Anahtar kelimeler: Zmmsi Arkadan Esaskarar Çarpması Plaka Rücuen Kayseri Araca Yazildiği Aracının

T.C. KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ...Esas -...

T.C.
KAYSERİ
1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA GEREKÇELİKARAR
ESAS NO
:...
KARAR NO
:...
HAKİM
: ...
KATİP
: ...
DAVACI
:...
VEKİLİ
: Av....
DAVALI
: 1- ...
VEKİLİ
: Av. ...
Av...
DAVALI
: 2-...
DAVA
: Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)
DAVA TARİHİ
:...
KARAR TARİHİ
: ...
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: ...
Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
DAVA
: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; █████/2024 tarihinde davalı... adına kayıtlı ZMMS'i davalı sigorta şirketi tarafından yapılmış bulunan ... plaka numaralı aracın müvekkili adına kayıtlı bulunan ... plaka numaralı araca arkadan çarpması sonucu trafik kazası gerçekleştiğini, meydana gelen trafik kazası neticesinde müvekkilinin aracının hasar gördüğünü ve sigorta şirketi tarafından aracın onarım bedelinin karşılandığını, kaza öncesinde orijinal olan aracın iş bu kaza nedeniyle orijinalliğinin bozulduğunu, bir çok parçasının değiştiğini veya boyandığını, bununla birlikte aracın değişen parçalarının tamamı eşdeğer (yan sanayi) parça ile değiştirildiğini, bu arada müvekkilinin aracından mahrum kalmış kullanamadığını, davalı sigorta şirketine başvuru yapılmış olup davalı sigorta şirketince müvekkiline yalnızca 10.000 TL ödeme yapıldığını, bu ödemenin az olduğunu beyanla davanın kabulü ile, fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 500 TL araç değer kaybı bedelinin, şimdilik 250 TL hasar farkı tazminatının, şimdilik 250 TL ikame araç bedelinin, değer kaybı ve hasar farkı tazminatı bakımından tüm davalılardan (sigorta şirketi bakımından teminat limiti ile sınırlı olmak koşuluyla) müştereken ve müteselsilen; ikame araç bedelinin ise araç sürücüsü ve sahibi davalı...'dan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili ile yargılama giderleri ve vekalet ücretinin de davalılara tahmiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
: Davalı ... Sigorta A.Ş vekili cevap dilekçesinde özetle; ... plakalı aracın müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunu, poliçeden dolayı maddi zararlara ilişkin teminat limiti kaza tarihi itibari ile araç başına 200.000,00-TL olduğunu, müvekkili sigorta şirketi tarafından davacıya ait araçta meydana gelen değer kaybıa yönelik olarak █████/2024 tarihinde davacı vekiline 10.000,00 TL ve hasar onarım bedeline yönelik olarak █████/2024 tarihinde davacıya 11.200,00 TL'lik ödeme yapıldığını ve davacının zararının tamamen giderildiğini, davacı şirketin usulüne uygun başvuru yapmadığını, davanın belirsiz alaca davası olarak açılmasında hukuki yarar bulunmadığını beyanla davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davasının reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davacı üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
DELİLLER
:Mahkememizce taraf teşkili sağlanmış davanın taraflarına delillerini ibraz etme olanağı tanınmış uyuşmazlığın çözümü için gereken bütün deliller toplanmıştır.
... plakalı aracın ve ... plakalı aracın kayıt maliklerinin kim olduğuna dair, ilgili kayıt ve belgelerin Uyap sistemi üzerinden dosyamız arasına alınmıştır.
Kayseri Emniyet Müdürlüğü Bilgi Teknolojileri ve Haberleşme Şube Müdürlüğü'ne müzekkere yazılarak █████/2024 günü, ... plakalı aracın ve ... plakalı aracın arasında yaşanan kazaya ilişkin; görüntü, fotoğraf, mobese kamerası kaydı, trafik kaza tespit tutanağı vs. belge olup olmadığı hususunda araştırma yapılmıştır.
... Sigorta A.ş.'ye müzekkere yazılarak ... plakalı aracın ve ... plakalı aracın █████/2024 tarihli trafik kazasından dolayı açılan hasar dosyası ve poliçe örneği celp edilmiş, incelenmesinde, ... plakalı aracın █████/2023 başlangıç ve █████/2024 bitiş tarihli ZMMS ile sigortalandığı görülmüştür.
Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi'ne müzekkere yazılarak ... plakalı aracın trafiğe çıktığı tarihten bu yana tramer kayıtları ve ilgili belgeler celp edilmiştir.
Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, makine mühendisi bilirkişi █████/2025 tarihli raporda özetle;
-... plakalı sayılı araç sürücüsü... sevk ve idaresindeki araç ile günün gündüz vakti, görüşün açık olduğu yol üzerinde seyri esnasında, yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini müteyakkız sürdürmesi, park alanı olmayan bir yol üzerinde park edebilmek için aniden durması sonucu karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek ve bunların hareketlerini zorlaştırması ile sebebiyet verdiği olayda %50 oranında asli kusurlu olduğu;
-... plaka sayılı araç sürücüsü... sevk ve idaresindeki araç ile günün gündüz vakti, görüşün açık olduğu yol üzerinde seyri esnasında, yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini müteyakkız sürdürmesi, geçme manevrasını önünde hatalıda olsa duran bir aracı geçerken kullanılan şeritte güvenli mesafe gidildikten sonra işaret verilip izlenecek şeride girmekle tamamlaması gerekirken güvenli mesafe gidilmeden daha önce seyir halinde olduğu sağ şeride geçmeye kalktığı ve dava konusu araca çarpması ile sebebiyet verdiği olayda %50 oranında asli kusurlu olduğu;
- Dava konusu ... plaka sayılı aracın, sol dış dikiz aynası ve sol ön çamurluk kısımlarında meydana geldiği, davalı sigorta şirketinin cevap dilekçesi ekinde sunduğu tedarik firması tarafından davalı sigorta şirketi hakkında düzenlenen eksper raporunda yazılı yedek parçaların bu aracın tamirinde kullanıldığı,
- Bu kaza nedeni ile davacının araç hasarının işçilik, yedek parça ve KDV dahil 13.440,00 TL olduğu,
- Davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelerin mahsubundan sonra davacının bakiye araç hasar farkı tazminatının 2.240 TL olduğu,
- Dosya da mevcut bulunan ve yukarıda izah olunan internet ve piyasa araştırmaları sonucunda dava konusu ...plaka sayılı araçta dava konusu hasar sonrası kusur oranında oluşan Değer Kaybı bedelinin 10.000,00 TL olduğu, Bakiye Değer Kaybı bedelinin davalı sigorta firması tarafından yapılan ödemelerden dolayı oluşmadığı,
-... plaka sayılı araçta █████/2024 tarihli meydana gelen trafik kazası sonrası, onarım için gerekli süreler değerlendirilmiş olup, kaza olmasaydı dahi davacı tarafından yapılması gereken amortisman, yakıt vb. zorunlu gider kalemlerinin (kaza tarihinde 50 TL) haricinde Gerçek Araç Mahrumiyet Zararının 1.575,00 TL olduğu değerlendirilmiştir. Rapordan birer suret taraflara tebliğ edildiği, rapora karşı davacı vekilinin itiraz dilekçesi sunduğu görülmüştür.
Davacı vekilinin █████/2025 tarihli ıslah dilekçesi sunduğu, harcını tamamladığı, ıslah dilekçesinin davalılara tebliğ edildiği görülmüştür.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, YARGILAMA VE GEREKÇE:
Dava, meydana gelen trafik kazasında davacının aracında oluşan araç hasarı, değer kaybı ve araç mahrumiyet zararının tazmini talebine ilişkindir.
Dava, █████/2024 tarihli trafik kazasında ... plakalı aracın hasarlanması nedeniyle değer kaybı, hasar zararı ve araç mahrumiyet zararı istemlerine ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 4/1-a maddesine göre davaya bakmaya mahkememiz görevlidir.
6545 sayılı yasanın 45/3. maddesi uyarınca yargılama tek hakim tarafından yürütülmüş ve sonuçlandırılmıştır.
Mahkememizde açılan ve sonuçlanan davada dava değeri itibarı ile 7251 sayılı Kanun'la değişik 6102 Türk Ticaret Kanunu'nun 4/2. maddesi uyarınca basit yargılama usulü uygulanmıştır.
