Anahtar kelimeler: Smknın Emtiaların Bam Sicilden Sınıfta Sınıf Sinai Ünvanına İbareli Markanın

T.C.

İSTANBUL
3. FİKRİ VE SINAİ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
DAVA
: MARKANIN HÜKÜMSÜZLÜĞÜ VE SİCİLDEN TERKİNİ
DAVA TARİHİ
: █████/2021
KARAR TARİHİ
: █████/2026
Mahkememiz ... Esas ... Karar ve █████/2024 tarihli kararının, İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesinin ... Esas ... Karar ve █████/2024 tarihli ilamıyla KALDIRILDIĞI, Mahkememizde görülmekte bulunan Markanın Hükümsüzlüğü ve Sicilden Terkini davasının yapılan açık yargılaması sonunda,
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle
: Müvekkilinin ticaret ünvanına ve tescilli markalarına tecavüz teşkil eden, davalı şirket adına tescilli ...numaralı "..." ibareli markanın 6769 sayılı kanunun 6.maddesinin 3-5-6.bentlerine göre ...sınıf emtiaların tamamı ile ....sınıfta ...sınıf emtiaların satışı hizmetleri ile sınırlı olacak şekilde kısmen SMK'nın 25.maddesi kapsamında hükümsüzlüğüne ve markalar sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle
: Davacının ticaret ünvanı "... Şirketi" olduğundan söz konusu ünvanın işletme konusu ve şirket türünü içeren "...Şirketi" kısmı ünvanın "çekirdek" unsuru olduğu "..." ise, "ek unsuru" oluşturduğu, TTK m.43 uyarınca "...'nın" çekirdek unsuru olarak nitelendirilmesinin mümkün olmadığı, müvekkilinin ticaret ünvanı bakımından ise "..." ünvanının ek kısmını "Dış Ticaret Limited Şirketi" ise, çekirdek kısmını oluşturduğu, bu bağlamda davacı ve müvekkilinin ticaret ünvanları arasında karıştırılma tehlikesinin bulunması halinde, davacının ticaret ünvanından doğan haklarını sonraki tarihli olan müvekkilinin ünvanına karşı ileri sürmesinin mümkün olmadığı, müvekkilinin ticaret ünvanı 2015 yılında usulüne uygun olarak tescil edildiği ve bugüne kadar söz konusu ünvana karşı TTK m.52'deki haklar kullanılmadığı, davacıya ait önceki tarihli ticaret ünvanı ile müvekkiline ati sonraki ticaret ünvanı arasında karıştırma ihtimali bir an için kabul edilse dahi, davacının beş yılı aşkın süre müvekkilinin ticaret ünvanını kullanmasına ses çıkarmaması sebebiyle müvekkili ünvanından doğan hakları kullanmasına engel olunmasının mümkün olmadığı, davacının kendi ünvanından doğan haklarını bu açıdan müvekkiline karşı ileri sürme hakkını dürüstlük kuralı uyarınca kaybettiğinin kabulü gerektiği, aynı görüş uzman görüşü de vurgulandığı davacının iddialarının reddi gerektiği düşünüldüğü, ticaret ünvanının mal ve hizmetler bakımından köken gösterme işlevine sahip olması ve bu açıdan markasal kullanılması mümkün olduğu için davacının salt ticaret ünvanına dayanarak müvekkiline ait markanın tesciline SMK m.6/6 uyarınca itiraz etmesinde haklı bir menfaati olmadığı uzman görüşünde belirtildiği ve müvekkilinin ticaret ünvanı yoluyla marka başvurusundan önce de "..." işaretini markasal olarak kullanıldığı hususunda hiçbir ithilaf söz konusu olmadığı, davacının müvekkilinin ticaret ünvanına uzun bir süre sessiz kalması bu ünvanın markasal olarak kullanımına itiraz hakkını kaybetmesine sebep olacağı da açık olduğu, ticaret ünvanının markasal