Anahtar kelimeler: Ekstresi Mesnetsiz Satımdan Emrine Cari Başlattığını Etmemesi Gerçeğe Durduğunu Defter

T.C.
İSTANBUL22. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİESAS NO
: ███████KARAR NO
: ████████DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
: █████/2025KARAR TARİHİ
: █████/2026Mahkememizde görülmekte olan itirazın iptali davasının yapılan açık yargılaması sonunda,GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı aleyhine 50.028,86 TL tutarındaki cari hesap alacağının tahsili amacıyla ... 25. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalı borçlunun ödeme emrine haksız ve mesnetsiz şekilde itiraz ettiğini ve bu itiraz nedeniyle takibin durduğunu, uyuşmazlığın çözümü için başvurulan arabuluculuk sürecinin davalının uzlaşmayı kabul etmemesi sebebiyle anlaşmama ile sonuçlandığını, davalının davacınezdinde herhangi bir borcu bulunmadığı yönündeki beyanlarının gerçeğe aykırı olduğunu, davacının alacaklı olduğunun cari hesap sözleşmesi, cari hesap ekstresi ve ticari defter kayıtları ile sabit olduğunu ve yapılacak bilirkişi incelemesiyle de teyit edileceğini, taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacının edimlerini tam ve gereği gibi ifa ettiğini, buna karşılık davalının edimlerini yerine getirmediğini ve borcun muaccel hale geldiğini, cari hesap ekstresine göre davalının davacıya 50.028,86 TL borçlu olduğunu, fatura ve sevk irsaliyelerinin kapsamlı olması nedeniyle tamamının bilirkişi incelemesi aşamasında ibraz edileceğini, davalının temerrüde düştüğünü, başlatılan icra takibine sırf davacının alacağına kavuşmasını geciktirmek amacıyla kötü niyetli olarak itiraz ettiğini, alacağın fatura ve cari hesaba dayalı olması nedeniyle likit nitelikte olduğunu, bu sebeple İİK m.67 uyarınca davalının itirazının iptali ile takibin devamına ve asıl alacağın %20’inden az olmamak üzere icra inkâr tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ... 25. İcra Dairesi’nin ... Esas sayılı dosyası ile davalı aleyhine icra takibi başlattığını, tebliğ edilen ödeme emri sonrasında davalı şirket kayıtlarının incelendiğini ve yetkiye, borca, takibe, fatura ve fatura içeriklerine ilişkin haklı nedenlerle itiraz edildiğini, davacı tarafından açılan itirazın iptali davasına yasal süresi içinde cevap verildiğini, davalının merkezinin ...’de bulunduğunu ve ilamsız takiplerde borçlunun yerleşim yeri icra dairesinin yetkili olduğunu, bu nedenle ... 25. İcra Dairesi’nin yetkisine itiraz edildiğini, davacının alacağın götürülecek borç olduğu iddiasının yerinde olmadığını, ortada teslimi yapılmış bir mal veya ifa edilmiş bir hizmet bulunmadığını, ifa yerinin ... olduğunu, yetkisiz yerde açılan davanın reddi gerektiğini, davalı şirket kayıtlarında dava konusu faturaların bir kısmına ilişkin mal ve hizmet tesliminin yapılmadığının anlaşıldığını, dava dilekçesinde teslimin kime ve hangi işletmeye yapıldığına dair açıklama bulunmadığını ve sevk irsaliyesi ibraz edilmediğini, bu nedenle davacının kendi edimini ifa ettiğini yazılı delillerle ispatla yükümlü olduğunu, TBK 97 kapsamında edimini ifa etmeyen tarafın talepte bulunamayacağını, Yargıtay içtihatlarına göre teslimin hukuki işlem niteliğinde olduğunu ve senetle ispat zorunluluğu bulunduğunu, faturaya itiraz edilmemesinin tek başına borcun doğduğunu veya işin yapıldığını göstermediğini, fatura içeriğinin kesinleşebilmesi için taraflar arasında akdi ilişkinin ve teslimin yazılı delillerle kanıtlanması gerektiğini, bu şartlar oluşmadan davacının talebinin hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.DELİLLERTarafların bildirdiği deliller toplanmış, ... 25. İcra Müdürlüğü’nün ... Esas sayılı icra dosyası, İhtarname, Fatura, BA-BS formları, bilirkişi raporu alınmıştır....anbul 25. İcra Müdürlüğü’nün ... esas sayılı takip dosyası celp edilmiş, incelenmesinde, davalı borçlu hakkında 50.028,86TL cari hesaptan kaynaklı alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi yapıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ edildiği, davalı borçlunun süresi içinde (█████/2025) borca, faize ve faiz oranına itiraz ettiği, itiraz ile birlikte █████/2025 tarihinde takibin durdurulmasına karar verildiği anlaşılmıştır.Mahkememizce atanan SMMM bilirkişinin hazırlamış olduğu █████/2026 tarihli raporda "Dava konusu; taraflar arasındaki ticari ilişki