Taraflar arasında uyuşmazlık konuların değerlendirmesinde;
Taraflar arasında uyuşmazlık konuları;█████/2024 tarihli trafik kazasının oluşumunda kim veya kimlerin ne şekilde kusurlu olduğu, bu kaza nedeniyle davacıya ait ... plakalı araçta değer kaybı zararı, hasar zararı ve araç mahrumiyet zararı oluşup oluşmadığı var ise araç değer kaybı zararından davalıların sorumlu olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Kusur ön sorununun değerlendirmesinde;
Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, makine mühendisi bilirkişi █████/2025 tarihli raporda özetle;
-... plakalı sayılı araç sürücüsü... sevk ve idaresindeki araç ile günün gündüz vakti, görüşün açık olduğu yol üzerinde seyri esnasında, yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini müteyakkız sürdürmesi, park alanı olmayan bir yol üzerinde park edebilmek için aniden durması sonucu karayolunu kullananlar için tehlike doğurabilecek ve bunların hareketlerini zorlaştırması ile sebebiyet verdiği olayda %50 oranında asli kusurlu olduğu;
-... plaka sayılı araç sürücüsü... sevk ve idaresindeki araç ile günün gündüz vakti, görüşün açık olduğu yol üzerinde seyri esnasında, yola gereken dikkat ve özeni vermesi, seyrini müteyakkız sürdürmesi, geçme manevrasını önünde hatalıda olsa duran bir aracı geçerken kullanılan şeritte güvenli mesafe gidildikten sonra işaret verilip izlenecek şeride girmekle tamamlaması gerekirken güvenli mesafe gidilmeden daha önce seyir halinde olduğu sağ şeride geçmeye kalktığı ve dava konusu araca çarpması ile sebebiyet verdiği olayda %50 oranında asli kusurlu olduğu;" şeklinde değerlendirme yapılmıştır.
Bu rapor, dosya kapsamındaki trafik kaza tespit tutanağı, hasar dosyası, ekspertiz raporu ile diğer deliller ve olayla uyumlu, denetime ve hüküm vermeye elverişli olduğundan mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Araç hasar zararı, araç değer kaybı zararı ve araç mahrumiyet zararına dair değerlendirmede;
Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre; trafik kazasında zarar gören aracın gerçek hasar zararından zarar verenin aracını zorunlu mali sorumluluk sigortası ile sigortalayan sigorta şirketi de zarar veren ile birlikte sorumludur.
Araç hasarında değer kaybı; aracın hasarsız haldeki 2. el piyasa değeri ile hasarın onarımından sonraki 2. el piyasa değeri arasındaki fark olup, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin yerleşik içtihatlarında, değer kaybının, araçların modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, davacı tarafın iddiaları, davalının savunmaları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirilerek araçların kaza öncesi hasarsız ikinci el piyasa rayiç değeri ile kaza meydana geldikten ve tamir edildikten sonraki ikinci el piyasa rayiç değerleri arasındaki farka göre belirlenmesi gerektiği kabul edilmiştir. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı) Yapılan açıklamalar doğrultusunda değer kaybı hesabının Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları EK-1de bulunan "Değer Kaybı Hesaplanması" yöntemine göre değil, kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı (aracın kilometresi ve önceye ait hasarlar nedeni ile orjinalliğin yitirilip yitirilmediği), aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği (orijinal olup olmadığı), tramer kayıtlarına göre araçta meydana gelen hasarlar irdelenerek, emsal satışlar da araştırılmak suretiyle, aracın olay tarihindeki 2. el rayiç değeri ile kazadan sonra onarılmış haldeki 2. el rayiç değeri arasındaki farka göre değer kaybının bilirkişi tarafından hesaplanması gerekir.
Hasar gören aracın onarım süresi boyunca kullanılamaması ya da işletilememesi sebebiyle ortaya çıkan zarar, ticari araçlarda (taksi, otobüs, servis, minibüs ve diğer ticari araçlar) "Ticari Kazanç Kaybı Tazminatı"nın konusunu oluşturmaktadır.
Onarım süresince kullanılamayan araçlardan dolayı kazada kusuru bulunan araç sahibi ve sürücüsü müteselsil olarak sorumludur. Trafik kazası sebebiyle hasar gören aracın onarım süresince çalıştırılamaması sebebiyle oluşan "kazanç kaybı", "araç mahrumiyet zararı" başka bir anlatımla "ikame araç zararı" trafik sigortası kuvertürü dışında kalmaktadır.
