Anahtar kelimeler: Bireleşen İradenin Fesada Uğratılması Sakarya Esaskarar Devri Yazildiği Başkan Hisse

T.C. SAKARYA ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ████████ Esas - ███████

T.C.
SAKARYA
ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TÜRK MİLLETİ ADINA
GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
BAŞKAN
: ...
ÜYE
: ...
ÜYE
: ...
KATİP
: ...
ASIL VE BİRLEŞEN
DAVALARDA DAVACI
: ...
VEKİLİ
: Av. ...
ASIL (████████ )
DAVADA DAVALILAR
: 1-...
3-...
VEKİLLERİ
: Av. ...
BİRELEŞEN (████████ )
DAVADA DAVALI
: ...
VEKİLLERİ
: Av. ...
Av. ...
DAVA
: Şirket pay devri sözleşmesi iptali
(Asıl ve birleşen dava)
DAVA TARİHİ
: █████/2023 (Asıl ve birleşen dava)
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN
YAZILDIĞI TARİH
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Şirket hisse devri sözleşmesinin iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
A) Asıl (████████ esas) davada
Davacı tarafın iddiaları
: Davalı tarafça █████/2022 tarihinde yapılan ... hisse devri işleminin iradenin fesada uğratılması sebebiyle geçersiz olduğunu, davacının şirket hisse devri yapıldığını bilmediğini ve kandırılarak bu devir işleminin yapıldığını, hisse devir bedelini ödeme imkanının bulunmadığını, okuma yazmasının dahi olmadığını, bu devir sonrasında pek çok icra dosyasında karşılıksız çek keşide etmek suçlamasıyla karşılaştığını belirterek hisse devir sözleşmesinin iptalini, ve davacının adı geçen şirket ortağı ve yöneticisi olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı tarafın (... ve ...) savunmaları; Davalılar vekili davalıların şirket hisselerinin devri hususunda davacı ile anlaşarak Sakarya 7. Noterliği'nin █████/2022 tarih ve ... ve ... yevmiye numaralı sözleşmeleri ile davacıya toplam 3.500.000,00 TL bedelle devrettiklerini, devir işleminin usule uygun ve gerçek olduğunu, davacının iddiasını yazılı delil ile kanıtlaması gerektiğini, davacının şirketi devraldıktan sonra kötü yöneterek batık hale getirdiğini, davacının ileri sürdüğü karşılıksız çekler ile davalıların bir ilgisinin bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir.
Taraflar arasındaki anlaşmazlık
: Taraflar arasında gerçekleşen █████/2022 tarihli ... hisse devri sözleşmesinin irade sakatlığı sebebi ile iptali koşullarının bulunup bulunmadığı hususlarındadır.
B) Birleşen (████████ esas) davada;
Davacı tarafın iddiaları; Davalı tarafça █████/2022 tarihinde yapılan ...'nin hisse devri işleminin iradenin fesada uğratılması sebebiyle geçersiz olduğunun, davacının şirket hisse devri yapıldığını bilmediğini ve kandırılarak bu devir işleminin yapıldığını, hisse devir bedelini ödeme imkanının bulunmadığını, okuma yazmasının dahi olmadığını, bu devir sonrasında pek çok icra dosyasında karşılıksız çek keşide etmek suçlamasıyla karşılaştığını belirterek hisse devir sözleşmesinin iptalini, ve davacının adı geçen şirket ortağı ve yöneticisi olmadığının tespitini talep etmiştir.
Davalı tarafın (...) savunmaları; Devir sözleşmesinin geçerli olduğunu, iddia edilen hilenin gerçek dışı olduğunu, davacının iddiasını ispat etmesi gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir.
Taraflar arasındaki anlaşmazlık
: Taraflar arasında gerçekleşen █████/2022 Tarihli ...'nin hisse devri sözleşmesinin irade sakatlığı sebebi ile iptali koşullarının bulunup bulunmadığı hususlarındadır.
Tahkikat
:
Ticaret Sicil Müdürlüğünden şirketlere ve davacıya yapılan hisse devirlerine ait kayıtlar getirtilmiş, davalıların başka şirkette ortak olup olmadıkları araştırılmış, şirketlerin bağlı oldukları vergi dairesi nezdinde araştırmalar yapılmış, tapu müdürlüklerinden ve noterlerden ilgili görülen belge ve bilgiler sorulmuş, ... davacının bahsettiği para transferine ilişkin kayıtlar getirtilmiş, Davacının eğitin sosyal ve ekonomik durumu araştırılmış, Noterliklerden ilgili sözleşme suretleri ve dayanakları celp edilmiş, Uyap kayıtlarında görülen davacı hakkındaki icra ceza mahkemeleri dosyalarının suretleri istenmiş, davacı tanıkları ... ve ...'un beyanları ile (asıl davada) davalı tanıkları ... ile ... 'ın beyanları tespit edilmiş yine davacının taraf olduğu benzer mahiyetteki İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyası örneği ile Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının ██████████ soruşturma sayılı dosyası örneği Uyaptan getirtilerek incelenmiş, her iki dosya davalıları arasındaki akrabalık ilişkisini gösterir nüfus kayıtları dosyaya eklenmiş, tarafların uyapta kayıtlı dava ve soruşturma ve takip dosya raporları alınmış, ve tüm deliller birlikte incelenmiştir.