kapsamında davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturalardan kaynaklanan toplam 50.028,86 TL tutarındaki cari hesap alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine davalı tarafından yapılan itirazın iptali talebinden ibaret olduğu, davacının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2021 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu ve davacının 2021, 2022, 2023, 2024, 2025 yıllarıenvanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı, ayrıca davacı 2021, 2022, 2023, 2024, 2025 yıllarında E-Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2021, 2022, 2023, 2024, 2025 yıllarına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, davacının ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaların davacı muhasebe kayıtlarında işlendiği ve tüm işlemlerin 120 hesap kodu altında kayda alındığı, bu işlemler neticesinde davacının faturalardan kaynaklı takiptarihi (30.07.2025) itibariyle davalıdan 50.028,86 TL tutarında cari hesap bakiye alacaklı olduğu, davalının, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 64/3 maddesi ve Vergi Usul Kanunu'nun 182. maddesi uyarınca tutulması zorunlu olan defterlerinin, 2021 yılı itibarıyla E-Defter uygulamasına geçmiş olduğu, bu uygulamada, yalnızca Envanter Defteri'nin noter onayına tabi olduğu ve davalının 2021, 2022, 2023, 2024, 2025 yılı envanter defteri açılış onayının yasal süreler içinde yapıldığı, ayrıca davalı 2021, 2022, 2023, 2024, 2025 yıllarında E-Defter kullanıcısı olarak tuttuğu elektronik defterlerin beratlarını yasal süreler içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine başarıyla yüklenmiş ve onaylandığı, 2021, 2022, 2023, 2024, 2025 yılına ait beratların zamanında ve eksiksiz olarak tamamlandığı görülmekle sahibi lehine delil olma vasfı Mahkemenin takdirlerine bırakıldığı, davalının ticari defterleri incelendiğinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaların davalı muhasebe kayıtlarında işlendiği ve tüm işlemlerin 320 hesap kodu altında kayda alındığı, bu işlemler neticesinde davalının faturalardan kaynaklı takip tarihi (30.07.2025) itibariyle davacıya 73.231,12 TL tutarında cari hesap bakiye borçlu olduğu, davalı yan kendi ticari defterlerinde davacı yana takip bedelinden fazla borçlu olduğu görüldüğünden taraf kayıtları üzerinde cari hesap farklılığı üzerinde durulmadığı, dosya kapsamındaki inceleme neticesinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenmiş olan faturaların içerikleri incelendiğinde, tamamının "Gıda Ürünleri” ne ilişkin olduğu, görülmekle, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesinin 2. fıkrası uyarınca,bir mal veya hizmetin teslimine ilişkin olarak düzenlenmiş faturalara, faturanın tebliğinden itibaren sekiz gün içinde yazılı olarak itiraz edilmemesi hâlinde, fatura içeriğinin kesin delil niteliği kazanacağı hükme bağlandığı, aynı şekilde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 222. maddesi gereği, taraflar arasında usulüne uygun şekilde tutulmuş ticari defterlerin, davayı açan taraf lehine delil oluşturacağı hüküm altına alındığı, incelenen dosyada, davalı tarafa tebliğ edilen söz konusu faturaların hiçbirine, TTK m.21/2’de öngörülen yasal süre içerisinde yazılı bir itirazın yapılmadığı anlaşıldığı, öte yandan, fatura içerikleri kapsamında malların davalı yana, e-irsaliyeler ile fiilen sevk ve teslim edildiği, bu e-irsaliyelerde sevk edenin ...Ltd. Şti., alıcının ise ... A.Ş. olarak gösterildiği, irsaliyelerde sevke konu malların cinsi, miktarı ve birim bilgilerinin ayrıntılı şekilde yer aldığı ve sevklerin davalıya ait depo ve şubelere yönelik olarak gerçekleştirildiğinin kayıt altına alındığı görülmüş, incelenen e-irsaliyelerde, teslim alan bölümünde davalı adına teslimi kabul eden kişilerce atılmış ..., ..., ..., ... ve ...isimlerini taşıyan imzaların bulunduğu, ayrıca teslimat sırasında ürün sıcaklıkları, kalite kriterleri ve teslim koşullarına ilişkin bölümlerin doldurulduğu ve bu hususların “uygun” olarak işaretlendiği anlaşıldığı, bu durum, faturaların içeriği ve bedelinin davalı tarafından zımni olarak kabul edildiği şeklinde yorumlandığı, ayrıca, fatura e-fatura sistemi üzerinden davalıya gönderilmiş ve davalı tarafından fatura kabul edildiği görülmekle fatura içeriğiyle ilgili herhangi bir iade faturası, ihtarname