Anahtar kelimeler: Kişiliklerin Edenin Görüşü Belgede Tüzel Sahtecilik Yüklenen Suçlar Araç Neticesinde

MAHKEMESİ
:Ağır Ceza MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.SUÇLAR
: Kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık, özel belgede sahtecilikHÜKÜMLER
: BeraatTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:Kamu kurum ve kuruluşları, vb. tüzel kişiliklerin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık ve özel belgede sahtecilik suçları yönünden suç tarihinin 05.08.2009 tarihi olduğu belirlenerek yapılan incelemede:1. Sanık Hakkında Özel Belgede Sahtecilik Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz YönündenSanığa yüklenen özel belgede sahtecilik suçunun Kanundaki cezasının türü ve üst sınırına göre, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen olağanüstü dava zamanaşımının, 05.08.2009 olan suç tarihinden temyiz inceleme tarihine kadar gerçekleştiği ve bu itibarla, katılan şirket vekilinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden, diğer yönleri incelenmeyen hükmün 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun’un 322 nci maddesindeki yetkiye dayanılarak karar verilmesi mümkün olduğundan, sanık hakkındaki kamu davasının gerçekleşen olağanüstü dava zamanaşımı nedeniyle 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE,2. Sanık Hakkında Kamu Kurum ve Kuruluşları, vb. Tüzel Kişiliklerin Araç Olarak Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçundan Kurulan Hükme Yönelik Temyiz YönündenSanık ... alınan savunmalarında, telefon hatlarını katılan ... ile birlikte açtırdıklarını, bilgisayar almak için tüm belgeleri katılan ...'nın imzaladığını, katılan ...'nın kimlik fotokopisinin üzerine kendisine ait fotoğrafı yapıştırarak onun alacağı bilgisayarı aldığını, ...'nın bunu yoğunluğundan dolayı kendisinden istediğini, daha sonra bilgisayarı ...'ya teslim ettiğini ancak bilgisayarın taksitlerini ödemediği için bilgisayarı ...'dan aldığını beyan etmiş ve Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi tarafından 25.07.2009 tarihli tahakkuk fişi, bila tarihli bağlantı başvuru formunda bulunan yazı ve imzalar ile internet başvuru formundaki imzanın kuvvetle muhtemel katılan ...'nın eli ürünü olduğuna dair 17.09.2019 tarihli rapor tanzim edilmiş ise de, dosya kapsamındaki raporlar ve sanığın ikrarı gözetildiğinde Marmara İletişim isimli bayi tarafından düzenlenen bilgisayarın satışına ilişkin evrakların sahte kimlik belgesi ile katılan ... adına sanık tarafından imzalandığının sabit olduğu, katılanın kendisine ait bilgisayarın alınması için kendi adına sahte kimlik belgesi oluşturarak sanığa vermesinin ve sanığı yönlendirmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğu, yine sanığın katılan ...'nın bilgisayarının borçlarını ödememesi nedeniyle bilgisayarı katılan ...'dan aldığı yönündeki savunmasının hayatın olağan akışıyla bağdaşmadığı nazara alındığında, sanığın mahkumiyeti yerine dosya içeriğine uygun düşmeyen gerekçe ile beraatine karar verilmesi,Yasaya aykırı, katılan vekilinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesinin birinci fıkrası gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı Kanun'un 321 inci maddesi uyarınca hükmün, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 19.11.2025 tarihinde karar verildi.