Borçlar Hukukuna göre, bir şeyin kısmen hasar görmesinden veya kullanılamamasından dolayı oluşacak olan zarar, buna neden olan kişilerden talep edilebilmektedir.
Araç, trafik kazası sonucunda zarar görmüş ise, onarım süresince kullanılamayacağından, aracın kullanış amacına göre, mahrumiyet zararı belirlenmelidir. Eğer, uğranılan zarara ilişkin yeterince delil sunulamıyorsa, Türk Borçlar Kanunu'nun 50/2. maddesi gereği, hakkaniyete uygun bir bedel tayin ve takdir edilmeli, sonucuna göre karar verilmelidir.
Tüm deliller toplandıktan sonra bilirkişi incelemesi yaptırılmış, makine mühendisi bilirkişi █████/2025 tarihli raporunda özetle;
Dava konusu ... plaka sayılı aracın, sol dış dikiz aynası ve sol ön çamurluk kısımlarında meydana geldiği, davalı sigorta şirketinin cevap dilekçesi ekinde sunduğu tedarik firması tarafından davalı sigorta şirketi hakkında düzenlenen eksper raporunda yazılı yedek parçaların bu aracın tamirinde kullanıldığı,
- Bu kaza nedeni ile davacının araç hasarının işçilik, yedek parça ve KDV dahil 13.440,00 TL olduğu,
- Davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemelerin mahsubundan sonra davacının bakiye araç hasar farkı tazminatının 2.240 TL olduğu,
- Dosya da mevcut bulunan ve yukarıda izah olunan internet ve piyasa araştırmaları sonucunda dava konusu 38 AM 851 plaka sayılı araçta dava konusu hasar sonrası kusur oranında oluşan Değer Kaybı bedelinin 10.000,00 TL olduğu, Bakiye Değer Kaybı bedelinin davalı sigorta firması tarafından yapılan ödemelerden dolayı oluşmadığı,
-... plaka sayılı araçta █████/2024 tarihli meydana gelen trafik kazası sonrası, onarım için gerekli süreler değerlendirilmiş olup, kaza olmasaydı dahi davacı tarafından yapılması gereken amortisman, yakıt vb. zorunlu gider kalemlerinin (kaza tarihinde 50 TL) haricinde Gerçek Araç Mahrumiyet Zararının 1.575,00 TL olduğu değerlendirilmiştir.
Bilirkişi raporunda araç değer kaybı zararı ve araç mahrumiyet zararına ilişkin tespitler, dosya kapsamındaki trafik kaza tespit tutanağı, dava konusu kaza ile ilgili açılan hasar dosyası, davacıya ait aracın trafik kaydı, servis kayıtları, davaya konu hasar öncesindeki hasarlarına ilişkin tramer kayıtları ve hasar dosyaları ile diğer deliller ve olayla uyumlu olduğundan, dava konusu kazalı aracın modeli, markası, özellikleri, hasarı, yapılan onarım işlemleri, kilometresi, olay tarihindeki yaşı, aracın markası, özellikleri ve model yılı, kullanım amacı, kullanım süresi, yıpranma payı, aracın kilometresi ve önceye ait hasarları, aracın gördüğü hasarın ağırlığı ve hasara uğrayan bölgeleri, hasarın giderilmesinde kullanılan parçaların niteliği de dikkate alındığında mahkememizce benimsenerek hükme esas alınmıştır.
Davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna dair değerlendirmede;
Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumlluluk Sigortası Genel Şartları'nın, "Sigortanın Kapsamı" başlıklı A.1 maddesinde "sigortacının poliçede tamınlanan motorlu aracın işletilmesi sırasında bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına sebebiyet vermiş olmasından dolayı 2918 sayılı KTK'na göre işletene düşen hukuki sorumluluğu zorunlu sigorta limitlerine kadar temin edeceği... " öngörülmüştür.
Zorunlu Mali Sorumluluk sigortacısı, karşı araçta meydana gelen gerçek zararı limit dahilinde teminat altına almıştır. Dava konusu trafik kazası sonrasında davacıya ait araçta meydana gelen hasar zararı ve değer kaybı zararı da gerçek zarar kalemleri arasında bulunmaktadır. (Yargıtay 17. H.D.'nin █████/2013 tarihli, █████████ Esas ve ██████████ Karar).