Gerekçe
:
Davacı her iki dosyada hile ile iradesinin fesada uğratılarak █████/2022 tarihinde davalılarca yapılan şirket hisse devirlerinin iptalini talep etmektedir. Hile (aldatma), genel olarak bir kimseyi irade beyanında bulunmaya, özellikle sözleşme yapmaya sevk etmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak veya esasen var olan hatalı bir kanıyı koruma yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır. Hata da yanılma, hilede ise yanıltma söz konusudur. 6098 s. Türk Borçlar Kanununun (TBK) 36/1. maddesinde açıklandığı üzere taraflardan biri diğer tarafın kasıtlı aldatmasıyla sözleşme yapmaya yöneltilmişse yanılma (hata) esaslı olmasa bile aldatılan taraf için sözleşme bağlayıcı sayılamaz. Değinilen koşulların varlığı halinde aldatılan taraf hakkını kullanmak suretiyle hukuki ilişkiyi geçmişe etkili (... ...) olarak ortadan kaldırabilir ve verdiği şeyi geri isteyebilir. Ancak, Hile (aldatma)’nin öğrenildiği tarihten itibaren 6098 s. Türk Borçlar Kanunu’na (TBK) 49. göre bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde karşı tarafa yöneltilecek bir irade açıklaması, defi yahut dava yoluyla kullanılması gerekir. Hisse devir tarihleri ile dava açılma tarihleri arasında 1 yıldan daha az bir süre bulunduğundan 1 yıllık hak düşürücü süre geçmemiştir.
Limited şirket hissesini devir edenlerle devir alanlar arasında hisse devir sözleşmesine dayalı dava zamanaşımı 6098 sayılı TBK nun 147 madde hükmündeki 5 yıllık zaman aşımı süresine tabidir.
Davacı; (asıl dosya konusu) ... 1/2 payını (50 adet) davalı ...'tan Sakarya 7 Noterliğinin ... yevmiye numaralı █████/2022 tarihli sözleşmesi ile 1.750.000,00 TL bedelle satın almış, diğer 1/2 (50 adet) payı ise yine Sakarya 7 Noterliğinin ... yevmiye numaralı █████/2022 tarihli sözleşmesi ile davalı ...'ten 1.750.000,00 TL bedelle satın almış, aynı tarihte ve aynı noterde 3919 yevmiye sayı ile davacı imzalı şirkete ilişkin tescil talepnamesi düzenlenmiş, ertesi gün █████/2022 tarihinde ise devir işlemi ticaret sicilinde tescil edilerek davacı şirketin tek ortağı ve müdürü konumuna gelmiştir.
Davacı (birleşen dava konusu) ...'nin tüm paylarını Sakarya 7 Noterliğinin ... yevmiye numaralı █████/2022 tarihli sözleşmesi ile 500.000,00 TL bedelle satın almış, aynı tarihte ve aynı noterde ... yevmiye sayı ile davacı imzalı şirkete ilişkin tescil talepnamesi düzenlenmiş, ertesi gün █████/2022 tarihinde ise devir işlemi ticaret sicilinde tescil edilerek davacı şirketin tek ortağı ve müdürü konumuna gelmiştir.
Benzer şekilde davacı (İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasına konu olan) İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünün 614608-0 sicil numaralı ... tüm paylarını Etimesgut 3. Noterliğinin 2553 sayılı █████/2022 yevmiye sayılı sözleşmesi ile Bayram ... isimli şahıstan 8.000.000,00 TL bedelle satın aldığı, █████/2022 tarihinde ise devir işleminin ticaret sicilinde tescil edilerek davacının bu şirketin de şirketin tek ortağı ve müdürü konumuna geldiği görülmektedir.
Dava dışı ... paylarının devrine ilişkin olarak iptal talepli olarak davacı ... tarafından açılan dava İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosyasında görülmüş ve mahkemece yapılan yargılama neticesinde mahkemenin ████████ karar sayılı █████/2024 tarihli kararı ile hisse devir işlemlerinin iptaline karar verilmiştir. Bu karar istinaf edilmiş olmakla henüz kesinleşmemiştir.
Asıl dava ile birleşen davanın davalıları (... ... ve ...) kardeş olup babaları ise yukarıdaki paragrafta bahsi geçen (İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ████████ Esas sayılı dosya davalısı) ...'dır. Tüm davalıların ve babaları ...'ın iki gün içinde dava dışı ... de dahil olmak üzere) üç şirketteki tüm hisselerini davacıya satış yoluyla devrettikleri ve bu suretle şirketlerle bağlantılarını kestikleri anlaşılmaktadır.
Vergi dairesinden gelen kayıtlara göre devre konu olan ...'nin 2019 yılı şubat ayında dahi faal olmadığı ve 31.12.2021 tarihi itibariyle vergi kaydının resen terkin edildiği ve şirketin 2020 ile 2021 yıllarında hiçbir alışverişinin bulunmadığı, ...'nin ise 2023 yılı ocak ayında yapılan yoklamada faal olmadığının tespit edildiği anlaşılmaktadır.
Davacı hakkında hisse devirleri yapılan şirketlerden kaynaklı olarak müdür sıfatı sebebiyle çok sayıda "karşılıksız çek keşide etme" suçundan ceza yargılamasının ve mahkumiyet kararının bulunduğu, davacının bu kararlar sebebiyle cezaevine girdiği Uyap dosya sorgu ekranında görülmüştür. Bu çeklerin keşide tarihlerinin davacının yetkili olduğu şubat 2022 tarihi sonrası olması itibariyle davacının sorumluluğuna gidildiği ve mahkumiyet kararları verildiği ve halen derdest davaların bulunduğu anlaşılmaktadır. Buna karşılık şirket hisselerinin devri tarihinden sonra davalılar hakkında karşılıksız çek keşide etmekten kaynaklı açılmış bir ceza davasının ve verilmiş bir mahkumiyet kararının bulunmadığı görülmektedir.
