Anahtar kelimeler: Vatan Caddesi Şubesi Bankanın İstinaden Şti Kredi İlamda Ltd İmzalanan

T.C.
İSTANBULBÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ14. HUKUK DAİRESİDOSYA NO
: █████████KARAR NO
: ████████T Ü R K M İ L L E T İ A D I N Aİ S T İ N A F K A R A R IİNCELENEN KARARINMAHKEMESİ
: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİTARİHİ
: █████/2022NUMARASI
: ████████ Esas, ████████ KararDAVANIN KONUSU
: İtirazın İptali (Genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan)Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın Davalı ... yönünden reddine, davalı ... ve... yönünden davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davacı tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİDavacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili Bankanın Vatan Caddesi Şubesi ile dava dışı ... . Ltd. Şti. arasında imzalanan Kredi Çerçeve sözleşmesine istinaden kredi kullandırıldığını, davalıların iş bu sözleşmeleri müteselsil kefil olarak imzaladıklarını, kredi şartlarına uyulmaması, borcun ödenmemesi üzerine kredi hesaplarının kat edildiğini, 548.554 86 TL olan borçlarının ödenmesi ihtar edilmiş ise de ödenmediğini, İstanbul 33. İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyası ile tahsilde tekerrür olmamak ve fazlaya dair talep hakkı saklı kalmak kaydı ile davalılar aleyhine 11.12 2019 tarihinde 911.828,39 TL alacağın tahsili için icra takibi yapıldığını, davalıların borca, ödeme emrine, faize, faiz oranına ve yetkiye itirazları nedeniyle davalılar hakkında takibin durduğunu belirterek, İstanbul 33. İcra Müdürlüğünün ... E sayılı dosyası ile yürütülen takipte, davalı-borçluların borca, takibe, takip dayanağın faize ve hususlara yaptığı itirazın iptali ve hakkında başlatılan takibin, takip tutarı üzerinden yazılı şartlarla devamına, alacağın %20’sinden az olmamak üzere icra inkâr tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, savunmasında özetle; davacının emredici hükümlere aykırı olarak tek taraflı irade beyanıyla düzenlediği genel işlem koşulları içeren, karşı tarafı aydınlatmadan imzalatılan sözleşmelerin geçersiz olduğunu, davacı tarafından dosyaya sunulan sözleşmelerin sadece son sayfaları imzalı diğer sayfalar parafsız ve imzasız olduğunu, usul ve yasa gereği sözleşmenin geçerli olması için bütün sayfaların imzalı olması gerektiğini, sözleşme sayfalarının üzerinde davalılar ve dava dışı ... Firması yetkilisi tarafından okunduğuna, anlaşıldığına ve kabul edildiğine dair ibare olan imza bulunmadığını, sözleşmelerin kanunun aradığı şekil şartları yerine getirilmeden akdedildiği için davalıları bağlamadığını, davacı banka tarafından müvekkillerinin kullanılan kredilere müteselsil kefil olmaları nedeniyle borçlu oldukları öne sürülmüşse de hangi sözleşmeye ilişkin hangi kredinin kullanıldığı ve bu kredilerin miktarlarının ne olduğunun açıklanmadığını, müvekkillerinin müteselsilen kefil olduklarını beyan ettikleri sözleşmelerin farklı olduğunu, alacağa uygulanan faizin fahiş olduğunu, faiz oranlarının dürüstlük kuralına aykırı olduğunu, davacı tarafından eksik yatırılan harcın tamamlanması gerektiğini belirterek, davanın reddine, davacının haksız ve kötü niyetli icra takibi nedeniyle % 20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİİlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; " ...Açılan dava itirazın iptali davası olup davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ... Ltd. Şti. arasında 14.03.2014, 26.09.2017 ve 02.04.2018 tarihlerinde genel kredi sözleşmesi imzaladıkları, davalıların müşterek borçlu/müteselsil kefil sıfatıyla sözleşmeleri imzaladıkları fakat davalı ...'