kullanımı sessiz kalma yoluyla hak kaybının kapsamını da belirlendiğinden aksi bir durum ticaret ünvanının köken gösterme işlevinin tamamen dışlanması anlamına da geleceği, müvekkilinin "..." işaretini içeren sebebiyle davacının salt ticaret ünvanına dayanarak marka başvurusuna SMK m.6/6 uyarınca itiraz etmesi de hukuken mümkün olmadığı, SMK m.6/6'da yer alan "ticaret ünvanını içerme" unsurunun içeriği TTK m.50 ve 52'den kaynaklanan münhasır haklar ile somutlaştığından davacının söz konusu hakları müvekkiline karşı ileri sürememesi SMK m.6/6 uyarınca da itiraz hakkına sahip olamaması sonucu doğurduğu, uzman görüşü ve orada belirtilen eserlerde de bu hususun doktrince kabul edildiğinde de tartışma bulunmadığı, uzman görüşünde belirtilen; "SMK m.6/6'nın uygulanması için sadece benzerliğin söz konusu olmasının yeterli olmadığ,ı başvurulan işaret ile ticaret ünvanı arasında karıştırılma ihtimalinin olması ve ticaret ünvanına zarar vermesi gerektiği hatta benzerliğin bu bağlamda göz ardı edilebileği" görüşünün temelinde müvekkilinin ticaret ünvanındaki "..." işaretini içeren marka başvurusunun davacının ticaret ünvanına zarar vermesi, ünvandan doğan haklarını ihlal edebilmesi için müvekkilinin ünvanını hukuk düzeni içinde kullanamaması gereği somut olay bakımından söz konusu olmadığı, müvekkilinin ticaret ünvanını kullandığı bir durumda da ünvanın ek kısmını oluşturan "....'ın" davacının ticaret ünvanına zarar verdiği ileri sürülemeyeceği gibi davacının varsa bu yönde olası iddiaları da ispata muhtaç olduğu, davacının yanılgaya düştüğü husus; "ticaret ünvanının markaya benzer işlevler gösterebildiği" olup ticaret ünvanının, tacirin tanıtılması yanında mal ve hizmetin kökenini gösterme işlevine de sahip olduğu göz ardı edildiği, uzman görüşünde de belirtildiği ve doktrinde de kabul edildiği üzere köken gösterme işlevinin ticaret ünvanında görülebilecek bir yerine okunaklı bir şekilde yazma yükümlülüğü etkili olduğu, ticaret ünvanının köken gösterme işlevinin özellikle hizmet piyasası bakımından önem taşıması markasal etkileri de içerecek şekilde anlaşıldığından ticaret ünvanının mallar üzerinden marka algısı uyandıracak şekilde kullanılması durumunda ticaret ünvanı da köken işlevini gösterdiği hem doktrin hem yargı uygulamasında kabul gördüğü, dosyada mübrez █████/2022 tarihli bilirkişi raporu ile █████/2023 tarihli bilirkişi raporu arasındaki temel farklılık müvekkilinin markasının ayırt edici unsuru olan "..." ile davacının ticaret ünvanı arasında karıştırma tehlikesinin mevcut olup olmadığı noktasında toplandığı, karıştırılma ihtimali değerlendirilirken somut olayın bütün özelliklerinin değerlendirilmesi gerektiği, markayı oluşturan işaretler ile ticaret ünvanındaki kelimeler arasında bir benzerliğin olup olmadığı dikkate alınmadığı, marka ve ticaret ünvanının kullanıldığı mal veya hizmet piyasasının niteliği bu piyasada hedef kitlenin kim olduğu, hedef kitlenin satın alma tercihlerini etkileyen faktörler teknik açıdan incelenmesi gerektiği, █████/2022 tarihli bilirkişi raporunda elektrik ve elektronik mühendisi ve işletme yüksek lisansına sahip ...'nın