Ankara 17 Asliye Ceza Mahkemesinin ████████ esas sayılı dosyasına konu iddianamede davalılar ... ve ... ile babaları ...'ın da aralarında bulunduğu sanıklar hakkında şirket yöneticisin dolandırıcılığı suçlaması ile (Yargıtay 11 Ceza Dairesinin █████████ Esas ██████████ karar sayılı kanun yararına bozma kararı sonrasında Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının ██████████ soruşturma sayılı dosyasında hazırlanan █████/2026 tarihli iddianame ile) kamu davası açıldığı, bu soruşturma kapsamında ...'ın █████/2022 tarihli savunmasında babasına ait görünen ...'ni kendisinin yönettiğini belirttiği, bu soruşturma dosyasında alınan █████/2026 tarihli bilirkişi heyeti raporunda ...'nin borca batık olmasına rağmen varlıklarının üçüncü kişilere devri yapılarak şirket hisselerinin hiçbir geliri bulunmayan ve 29 ayrı suçtan sabıkası olan ...'e devredilerek alacaklıların tahsilat yapmasının engellendiği yönünde görüş bildirildiği, suçlamanın ... ve ...'ın da aralarında bulunduğu sanıkların ödemeyeceklerini bildikleri halde şirketlerin mevcut durumu itibarıyla malvarlıkları ve gelirlerinin çok üzerinde borçlanmak suretiyle alacaklıları kasıtlı olarak zarara uğratarak dolandırıcılık iddiasına dayandığı anlaşılmaktadır.
Tüm bu verilerden hisse devrine konu şirketlerin ( ... Ve ...'nin) bir faaliyetlerinin bulunmadığı, bu şirketler tarafından tedavüle sokulmuş çok sayıda (karşılıksız kalacak) çekin bulunduğu ve ileri tarihli düzenlenen çeklerin keşide tarihleri gelmeden önce şirket hisse devirlerinin davacıya yapılarak davalıların cezai sorumluluktan kaçındıkları ve davacıyı sorumluluk altına soktukları değerlendirilmiştir.
Davacı işe alma bahanesi ile kendisine noterde çok sayıda evrak imzalatıldığını ve avans ödemesi olarak İşbankası'nda açılan hesabına 1250 TL para yatırıldığını ileri sürmektedir. Bu beyan doğrultusunda yapılan araştırmada bu ödemenin davamızın konusu devirlerin yapıldığı tarihte olmadığı ancak dava dışı diğer şirket olan ... hisse devrinin yapıldığı █████/2022 tarihli olduğu görülmüştür. Banka kayıtlarına göre davacının banka hesabının 24.02.2024 günü saat 09.59 da açıldığı, aynı gün saat 10.03 de davalı ... tarafından fast yöntemi ile hesaba 250,00 TL gönderildiği, bu paranın saat 10.17 de çekildiği, yine aynı gün saat 10.58 de dava dışı ... isimli kişiden davacının hesabına 1.000,00 TL gönderildiği bu paranın da saat 11.42 de çekildiği anlaşılmıştır. Davacının beyanı banka kayıtları ile örtüşmektedir.
Davacının yapmış olduğu suç duyurusu üzerine yapılan soruşturmada Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının ██████████ soruşturma sayılı dosyasında işlemin noterde yapılmış olduğu ve geçerli olduğundan bahisle takipsizlik kararı verildiği görülmüştür. Soruşturma kapsamında davacının ifadesinin alındığı başkaca toplanan bir delil bulunmadığı anlaşılmaktadır.
Davacının kardeşleri olan tanıklar ... ve ... talimatla alınan ifadelerinde; davacının okuma yazmasının zayıf olduğunu, hurdacılık yaptığını, kağıt topladığını, fakir olduğunu, işe sokulacağı söylenerek saflığından yararlanıp onu kullandıklarını söylemişlerdir.
Davacının nüfus kaydının ve SGK kaydının incelenmesinde; 10 ve 11 yaşlarında iki küçük çocuğu ile 20 ve 18 yaşlarında evli iki kızı olmak üzere dört çocuğunun bulunduğu , evli olduğu, düzenli bir çalışmasının bulunmadığı, 2021 yılında 28 gün çalışmasının olduğu, 2015 ila 2021 arasında hiç çalışmasının olmadığı, 2015 yılı ve öncesinde kısa süreli ve kesintili çalışmalarının olduğu tespit edilmiştir.
Davalı Tanıkları ... ve ... hem mahkememizce hem de ... ilişkin dava kapsamında İstanbul 4 Asliye Ticaret Mahkemesi dosyası nezdinde talimat aracılığıyla iki kez dinlenmiştir.
Davalı tanıklarından... mahkememiz dosyasına ilişkin ifadesinde "Ben ... ve ... ile birlikte bulunduğum esnada noterde bir işlerinin olduğunu söyleyerek birlikte gitmeyi söylediler, ... ve ... yoktu, ben de onlarla ... tarafında bir notere gittim, karşı tarafa şirket devir edileceğini söylediler, ben aralarında para alışverişi görmedim, bir anormallik de görmedim, davacıyı ilk kez orda gördüm, üstü başı hali vaziyeti gayet iyi idi, davalıların babası ... da tanırım, ... ... yapmış olduğu işlem sırasında da ...'ın yanındaydım, bu konuda daha önce de ifade vermiştim" demiştir.
Davalı tanığı ... mahkememiz dosyasına ilişkin ifadesinde "Ben davalıları köylüm olması sebebiyle tanırım, ... ve ... ile birlikte olduğumuz sırada Noterde işlerinin olduklarını belirterek birlikte gitmeyi teklif ettiler, yanımızda ..., ... dışında ...'de yanımızdaydı, diğer tanık ... de vardı, bu şekilde hep birlikte notere gittik, ...'u noterde gördüm, daha önce tanımıyordum, davalılar ile aralarında şirket alışverişi yapılıyordu, para alma verme işini görmedim, aralarındaki alışverişin ayrıntısını bilmiyorum, davacı ...'un görünüşünde bir anormallik yoktu, davalıların babaları ...'ı da tanırım, ...'ında yine davacı karşı bir şirket satışı olduğunu biliyorum, bu konuda da daha önce Antalya Mahkemesinde bir ifade vermiştim," demiştir.