Kaldı ki █████/2015 tarihinde yürürlüğe giren yeni Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları'nın A.5/a maddesine göre değer kaybı maddi zararlar teminatı içerisinde yer almaktadır. Somut olayda davalı sigorta şirketi araç değer kaybı ve hasar zararından sorumludur.
Davalı...'ın sorumluluğuna dair değerlendirmede;
İşleten tanımı, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 3. maddesinde “Araç sahibi olan veya mülkiyeti muhafaza kaydıyla satışta alıcı sıfatıyla sicilde kayıtlı görülen veya aracın uzun süreli kiralama, ariyet veya rehni gibi hallerde kiracı, ariyet veya rehin alan kişidir. Ancak ilgili tarafından başka bir kişinin aracı kendi hesabına ve tehlikesi kendisine ait olmak üzere işlettiği ve araç üzerinde fiili tasarrufu bulunduğu ispat edilirse, bu kimse işleten sayılır” şeklinde yapılmıştır. 2918 sayılı KTK'nın 3. maddesinde işleten sıfatının belirlenmesinde şekli ve maddi ölçüt olmak üzere iki ayrı ölçüden yararlanılmıştır.Şekli ölçüye göre trafik sicilinde malik görülen kişi işletendir. Maddi ölçüye göre ise, trafik sicilinde adı geçen kişinin önemi bulunmamakta olup önemli olan araç üzerindeki fiili hakimiyet, araçtan ekonomik yarar sağlama, masraf ve rizikolara katlanma gibi ölçütlerdir. İşletenin belirlenmesinde doktrin ve Yargıtay'ın kabul ettiği görüş maddi ölçüdür.
2918 sayılı KTK'nın 85. maddesi “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar” hükmünü içermektedir.
Bu yasal düzenleme karşısında, kazaya karışan araçların meydana getirdikleri zararlardan araç sahiplerinin hukuken sorumlu olacağı ilkesi benimsenmiş ise de, bu araçların sahipleri tarafından herhangi bir sebeple yararlanılmasının bir başka kimseye devir edilmesi halinde (çok kısa bir süre olmaması kaydıyla), artık üzerindeki fiili hakimiyetin kalmaması ve bu sebeple ekonomik yönden de bir yararlanma olanağının kalktığı durumlarda, o aracı kaza sırasında fiili hakimiyeti altında bulunduran ve ondan iktisaden yararlanan kimsenin işleten sıfatıyla meydana gelen zarardan sorumlu tutulması gerekip, bunun sonucu olarak da araç malikinin sorumlu tutulmaması gerekecektir. Gerek doktrinde, gerekse Yargıtay'ın uygulamalarında, işleten sıfatının belirlenmesinde araç üzerinde fiili hakimiyet ve ekonomik yararlanma unsurlarının birlikte bulunması ve fiili hakimiyetin uzun süreli olması gerekmektedir. Ancak bu konuda getirilecek delillerin üçüncü kişileri bağlayabilecek nitelikte ve güçte olması, özellikle zarara uğrayanların haklarını halele uğratacak bir sonuç yaratmaması şarttır. (Yargıtay 17. Hukuk Dairesi'nin E. █████████, K. ██████████)
Somut olayda, davalı...'in işleten olması nedeni ile kusursuz sorumluluk ilkesi çerçevesinde haksız fiil hükümleri (TBK'nun 49 ve devamı) uyarınca zarardan sorumludurlar.
Davacının ıslah (talep artırım) dilekçesi incelendiğinde;
Davacı vekilinin █████/2025 tarihli ıslah dilekçesi sunduğu, dilekçeden birer örnek davalılara tebliğ edilmiştir.
Temerrüt tarihi ve faiz türü ile ilgili değerlendirmede;
2918 Sayılı Kanun'un 99. maddesinde, sigortacılar, hak sahibinin zorunlu mali sorumluluk sigortası genel sartlarıyla belirlenen belgeleri, sigortacının merkez veya kuruluslarından birine ilettiği tarihten itibaren sekiz iş günü içinde zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde kalan miktarları hak sahibine ödemek zorundadırlar.
Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortacısı 2918 Sayılı KTK'nun 98/1, 99/1, ZMMS Genel Şartları'nın B.2-c maddesi uyarınca hak sahibine kaza ve zarara ilişkin tespit tutanağının ve bilgi ve belgeleri ile birlikte sigortacıya başvurmasından itibaren 8 iş günü sonunda tazminat miktarını ödememesi halinde, bu tarihte, böyle bir başvurunun yapılmaması halinde ise dava tarihinde temerrüde düşeceğinden, temerrüt faizine bu tarihten itibaren hükmedilmesi gerekir. Sigortacının kısmi ödeme yapması halinde ise, söz konusu ödeme tarihi temerrüt tarihi olarak esas alınacaktır.
Esasen, haksız eylem nedeniyle meydana gelen zararda ihtar ve ihbara gerek olmaksızın, zararın doğduğu anda, başka bir anlatımla haksız eylem tarihinden itibaren zararın tamamı için temerrüt oluşmuş sayılır. Davalı gerçek kişi yönünden 6098 sayılı TBKnun 117/2. maddesinde göre haksız fiilin işlendiği tarihte temerrüde düşeceğinden olay tarihi itibariyle (█████/2024 tarihi) faize hükmedilmesi gerekir.
Kazaya karışan ... plakalı aracın kamyonet olduğu dosya kapsamındaki belgelerden görülmektedir. Dava dilekçesinde hükmedilecek tazminatlara yasal faiz işletilmesi talep edilmiş ve yasal faiz işletilmesi gerektiği değerlendirilmiştir.
Arabuluculuk ücretine ilişkin değerlendirmede;
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'na 7155 sayılı Kanun'un 20 nci maddesi ile 06.12.20218 tarihinde eklenen 5/A maddesi ile; "Bu Kanunun 4 üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar para olan alacak, tazminat, itirazın iptali, menfi tespit ve istirdat davalarında, dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır." düzenlemesi ile konusu bir miktar paranın ödenmesine ilişkin olan alacak ve tazminat taleplerine ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava şartı olarak getirilmiştir.
Ancak TTK'nın 5/A maddesi ile konusu para alacağına ilişkin ticari davalarda arabulucuya başvurulması dava ön şartı olarak düzenlenmişken 26.04.2016 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 6704 sayılı Kanun'un 5 inci maddesi ile Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesinde yapılan değişiklik ile;" zarar görenin, zorunlu mali sorumluluk sigortasında öngörülen sınırlar içinde dava yoluna gitmeden önce ilgili sigorta kuruluşuna yazılı başvuruda bulunması gerekir. Sigorta Kuruluşunun başvuru tarihinden itibaren en geç 15 gün içinde başvuruyu yazılı olarak cevaplamaması veya verilen cevabın talebi karşılamadığına ilişkin uyuşmazlık olması halinde zarar gören dava açabilir veya 5684 sayılı Kanun çerçevesinde tahkime başvurulabilir." ifadesi ile zorunlu mali sorumluluk sigortasına karşı açılacak davalarda dava açmadan önce sigortacıya yazılı başvuru yapılması ve bu süre içinde hiç cevap verilmemesi veya verilen cevabın zarar görenin talebini karşılamaması halinde yani zarar gören ile sigortacı arasında uyuşmazlık çıkmasından sonra dava açılabileceği düzenlenmiştir.
Bu düzenleme ile sigortacıya başvuru bir dava şartı olarak getirilmiştir. Bir başka deyişle Karayolları Trafik Kanunu'nun 97 nci maddesi ile trafik kazası sonucu zarar gören kişilerin sigortacıya karşı dava açabilmesi için aralarında bir uyuşmazlık çıkması gerektiği şartı düzenlenmiştir. Buna göre zarar gören öncelikle tazminat taleplerini sigortacıya iletecek ve böylece uyuşmazlığı kendi aralarında çözmeye çalışacaklardır. Bu haliyle zarar görenin dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartı alternatif uyuşmazlık çözüm yolu olarak önümüze çıkmaktadır. Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasında "Özel kanunlarda tahkim veya başka bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoluna başvurma zorunluluğunun olduğu veya tahkim sözleşmesinin bulunduğu hâllerde, dava şartı olarak arabuluculuğa ilişkin hükümler uygulanmaz." ifadesi ile dava şartı olarak arabuluculuğun sınırları özel kanunlarda tahkim ve başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarına başvurunun zorunlu olması ile çizilmiştir.
