Anahtar kelimeler: Taşkırma Gölet Serik Makinenin İkmali Çalınması Şantiyesinde Makinesinin İşinde Yapım

T.C. ... 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ███████

TÜRK MİLLETİ ADINA YARGILAMA YAPMAYA VE HÜKÜM VERMEYE YETKİLİ
T.C.
...
ASLİYE SEKİZİNCİ TİCARET MAHKEMESİ
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı)
DAVA TARİHİ
: █████/2019
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Sigorta (Mal Sigortası Kaynaklı) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle ; Davalı sigorta şirketi ile dava dışı .... .... .... A.O. arasında █████/2017 tarihinde yapılan poliçe kapsamında güvence altına alınan, taşkırma makinesinin █████/2018 tarihinde müvekkilinin iş yaptığı Antalya ili Serik ilçesi 40 geçit ikmali yapım işi şantiyesinde gölet yapım işinde kullanılan yerde, makinenin bir takım parçalarının çalınması suretiyle zarar gördüğünü, bu zararın karşılanması için Yapı Kredi Finansal Kiralama Şirketine yapılan başvuru üzerine davalı sigorta şirketince hasar dosyasının açıldığını, yapılan inceleme sonucu taleplerinin reddedildiğini, müvekkili tarafından finansal kiralama şirketinden muvafakatname alınarak işbu davayı açtıklarını, gerekli yargılamanın yapılarak müvekkilimin uğradığı zararın poliçe kapsamında fazlaya dair haklar saklı tutularak şimdilik 1.000,00 TL'sinin temerrüt tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıda tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu sigorta poliçesini yaptıran ve sigortalısı .... ..... .... Kiralama A.O. olan poliçeye dayalı olarak işbu davayı davalı kiracının açamayacağını, sigorta poliçesinin tarafı ve lehine poliçe yaptırılanı olmadığını, bu nedenle aktif husumet ehliyeti yönünden davanın reddine karar verilmesini,yine söz konusu zararın Antalya ili Serik ilçesinde meydana geldiğini, ... Mahkemelerinin yetkili olmadığını, arabuluculuk görüşmelerine sözleşmenin tarafı olan Finansal kiralama şirketi katılmadığını, dava zamanaşımı ve hak düşürücü süreler geçerek açıldığını, ayrıca da prim alacağının olduğu ve takas mahsup defilerinin olduğunu, Serik C.Başsavcılığının hırsızlık olayı ile ilgili olarak başlattığı █████████ sayılı soruştur sonucunun da beklenmesi gerektiğini belirterek, öncelikle usulden aksi halde ise esastan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava, yaşanan hırsızlık olayı nedeniyle davalı ile dava dışı Yapı Kredi Finansal Kiralama A.Ş. Arasındaki sigorta poliçesi kapsamında tazminat istemine ilişkindir.
Mahkememizce █████/2019 tarih ve ████████ E, █████████ K sayılı karar ile davacının davasının aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulduğu, ... Bölge Adliye Mahkemesi 23. Hukuk Dairesinin █████/2024 tarih ve ████████ E, ████████ K sayılı kararı ile davacı tarafça muvafakat alındığı belirtilerek davanın esası hakkında inceleme yapılması gerektiği gerekçesiyle yerel mahkeme kararının kaldırılmasına ve dosyanın mahkememize gönderilmesi üzerine dosyanın yukarıdaki esasa kaydının yapılarak yargılamaya devam olunduğu anlaşılmıştır.
Mahkememizce aldırılan █████/2025 tarihli bilirkişi raporunda, gerçekleşen hadisenin, taraflar arasındaki sözleşmenin 5.14 maddesi uyarınca sigorta teminatı dahilinde kalmadığı, Mahkemenin aksi kanaatte ise ödenebilir tazminat tutarının 73.394,27 TL olduğu belirtilmiştir.
