.11.2022 tarihli amir firmanın feshinin, zararın doğumunda belirleyici olduğu, bu kapsamda; davacının zararının, davalı bankanın eylemlerinden değil, üçüncü kişi davranışı ve davacının kendi ticari tercihlerinden kaynaklandığı kabul edilerek mahkememizce, teknik ve somut verilere dayalı, illiyet bağını ayrıntılı şekilde ortaya koyan 26.01.2026 tarihli rapor hükme esas alınmış ve davalı banka işlemleri ile zarar arasında uygun illiyet bağı bulunmadığından davanın reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi Yukarıda Ayrıntılı Açıklandığı Üzere;1-Davacı tarafından açılan davanın REDDİNE,2-Alınması gereken 732,00-TL harcın, peşin alınan 269,85-TL harçtan mahsubu ile eksik kalan 462,15-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına,3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Davalı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince 2.605,64-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya ödenmesine,5-6325 sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca Hazine tarafından karşılanan zorunlu arabuluculuk gideri olan 3.120,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına,6-Taraflarca yatırılan ve kullanılmayan gider avansının karar kesinleştiğinde resen ilgilisine iadesine,Dair, miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026Katip ... Hakim ...e-imzalıdır e-imzalıdır