Anahtar kelimeler: Çanakkale Vasfıyla Metrekare Alanında İli İlçesi Den Köyü Yerlerden Bursa

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi
SAYISI
: ███████ E., █████████ K.İLK DERECE MAHKEMESİ
: Çanakkale Kadastro MahkemesiSAYISI
: ███████ E., ████████ K.Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:I. DAVA1. Orman kadastrosu sonucunda Çanakkale ili .... ilçesi ..... köyü çalışma alanında bulunan 1 01... parsel sayılı 13.250.750,33 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 1. maddesi uyarınca orman sayılan yerlerden olduğu belirtilerek, orman vasfıyla Hazine adına tespit edilmiştir.2. Davacı ... vekili dava dilekçesinde; uyuşmazlık konusu taşınmazın 1976-1977'den bu yana kesintisiz davacının kullanımında olduğunu, taşınmaz üzerinde muhtelif cins ve sayıda meyve ağaçlarının bulunduğu iddiasına dayanarak, adına kullanım şerhi verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı ... İdaresi vekili cevap dilekçesinde; uyuşmazlık konusu taşınmazın orman sayılan alanlardan olduğunu belirterek, davanın usul ve esas bakımından reddine karar verilmesini savunmuştur.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; " dava konusu A harfli 11029,56 metrekare yüzölçümlü alanın 1 01... nolu orman parseli içinde kaldığı, bu alana ilişkin kadastro tutanağı ve tapu kaydının celbinde parselin 2015 yılında 3402 sayılı Kanunun Ek madde 5 uyarınca yapılan orman kadastro çalışmalarında orman olarak sınırlandırılarak 21.11.2015 - 21.12.2015 tarihleri arasında askı ilanına çıkarıldığı ve dava açılmaksızın 1 01... nolu orman parselinin tespitinin 22.12.2015 tarihinde kesinleştiği, davacının duruşmadaki beyanından bu alanın tapu kayıt ve iptalini talep etmediği, dava konusu yaptığı A harfli alanın ise 2018 yılında yapılan 2/B kadastro çalışmalarında 2/B kapsamına alınarak orman sınırları dışına çıkarılmadığı, bu hali ile 3402 sayılı Kanunun Ek 4 maddesi gereğince kullanım kadastrosuna da tabi tutulamayacağı, davacının kullanım kadastrosu yapılmamış bir alanda kullanıcı olarak belirtilmesine ilişkin açılan davada hukuki yararının bulunmadığı" gerekçeleriyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "davacı tarafça 08.05.2023 tarihli dilekçe ekinde sunulan 1/2000 ölçekli vaziyet planında talebe konu alanın A harfi ile gösterilmesine, Orman İdaresinin yazı cevabı ekindeki orman kadastrosuna göre A harfi ile gösterilen bölümün 1 01... sayılı orman parseli içinde bulunup krokiye göre başkaca yerlerin çıkarıldığı kroki üzerinde gösterilmesine rağmen nizaya konu bölümün 2/B maddesi ile orman sınırları dışına çıkarıldığına yönelik bir gösterim bulunmamasına, öte yandan Kadastro Müdürlüğü yazısına göre 1 01... parsel yönüyle Ek madde 4 gereği kullanım kadastrosu çalışması yapılmadığının bildirilmesine, bu haliyle nizalı A harfli bölümün daha önce kesinleşen orman tahdidi içinde kaldığı ve tahdit dışına çıkartılmadığı, halen tahdit içinde olan ve orman vasfıyla tapuya kayıtlı olan böyle bir yerin, hangi nedenle olursa olsun orman sınırları dışına çıkartılması için Orman Yönetimini zorlayıcı nitelikteki davanın dinlenme olanağının bulunmadığı gibi orman sınırları dışına çıkarılmayan bir yer açısından kullanıcı tespiti yapılmasının mümkün olmamasına veya orman vasfıyla kayıtlı bulunan yer için muhdesat şerhi verilemeyecek olmasına; kaldı ki orman vasfıyla kayıtlı olan bir taşınmaz açısından belirtme yapılması yönüyle Orman Kadastro Komisyonunu zorlayıcı nitelikte açılan davanın dahi dinlenemeyecek olmasına, davanın niteliği ile davacı tarafça sunulan kroki gözetildiğinde keşfin davanın sonucuna etkisinin bulunmaması ile istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf nedenlerine göre mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı" gerekçeleriyle davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavacı ... vekili temyiz dilekçesinde; dosyada keşif yapılmadan karar verildiğini, kullanıcı belirlenmesi talepli davada hukuki yararın olduğunu, kararın usul ve kanuna aykırı olduğunu belirterek, Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir.B. Değerlendirme ve GerekçeUyuşmazlık, orman tahdidi içinde kalan alanda kullanıcı tespiti yapılması talebine ilişkindir.Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, İlk Derece Mahkemesi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçeler dikkate alındığında temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA,615,40 TL davacı tarafından yatırılan peşin harcın onama harcına mahsubunaDosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.