ün 14.03.2014 tarihli GKS'de imzasının bulunduğu oysa takibe konu kredi alacaklarının 02.04.2018 tarihli GKS'den kaynaklandığı, ...'ün imzası bulunmayan 02.04.2018 tarihli GKS'den kaynaklı kullandırılan krediler nedeniyle kefil olarak sorumlu tutulamayacağı, bu nedenle bu davalı yönünden açılan davanın reddine karar vermek gerektiği anlaşılmıştır. Diğer davalılar yönünden kefalet limitleri oranında 02.04.2018 tarihli ve takibe konu kullandırılan krediler nedeniyle oluşan borçtan müteselsil kefil olarak sorumlulukları bulunup kredi borçları ödenmediğinden davacı banka tarafından hesabın kat edilerek ihtarname keşide edildiği, davalılara tebliğ edilen ihtarnameden belirlenen sürenin sonunda yani 30.12.2018 tarihinde davalıların temerrüde düştükleri, temerrüt tarihi itibariyle akdi faizin %50 fazlasının eklenmesiyle ticari krediler için %33 oranında, kredili mevduat hesabı için %24 oranında temerrüt faizi talep edilebileceği, fazlaya ilişkin istemin reddedilmesi gerektiği, 27.03.2022 tarihli bilirkişi raporu ile tespit edilen alacak kalemleri dikkate alınarak açılan davanın ... ve... yönünden kısmen kabulüne karar vermek gerektiği anlaşılmış, ayrıca dava konusu likit yani belirlenebilir olup davacı tarafça talep edilip davalılarda haksız olduğundan kabul edilen asıl alacağın %20 oranında icra inkar tazminatına hükmetmek gerekmiş..." gerekçesiyle, davalı ... hakkında açılan davanın reddine, davalı ... ve... hakkında açılan davanın kısmen kabulüne, İstanbul 33. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasında davalıların itirazlarının kısmen iptali ile takibin 577.767,70 TL asıl alacak,140.217,95 TL İşlemiş faiz, 7.020,90 TL BSMV olmak üzere 725.006,55 TL toplam alacağın kredili mevduat hesabı için %24, ticari kredi için %33 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 gider vergisi yürütülmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, kabul edilen asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesine, karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİDavacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davalılardan ... ve ... ün hem karı-koca, hemde borçlu şirketin ortakları olduğunu, Mehmet Gümüşün ise sözleşmenin düzenlendiği tarih itibarı ile borçlu şirketin ortağı olduğunu, ...'ün 08.03.2011 tarihinde şirkete ortak olduğunu, 20.11.2014 tarihinde ise hisselerini Zeytinburnu 1. Noterliğinin ... yevmiyi nolu devir-temlik sözleşmesi ile devrettiğini, davalının imzalamış bulunduğu Kredi Çerçeve sözleşmesinin tarihinin ise 14.03.2014 olduğunu, sözleşmenin düzenlendiği tarihte şirketin ortağı bulunduğunu, 02.04.2018 tarihli sözleşmede davalı ...'ün imzası bulunmadığını, ancak dosyaya sunulan üç Kredi Çerçeve Sözleşmesinin de tüm borç ödenene kadar dava dışı .... Ltd. Şti.'nin müvekkili bankadan kullanmış bulunduğu tüm krediler için (kefiller açısından kefalet limiti ile sınırlı olmak kaydıyla) teminatını teşkil ettiğini, davalının kefalet sözleşmesinde eliyle yazmış olduğu "kullandığı/kullanacağı" ibaresiyle sözleşmeden öncesi ve sonrası kullanılan tüm kredilerden müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olmayı kabul ettiğini, Bakanlar Kurulunun verdiği yetkiyle bankaların kredilere uygulayacakları azami faiz oranlarını serbestçe tespit edip, T.C. ... Bankası’na bildirip ilan ettikten sonra uyguladığını, icra takibinde temerrüt faizi olarak %57 oranı üzerinden faiz talep edilmiştir (Cari faiz %38 olup bunun %50 fazlası üzerinden). Bilirkişi raporunda ise akdi faiz %22 kabul edilerek %50 fazlası olan %33 oranında temerrüt faizi hesaplaması yapılmıştır. Takip dayanağı