katkıları ile karşılaştırma tehlikesinin somut olay bakımından anılan metodolojiye uygun olarak incelenmeye çalışıldığı görüldüğü, █████/2022 tarihli bilirkişi raporunda karıştırılma ihtimalinin ilgili mal, hedef, kitle, satın alma tercihleri ve piyasa bakımından analiz edildiği görüldüğü, █████/2023 tarihli sonraki bilirkişi raporunda ilgili mal, hedef kitle, satın alma tercihleri ve piyasa bakımından teknik bilirkişinin herhangi bir inceleme yapmadığı, marka uzmanı bilirkişinin ise salt "..." ve "..." arasındaki şekli benzerlikten hareket ederek SMK m.6/6 açısından sonuca vardığı görüldüğü, SMK m.6/6 uyarınca ticaret ünvanı ile marka arasında bir karıştırma ihtimalinin varlığı için ilgili markanın işaret ettiği işletme kökeni ile ticaret ünvanına ayırt etmeye çalıştığı işletme arasındaki farkın hedef kitlenin geneli tarafından anlaşılamaması gerektiği, hedef kitlenin kim olduğu ve ne şekilde satın alma davranışlarını gerçekleştirdiği █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda yeterli şekilde analiz edilmediği için SMK m.6/6'nın şartlarının oluştuğu sonucuna varıldığı, █████/2023 tarihli bilirkişi raporunda önceki bilirkişi raporunda yer verilen teknik analizlerin bulunmaması teknik yönden incelemeyi zorunlu kıldığından yeni rapor alınması halinde bu hususunda dikkate alınmasını talep ettiği, █████/2022 tarihli bilirkişi raporunda isabetli olarak belirtildiği üzere, SMK m.6/6 açısından ticaret ünvanı ve markayı oluşturan işaret açısından ilgili malı "zayıf akım kablosu" oluşturduğu, bu malın hedef müşteri kitlesini ise yine aynı raporda belirtildiği üzere "elektrik işleri yüklenicileri" oluşturduğu müvekkilinin markasının ayırt edici unsuru olan "..." ile davacının ticaret ünvanını oluşturan "... Şirketi" arasındaki karıştırılma tehlikesinde zayıf akım kablosu ve elektrik işleri yüklenicisinin bu malı satın alma sürecindeki davranış şekli önem taşıdığı, ortalama bir elektrik işleri yüklenicisi "..." markalı zayıf akım kablosunun davacı tarafından üretilmediğini anlayacak durumda olduğu söylenebiliyor ise, karıştırma ihtimalinden de söz edilmeyeceği, █████/2022 tarihli bilirkişi raporunda teknik yönden açıklandığı üzere, ortalama bir elektrik işleri yüklenicisi zayıf akım kablosu tedarik ederken, ürün teknik föyleri ile kalite belgelerini kontrol ettiği, ürün teknik yönden ilgili standartlara sahip olup olmadığının ortalama bir elektrik işleri yüklenicisi tarafından kontrol edilmesi beklendiği, kalite belgelerinin dahi kontrol edildiği zayıf akım kablosu bakımından ortalama bir yüklenicinin "..." markasının işletme kökeninin davacıya ait olduğu karıştırması beklenemeyeceği, elektrik işleri yüklenicinin hedef müşteri kitlesi bakımından dava konusu marka ile ticaret ünvanı arasında karıştırma tehlikesinden söz edilmesinin mümkün olmadığı, neticeten Sınai Mülkiyet Kanununun 6.maddesinin 6.fıkrasında uygulanması şartlarının oluşmadığı ve hükümsüzlük iddiasında bulunulmayacağından davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
TPMK kayıtları istenmiş, HMK'nın 266.maddesi kapsamında bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır.
