Anahtar kelimeler: Fide Ulaşarak Tohum Akşehirkonya Gübre Özet Satımı Satımdan Zirai Davalıborçlu

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...

T.C.
KONYA
. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ "TÜRK MİLLETİ ADINA"
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
:
KARAR NO
:
HAKİM
:
KATİP
:
DAVACI
:
VEKİLİ
:
DAVALI
:
VEKİLLERİ
:
DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
:
KARAR TARİHİ
:
KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
:
Mahkememizde görülmekte olan İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özet olarak; Müvekkili şirketin Akşehir/KONYA Merkezli bir şirket olduğu ve tüm Türkiye'de Zirai ilaç, gübre, tohum, fide, hayvancılık işleri ile ilgili hizmet vermekte olan bir tarım şirketi olduğunu, müvekkili ile davalı-borçlu arasında 414.000 adet muhtelif fide alım satımı için anlaşıldığını, davalı-borçlu firmanın müvekkili firmaya ulaşarak 414.000 adet muhtelif fide alım satımı için görüşmeler içerisine girdiğini ve akabinde 414.000 adet muhtelif fide alım satımı için kdv dahil 2.300.325,50 TL fiyata anlaşıldığını, müvekkilinin 414.000 adet muhtelif fideyi davalı-borçluya teslim ederek üzerine düşen edimleri eksiksiz ve kusursuz olarak yerine getirdiğini, Müvekkili şirket yetkilisinin davalı yan ile defalarca telefon görüşmeleri gerçekleştirdiğini, verilen hizmet dolayısıyla borçlandıkları bakiye miktarını ödemelerini talep ettiklerini, ancak bu hususta müvekkili şirketin herhangi bir sonuç alamadığını, tahsili için Konya . İcra Müdürlüğü ... E. Sayılı dosyasından takip başlatıldığını, davalı borçlu tarafından itiraz edilmek suretiyle takibin durdurulduğunu, sonrasında yapılan arabuluculuk görüşmelerinden de sonuç alınamadığını, bu nedenle davanın kabulü ile takibin devamına karar verilmesini, davalının %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özet olarak; Davacının iddialarının gerçeği yansıtmadığını, müvekkilinin davacıdan sipariş ettiği ürünlerin tamamını teslim almadığını, teslim edilen kısımda da ayıplı malların mevcut olduğunu, bu ayıpların fide köklerinde hastalık, ürün cinslerinin karışıklığı ve çiftçilikte kullanılmaya elverişsiz bitkiler olarak tespit edildiğini, müvekkilinin 29.12.2024 tarihli iade faturasını (... ) düzenleyerek, söz konusu malın ayıplı olduğunu ve teslim alınmadığını açıkça ortaya koyduğunu, iade faturası düzenlediği ve davacının ihtarına karşı Konya . Noterliğinin ... Yevmiye Numaralı ve █████/2025 tarihli ihtarının çekildiğini, davacı tarafın teslimatı ispatlayamadığını, cari hesap mutabakatına ilişkin belgenin tek başına borcun varlığını ispatlamayacağını, davacının taleplerinin zamanaşımına uğramakla birlikte faiz türü, başlangıcı ve faize itiraz ettiklerini, icra inkar tazminatına ilişkin şartların oluşmadığını, tüm bu nedenlerle davasının tümüyle reddine, alacaklı olduğu iddiasında bulunan davacı aleyhine kötü niyetli takibi ve davası sebebiyle alacak miktarının %20’sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesini, tüm yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Akşehir . İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyası UYAP sureti ve Konya . İcra Dairesi ... Dosyası dosyamız arasına alınmış ve incelenmiştir.
Dilekçeler aşaması tamamlanmış olup, taraflara duruşma gün ve saatini bildirir davetiye çıkartılmıştır.
█████/2026 tarihli bilirkişi raporu ile; her iki tarafın ticari deftler tasdik şerhlerinin süresi içerisinde ve usulüne uygun olarak yapıldığını, sahibi lehine delil olma özelliği taşıdığını, Davacı ... Tic.Ltd.Şti’nin ve davalı S.S. ... Tohum Anadolu Kadın Girişim Üretim ve İşletme Kooperatifinin dava konusu dönemlere ait ticari defter incelemelerinde dava konusu faturanın ticari defterlere karşılıklı olartak kayıt edildiği, davacı ticari defterlerinde davalının 2.300.325,50.- TL borç bakiyesi olduğu, davalı ticari
defterlerinde davacı firmanının 2.300.325,50.- TL alacak bakiyesi olduğu, her hangi bir iade faturası ve
ödeme ile ilgili herhangi bir kayıt olmadığı, davacı firma ile davalı kooperatifin cari hesap bakiyelerinin birbirini teyit ettiği, davacı firmanın takipli asıl alacağının 2.300.325,50.- TL olduğu tespit edilmiştir.