Tanık beyanları arasındaki çelişki (davalı ...'ın noterde varlığı hususundaki çelişki) sebebiyle tanıklar birlikte huzura alınarak sorulduğunda Tanık ... : "Geçmiş zaman olduğu için ayrıntı hatırlamıyorum, ... olup olmadığını hatırlamıyorum, olabilir de" demiş, Tanık ... ise "Yanımızda ... vardı diye hatırlıyorum, geçmiş zaman olduğu için unutmuş olabilirim" demiştir.
Bu tanıklar davalıların babası ... aleyhine ... ilişkin açılmış olan dava kapsamında alınan ifadelerinde yine Ankaradaki noter işlemi esnasında ... ve davacı ...'un noterde yanlarında olduklarını ifade etmişlerdir.
Tanık ... (... ilişkin davada) İstanbul 4. ATM dosyasındaki bu ifadesinde "davacıyı tanımam, davalı ...'ı tanırım, ... adlı kişiyi tanımıyorum, telefon numaram ... numaralı hattı kullanıyorum, ... uzaktan akrabam olur, kan bağım yoktur, aynı köylüyüz, Ankara'da Etimesgut semtinde yer alan notere birlikte gittik, davalı benimle notere gitmek istedi, bende eşlik ettim, notere gittiğimde ...'in orada hazır olduğunu gördüm, ... noterde şirketi satın alacağını ...'a söyledi, anlaşmışlar bende devir işlemine şahitlik etmiş oldum, ... şirketi üzerine devralacağını şifai olarak noterde ifade etmiştir, bende bunu duydum, noterde işlem bittikten sonra oradan ayrıldık, ... gayet iyi giyimli bir vaziyetteydi, algılama yeteneğinde zaafiyet halini gösteren hiç bir emare yoktu, benim başkaca bir olaya şahitliğim yoktur." demiştir.
Tanık ... (... ilişkin davada) İstanbul 4. ATM dosyasındaki ifadesinde ise "Davalı ... benim köylüm olur. Ben davalının şirketinde 2-3 yıl öncesine kadar işçi olarak çalışıyordum. Devir işlemi yapılırken ben orda çalışmıyordum. Ancak söz konusu Etimesgut 3. Noterliğinin █████/2022 tarihli ... yevmiye numaralı devir işlemi yapılırken ben davalı köylü olduğu için oradaydım. Taraflar orada aralarında devir bedeli olarak 8.000.000,00 TL ye anlaştılar. Söz konusu devir işlemi şirketin devrine yönelikti. Davacı bu durumu biliyordu. Davalı parayı illaki almıştır ama ben ödeme yapılıp yapılmadığını, nereye ne zaman ödeme yapıldığını bilmiyorum. Davacı toptancılık yada hurdacılık yapan biridir. Maddi durumu iyidir. Davalı ENH hattı yapım işinde taşeron firması sahibidir. Onun da maddi durumu iyidir. Benim bilgim ve görgüm bu kadardır." şeklinde beyanda bulunmuştur.
Görüldüğü üzere her iki davalı tanığı uyuşmazlık konusu olan tüm noter işlemlerinde davalılar ile birlikte Noterde bulunduklarını söyleyerek devrin davacının gerçek iradesine uygun yapıldığı yönünde ifadeler kullanmışlardır. Ancak tanıkların Sakarya da ve Ankara'da iki farklı tarihte yapılan ve kendilerini ilgilendirmeyen üç farklı şirketin hisselerinin devrine ilişkin noter işlemlerinde hazır bulunmaları ve -tesadüfen davalılar ile birlikte bulundukları esnada- ilgileri olmayan bir konuda birlikte notere gitmeleri inandırıcı değildir. Ayrıca tanıklar mahkememizdeki ifadelerinde birbirleri ile çelişkiye düşmüşler ve tanık ... ... 'ki noterde sadece davalı ... ile davacı ...'un bulunduğunu ancak davalı ...'ın olmadığını söylerken tanık ... Sakarya'daki noterde davalılan ... ve ... ile davacı ...'un bulunduğunu söyleyerek açık bir çelişki göstermişlerdir. Tanıklar bu çelişkiyi aradan geçen zamana ve hatırlayamamaya bağlamışlardır. Bu tanıkların davalıların işlemin geçerli olduğuna ve irade sakatlığı bulunmadığına yönelik savunmalarını desteklemek adına şekillendirildiği ve yönlendirildiği anlaşılmaktadır.
Birleşen dosya kapsamında Davalı ... vekilinden davalının davacıya yapmış olduğu şirket hisse devri sebebiyle aldığından bahsedilen paraların davacı tarafından ne şekilde ödendiği, buna ilişkin bir belge olup olmadığı hususu sorulmuş, davalı ... vekili duruşmada ki beyanında davalı ...'ın ödemeyi elden yabancı para cinsinden aldığını ancak buna ilişkin bir belge bulunmadığını söylemiştir.
Noterde düzenlenen sözleşmelerde davacının hisse bedellerini nakit olarak ödediği yazılmaktadır. Ancak uyuşmazlık bedelin ödenmesi hususunda olmayıp işlemin hile sebebiyle iradenin fesada uğraması ve hisse devir sözleşmelerinin geçersizliği iddiasına dayandığından bu iddianın her türlü delil ile ispatlanması mümkündür.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun ███████ Esas █████████ Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere;
" Sözleşme; hukuki bir sonuç doğurmak üzere, iki veya daha ziyade kişinin karşılıklı ve birbirine uygun irade beyanları ile uyuşmasını ifade eder (... , Borçlar Hukukuna Giriş, İstanbul, Yedinci Baskı, 2017, s. 95).
... 818 sayılı Borçlar Kanunu'nda (BK) olduğu gibi 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nda da (TBK) sözleşme; borç ilişkisinin kaynakları arasında sayılmış ve TBK'nın 1 inci maddesinde sözleşmenin, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulacağı hüküm altına alınmıştır.