Bozma öncesi Mahkememiz ... Esas sayılı dosyasında █████/2022 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Açıkladıkları nedenlerle hukuki değerlendirme ve nihai kararın mahkemeye ait olmak üzere, dosyada mübrez belgeler ile yapılan incelemeler ve değerlendirmeler sonucunda, ... başvuru nolu ... ibareli markasının 6769 sayılı kanunun 6.maddesinin 3-5-6.bentlerine göre hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Bozma öncesi Mahkememiz ... Esas sayılı dosyasında █████/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Açıkladıkları nedenlerle... tescil numaralı "..." markasının ....emtia sınıflarında davacı ... ŞİRKETİ adına tescil edildiği, yenilendiği, █████/2022 tarihinden itibaren ...emtia sınıflarında davacı ... ŞİRKETİ adına tescil edildiği, yenilendiği, █████/2019 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile koruma altında olduğu, ... tescil numaralı "..." markasının ....emtia sınıflarında davalı ... ŞTİ. adına tescil edildiği, yenilendiği, █████/2017 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile koruma altında olduğu, davalı markasının tescilli olduğu 09.emtia sınıfı ve 35.emtia sınıfında yer alan "Müşterilerin malları elverişli bir şekilde görmesi ve satın alması için malların bir araya getirilmesi hizmetinde yer alan 09.emtia sınıfındaki mallar kapsamında davacı markalarının tescilli olduğu emtia sınıfları ile aynı/benzer emtia sınıfında tescilli olduğu, taraf markaları bütünü itibarı ile karşılaştırıldığında ortalama tüketiciler nezdinde karıştırılma ihtimalinin oluşacağı, SMK md. 6/3, 6/5 hükümleri kapsamında hükümsüzlük şartlarının oluşmadığı, SMK md. 6/6 kapsamında hükümsüzlük şartlarının oluşacağı sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
Bozma öncesi Mahkememiz ████████ Esas sayılı dosyasında █████/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporunda özetle: Açıkladıkları nedenlerle davalı yana ait dava konusu markanın SMK 6/3 ve 6/5 hükümleri çerçevesinde hükümsüzlüğü koşullarının oluşmadığı, davalı yana ait dava konusu markanın SMK 6/6 hükmü kapsamında hükümsüzlüğü talep olunan 09.sınıfta yer alan emtialar ile 35.sınıfta 09.sınıf emtiaların satışı hizmetleri bakımından kısmen hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu sonuç ve kanaatine varıldığı bildirilmiştir.
İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesi'nin ... E.... K. ve █████/2024 tarihli kararında: "... Dava, markanın hükümsüzlüğü talebine ilişkindir.
İnceleme, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.
İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, yukarıda yazlı şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.
... tarih ve ... sayılı Ticaret Sicil Gazetesinin 789.sayfasında; davalı şirketin, "..." adresindeki şirket merkezinin "..." adresine nakledildiğinin tescil ve ilan edilmiştir. Söz konusu ticaret sicil gazetesi dava dosyası içine alınmasına rağmen, dava dilekçesi ve gerekçeli karar tebliğine kadar olan tüm tebligatlar, TK.35.maddesine göre davalı şirketin eski adresine yapılmıştır. Davalı taraf yargılamanın hiçbir aşamasına delil bulunmamaktadır. Bu durumda dava dilekçesinin tebliğine ilişkin usul dairesinde yapılmış bir tebligatın varlığından ve usulüne uygun taraf teşkilinden söz edilemez. Dava dilekçesi usulüne uygun olarak davalıya tebliğ edilip, davalıya savunma hakkı tanınmadan, davalı tarafın hukuki dinlenme hakkı ihlal edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf itirazlarının kısmen kabulü ile, HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kaldırma sebep ve şekline göre sair istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir..." şeklinde karar verilmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE
Dava
: TPMK nezdinde davalı şirket adına tescilli ...numaralı markanın SMK 6/3-5-6 maddesine göre ...sınıf emtialar ile ...sınıfta 09.sınıf emtiaların satışı hizmetleri ile sınırlı kısmen hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine ilişkindir.
Davanın açıldığı tarih itibarıyla 6769 sayılı SINAİ MÜLKİYET KANUNU uygulanacaktar.