veya ödeme yönünden bir çekince beyanı da dosyada mevcut olmadığı, sonuç olarak, davacı tarafından düzenlenen faturaların davacı ve davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu ve davalı bilgisi ve rızası dahilinde düzenlenmiş olduğu, bu faturalara yasal süresi içerisinde itiraz edilmemiş olması nedeniyle fatura içeriklerinin davalının bilgisi dahilinde olduğu, 25 Ocak 2021 tarihinde yayınlanan 523 sıra nolu Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğindeki değişiklikle 01.07.2021 tarihinden itibaren e-fatura ve e-arşiv faturaolarak düzenlenen belgelerin BA-BS formlarındaki bildirim zorunlulukları kaldırıldığı bu sebeple BA-BS formlarında dava konusu faturaların yer almadığı, rapor içeriğinde yapılan açıklamalar doğrultusunda, davacı ve davalı tarafınticari defterleri birlikte değerlendirildiğinde, davacı tarafından davalı adına düzenlenen faturaların her iki tarafın muhasebe kayıtlarında yer aldığı, söz konusu faturalardan kaynaklanan cari hesap alacağı kapsamında, takip tarihi (30.07.2025) itibariyle davacının davalıdan kendi ticari defterleri doğrultusunda 50.028,86 TL tutarında cari hesap bakiye alacaklı olduğu" şeklinde görüş bildirmiştir.HUKUKİ NİTELENDİRME ve GEREKÇEDava, İİK'nun 67. maddesi hükmüne dayalı olarak açılmış olup, yapılan ilamsız icra takibine karşı davalının itirazının iptali ve icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulması istemine ilişkindir. Mahkememiz davanın konusu nedeniyle görevli ve taraflar tacir olduğundan yetki sözleşmesi (HMK 17) gereği yetkilidir. Tarafların incelenen icra dosyasına göre taraf ve dava ehliyeti vardır.İtirazın iptali davasının yasal dayanağını oluşturan İİK.nun 67/1. maddesinde; takip talebine itiraz edilen alacaklının, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir yıl içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebileceği öngörülmüştür.İtirazın iptali davası icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir (YHGK. ... Esas - ... Karar sayılı ilamı).Davacı alacaklı taraflar arasındaki ticari sözleşme nedeniyle davalıdan alacaklı olduğu iddiasıyla faturaya dayalı icra takibi başlatmış olup; ödeme emri davalı borçluya tebliğ edilmiştir. Davalı borçlu yasal süresi içinde ödeme emrine itiraz ettiğinden takibin durdurulmasına karar verilmiştir. İtirazın iptaline yönelik olarak açılan iş bu dava hak düşürücü yasal süresi içerisinde açıldığından işin esasına girilerek inceleme yapılmıştır.Uyuşmazlık, taraflar arasındaki sözleşme ve cari hesaba konu faturadan kaynaklı alacak istemine dayalı olarak icra takibine davalı tarafça yapılan itirazın haklı olup olmadığı, davalı tarafça taraflar arasındaki sözleşmenin haklı nedenle feshedilip edilmediği alacağın tespiti halinde miktarı, icra inkar tazminatı şartlarının oluşup oluşmadığı hususundadır.Fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşmesel ilişkinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Davalının sözleşmesel ilişkiyi inkâr etmesi durumunda davacının öncelikle aralarındaki akdi ilişkiyi ispat etmesi gerekmektedir.Faturanın tebliği şekle bağlı değildir, yazılı veya sözlü herhangi bir şekilde yapılabilir. Muhatap hazır ise kendisine elden verilmesi, değil ise herhangi bir şekilde gönderilmesi mümkündür. Ancak, uyuşmazlık halinde ispat kolaylığı açısından, fatura tebliğinin noter aracılığıyla ya da imza karşılığı elden tebliğ yolu ile ya da telgraf, teleks yolu ile veya PTT aracılığıyla ya da faks çekilmesi yahut güvenli elektronik imza ile elektronik posta gönderilmesi şeklinde yapılması uygundur.Faturaların borçluya tebliğ edilip edilmediği, itiraza uğrayıp uğramadığı belirlenmeli, faturaların tebliğ edilmiş ve 8 günlük itiraz süresi içerisinde itiraz edilmemiş olduğunun tespiti halinde faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olduğunun alacaklı tarafça kanıtlanmış olduğu ve sadece fatura içeriğinin kesinleştiği, bunun aksinin yani faturaların içeriğinin sözleşmeye uygun olmadığının ve kesinleşmediğinin kanıt yükünün bu kez borçluya geçtiği kabul edilmelidir.Faturaların tebliğ edildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanamaması ya da kanıtlanıp da süresinde iade edildiğinin borçlu tarafça kanıtlanması halinde borçlu taraf alacaklının hizmet vermediğini savunmakta ise, faturaya konu hizmetin verildiğinin alacaklı