Anahtar kelimeler: İçmesuyu Hattına İçme Hatlarına Kazı Suyu Davalıborçlu Eylemden Şube Tutulduğunu

T.C.

İSTANBUL
22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ████████
DAVA
: İtirazın İptali (Haksız Eylemden Kaynaklanan Zarar Nedeniyle)
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmüş olan "İtirazın İptali" davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili mahkememize sunduğu dava dilekçesi ile; Davalı-Borçlu ...A.Ş tarafından ... İcra Dairesi'nin ... Esas Nolu icra takip dosyasına itiraz edildiğini, 10.10.2023 tarihinde ... Şube Müdürlüğü hizmet alanı içinde bulunan ... Mahallesi, ...adresinde davalı şirket tarafından yapılan kazı çalışması esnasında idarelerine ait içme suyu hatlarına hasar verildiğinin tespit edildiğini, söz konusu hasarın idarelerince hasar mahallinde inceleme yapılarak tutanak tutulduğunu ve hasar tespiti yapılarak dava konusu hasar bedelinin faturalandırıldığını, davalı tarafından içmesuyu hattına verilen hasar giderilerek verilen hasar bedelinin ödenmesi için davalıya idarenin ... tarihli ... sayılı yazısı ile tebliğ edildiğini ancak davalıya yapılan bildirime rağmen hasar bedelleri ödenmediğini, idarenin alacağının tahsili amacıyla ... İcra Dairesinin ... E. Nolu dosya sayılı icra dosyası ile borçlu aleyhine icra takibi yapıldığını ancak borçlunun itirazı üzerine takibin durduğunu belirterek fazlaya dair talep hakkı saklı kalmak kaydıyla ... İcra Dairesi ... Esas Nolu icra dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, % 20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkumiyetine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili mahkememize sunduğu cevap dilekçesi ile; Davaya konu edilen alacakların zamanaşımına uğradığını, davacının içme suyu hatlarının müvekkil şirketin çalışmaları sırasında zarar gördüğü iddiasını kabul etmediklerini, dava konusu olaya müvekkil şirketin olumlu ya da olumsuz herhangi bir fiili neden olmadığını, davacı tarafın iddiaları doğrultusunda müvekkil kurum ile gerekli görüşmelerin gerçekleştirildiğini ve şirket kayıtlarında yapılan inceleme neticesinde uyuşmazlık konusu tarih ve adreste müvekkil şirket tarafından herhangi bir çalışma gerçekleştirilmemiş olduğunu, dava konusu hasarın müvekkil şirket çalışmalarından kaynaklanmadığını, müvekkilin davacı kurumun içme suyu tesislerinde yapılmış herhangi bir müdahalesi söz konusu olmadığını, müvekkil şirkete husumet yöneltilmesinin açıkça yasalara aykırı olduğunu, huzurdaki davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiğini, davacı tarafın, müvekkil şirketin yaptığı çalışma esnasında içme suyu hattının zarar gördüğünü iddia ettiğini ancak işbu iddialarını ispata yarar herhangi bir delil sunamadığını belirterek davanın öncelikle husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine, mahkememiz aksi kanaatte ise esastan reddi ile davacı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesine ve yargılama gideri, vekalet ücretinin davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.
DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE
:
İşbu dava konusu uyuşmazlık; ... İcra Dairesi'nin ...Esas numaralı icra dosyası kapsamında davacı tarafça haksız fiil sonucu meydana geldiği iddia edilen hasar bedeline dair başlatılan icra takibine davalı tarafça yapılmış itirazın iptali istemine ilişkindir.
Tüm dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; █████/2023 tarihinde davacı tarafın ... Şube Müdürlüğü hizmet alanı içinde bulunduğu belirtilen " ..." adresinde bulunan içme suyu hattına ilişkin olarak davalı tarafça yapılan kazı çalışmaları sırasında davacı tarafa ait içme suyu hattına hasar verildiğini iddia ettiği ve hasar sonucu doğduğu iddia edilen alacağın icra takibine konu edilmiş olduğu görülmüş olup; 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 49. maddesi gereğince, “Kusurlu ve hukuka aykırı bir fiille başkasına zarar veren, bu zararı gidermekle yükümlüdür”. Bu hüküm dikkate alındığında kusur sorumluluğu olarak tanımlanan haksız fiil sorumluluğunun kurucu unsurları; Fiil, zarar, illiyet bağı, kusur ve hukuka aykırılıktır. Haksız bir eylemin tazminat sorumluluğu doğurabilmesi için kusurlu ve hukuka aykırı bir fiil sonucunda zarar doğması, zarar ile fiil arasında da illiyet bağı bulunması gereklidir. Borçlar Kanunu'nun 50. maddesine göre ise; zarar gören, zararını ve zarar verenin kusurunu ispat yükü altındadır. Yine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun (HMK) 190. maddesi gereğince herkes iddiasını ispatla mükelleftir. Dosyadaki mevcut delil durumuna göre," ..." adresinde █████/2023 tarihi itibariyle davalı tarafça kazı çalışması yapıldığına dair hiç bir somut delilin bulunmadığı gibi davacı tarafça dosyaya sunulmuş belge ve görseller uyarınca da içme suyu hattında meydana geldiği belirtilen hasarın, davalı tarafça yapılan kazı çalışması sırasında yapılmış olduğuna dair hiç bir ispata yarar emarenin bulunmadığı, bu kapsamda zarara uğradığını iddia eden ve ispat yükü kendisine düşen davacı tarafın, dava konusu eylem sebebiyle maddi zarara uğradığı iddiasını davalı yönünden ispat edemediği açık olup yasal koşulları oluşmamış olan itirazın iptali talebine dair davanın reddine, uyuşmazlık haksız fiil kaynaklı olup likit mahiyette olmadığından ve yargılama gerektirdiğinden davalı tarafın yasal koşulları oluşmamış olan tazminat talebinin de reddine karar vermek gerekmiş olup tüm dosya kapsamı ve sair hususlara yönelik uyuşmazlık konusu miktar (10.793,44- TL) itibariyle kesin olmak üzere aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM / Gerekçesi Yukarıda İzah Edildiği Üzere;
1-Davanın REDDİNE,
2-Davalı tarafın yasal koşulları oluşmamış kötü niyet tazminatı talebinin reddine,
3-Karar tarihinde yürürlükte bulunan harçlar tarifesi gereğince 732,00-TL karar harcından peşin yatırılan 615,40-TL harcın mahsubu ile eksik 116,60-TL harcın davacıdan tahsil edilerek Hazine'ye gelir kaydına,
4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davacıdan tahsil edilerek Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
5-Davalı duruşmalarda kendisi vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T uyarınca uyaşmazlık konusu miktar göz önüne alınarak 10.793,44-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
6-Davacının yaptığı yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Davacı tarafından yatırılan ve kullanılmayan bakiye gider avansın davacı tarafa re'sen iadesine,
Dair davacı vekilinin ve davalı vekilinin yüzlerine karşı; uyuşmazlık konusu miktar itibariyle KESİN olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı. █████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!