Bir başka deyişle tahkimin veya başka alternatif uyuşmazlık çözüm yollarının zorunlu kılındığı durumlarda arabuluculuğa başvuru dava şartı olarak uygulanmayacaktır.
Yukarıda açıklandığı üzere, trafik kazası sonucu davacının tazminat taleplerini öncelikle sigortacıya ilettiği, bu haliyle dava açmadan önce sigortacıya başvuru dava şartının yerine getirildiği, Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'na eklenen 18/A maddesinin 18 inci fıkrasına göre artık zorunlu arabuluculuk hükümlerinin uygulanamayacağı bu itibarla yargılama gideri olarak arabuluculuk masraflarının davalıya yükletilemeyeceği gözetilerek arabuluculuk masrafları davacı üzerinde bırakılmıştır. (Bkz. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilamı)
Yargılama sonunda tüm dosya kapsamına göre;
Davacının araç hasar bedeline ilişkin davasının reddine, davacının değer kaybına ilişkin davasının reddine, davacının davalı...'a karşı ikame araç bedeline ilişkin davasının KABULÜ ile, 1.575,00 TL'nin davalı...'dan alınarak davacıya verilmesine, alacağa kaza tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, karar verilmesi görüş ve kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenler ile;
1-Davacının araç hasar bedeline ilişkin davasının reddine,
2-Davacının değer kaybına ilişkin davasının reddine,
3-Davacının davalı...'a karşı ikame araç bedeline ilişkin davasının KABULÜ ile, 1.575,00 TL'nin davalı...'dan alınarak davacıya verilmesine, alacağa kaza tarihi olan █████/2024 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,
4-492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince; alınması gereken 732,00-TL harçtan davacı tarafından peşin yatırılan 427,60-TL peşin harç ve 22,63-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 450,23-TL harcın mahsubu ile bakiye 281,77-TL harcın davalı...'dan alınarak Hazineye gelir kaydına,
5-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 18/A-13. maddesi uyarınca ve Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği Tarife hükümleri uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 3.800,00-TL arabuluculuk ücretinin (yargılama gideri) davacıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,
6-Davacı tarafından yatırılan 427,60-TL başvurma harcı, 427,60-TL peşin harç ve 22,63-TL ıslah harcı olmak üzere toplam 877,83-TL harcın davalı...'dan alınarak davacı tarafa verilmesine,
7-Davacı tarafından yapılan bilirkişi ücreti 4.000,00-TL, posta, müzekkere, tebligat, elektronik tebligat ve kep reddiyat gideri 1.089,00-TL olmak üzere toplam 5.089,00-TL yargılama giderinin davanın kabul/ret oranına göre hesap edilen 3.447,39-TL'sinin davalı Ramazan Kaya'dan alınarak davacı tarafa verilmesine, bakiye 1.641,61-TL'lik kısmın ise davacı taraf üzerinde bırakılmasına,
8-Davalılar tarafından yapılan herhangi bir yargılama gideri bulunmadığından bu konuda karar verilmesine yer olmadığına,
9-Davacı kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca kabul edilen kısım üzerinden 1.575,00-TL vekalet ücretinin davalı Ramazan Kaya'dan alınarak davacıya ödenmesine,
10-Davalı ... Sigorta A.Ş kendisini bir vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca davacının red edilen değer kaybı ve araç hasar bedeline yönelik talebi üzerinden hesap edilen 750,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak iş bu davalıya ödenmesine,
11-6100 sayılı HMK 120 ve 333. maddeleri gereğince taraflarca yatırılan gider avansının kalan kısmının kararın kesinleşmesi halinde tarafça numarası bildirilen veya bildirilecek hesaba, hesap numarası bildirilmediği takdirde adreslerine ödemeli olarak re'sen gönderilmesine,
12-Bölge Adliye ve Adli Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Cumhuriyet Başsavcılıkları İdari ve Yazı İşlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca dosyanın tarih ve işlem sırasına düzenlenip dizi listesine bağlanmasına, Yazı İşleri Müdürü tarafından kontrolü yapıldıktan sonra İstinafa gönderilmesine veya arşive kaldırılmasına,
Dair, davacı vekilinin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda HMK'nun 341/2. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip ...
e-imzalıdır
Hakim ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!