TOPLANAN DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE:
Dava, itirazın iptali isteminden ibarettir.
Davaya konu, Konya . İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takibinin 2.300.325,50 TL asıl alacak 489.213,06 TL işlemiş faiz olmak üzere 2.789.538,56 TL üzerinden başlatıldığı, takip dayanağı olarak faturaların gösterildiği, itiraz üzerine takibin durdurulmasına karar verildiği ve itirazın hükümden düşürülmesi için eldeki itirazın iptali davasının açıldığı anlaşılmıştır.
Taraflar arasındaki ihtilaf; taraflar arasında ticari ilişki bulunup bulunmadığı, davacının davalıya icra takibine konu faturada belirtilen malları teslim edip etmediği, davacının alacaklı olup olmadığı alacaklı ise takip tarihi itibariyle miktarının ne kadar olduğu hususlarından ibarettir.
İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.
Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ... E., ... K.; 25.11.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamları)
Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir.
Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir. (Yargıtay HGK'nın █████/2022 gün ve ... - E K sayılı ilamı)
Eldeki davada, uyuşmazlığın her iki tarafı tacir olup, uyuşmazlık konusu iş her iki tarafın da  ticarî işletmesi ile ilgilidir. Bu nedenle fatura ve faturaların delil olma niteliği üzerinde de durmakta yarar vardır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) fatura tanımlanmamıştır. Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" hükmünü haizdir. Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Sözleşme ilişkisinin inkâr edilmesi durumunda öncelikle akdi ilişkinin ispat edilmesi gerekmektedir.
Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından  ticarî defterlerine kaydedilmesi, faturaya konu hizmetin sunulduğuna karine teşkil eder. (Ems: Yargıtay HGK'nın █████/2022 gün ve (... E K sayılı ilamı)
Karinenin varlığı hâlinde, karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini ispatla yükümlüdür. Kesin kanunî karineler dışında, karşı taraf karinenin aksini ispat edebilir. Karine söz konusu olduğunda, karine ile kabul edilen durumun aksini ispat etmek gerekir. (Yargıtay HGK'nın ... E ... K sayılı ilamı)
Tarafların tacir olmaları nedeniyle ticari defter ve belgeler üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasına karar verilmiş, taraf defterlerinde bu kapsamda yapılan inceleme neticesinde düzenlenen █████/2026 tarihli bilirkişi raporu ile taraflara ait ticari defter ve belgelerin usulüne uygun olarak tutulduğu, dava konusu faturaların defterlerde kayıtlı olduğu, davalının takip tarihi itibarıyla 2.300.352,50 TL borçlu olduğu tespit edilmiştir. Bu durumda davacının davasının kabulüne karar vermek gerekmiştir.
Davacı tarafın feri nitelikteki tazminat istemleri yönünden yapılan değerlendirmede; takibe itirazın olsa haksız olması ve alacağın likit olması nedeniyle hükmedilen alacağın % 20'si oranında davacı lehine tazminata hükmetmek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle;
1-Davanın KABULÜ İLE; davalının Konya . İcra Müdürlüğünün ... Esas nolu dosyasında yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin 2.300.325,50 TL asıl alacak üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %51,75 oranında faiz işletilmesine,
2-Asıl alacağının %20'si olan 460.065,10 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınıp davacıya verilmesine,
3-Alınması gereken 157.135,23 TL karar ve ilam harcından, peşin ve ıslahla birlikte alınan 25.934,44 TL harcın mahsubu ile bakiye 131.200,79 TL eksik harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAT KAYDINA,
4-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 4.600,00 TL. yargılama giderinin, davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,
5-Davacı tarafından yapılan 26.549,84 TL harç gideri ve 8.330,00 TL yargılama gideri olmak üzere toplam 34.879,84 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
6-Davacı taraf, kendini vekille temsil ettiğinden , A.A.Ü.T'ne göre tayin ve taktir olunan 340.045,57 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya VERİLMESİNE,
7-Taraflarca yatırılan gider avansından arta kalan kısmının 6100 sayılı HMK 333.maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde kendilerine İADESİNE,
Dair ; davacı vekilinin/davalı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Katip Hakim
Bu belge 5070 sayılı kanun uyarınca Elektronik İmza ile imzalanmıştır.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!