6769 sayılı SMK'nın 5.maddesinde marka tescilinde mutlak red sebepleri aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
Madde 5- (1) Aşağıda belirtilen işaretler, marka olarak tescil edilmez:
a) 4 üncü madde kapsamında marka olamayacak işaretler.
b) Herhangi bir ayırt edici niteliğe sahip olmayan işaretler.
c) Ticaret alanında cins, çeşit, vasıf, kalite, miktar, amaç, değer, coğrafi kaynak belirten veya malların üretildiği, hizmetlerin sunulduğu zamanı gösteren veya malların ya da hizmetlerin diğer özelliklerini belirten işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.
ç) Aynı veya aynı türdeki mal veya hizmetlerle ilgili olarak tescil edilmiş ya da daha önceki tarihte tescil başvurusu yapılmış marka ile aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzer işaretler.
d) Ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmaları münhasıran ya da esas unsur olarak içeren işaretler.
(2) Bir marka, başvuru tarihinden önce kullanılmış ve başvuruya konu mal veya hizmetler bakımından bu kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazanmışsa bu markanın tescili birinci fıkranın (b), (c) ve (d) bentlerine göre reddedilemez.
(3) Bir marka başvurusu, önceki marka sahibinin başvurunun tesciline açıkça muvafakat ettiğini gösteren noter onaylı belgenin Kuruma sunulması hâlinde birinci fıkranın (ç) bendine göre reddedilemez. Muvafakatnameye ilişkin usul ve esaslar yönetmelikle belirlenir.
6769 sayılı SMK'nın 6.maddesinde marka tescilinde nisbi red sebepleri aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
(1) Tescil başvurusu yapılan bir markanın, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile aynılığı ya da benzerliği ve kapsadığı mal veya hizmetlerin aynılığı ya da benzerliği nedeniyle, tescil edilmiş veya önceki tarihte başvurusu yapılmış marka ile halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de dâhil karıştırılma ihtimali varsa itiraz üzerine başvuru reddedilir.
(2) Ticari vekil veya temsilcinin, marka sahibinin izni olmaksızın ve haklı bir sebebe dayanmaksızın markanın aynı veya ayırt edilemeyecek kadar benzerinin kendi adına tescili için yaptığı başvuru, marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(3) Başvuru tarihinden veya varsa rüçhan tarihinden önce tescilsiz bir marka veya ticaret sırasında kullanılan bir başka işaret için hak elde edilmişse, bu işaret sahibinin itirazı üzerine, marka başvurusu reddedilir.
(4) Paris Sözleşmesinin 1 inci mükerrer 6 ncı maddesi bağlamındaki tanınmış markalar ile aynı veya benzer nitelikteki marka başvuruları, aynı veya benzer mal veya hizmetler bakımından itiraz üzerine reddedilir.
(5) Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın, Türkiye ’de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici karakterinin zedelenebileceği hâllerde, aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu, haklı bir sebebe dayanma hâli saklı kalmak kaydıyla, başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(6) Tescil başvurusu yapılan markanın başkasına ait kişi ismini, ticaret unvanını, fotoğrafını, telif hakkını veya herhangi bir fikri mülkiyet hakkını içermesi hâlinde hak sahibinin itirazı üzerine başvuru reddedilir.
(7) Ortak markanın veya garanti markasının yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren üç yıl içinde yapılan, ortak marka veya garanti markasıyla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki hak sahibinin itirazı üzerine reddedilir.
(8) Tescilli markanın yenilenmeme sebebiyle koruma süresinin sona ermesinden itibaren iki yıl içinde yapılan, bu markayla aynı veya benzer olan ve aynı veya benzer mal veya hizmetleri içeren marka başvurusu, önceki marka sahibinin itirazı üzerine bu iki yıllık süre içinde markanın kullanılmış olması şartıyla reddedilir.
(9) Kötüniyetle yapılan marka başvuruları itiraz üzerine reddedilir.
6769 sayılı SMK'nın 25.maddesinde "Marka Hükümsüzlük hâlleri ve hükümsüzlük talebi" aşağıdaki şekilde düzenlenmiştir.