İrade beyanı, irade ve beyan unsurlarından oluşur. Bir sözleşme yapılırken taraflardan birinin işlem iradesinin oluşum veya beyanı aşamasında ortaya çıkan sakatlıklara irade bozukluğu denir (... , Borçlar Hukuku Genel Hükümler, Ankara, Yirmi İkinci Baskı, 2017, s. 392).
Belirtmek gerekir ki, bir hukuki işlemin geçerli ve amacına uygun hukuki sonuçlar doğurabilmesi için o hukuki işlemi yapan kişi veya kişilerin sağlıklı bir şekilde oluşmuş iradelerinin bulunması ve yine bu iradelerinin istenilen hukuki sonuca uygun şekilde açıklanması gerekmektedir.
İrade bozukluğu kavramının iki farklı yönü bulunmakta olup, bunlardan ilki iradenin henüz oluşum evresindeki sakatlık, diğeri ise iradenin açığa vurulması (beyanı-bildirimi) evresinde meydana gelen sakatlıktır.
İrade bozukluğu hâlleri mülga 818 sayılı BK'nda "Rızadaki fesat" başlığı altında "Hata", "Hile" ve "İkrah" olarak 23 ilâ 31 inci maddeler arasında hükme bağlanmış iken, 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı TBK'nın 30 ilâ 39 uncu maddeleri arasında bu defa "Yanılma", "Aldatma" ve "Korkutma" başlıkları altında düzenlenmiştir.
Görüleceği üzere Türk Borçlar Hukuku sisteminde iradeyi bozan sebepler üç durum olarak hüküm altına alınmış olup, yanılma (hata), aldatma (hile) ve korkutma (ikrah) gerçekleşme biçimleri bakımından birbirinden farklıdırlar.
Kanunda aldatmanın tanımına doğrudan yer verilmemiş ise de aldatma (hile); genel olarak, bir kimseyi irade beyanında bulunmaya, özellikle sözleşme yapmaya sevk etmek için onda kasten hatalı bir kanı uyandırmak veya esasen var olan hatalı bir kanıyı korumak yahut devamını sağlamak şeklinde tanımlanır. Yanılma (hata) ise; irade ile beyan arasında istemeyerek meydana gelen bir uyumsuzluk hâlidir. Hatada yanılma, hilede ise kasıtlı olarak yanıltma söz konusudur.
Türk Hukukunda irade bozukluğuna bağlanan yaptırım ise bir kesin hükümsüzlük (butlan) hâli değildir. Mülga BK'nın 23 ve devamı maddelerinde "...ilzam olunamaz" (BK, md. 23), "...o akit ile ilzam olunmaz" (BK, md. 28), "...kendi hakkında lüzum ifade etmez" (BK, md. 29/1), TBK'nda ise "... bağlı olmaz" (TBK, md. 30), "...sözleşmeyle bağlı değildir" (TBK, md. 36/1 ve md. 37/1) ibareleri kullanılmak suretiyle irade bozukluğuyla yapılan sözleşmelerin, iradesi hata, hile veya ikrahla sakatlanan kimseyi bağlamayacağı öngörülerek, bu kişiye belli bir süre içerisinde kullanabileceği iptal hakkı tanımıştır.
Öte yandan, yukarıda yer verilen Kanun hükümleri uyarınca yanılmayı (hatayı) ispat yükü yanıldığını iddia eden tarafa aittir. 4721 sayılı Kanun'un 7 nci ve 6100 sayılı Kanun'un 203 üncü maddeleri uyarınca bir irade bozukluğu hâli olan yanılmanın her türlü delille kanıtlanması mümkündür. Sözleşme resmî senetle yapılmış olsa bile yanılma olgusu tanık dahil olmak üzere her türlü delille ispatlanabilir."
Yapılan yargılama ve toplanan delillere göre;
Davacının sosyal ve ekonomik durumuna nazaran dava konusu hisse devir bedellerini (█████/2022 tarihi itibariyle toplam 4.000.000,00 TL) ödeme gücünün bulunmadığı, Hisse devrine konu şirketlerin faaliyetlerinin bulunmadığı gibi vergi kayıtlarının terkin edilmiş olduğu, bu şirketlerin bankalardan aldığı çok sayıdaki çekin -düzenlendiği tarihte ortak ve müdür sıfatı olan davalılar tarafından- ileri tarihli keşide edilerek tedavüle sürüldüğü, şirketlerin herhangi bir faaliyetinin ve gelirinin bulunmaması itibariyle bu çeklerin ödenmeyeceğinin davalılar tarafından bilindiği, bu çeklerin karşılıksız olduğunun tespiti halinde keşide (vade) tarihinde çek bedelini banka hesabında hazır bulundurmakla yükümlü şirket yetkilisinin cezai sorumluluğunun doğacak olması sebebiyle davalıların şirket hisselerini başka bir kişiye devrederek sorumluluktan kurtulma yoluna başvurdukları, bu kapsamda kağıt ve hurda toplayıcılığı yapan davacının işe alınacağı gibi bir bahane ile iradesinin fesada uğratılarak hisse devirlerinin davacıya yapıldığı, bahse konu çeklerin keşide tarihlerinin hisse devir tarihlerinden sonrasına isabet ettiği ve bu sebeple karşılıksız çıkan çekler yönünden davacı hakkında icra ceza mahkemelerinde şikayetlerin bulunduğu, bu şikayetler sebebiyle davacının çok kez ceza aldığı ve hapse girdiği, hisselerinin tümü devredilen şirketlerin gayri faal olması ve borca batık olması ve tedavüle sürülmüş çok sayıda ödenmeyecek çekinin bulunması itibariyle böyle bir devrin hayatın olağan akışına ve ticari teamüllere uygun olmadığı ve bu hususun dahi iradenin fesada uğratıldığını açıkça gösterdiği, dava konusu iki şirkete ilişkin hisse devirleri dışında davalıların babası olan (bu dava dışı) ...'