Anahtar kelimeler: Düşüp Satımdan Esaskarar Anlaştıklarını Satım Güne Sattığını Yazildiği Tlyi Bedelli

T.C. KONYA . ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ Esas-Karar No: ... Esas - ...
T.C.KONYA "TÜRK MİLLETİ ADINA". ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARARESAS NO
:KARAR NO
:HAKİM
:KATİP
:DAVACI
:VEKİLİ
:DAVALI
:DAVA
: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)DAVA TARİHİ
:KARAR TARİHİ
:GEREKÇELİ KARARINYAZILDIĞI TARİH
:Davacı tarafından davalı aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda;GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:Davacı vekili █████/2024 tarihli dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin davalıya elektronik malzeme satım işi için anlaştıklarını, █████/2024 tarihli 43.873,67 TL bedelli ve █████/2024 tarihli 20.406,36 TL bedelli malzemeyi davalıya sattığını ve malların teslim edildiğini, satışın █████/2024'te ödeme yapılması kaydı ile yapıldığını ancak bu güne kadar ödeme yapılmadığını, müvekkilinin karşı tarafa borcu olan 6.100 TL'yi düşüp kalan alacak 58.180,03 TL için Konya .İcra Müdürlüğünün ... Esas Sayılı İcra takibi başlatıldığını, davalı şirketin borca itiraz ettiğini ve takibin durduğunu, alacağı ödenmeyen müvekkilinin alacağını tahsil için itirazın iptali davası açma zorunluluğunun doğduğunu, açıklanan nedenlerle öncelikle davalı şirket aleyhine 58.180,03 TL için ihtiyati haciz kararı verilmesine, neticeten davalı tarafın Konya .İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazının iptaline ve takibin devamına, davalının icra takibine kötüniyetli olarak itiraz ettiğinden alacağın likit olması sebebiyle alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere tarafımıza icra inkar tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Dilekçeler aşaması tamamlanmış, taraflara duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek duruşma açılmıştır.İncelenen dosya kapsamında toplanan deliller bir bütün halinde değerlendirildiğinde;Dava "İtirazın İptali (Ticari satımdan kaynaklı )" davasıdır.Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası UYAP sistemine eklenerek çıktıları alınmış, incelenmek suretiyle dosyamız arasına konulmuştur.Konya . İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasının incelenmesinde; Alacaklısının ... Ticaret Limited Şirketi, borçlusunun ... Ticaret Limited Şirketi olduğu, borçlu aleyhine 59.541,22 TL miktarlı asıl alacağa işleyecek değişen oranlarda yasal faizi, icra giderleri ve icra vekalet ücreti ile birlikte tahsiline ilişkin ilamsız icra takibi başlattığı, davalı tarafın itirazı üzerine icra takibinin durduğu anlaşılmıştır.Yargılama sırasında dava konusu olay uzmanlık alanı gerektirdiğinden dosya bilirkişiye tevdi edilmiş, Mali Müşavir Bilirkişi ... 'den alınan █████/2025 tarihli raporda özetle; Davacı şirketin incelenen 2024 yılı e defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu, defter beratlarının yasal süresinde gönderildiğinin görüldüğü, davalı şirketin cevap dilekçesi sunmadığı, defterleri ile ilgili bir beyanda bulunmadığından inceleme yapılmadığı, davacı şirketin defterlerine göre; davacının davalı adına tanzim etmiş olduğu takibe konu faturaları defter kayıtlarına kaydettiği, bu faturalar karşılığında tahsilat kaydı bulunmadığından takip tarihi itibariyle 64.280,03 TL davalıdan alacaklı olarak göründüğü, davacı şirketin 2024 Mayıs dönemi KDV beyannamesine ilgili faturaları beyan ettiği, neticeten, davacı şirketin defter kayıtlarına göre 64.280,03 TL alacaklı olarak göründüğü, icra takibine konu alacak tutarının 58.180,03 TL olduğu yönünde görüş bildirilmiştir.