kredi çerçeve sözleşmesinde temerrüt faiz oranı yazılı değilse de bankanın T.C.... Bankasına ticari krediler için uygulanacak en yüksek faiz oranının %38 olduğunun bildirildiğini, temerrüt faiz oranının, tüm krediler için T.C. ... Bankası’na bildirilen en yüksek ticari kredi faiz oranının %50 fazlası olacağının ilan edilerek açıklandığını, mahkemece alacak miktarının hatalı tespit edildiğini, davacılardan ... yönünden davanın reddine karar verildiğini, dava değerinin tamamı üzerinden aleyhe 62.641,42 TL nispi vekalet ücretine hükmedildiğini, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, aleyhe hükmedilen vekalet ücretinde mükerrerlik bulunduğunu, ... yönünden dava değerinin tamamı üzerinden aleyhe 62.641,42 TL nispi vekalet ücretine hükmedildiğini, diğer davalılar yönünden de davanın red edilen miktarı üzerinden aleyhe 21.527,53 vekalet ücretine hükmedildiğini, her üç davalı yönünden de dava değerinin tamamı üzerinden davanın reddine karar verilse idi sadece 62.641, 42 TL aleyhe vekalet ücretine hükmedilecek iken, iki davalı açısından davanın büyük oranda kabulüne karar verilmiş olmasına rağmen daha fazla tutarda, toplam 84.168,95 TL aleyhe vekalet ücretine hükmedildiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.İNCELEME VE GEREKÇEDava, genel kredi sözleşmesinden doğan alacağın davalı müteselsil kefillerden tahsili için başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Davacı banka ile dava dışı asıl borçlu ...Ltd. Şti. arasında 14.03.2014, 26.09.2017 ve 02.04.2018 tarihli genel kredi sözleşmesi akdedildiği, davalılardan ...'ün 14.03.2014 tarihli kredi sözleşmesini müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, takibe ve davaya konu 02.04.2018 tarihli sözleşmede imzasının bulunmadığı, asıl borçluya kullandırılan kredi borçlarının ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek 26.12.2018 tarihinde asıl borçlu ve kefillere kat ihtarnamesi keşide edildiği, kat ihtarının asıl borçlu ve kefillere 28.12.2018 tarihinde tebliğ edildiği, borcun ödenmemesi üzerine davalılar aleyhine İstanbul 33. İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyası ile 580.495,93TL asıl alacak, 15.667,46 TL % 5 BSMV, 2.315,74 TL. masraf, 313.349,26 -TL faiz olmak üzere toplam 911.828,39 TL alacak için icra takibi başlatıldığı, davalı kefillerin süresinde borca itirazı üzerine işbu davanın açıldığı anlaşılmaktadır.TBK'nın 583/1 maddesi, "Kefalet sözleşmesi, yazılı şekilde yapılmadıkça ve kefilin sorumlu olacağı azamî miktar ile kefalet tarihi belirtilmedikçe geçerli olmaz. Kefilin, sorumlu olduğu azamî miktarı, kefalet tarihini ve müteselsil kefil olması durumunda, bu sıfatla veya bu anlama gelen bir ifadeyle yükümlülük altına girdiğini kefalet sözleşmesinde kendi el yazısıyla belirtmesi şarttır." hükmünü haizdir. Somut olayda davalı ...'ün takibe konu genel kredi sözleşmesinde imzasının bulunmadığı,14.03.2014 tarihli sözleşmede imzasının bulunduğu, diğer davalılarca inkâr edilmeyen kefalet sözleşmelerinin kanunda öngörülen zorunlu şekil şartlarını haiz olduğu anlaşılmaktadır.Hükme esas alınan bilirkişi raporunda; dava dışı asıl borçlu firmanın davacı bankadan kullanmış olduğu (ve kullanacağı) krediler ile ilgili olmak üzere, ...'ün kefalet limiti 3.112.000.00-TL, ...’ün kefalet limiti 612.000.00 TL( Söz.Tar.14.03.2014) ...’ün kefalet Limiti 1.000.000.00 TL(Söz.Tarih. 