ın tek ortağı olduğu ... tüm hisselerinin de aynı şekilde davacıya █████/2022 tarihinde 8.000.000,00 TL gibi yüksek bir bedelle devredildiği, dolayısıyla üç günlük süreçte -hiç bir eğitimi ve ticaret/şirket tecrübesi olmayan ve kağıt toplayarak geçimi sağlamaya çalışan- davacının 12.000.000,00-TL bedel ödeyerek (dava dışı şirket dahil) üç şirkete ait tüm hisseleri devralmasının mümkün olmadığı, yapılan devir bedellerinin resmi senette yazdığı gibi kendilerine gerçekten ödendiğine dair davalıların hiçbir delil sunmadıkları, davalıların babaları ... ile birlikte hareket ederek ekonomik olarak zor durumda bulunan davacıyı işe alınacağından bahisle kandırarak noterde işlem yaptırmak suretiyle hile ile şirket hisse devirlerini gerçekleştirdikleri, İstanbul 4 ATM dosyasında da tespit edildiği üzere davacıya devir tarihlerine isabet eder şekilde -aynı gün açılan ... hesabına- davalıların babası ... ve (davalılar ile irtibatlı olduğu anlaşılan ve davalılar gibi ... ... olan) ... isimli kişi tarafından toplam 1250 TL para yatırılması itibariyle bu para hareketinin davacının işe alınacağı vaadi ve avans ödemesi iddiaları ile uyuştuğu, davacının dava konusu şirket hisse devirlerine ilişkin sözleşmelerde iradesinin davalılar tarafından hile ile fesada uğratıldığı, asıl ve birleşen davanın işlem tarihinden itibaren 1 yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı sonuç ve kanaatine varılmakla, asıl ve birleşen davanın ayrı ayrı kabulüne dair (oyçokluğu ile) aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM
:
A-Asıl davanın (████████ esas) KABULÜNE,
1- Davalı ... yönünden;
a)... 1/2 oranındaki 50 adet payının 1.750.000,00 TL bedelle Davalı ... tarafından davacı ...'e devrine ilişkin Sakarya 7. Noterliği'nin █████/2022 tarih ... yevmiye numaralı limited şirket pay devir sözleşmesinin, hile ile davacının iradesinin fesada uğratılmış olması sebebiyle, geçmişe etkili olarak yapıldığı andan itibaren İPTALİNE,
b) İptal kararı sözleşme tarihinden itibaren geçmişe etkili olarak sonuç doğuracağından kararın neticesi olarak ... 1/2 oranındaki 50 adet payının davalı ... adına tekrar tesciline ve davalı ...'ın devirden önceki şekliyle şirketin aksi karar alınıncaya kadar münferit yetkili müdürü olduğunun tespitine,
2- Davalı ... yönünden;
aa) ... 1/2 oranındaki 50 payının 1.750.000,00 TL bedelle Davalı ... tarafından davacı ...'e devrine ilişkin Sakarya 7. Noterliği'nin █████/2022 tarih ... yevmiye numaralı limited şirket pay devir sözleşmesinin, hile ile davacının iradesinin fesada uğratılmış olması sebebiyle, geçmişe etkili olarak yapıldığı andan itibaren İPTALİNE,
bb) İptal kararı sözleşme tarihinden itibaren geçmişe etkili olarak sonuç doğuracağından kararın neticesi olarak ... 1/2 oranındaki 50 payının davalı ... adına tekrar tesciline ve davalı ...'ın devirden önceki şekliyle şirketin aksi karar alınıncaya kadar münferit yetkili müdürü ve müdürler kurulu başkanı olduğunun tespitine,
3-Harçlar yönünden (Davalılara karşı açılmış olan davaların birbirinden bağımsız oluşu ve davanın adli yardımlı açılması sebebiyle harç alınmadığı gözetilerek)
a) Davalı ... yönünden esas alınan dava değerine (1.750.000,00-TL) göre hesaplanan 119.542,50 TL nispi karar harcından davacının adli yardım kararına rağmen █████/2023 tarihinde yatırdığı maktu peşin harcın yarısı 89.95-TL nin mahsubu ile bakiye 119.452,55-TL karar harcının davalı Mehmet'ten alınarak Hazineye gelir kaydına,
b) Davalı ... yönünden esas alınan dava değerine (1.750.000,00-TL ) göre hesaplanan 119.542,50 TL nispi karar harcından davacının adli yardım kararına rağmen █████/2023 tarihinde yatırdığı maktu peşin harcın yarısı 89.95-TL nin mahsubu ile bakiye 119.452,55-TL karar harcının nispi karar harcının davalı ... 'tan alınarak Hazineye gelir kaydına,
c) Başvuru harcının davacı vekilinde adli yardım kararına rağmen █████/2023 tarihinde yatırıldığı anlaşılmakla ayrıca tahsiline yer olmadığına,
4-Vekalet ücretleri yönünden (Davalılara karşı açılmış olan davaların birbirinden bağımsız oluşu gözetilerek her bir davalıdan ayrı ayrı şekilde)
a) Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 263.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'ten alınarak davacıya verilmesine,
b) Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 263.000,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine,
5-Yargılama giderleri yönünden
a) Dava adli yardımlı görüldüğünden Hazineden karşılanan noter evrak ücreti ile tebligat ve posta giderlerinden ibaret olan ve asıl davaya ilişkin kabul edilen 3.000,00 TL nin davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
b) Dava adli yardımlı görülmesine rağmen davacı tarafından yatırılmış olan 179.90 TL başvuru harcı ile 179.90 Karar harcının ve 200.00 TL posta sarf gideri toplamı 559,80 TL nin davalılar ... ve ...'ten müştereken ve müteselsilen tahsili ile Davacıya verilmesine,
B-Birleşen (████████ esas) davanın KABULÜNE,
1- ... 1/1 oranındaki 2000 adet payının 500.000,00 TL bedelle Davalı ... tarafından davacı ...'e devrine ilişkin Sakarya 7. Noterliği'nin █████/2022 tarih ... yevmiye numaralı limited şirket pay devir sözleşmesinin, hile ile davacının iradesinin fesada uğratılmış olması sebebiyle, geçmişe etkili olarak yapıldığı andan itibaren İPTALİNE,