İtirazın iptali davası; 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu’nun (İİK) 67 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Buna göre itirazın iptali davasında; i) İlamsız takip yapılmış olması, ii) Borçlunun bu takibe itiraz etmesi, iii) İtirazın alacaklıya (davacıya) tebliğinden itibaren alacaklının, bir yıl içinde mahkemeye başvurmuş olması yasal koşullarının gerçekleşmesi gerekir.Takip alacaklısı tarafından ödeme emrine süresi içinde itiraz etmiş olan takip borçlusuna karşı açılan itirazın iptali davasının konusu, icra takibine konu edilen alacaklar olup, davanın amacı itirazla duran takibin devamını sağlamaktır. Bu dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabidir. Davalı borçlunun icra dosyasında ileri sürdüğü itirazlar dışındaki itirazlarını da bu dava içinde ancak cevap süresi içinde ileri sürmesi olanaklıdır. Eğer cevap süresi içinde davalı/borçlu diğer itirazlarını ileri sürmezse mahkeme bunları kendiliğinden göz önüne alamaz, takibe itiraz edilirken bildirilen sebeplerle sınırlı araştırma yapmak durumunda kalır. (Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 17.09.2019 tarihli ve ... E., ... K.; 25.11.2020 tarihli ve ... E., ... K. sayılı ilamları)Dava, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi olduğundan; ispat külfeti normal bir alacak davasındaki ile aynıdır. Ancak her iki dava ispat yöntemleri ve hukukî sonuçları bakımından farklılıklar göstermektedir. Bu bağlamda belirtmek gerekirse; HMK’nın 190. maddesi gereğince ispat yükü, kanunda özel düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukukî sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir. Bu genel kuralın dışında bazı hâllerde ispat yükü yer değiştirerek davalı tarafa geçer. Bu hâllerden birisi davalının ödeme savunmasında bulunmasıdır. Davacı ya da davalı iddiasını ya da savunmasını HMK’da belirtilen hükümlere göre ispat etmelidir. Buna göre yapılacak yargılama sonunda mahkemece verilecek karar ya davanın kabulü ya da reddine yönelik olacak; davanın kabulü hâlinde takibin devamı hükmünü de içerecektir.Bu kapsamda itirazın iptali davası; icra takibine sıkı sıkıya bağlı, itiraz üzerine duran icra takibinin devam edebilmesini sağlayan ve takip hukuku içinde olmakla birlikte, maddi hukuk ilişkisinin incelenerek uyuşmazlığı kesin hükümle sonuçlandıran bir davadır. Davanın takibe bağlılığı alacağın miktarı bakımından söz konusu olduğu gibi alacağın kaynağı bakımından da geçerlidir.(Yargıtay HGK'nın █████/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı)Eldeki davada, uyuşmazlığın her iki tarafı tacir olup, uyuşmazlık konusu iş her iki tarafın da ticarî işletmesi ile ilgilidir. Bu nedenle fatura ve faturaların delil olma niteliği üzerinde de durmakta yarar vardır. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nda (TTK) fatura tanımlanmamıştır. Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 229. maddesinde "Fatura, satılan emtia veya yapılan iş karşılığında müşterinin borçlandığı meblağı göstermek üzere emtiayı satan veya işi yapan tüccar tarafından müşteriye verilen ticari vesikadır" hükmünü haizdir. Bu hüküm çerçevesinde, 24.12.2003 tarihli ve 25326 Sayılı Resmî Gazetede yayımlanan Yargıtay İçtihatları Birleştirme Genel Kurulunun 27.06.2003 tarihli ve ... E., ... K. sayılı kararında fatura; “Ticari satışlarda satıcı tarafından alıcıya verilen ve satılan malın miktarını, vasıflarını, ölçüsünü, fiyatını ve sair hususları veya ifa edilmiş hizmetleri gösteren hesap pusulası olup, ticari belge niteliğindedir” şeklinde tanımlanmıştır.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 21. maddesine göre; fatura düzenlenmesi için öncelikle taraflar arasında akdi bir ilişkinin bulunması gerekir. Madde hükmüne göre faturanın bir alacağın mevcudiyetine delil teşkil etmesi, karşı tarafa tebliğinden itibaren sekiz gün içinde hiçbir itiraza uğramamış olması koşuluna bağlıdır. Bunun için de öncelikle taraflar arasındaki sözleşme ilişkisinin varlığının kanıtlanmış olması gerekir. Sözleşme ilişkisinin inkâr edilmesi durumunda öncelikle akdi ilişkinin ispat edilmesi gerekmektedir.Tek başına fatura düzenlenmesi akdi ilişkinin varlığını ispat etmeye yeterli değilse de, satıcı tarafından gönderilen faturanın alıcı tarafından ticarî defterlerine kaydedilmesi, faturaya konu hizmetin sunulduğuna karine teşkil eder. (Ems:Yargıtay