Anahtar kelimeler: İtirazname Kanunî İtiraza Geçmesi Düşme Görüşü Neticesinde İtiraz Uyuşturucu Sayisi

MAHKEMESİ
:Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ████████ E., ████████ K.SUÇ
: Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmaHÜKÜM
: Hükmün Açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararİTİRAZNAME GÖRÜŞÜ
: DüşmeİTİRAZA KONU KARAR
: İadeİTİRAZ EDEN
: Yargıtay Cumhuriyet BaşsavcılığıDairemizin, 24.09.2025 tarihli ████████ Esas ve █████████ Karar sayılı kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 09.11.2025 tarihli ve KD - █████████ sayılı itirazı üzerine yapılan inceleme neticesinde;5271 sayılı CMK'nın 308/1. maddesinde belirtilen kanunî süresinde yapılan itiraz başvurusu üzerine dava dosyası, aynı Kanun’un 308/2. maddesi gereği Dairemize gönderilmekle, gereği düşünüldü:I. İTİRAZ SEBEPLERİYargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz başvurusu, "sanık hakkındaki hükmün, daha önce temyiz incelemesinden geçmesi nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar yönünden kanun yolunun temyiz olduğu ve esasa ilişkin inceleme yapılması gerektiği ve zamanaşımı süresinin dolduğu ve bu nedenle sanık hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir."Yüksek Yargıtay Dairesi ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığımız arasında oluşan uyuşmazlık; temyiz denetiminden geçtikten sonra hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair verilen kararın, temyiz mi yoksa itiraz kanun yolu denetimine mi tabi olduğunun belirlenmesine ilişkindir.Bilindiği üzere, usul kanunlarının zaman bakımından uygulanmasında asıl olan, aksi kanunda açıkça düzenlenmiş bulunmadıkça "hemen ve derhal uygulanma" ilkesidir. Bu ilke uyarınca usul işlemleri yapıldıkları sırada yürürlükte olan muhakeme kanunu hükümlerine tâbi olacaktır. Usul Kanunlarında yapılan değişiklikler, kanun yürürlüğe girdikten sonra yapılacak işlemler hakkında uygulanacak olup maddi ceza hukuku kurallarının aksine geçmişe yürümezler.5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 18. maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca 5271 sayılı CMK’nın █████/2005 tarihinde yürürlüğe girmesi üzerine, 1412 sayılı CMUK yürürlükten kaldırılmıştır. Ancak yeni usul yasası sisteminde, yasa yolları içinde istinafa yer verilmesi ve bölge adliye mahkemelerinin █████/2016 tarihinde göreve başlaması nedeniyle 5320 sayılı Kanun'un “Temyiz ve karar düzeltme” başlıklı 8. maddesinin birinci fıkrasında; “Bölge adliye mahkemelerinin, 26.09.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanun'un geçici 2. maddesi uyarınca Resmî Gazete'de ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 322. maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326. maddeleri uygulanır.” hükmüne yer verilmek suretiyle bölge adliye mahkemelerinin göreve başlamasından önce aleyhine temyiz yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1412 sayılı CMUK'nın 322. maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326. maddelerinin uygulanacağı hüküm altına alınmıştır.Böylelikle kanun koyucu, bölge adliye mahkemelerinin göreve başladığı █████/2016 tarihinden önce verilerek temyiz incelemesinden geçen kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1412 sayılı CMUK'nın, bu tarihten sonra verilen kararlar hakkında ise5271 sayılı CMK'nın temyize ilişkin hükümlerinin uygulanacağını düzenlemek yoluyla, bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce dosyanın karara bağlandığı durumlarda, nihai karar kesinleşinceye kadar başvurulacak kanun yolunun istinaf değil temyiz kanun yolu olduğuna da işaret etmiştir. Bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen ilk hükmün, temyiz yasa yoluna tabi olması nedeniyle bozma ilamı sonucunda █████/2016 tarihinden sonra verilen son kararın da temyiz denetimine tabi olacağında bir kuşku bulunmamaktadır.7165 sayılı Kanun’un 9. maddesi ile değişik CMK’nın 307. maddesinin üçüncü fıkrasında, Yargıtayın bozma kararı üzerine ilk derece mahkemesince bozmaya uyulması sonrasında verilen karara karşı istinaf veya temyiz sınırlarına bakılmaksızın sadece temyiz yoluna başvurulacağı düzenlenmiş olup maddeye dair değişiklik gerekçesinde, belirtilen hâl bakımından doğrudan temyiz incelemesine imkan sağlanarak kanun yolu incelemesinin makûl sürede sonuçlandırılmak istendiği açıklamalarına yer verilmiştir.