2- İptal kararı sözleşme tarihinden itibaren geçmişe etkili olarak sonuç doğuracağından kararın neticesi olarak ... 1/1 oranındaki 2000 adet payının davalı Nihat Demiray adına tekrar tesciline ve davalı ...'ın devirden önceki şekliyle şirketin aksi karar alınıncaya kadar münferit yetkili müdürü olduğunun tespitine,
3-Harçlar yönünden (davanın adli yardımlı görülmesi sebebiyle)
a) Davalı ... yönünden esas alınan dava değerine (500.000,00-TL) göre hesaplanan 34.155,00-TL nispi karar harcından davacının adli yardım kararına rağmen █████/2023 tarihinde yatırdığı maktu peşin harç 179.90-TL nin mahsubu ile bakiye 33.975,10-TL karar harcının davalı ...'tan alınarak Hazineye gelir kaydına,
b) Başvuru harcının davacı vekilinde adli yardım kararına rağmen █████/2023 tarihinde yatırıldığı anlaşılmakla ayrıca tahsiline yer olmadığına,
4-Vekalet ücretleri yönünden
Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca belirlenen 80.000,00-TL vekalet ücretinin davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine,
5-Yargılama giderleri yönünden
a) Dava adli yardımlı görüldüğünden Hazineden karşılanan noter evrak ücreti ile tebligat ve posta giderlerinden ibaret olan ve birleşen davaya ilişkin kabul edilen 1.500,00 TL nin davalı ...'tan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
b) Dava adli yardımlı görülmesine rağmen davacı tarafından yatırılmış olan 179.90 TL başvuru harcı ile 179.90 Karar harcının ve 200.00 TL posta sarf gideri toplamı 559,80 TL nin davalı ...'tan tahsili ile Davacıya verilmesine,
C-Hüküm özetinin Sakarya Ticaret Sicil Müdürlüğüne gönderilmesine, karar kesinleştiğinde kesinleşme şerhli örneğinin tescil işlemleri için Sakarya Ticaret Sicil Müdürlüğüne ayrıca gönderilmesine,
Dair, taraf vekillerinin yüzünde, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde mahkememize verilecek bir dilekçe ile istinaf kanun yolu açık olmak üzere, oyçokluğu ile karar verildi. █████/2026
Başkan ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
Üye ...
e-imzalıdır
(Karşı oy)
Katip ...
e-imzalıdır
KARŞI OY
Sayın çoğunluk; "1-Asıl davanın KABULÜNE, 2-Birleşen davanın KABULÜNE," karar vermiştir.
Davacı vekili, █████/2022 tarihinde yapılan hisse devir işlemlerinin davacının iradesinin fesada uğratılması sebebiyle geçersiz olduğunun tespitini talep etmiştir.
Asıl ve Birleşen Dava, hisse devri sözleşmelerinin irade sakatlığı sebebi ile hükümsüzlüğünün tespiti istemine ilişkindir.
Uyuşmazlık, █████/2022 tarihli hisse devri sözleşmelerinin irade fesadı sebebi ile hükümsüz olup olmadığına ilişkindir.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunun 595/1. maddesi; "Esas sermaye payının devri ve devir borcunu doğuran işlemler yazılı şekilde yapılır ve tarafların imzaları noterce onanır." hükmünü düzenlemiştir.
4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 2/1. maddesi; "Herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.
Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz."
4721 sayılı Türk Medeni Kanunun 6. maddesi; "Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür." hükmünü düzenlemiştir.
6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun,
1. maddesi; “Sözleşme, tarafların iradelerini karşılıklı ve birbirine uygun olarak açıklamalarıyla kurulur.” hükmüne
26. maddesi; ''Taraflar, bir sözleşmenin içeriğini kanunda öngörülen sınırlar içinde özgürce belirleyebilirler.'' hükmüne
30. Maddesi; "Sözleşme kurulurken esaslı yanılmaya düşen taraf, sözleşme ile bağlı olmaz." hükmüne
31. maddesi; ''Özellikle aşağıda sayılan yanılma hâlleri esaslıdır:
1. Yanılan, kurulmasını istediği sözleşmeden başka bir sözleşme için iradesini açıklamışsa.
2. Yanılan, istediğinden başka bir konu için iradesini açıklamışsa.
3. Yanılan, sözleşme yapma iradesini, gerçekte sözleşme yapmak istediği kişiden başkasına açıklamışsa.
4. Yanılan, sözleşmeyi yaparken belirli nitelikleri olan bir kişiyi dikkate almasına karşın başka bir kişi için iradesini açıklamışsa.
5. Yanılan, gerçekte üstlenmek istediğinden önemli ölçüde fazla bir edim için veya gerçekte istediğinden önemli ölçüde az bir karşı edim için iradesini açıklamışsa.'' hükmüne yer verilmiştir.
Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun █████/2018 Tarih, ███████-619 Esas ████████ Karar sayılı kararında "...Hukukun amacının maddi gerçeğe ulaşmak olduğu şüphesizdir. Ne var ki bu amacın sağlanmasında hâkimin izleyeceği yol kanun koyucu tarafından sübjektiflikten olabildiğince uzaklaşmış usul hükümleri ile çizilmiş olup, aksi düşünce ile verilecek kararlar uygulayıcı elinde değişkenlik göstererek hukuk güvenliğini ortadan kaldıracaktır..." denilmiştir.
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi █████████ E. Ve ████████ K. Sayılı ilamında "...4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesi dikkate alındığında işbu davanın dinlenebilmesi için öncelikle davacının iddia edilen muvazaaya dahlinin bulunmaması gerektiği,..." belirtilmiştir.