HGK'nın █████/2022 gün ve ... E ... K sayılı ilamı)Karinenin varlığı hâlinde, karineye dayanan taraf sadece karinenin temelini ispatla yükümlüdür. Kesin kanunî karineler dışında, karşı taraf karinenin aksini ispat edebilir. Karine söz konusu olduğunda, karine ile kabul edilen durumun aksini ispat etmek gerekir. (Yargıtay HGK'nın ... E ... K sayılı ilamı)Somut olayda; davacı ile davalı arasındaki sözleşmeye istinaden mal satışı yapıldığı, davalı tarafından ödeme yapılmaması üzerine Konya . İcra Dairesinin ... esas nolu dosyasında takip yapıldığı, yapılan takibe itiraz üzerine mahkememizde itirazın iptali davası açıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki borç alacak ilişkisinin tespiti amacıyla tarafların ticari defterleri üzerinde inceleme yapılması kararı verilmiştir. Davacı tarafın ticari defterleri incelenmiş olmasına rağmen, davalı tarafça ticari defterleri sunulmamış olması nedeniyle, davalı tarafın ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmamıştır. Davalı tarafından ticari defterlerin sunulmaması ve davacı tarafın ticari defterlerine göre alacaklı olduğunun tespit edilmesi karşısında, davacının davalıdan 58.180,03 TL alacaklı olduğu sonucuna varılmıştır. Takip tarihinden önce davalı tarafın temerrüde düşürülmemiş olması nedeniyle, takip tarihine kadar işletilen faiz talebi reddedilmiş, açıklanan nedenlerle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş ve oluşan vicdani kanaat ile aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan gerekçelerle ;1-Davanın KISMEN KABULÜ İLE; davalının Konya . İcra Dairesinin ... esas nolu dosyasında yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 58.180,03 TL üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faiz işletilmesine,2-Takip tarihine kadar işletilen faiz talebine bağlı fazlaya ilişkin istemin reddine,3-Alacağın likit olduğu anlaşılmakla asıl alacağa uygulanacak %20 icra inkar tazminatı olan 11.636,00 TL’nin davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine4-Karar tarihi itibariyle (ve dava değerinin 58.180,03 TL. olduğunun kabulü ile) alınması gereken 3.974,27 TL. nispi karar ve ilam harcından, peşin alınan 695,86 TL harcın mahsubu ile kalan 3.278,41 TL. harcın davalıdan alınarak HAZİNEYE gelir kaydına,5-Davacı tarafından yapılan 695,86 TL peşin harç yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,6-Davacı tarafından yapılan 427,60 TL. Başvuru harcı gideri, 3.500 TL. Bilirkişi ücreti gideri 815 TL. Posta ve tebligat gideri, 704,50 TL ihtiyati haciz gideri olmak üzere toplam 5.447,10 TL yargılama giderinin kabul olunan miktar üzerinden hesaplanan 5.322,57 TL.'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, bakiye kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,7-Davalı tarafından yargılama gideri yapılmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına,8-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca (dava değerinin 58.180,03 TL. olduğunun kabulü ile) davacı vekili için 45.000 TL. maktu vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,9-Arabuluculuk görüşmelerinden dolayı Hazine tarafından (suçüstü ödeneğinden) yapılan 3.600 TL. yargılama giderinin, kabul olunan miktar üzerinden hesaplanan 3.517,69 TL.'nin davalıdan alınarak, bakiye kalan 82,30 TL.'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE gelir kaydına, bu amaçla 492 s. Harçlar Kanunu'nun 28/a maddesi gereğince harç tahsil müzekkeresi yazılmasına,10-Davacı tarafından yatırılan teminatın karar kesinleştiğinde ve talep edildiğinde davacı tarafa iadesine,11-Davacı tarafından yatırılan gider avansından artan kısmın, 6100 s. HMK'nın 333. maddesine göre karar kesinleştiğinde ve re'sen davacıya iadesine,Dair ; davacı vekilinin yüzüne karşı, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 6100 s. HMK'nın 345. maddesi gereğince ( 2 ) hafta içerisinde, ilgili BAM Hukuk Dairesi Başkanlığına sunulmak üzere Mahkememize verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı.█████/2026Katip Hakim