Davacı vekili █████/2025 tarihli talep artırım dilekçesi ile, 1.000,00 TL olarak talep edilen tazminat taleplerini 72.394,27 TL artırarak, toplam 73.394,27 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek en yüksek ticari faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Serik Cumhuriyet Başsavcılığının █████/2025 tarihli yazı cevabı ekinde daimi arama kararının yer aldığı, Mahkememizce soruşturma dosyasının akıbetinin sorulması üzerine verilen █████/2026 tarihli yazı cevabı ve eklerine göre şüpheli hakkında verilen daimi arama kararının devam ettiği anlaşılmıştır.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin emsal kararı olan █████/2017 tarih ve █████████ E, ████████ K sayılı kararında "...Davacı vekili, müvekkili şirketin davalı sigorta şirketi Endüstriyel Paket Sigortası yaptırdığını, müvekkilinin işletmekte bulunduğu U... V... Tepesindeki Maden Telesiyejine ilişkin olarak yer altında bulunan sinyal elektrik telesiyej kablolarının çalınması üzerine, sinyal ve elektrik kablosu satın alındığını, kabloların dağdaki yerlerine götürüldüğünü, çalışanlarının kabloları döşeme yapılacak olan yerde bırakarak havanın kararması ile beraber işyerine döndüğünü, ertesi gün yeniden çalışmaya gidildiğinde söz konusu kabloların 505 metresinin makaraları ile birlikte çalındığının tespit edildiğini ve çalınan 505 metrelik kablonun yerine yine 13.705,70.-TL'lik sinyal kablosu satın alındığını, müvekkilinin söz konusu bu 13.705,70.-TL'lik zararı nedeni ile davalı sigorta şirketine müracaat ettiğini, ancak hasarın hırsızlık sigortası genel şartlarına uymadığından bahisle talebin davalı sigorta şirketi tarafından reddedildiğini, aynı zamanda sigorta poliçesinin de iptal edildiğini ileri sürerek davalının temerrüde düştüğü █████/2012 tarihinden itibaren 13.705,00.-TL'nin işleyecek avans faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, sigorta sözleşmesi ile hırsızlık rizikosunun 8.681.000,00.-TL bedelle makine kapsamındaki kıymetler için temin edildiğini, dava konusu hasarın teminatın kapsamına dahil olmadığını, ayrıca hırsızlığın oluş şekli itibariyle de Hırsızlık Sigortası Genel Şartlarına ve poliçe ile düzenlenen hırsızlık teminatına uygun olmadığını, kaldı ki davacının söz konusu malın çalınmasına karşı koruyucu önlem almadığının da açık olduğunu, bu sebeple Hırsızlık Sigortası Genel Şartlarının B.2.maddesi ve TTK'nın 1448/1 düzenlemelerine de aykırı davrandığını savunarak davanın reddine ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece; incelenen tüm dosya kapsamına göre; mezkur hasarın oluş şekli gözetildiğinde davacının çalınan kabloların çalınma ihtimalinin yüksek olmasına rağmen, davacı şirketin kabloları açık alanda korumasız şekilde bıraktığından, eylemin poliçe genel şartları A.1 maddesinde belirlenen riziko gruplarına dahil olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir." denilmiştir.