(1) 5 inci veya 6 ncı maddede sayılan hâllerden birinin mevcut olması hâlinde mahkeme tarafından markanın hükümsüzlüğüne karar verilir.
(2) Menfaati olanlar, Cumhuriyet savcıları veya ilgili kamu kurum ve kuruluşları markanın hükümsüzlüğünü mahkemeden isteyebilir.
(3) Marka hükümsüzlük davası, dava tarihinde sicilde marka sahibi olarak kayıtlı kişilere veya hukuki haleflerine karşı açılır. Markanın hükümsüzlüğü davalarında Kurum taraf gösterilmez.
(4) Bir marka, 5 inci maddenin birinci fıkrasının (b), (c) ve (d) bentlerine aykırı olarak tescil edilmiş olup da kullanım sonucunda tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından hükümsüzlük talebinden önce ayırt edici nitelik kazanmışsa hükümsüz kılınamaz.
(5) Hükümsüzlük hâlleri, markanın tescil edildiği bir kısım mal veya hizmete ilişkin bulunuyorsa, sadece o mal veya hizmet yönünden kısmi hükümsüzlüğe karar verilir. Marka örneğini değiştirecek biçimde hükümsüzlük kararı verilemez.
(6) Marka sahibi, sonraki tarihli bir markanın kullanıldığını bildiği veya bilmesi gerektiği hâlde bu duruma birbirini izleyen beş yıl boyunca sessiz kalmışsa, sonraki tarihli marka tescili kötüniyetli olmadıkça, markasını hükümsüzlük gerekçesi olarak ileri süremez.
(7) 6 ncı maddenin birinci fıkrası uyarınca açılan hükümsüzlük davalarında 19 uncu maddenin ikinci fıkrası hükmü def’i olarak ileri sürülebilir. Bu durumda kullanıma ilişkin beş yıllık sürenin belirlenmesinde dava tarihi esas alınır. Hükümsüzlüğü istenen markanın başvuru veya rüçhan tarihinde, davacının markası en az beş yıldır tescilli ise davacı ayrıca, söz konusu başvuru veya rüçhan tarihinde 19 uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartların yerine getirildiğini ispatlar.
Marka
:Bir teşebbüsün mal ve hizmetlerini bir başka teşebbüsün mal veya hizmetlerinden ayırt etmeye sağlar, markalar işletmelerin üretmiş olduğu emtia veya sunmuş oldukları hizmetlerin birbirinden ayrılmasını sağlamaktadır.
Karıştırılma ihtimali
: Bir tescilsiz işaretin veya tescil edilmiş bir markanın daha önce tescil edilmiş bir marka ile şekil, görünüş, ses, genel izlenim vs. sebeple ya aynı ya da benzer olduğu için önce tescil edilmiş marka olduğu zannını uyandırması tehlikesidir. Karıştırılma (iltibas) ihtimalinin araştırılmasına ilk önce markalar arasında ayniyet ya da benzerlik bulunup bulunmadığından başlanması gerekmektedir. Markaların esas unsurlarının ve vurgu sözcüklerinin aynı veya benzer olması, markanın genel görünümüne etkisi az olan diğer unsurlardaki farklılığa rağmen iltibasa yol açabilir. Sözcük markalarında, sözcüklerin başlangıç ve kökleri bütünsel benzerliğin tayininde önemlidir. İki marka arasındaki iltibasın varlığının saptanmasında, markaların yan yana konularak karşılaştırma yapılmaması gereklidir. İltibas tehlikesinin bulunup bulunmadığının saptanmasında ilgili mal ya da hizmetin orta yetenekteki alıcılarının dikkat ve özeni esas tutulur. Bu alıcıların markaları, aynı anda göz önünde bulunduramayacakları da dikkate alınarak ayrıntılara ilişkin farklar ve bütüne ilişkin benzerlikler üzerinde durulur.