tarafça kanıtlanması; borçlunun faturaları tebliğ alıp süresinden sonra iade etmesi halinde de faturanın alacaklı tarafça gönderilmesi şeklindeki icabı, borçlunun (faturayı defterine kaydetmemek ve hizmet almadığını savunmak suretiyle), kabul etmemesi ya da borçlunun faturayı kendi defterine kaydetmekle birlikte süresinde itiraz ve iade etmesi halinde hizmetin verildiğini yine alacaklının kanıtlaması gerekeceğinden, bu doğrultuda alacaklının delillerinin toplanıp değerlendirilmesi, şayet borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği gözetilmelidir.Tüm dosya kapsamı ve toplanan deliller birlikte değerlendirildiğinde; davacı █████/2021 tarihinde taraflarca imzalanan cari hesap sözleşmesi kapsamında temin ettiği hizmetlerden doğan bakiye 50.028,86 TL tutarlı cari hesaptan kaynaklanan alacağı için icra takibi başlattığını ve davalının takibe haksız olarak itiraz ettiği belirtmiş, bu kapsamda toplanan delillerden sonra alınan bilirkişi raporu, sunulan deliller üzerinde yapılan incelemeler sonucu; tarafların incelenen defter ve kayıtlarına göre ticari ilişkilerinin (2021,2022,2023,2024,2025 yıllarında) bulunduğu, taraflar arasında █████/2021 tarihinde cari hesap sözleşmesinin imzalandığı, davacı ve davalı yanın ticari defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, dolayısıyla yasal defterlerin tarafların lehine delil olarak kullanılabileceği, taraflar arasındaki ticari ilişki gereği oluşan ticari kayıtlarda yapılan bilirkişi incelemesi ile yapılan tespitler sonucunda takibe konu faturaların E- fatura şeklinde usulüne uygun olarak düzenlendiği, faturaların tamamının gıda ürünlerine ilişkin olduğu, faturaya konu ürünlerin E irsaliye ile fiilen sevk ve teslim edildiği, davacı tarafından düzenlenen faturaların davacı ve davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı tarafından TTK'nun 21/2. Maddesi uyarınca yasal süre içerisinde iade veya itiraz etmediği ve fatura içeriğinin taraflar arasındaki hukuki ilişkiye uygun olduğunun davacı tarafça kanıtlanmış olduğu, borçlunun faturaları kendi defterlerine kaydetmesi (faturaları deftere kayıt öncesinde ya da sonrasında süresi geçtikten sonra itiraz ve iade etmiş olması) halinde alacaklının (hizmet vermiş olsun ya da olmasın) HMK'nın 222. maddesi uyarınca alacağını ispatladığının kabul edilmesi gerektiği anlaşılmakla davalının, davacıya 50.028,86-TL tutarında asıl alacak yönünden borçlu olduğu, dosya kapsamına uygun, hüküm kurmaya ve denetime elverişli bilirkişi raporuna göre davacı tarafın başlattığı takibe vaki itirazın iptaline, takibin takip talebinde belirtilen şartlarda kaldığı yerden aynen devamına, ayrıca alacağın likit olması nedeniyle takibe haksız itiraz eden borçlu davalı aleyhine asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının borçlu davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Davanın Kabulü ile; Davacı tarafın başlattığı ... 25. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı icra dosyasında borçlu davalı tarafından yapılan İTİRAZIN İPTALİNE, takibin aylık %3 temerrüt faizi üzerinden takip talebindeki şartlarla kaldığı yerden DEVAMINA,2-Hükmolunan asıl alacağın %20'si olan 10.005,77TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine,3-Harçlar kanunu gereğince alınması gereken toplam 3.417,47-TL harçtan peşin olarak alınan 615,40-TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.8025,07-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydedilmesine,4-Tarafların zorunlu arabuluculuk sürecinde anlaşamamaları nedeniyle 6325 Sayılı Kanunun 18/A-13 maddesi uyarınca zorunlu arabuluculuk gideri olan 4.600,00-TL'nin davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydedilmesine,5-Davacı tarafından yapılan başvuru harcı, peşin harç, bilirkişi ücreti, tebligat, posta ve diğer masraflar olmak üzere toplam 11.453,30-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı kendisini vekil ile temsil ettirdiginden A.A.Ü.T gereği hesaplanan 45.000,00-TL nisbi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Davalı tarafça yapılan yargılama giderinin kendi üzerinde bırakılmasına,8-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana resen iadesine,Dair, HMK'nın 345. maddesi gereğince gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere verilen karar açıkca okunup usulen anlatıldı.█████/2026Katip Hakim