02.04.2018) olarak tespit edilmiştir. Davacı banka kredi alacağına ilişkin, davalılardan İstanbul 33. İcra Müdürlüğü ... E sayılı takip dosyasına yapımış oldukları itiraz nedeniyle davacı bankanın davalılardan 11.12.2019 takip/talep tarihi itibarı ile tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile 577.767.70 TL asıl alacak 140.217.95 TL işlemiş faiz ve 7.020.90 TL BSMV olmak üzere toplam 725.006.55 TL alacaklı olduğu, asıl alacak yönünden 2.728.23 TL faiz talebi yönünden 173.131.31 TL BSMV yönünden 8.646.56 TL'lık fazla talebinin yerinde olmadığı, 553.192.69 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 33 (TİCARİ) temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan istenebileceği, 24.575.01 TL asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık % 24 ve TCMB tarafından 3 ayda bir deklere edilen değişen oranlarda temerrüt faizi ve bu faizin %5 BSM nin davalıdan istenebileceği, takip talebiyle istenen 2.315.74 ,- TL. masrafın dayanak belgesinin ibraz edilmemiş olması nedeniyle bu aşamada istenemeyeceği, ancak dayanak belge ve makbuzlarının ibrazı halinde hesaplanan alacak tutarına bu tutarları aşmayacak miktarda belirlenen masrafların da eklenmesinin mümkün olduğu sonucuna varılmıştır. Bilirkişi raporu denetlenebilir ve hüküm vermeye elverişlidir.Davalı ...'ün sadece 14.03.2014 tarihli genel kredi sözleşmesinde imzası bulunduğu, takibe ve davaya konu 02.04.2018 tarihli sözleşmede imzasının bulunmadığı, dava dışı şirket ile davacı banka arasında birden fazla genel kredi sözleşmesi imzalandığı, kefil olarak imzası bulunmayan genel kredi sözleşmelerine istinaden kullandırılan kredilerden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı anlaşılmıştır. Davalılar... ve ...' 02.04.2018 tarihli GKS kapsamında ödenmeyen krediler nedeniyle borçtan müteselsilen sorumludur.Taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 4.2. maddesinde temerrüt faiz oranı; T.C ... Bankasına bildirilen en yüksek cari akdî faiz oranı, temerrüdün doğduğu tarihten itibaren aynı tür kredi ve hesaplar için banka tarafından bildirilen en yüksek cari akdî faiz oranının % 100 fazlası olarak belirlenen oranda ve bu oranların değişmesi hâlinde değişen oranlarda olarak belirlenmiş ise de genel mektupta; T.C. ... bankasına banka kredilerinde fiilen uygulanabilecek en yüksek faiz oranının % 38 olarak, temerrüt faiz oranının T.C. ... Bankasına bildirilen en yüksek ticari kredi faiz oranının % 50 fazlasıyla uygulanacağının bildirildiği, ancak bilirkişi tarafından, davacı banka tarafından davaya konu kredilere kullandırım tarihinden itibaren temerrüt tarihine kadar değişen oranlarda akdî faiz uygulandığı, değişken temerrüt faizi uygulanamayacağından hesap kat ve temerrüt tarihinde uygulanan yıllık faiz oranı % 22 faiz oranının % 50'si oranında temerrüt faizi üzerinden hesaplama yapılması, hesap kat tarihi itibariyle belirlenen ana para tutarı olan 24.459,84 TL (KMH) sına hesap kat tarihinden itibaren 30.12.2018 temerrüt tarihine kadar akdî faiz, temerrüt tarihinden itibaren takip tarihine kadar temerrüt faizi oranından hesaplama yapılması doğru görülmüş olup yapılan hesaplamada hata bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı fiilen daha yüksek faiz uyguladığına dair delil sunmamıştır. Daha yüksek faiz oranı içeren cari bir kredinin varlığını kanıtlayamadığından, davacının faize yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.Öte yandan İlk derece Mahkemesince ... yönünden davanın reddine karar verilmesi ve bu nedenle davalı ... yönünden davacı aleyhine nispi vekalet ücretine hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir.Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 353/1.b.1 hükmü uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, █████/2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.KANUN YOLU
: HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.