İstanbul BAM 16. Hukuk Dairesi'nin ... E.... K. ve █████/2024 tarihli kararı gereğince davalı tarafa usulüne uyun tebligatlar yapılarak devam olunan yargılama neticesinde SMK hükümleri, TPMK kayıtları, Mahkememizce itibar edilen █████/2023 ve █████/2023 tarihli bilirkişi kurulu raporları ve bütün dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde: TPMK nezdinde ...tescil numaralı "..." markasının... emtia sınıflarında,... tescil numaralı "..." markasının 09 ve 11. emtia sınıflarında davacı ... ŞİRKETİ adına tescil edildiği ve koruma sürelerinin devam ettiği,
TPMK nezdinde ... numaralı "..." markasının ... emtia sınıflarında davalı ... ŞTİ. adına tescil edildiği, 05.04.2017 tarihinden itibaren 10 yıl süre ile koruma altında olduğu,
... numaralı "..." markasının SMK'nın 6/3 ve 6/5 maddeleri hükümleri kapsamında hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı ancak davacı ... LİMİTED ŞİRKETİ'nin ticaret unvanının; asli unsurunun "..." ibaresi olduğu, 2. kelimesinin KABLO olduğu, davalı şirkete ait hükümsüzlüğü talep edilen "..." markanın, ... asli unsurundan oluştuğu, hükümsüzlüğü talep edilen davalı tarafa ait markanın; davacı şirkete ait ticaret unvanının çekirdek unsurunun 1. kelimesinin 4 harfi aynı sıra ve şekilde ihtiva etmesinin yanında davacıya ait ticaret unvanının ilk iki kelimesi olan "..." unsuru ile benzerlik oluşturacak şekilde ... unsuru ile oluşturulması nedeniyle davalıya ait marka ve davalı kullanımlarını görecek olan nihai tüketicinin davacının ticari faaliyetleri ile karşı karşıya olduğunu değerlendirilebileceği, davacı şirketin konu ve amacının da dava konusu markanın hükümsüzlüğü talep olunan mal ve hizmetleri ile örtüşür mahiyette olması nedeni ile davalı adına tescilli ...numaralı "..." markasının ... sınıfta yer alan emtialar ile ... sınıfta .... sınıf emtiaların satışı hizmetleri bakımından SMK 6/6 maddesi kapsamında kısmen hükümsüzlüğü koşullarının oluştuğu kanaatine varıldığından; TPMK nezdinde davalı ... ŞİRKETİ adına tescilli ... numaralı markanın .... sınıfta yer alan emtialar ile ... sınıf emtiaların satışı hizmetleri bakımından hükümsüzlüğüne, kararın kesinleşmesini mütakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere TPMK'na gönderilmesine dair karar verilmiştir.
HÜKÜM
:
1-TPMK nezdinde davalı ...ŞİRKETİ adına tescilli ... numaralı markanın ...sınıfta yer alan emtialar ile ....sınıf emtiaların satışı hizmetleri bakımından HÜKÜMSÜZLÜĞÜNE,
2-Kararın kesinleşmesini mütakip kesinleşmiş karar örneğinin ilgili sicile işlenmek üzere TPMK'na gönderilmesine,
3-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 732,00 TL harcın peşin alınan 59,30 TL harçtan mahsubu ile bakiye kalan 672,70 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,
4-Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 55.000,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
5-Davacı tarafın yaptığı; başvuru harcı 59,30 TL, Peşin harç 59,30 TL, bilirkişi ücreti 6.000,00 TL ve posta/tebligat ücreti 756,00 TL olmak üzere toplam 6.874,60 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
6-Davalı tarafından yapılan yargılama masrafının kendi üzerinde bırakılmasına,
7-Taraflarca fazla yatırılan gider avansının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine,
Dair taraf vekillerinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içinde İSTİNAF YASA YOLU AÇIK olmak üzere verilen karar açıkça okundu, usulen anlatıldı. █████/2026
Katip
¸e-imzalıdır
Hakim
¸e-imzalıdır

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!