Taraflar arasındaki hisse devir sözleşmesinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 595. maddesi uyarınca yazılı şekilde yapıldığı ve tarafların imzaları noterce onandığı dosya kapsamı ile sabittir. Sakarya 7. Noterliği'nin █████/2022 tarih ve ... ve ... yevmiye numaralı Limited Şirket Pay Devir Sözleşmeleri ile payları devralan davacı, devir bedelini nakten ve tamamen ödediğini beyan etmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 201. maddesindeki, senede bağlı her çeşit iddiaya karşı ileri sürülen ve senedin hüküm ve kuvvetini ortadan kaldıracak veya azaltacak nitelikte bulunan hukuki işlemlerin tanıkla ispat olunamayacağı yönündeki düzenleme uyarınca davacının noter sözleşmesinde geçen beyanının aksini kesin delillerle ispat etmesi gerekir.
Elbetteki HMK'nın 202/1. Maddesindeki, senetle ispat zorunluluğu bulunan hâllerde delil başlangıcı bulunursa tanık dinlenebilir, düzenlemesi senede karşı tanıkla ispat yasağının istisnalarındandır. Delil başlangıcı, iddia konusu hukuki işlemin tamamen ispatına yeterli olmamakla birlikte, söz konusu hukuki işlemi muhtemel gösteren ve kendisine karşı ileri sürülen kimse veya temsilcisi tarafından verilmiş veya gönderilmiş belgedir. Buna göre bir belgenin delil başlangıcı sayılabilmesi için, aleyhine ileri sürülen tarafından verilmesi/gönderilmesi ve iddia edilen hukuki işlemi tam olarak ispata yeterli olmasa da o hukuki işlemin muhtemelen yapıldığını göstermesi gerekir.
Davacı taraf, taraflar arasındaki hukuki ilişkiye dair yazılı delil başlangıcı sunmadığı, dolayısıyla davaya konu (irade fesadına dayalı uyuşmazlık dışındaki) uyuşmazlıkta tanık dinlenemez.
Davacı taraf irade fesadı hallerine de dayanmış durumdadır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 39/1. Maddesine göre, yanılma veya aldatma sebebiyle ya da korkutulma sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılır. Davacı taraf süresinde sözleşmeyle bağlı olmadığını bildirmiş ve irade fesadı hallerinin her türlü delil ile ispat edilebilir olsa da; davacı taraf, işlemi gerçekleştirirken irade fesadına uğradığına dair iddiasını ispat etmelidir. Davacı tarafın okuma yazma bilmesi veya bilmemesi, tarafların maddi durumu, davalıların başka bir şirket hisselerini hileli yolla devretmiş olması, davacının bu hisse devirleri nedeni ile para almış olması, davalıların bir ücret karşılığı olmaksızın hissedeleri devretmesi vs. İşlem ve olgular davacının irade fesadına uğradığını göstermeyeceği gibi davacı taraf bu iddialarını da ispat etmiş de değildir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde "beni şirketin inşaatlarına gece bekçisi olarak işe almak için Ankara ... semtinde bir notere götürdüler, bana noterde kağıt imzalattılar bu kağıtlardan suret tarafıma verilmedi, ... ... ... şubesinde ... numaralı maaş hesabı kartı çıkarıp avans olarak 1250 lira yatırdılar... Seni işçi olarak işe alıyoruz diye beni aldatanlar..." cevaba cevap dilekçesinde ise "Sakarya Noterliğinde müvekkilin şuurunun yerinde olup olmadığına dair bir rapor yoktur, eşinin beyanına göre davacı Erol 2022 şubat ayının son haftası bir hafta boyunca evde ölü gibi yatmıştır, ne içtiğini bile hatırlayamamıştır, Sakarya'ya gittiğini de hatırlamamaktadır" şeklinde beyanda bulunmuştur. Görüldüğü üzere davacı işe alma bahanesi ile kendisine noterde çok sayıda evrak imzalatıldığını ve avans ödemesi olarak ...'nda açılan hesabına 1250 TL para yatırıldığını ileri sürmekte ve irade fesadını bu olguya dayandırmaktadır. Ancak bu iddiasını ispat edememiştir. Her ne kadar davacı taraf tanık deliline dayanmış ise de, dinlenen davacının tanıkları, davacının kardeşleri olup "kardeşimin saflığından yararlanarak onu kullanmışlardır" şeklindeki beyanları da kanaat belirtmekten öteye gitmemektedir. Dolayısıyla da davacı taraf, davacının iradesinin fesada uğratıldığı savunması usulüne uygun deliller ile ispat edilememiştir.
Davacı taraf, kendi hesabına bir para gönderildiğini ancak bunun işçi olarak işe alınması sebebi ile avans olarak yatırıldığını ileri sürmektedir. Ancak, uygulamada, işe daha yeni başlamış birine avans ödemesi yapılması söz konusu değildir. Söz konusu iddia sözleşmenin yapılması için yapılan bir ödeme olması ihtimalini doğurmaktadır. Bu durum muvazaa durumunu doğurmakta ise de, bu yönde bir iddianın bulunmaması ve ayrıca bu yönde bir iddia bulunsaydı dahi bu iddiaya dayalı davanın dinlenebilmesi için öncelikle davacının iddia edilen muvazaaya dahlinin bulunmaması gerekirdi. Bu iddia da irade fesadına değil muvazaaya işaret etmektedir.
Sonuç olarak, davacının hissesini noterde devrettiği, TTK'nın 595 vd. TMK'nın 2. m. gereğince herkesin haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorunda olup, bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeninin korumayacağı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmesi gerektiği kanaati hasıl olmuştur.
Tüm bu nedenlerden ötürü, eldeki davanın TTK 595 ve devamı, TBK 30 ve devamı maddelerinde belirtilen koşulların gerçekleşmemesi sebebi ile asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmesi gerektiği düşüncesi ile sayın çoğunluğun görüşüne iştirak edilmemiştir.█████/2026
Üye ...
e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!