█████/2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanun'un 15. maddesiyle, CMK'nın ██████. maddesinde "272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir." şeklinde yapılan değişiklikle, ilk derece mahkemelerince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların istinaf kanun yoluna tabi tutulduğu, usûl hükümleri yönünden derhal uygulanma ilkesinin geçerli olduğu cihetle temyize konu kararın verildiği █████/2024 tarihi itibariyle 7499 sayılı Kanun ile değişik CMK'nın ██████. maddesinin yürürlükte olup hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların itiraz kanun yoluna tabi olmadığı, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 8. maddesindeki "Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddeleri uygulanır. (Ek cümle: 1/7/2016-███████ md.) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." şeklindeki düzenleme uyarınca sanık hakkındaki █████/2015 tarihli hükmün, daha önce temyiz incelemesinden geçmesi nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar yönünden kanun yolunun temyiz olduğu ve esasa ilişkin inceleme yapılması gerektiği hâlde kararın itiraz yoluna tabi olduğu gerekçesiyle incelenmeksizin iadesine karar verilmesi hukuka aykırılık oluşturması"nedeniyle 24.09.2025 tarihli ████████ Esas ve █████████ Karar sayılı incelenmeksizin iade kararının kaldırılması ile temyiz incelemesi tarihi itibarıyla dava zamanaşımı süresinin dolmuş olması nedeniyle kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi, talebine ilişkindir.II. GEREKÇEA) 01.06.2024 tarihinde yürürlüğe giren 7499 sayılı Kanun'un 15. maddesiyle, CMK'nın ██████. maddesinde "272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararına karşı istinaf yoluna başvurulabilir. Bölge adliye mahkemesi tarafından verilen kararlar hakkında 286 ncı madde hükümleri uygulanır. 272 nci maddenin üçüncü fıkrası hükümleri saklı kalmak üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ilk derece mahkemesi sıfatıyla bölge adliye mahkemesi veya Yargıtay tarafından verilmesi hâlinde temyiz yoluna gidilebilir. İstinaf ve temyiz yolunda karar ve hüküm, usul ve esasa ilişkin hukuka aykırılıklar yönünden incelenir." şeklinde yapılan değişiklikle, ilk derece mahkemelerince verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların istinaf kanun yoluna tabi tutulduğu, usûl hükümleri yönünden derhal uygulanma ilkesinin geçerli olduğu cihetle temyize konu kararın verildiği 10.12.2024 tarihi itibarıyla 7499 sayılı Kanun ile değişik CMK'nın██████. maddesinin yürürlükte olup hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararların itiraz kanun yoluna tabi olmadığı, 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkındaki Kanun'un 8. maddesindeki "Bölge adliye mahkemelerinin, 26.9.2004 tarihli ve 5235 sayılı Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri ile Bölge Adliye Mahkemelerinin Kuruluş, Görev ve Yetkileri Hakkında Kanunun geçici 2 nci maddesi uyarınca Resmî Gazetede ilân edilecek göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar Ceza Muhakemeleri Usulü Kanununun 322 nci maddesinin dördüncü, beşinci ve altıncı fıkraları hariç olmak üzere, 305 ilâ 326 ncı maddeleri uygulanır. (Ek cümle: 1/7/2016-███████ md.) Bu kararlara ilişkin dosyalar bölge adliye mahkemelerine gönderilemez." şeklindeki düzenleme uyarınca sanık hakkındaki 15.12.2015 tarihli hükmün, daha önce temyiz incelemesinden geçmesi nedeniyle, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar yönünden kanun yolunun temyiz yasa yoluna tabi olduğu,B) Sanığın yargılama konusu eylemi için, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre aynı Kanun’un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin öngörüldüğü anlaşıldığından; 5237 sayılı TCK'nın 67/2-d maddesi uyarınca zamanaşımı süresini kesen son işlemin 15.12.2015 tarihli mahkûmiyet kararı olduğu ve bu tarihten, temyiz incelemesi tarihine kadar, 8 yıllık olağan zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu,anlaşıldığından Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının yerinde olduğu sonucuna varılmıştır.III. KARAR1. Gerekçe bölümünde (A) ve (B) bentlerinde belirtilen nedenlerle Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı İTİRAZININ KABULÜNE,2. 5271 sayılı CMK'nın 308/2. maddesi gereği Dairemizin, 24.09.2025 tarihli ████████ Esas ve █████████ Karar sayılı İNCELENMEKSİZİN İADE KARARININ KALDIRILMASINA,3. Gerekçe bölümünün (B) bendinde belirtilen nedenle Elbistan 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.12.2024 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararının 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, BOZULMASINA; bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı CMK'nın 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, DÜŞMESİNE,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,14.01.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.