Bu durumda, somut olayda, davacı tarafça, davalı ile dava dışı Yapı Kredi Finansal Kiralama A.Ş. arasındaki sigorta poliçesi kapsamında, sigortalı taş kırma makinesinin hırsızlık olayı nedeniyle zarar gördüğü tazminat istemi ile işbu davanın açıldığı, konusunda uzman bilirkişilerden alınan rapor usul ve yasaya uygun bulunmakla hükme esas alınmış olup düzenlenen raporda 2017 model taş kırma makinesinin olay yeri inşaat alanına █████/2018 günü sevk edildiği, █████/2018 günü hasarın fark edildiği, panoyu besleyen kabloların kesilmek suretiyle eksiltildiği, makine üzerindeki 5 adet dinamo motorunun sökülerek eksiltildiğinin tespit edildiği, makinenin olay yerine bırakılmasından 3 hafta sonra tespit yapıldığının anlaşıldığı, makinenin bulunduğu yerde çit, bekçi, aydınlatma, kamera sisteminin olmadığı, yani hırsızlığa karşı koruma olmadığı, hırsızlık olayının net tarihinin bilinmediği, hırsızlığın kırılmak suretiyle değil cıvatalar sökülmek suretiyle olduğunun düşünüldüğünü, poliçenin umbrella sözleşmesi kapsamında düzenlendiği ve söz konusu sözleşmenin 5.14 maddesi uyarınca "Hırsızlık Hasarları Hırsızlık Genel Şartları" kapsamında değerlendirilmesinin uygun olacağının tespit edildiği, bu kapsamda aşırma, unutma, kaybetme, nedeni belli olmayan ortadan yok olma durumlarının teminata dahil olamayacağının değerlendirildiği, eksper raporunda da makine etrafında çit olmadığı, bekçisi, aydınlatması, kamera sistemi olmadığı, hırsızlığa karşı hiçbir korumasının bulunmadığı, iddia edilen hırsızlık hasarının ne zaman ya da kaç defada meydana geldiğinin bilinmediği, motorun kırılmak suretiyle değil bir anahtar vasıtasıyla sökülerek alınmış olduğunun ve hadisenin oluş şekline göre hasarın teminat dışı olarak değerlendirildiği, bilirkişi heyetince yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde de makinanın kırma, delme, zorlamaya tabi tutulmadığı, bedeni çeviklik sayesinde aşırma suretiyle hırsızlığın yapıldığı, olay yerinde anahtarla, gizlice veya başka aletlerle kilit açma ve zorlama suretiyle girilmediği, gizlice girilip saklanarak veya kapanarak hırsızlık planı yapmaya gerek duyulacak bir güvenlik önlemi olmadığı için hasarın teminat dışında değerlendirilmesi gerektiğinin belirtildiği, buna göre eylemin Hırsızlık Sigortası Genel Şartları A.1. Maddesinde belirtilen riziko gruplarına dahil olmadığı gibi B.2. Maddesinde de sigortalı veya sigorta ettirenin sigorta poliçesi ile temin olunan rizikoların gerçekleşmesinde zararı önlemeye, azaltmaya ve hafifletmeye yarayacak önlemleri almakla yükümlü olduğu, dosyamızdaki bilgi ve belgelerin incelenmesinde açıktan hırsızlık şeklinde gerçekleşen olaya göre davacının bu yönde önlem aldığını ispatlayamadığı sonucuna varılmış, ayrıca taraflar arasındaki Modüler Kurumsal Sigorta poliçesinin umbrella klozu hükümlerine tabi olduğu ve buna göre sözleşmenin istisnaları başlıklı 5. Maddesinin 14. Bendinde hırsızlık hasarlarının Hırsızlık Genel Şartları kapsamında değerlendirileceği ve aşırma, unutma, kaybetme ve nedeni belli olmayan ortadan yok olma durumlarının teminata dahil olmadığının düzenlendiği anlaşılmakla tüm dosya kapsamı dikkate alınmakla davacının talebinin teminat dışı olduğu kanaatine varılarak davanın reddine dair karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Alınması gerekli 732,00 TL karar ve ilam harcından başta peşin alınan 44,40 TL harç ile 1.236,32 TL tamamlama harcı olmak üzere toplam 1.280,72 TL harcın mahsubu sonucu bakiye 548,72TL harcın karar kesinleştiğinde ve talep halinde DAVACIYA İADESİNE,
3-Yapılan yargılama giderinin DAVACI ÜZERİNDE BIRAKILMASINA,
4-Davacı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,
5-Davalı vekille temsil edildiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak DAVALIYA VERİLMESİNE,
6-Arabuluculuk Kanununun 18/A(13). maddesi uyarınca Arabuluculuk Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden karşılanan 1.320,00 TL arabuluculuk giderinin davacıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
7-Bakiye gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran tarafa İADESİNE,
Dair; davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde ... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde İstinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!