Anahtar kelimeler: Edimi Yüklendiği Müzakereler Finansman Tan Tahsisi Limiti Nakit Danışmanlık Getirmiş

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirkete finansman sağlanması için müvekkili tarafından, davalı şirket yetkililerinin talimatı ve bilgisi dahilinde müzakereler yürütüldüğünü, yapılan müzakereler sonucu ... 'tan davalı şirkete 20.000.000,00 TL değerinde nakit teminat karşılığı proje kredi limiti ve 40.000,00 TL tutarında kredi kartı limiti tahsis edildiğini, kredi tahsisi ile birlikte yüklendiği edimi yerine getirmiş olan müvekkili şirketin danışmanlık sözleşmesinin 4.1. maddesi gereği hizmet bedeline hak kazandığını, hizmet bedeli davalı şirket tarafından ödenmediği için sözleşme hükümleri ihlal edildiğinden sözleşmenin 10.1. maddesi gereğince talep edilen cezai şart alacağının da ödenmesi gerektiğini beyan ederek 237.888,00 TL hizmet bedeli ile şimdilik 162.112,00 TL tutarında cezai şart olmak üzere toplam 400.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren en yüksek ticari reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davalının sözleşme imzalamasındaki amacın projeye kefalet, ipotek, gayrimenkullerin teminat gösterilmek suretiyle kredi teminine yönelik olduğunu, davalının 20.000.000 TL nakdi parası olsa zaten finansman zorluğunun bulunmayacağını, bunun için danışmanlık hizmeti alması gerekmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARIİlk Derece Mahkemesinin 04.11.2020 tarihli kararı ile sözleşmenin amaçsal yorumu dikkate alındığında davalı şirketin finansman sorunu bulunduğu, bu sorunu aşabilmek amacıyla projeye finansman sağlamak ve gerekirse projede bulunan gayrimenkullerin teminat gösterilerek kredi kullanma için sözleşme yapıldığını, nitekim davalı şirketin yazılı talebi ile davacı tarafından dava dışı ... ile ilk başta bu konuda görüşmeler yapıldığı, ancak ... tarafından projenin ya da projedeki gayrimenkullerin teminat gösterilmek suretiyle kredi istemi uygun görülmeyerek reddedildiğini, sözleşmenin 3.6 maddesine göre garantör müşterinin önceden yazılı onayı olmadan müşteriyi borç ve yükümlülük altına sokacak herhangi bir şey yapmamayı taahhüt ettiğini, bu kapsamda davacının davalıya kredi limiti tahsis ettirmesinin TMK’nın 2. maddesine de aykırılık teşkil ettiğini ve bu kapsamda davacının sözleşmede üstlendiği edimleri yerine getirmediği ve sözleşmeyi feshinde haklı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.IV. İSTİNAFİlk Derece Mahkemesinin 04.11.2020 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 14.02.2024 tarihli kararı ile başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİBölge Adliye Mahkemesinin 04.11.2020 tarihli kararının süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, 26.11.2024 tarihli, █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilâmı ile sözleşmenin maddelerinin amaçsal yoruma muhtaç kabul edilerek, davalı şirketin finansman sorunu bulunduğu, bu sorunu aşabilmek amacıyla projeye finansman sağlamak ve gerekirse projede bulunan gayrimenkullerin teminat gösterilerek kredi kullanma için sözleşme yapıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de sözleşmenin 4.1. maddesinde verilecek hizmet detaylı olarak yazılmış, tarafların mail yazışmalarından da sözleşme maddelerinin tartışılarak uygulamaya konulduğu, bu durumda sözleşme içeriğinin lafzen açık ve tereddüte yer vermeyecek şekilde net olarak belirlendiği, sözleşmenin 1. ve 3.1. maddelerinde de açıkça sözleşmenin amacı ve tarafların yükümlülükleri belirtildiğinden, sözleşmenin lafzi yorumu dışında taraf iradelerini ortadan kaldıracak amaçsal yorum yapılması ahde vefa ilkesini zedeleyeceğinden yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak davacının davalıya tahsisini sağladığı kredi limiti sebebiyle %1 oranında hizmet bedelinin, davacı tarafından fatura edildiği gibi KDV dahil 237.888,00 TL olduğu, sözleşmenin 4.1. maddesinin ikinci maddesinde de belirtildiği üzere, davalı kendisine tahsis edilen kredi ister kullansın, ister kullanmasın, davacının bu ücrete hak kazanmış sayılması gerektiği, sözleşmenin 10.01 maddesinde de sözleşmenin herhangi bir maddesinin ihlal edilmesi sebebiyle 500.000,00 USD ifaya eklenen cezai şart kararlaştırıldığının görüldüğü, davalının, süresinde ve ihtarnamelere rağmen davacının hakedişini ödememekle temerrüde düşmüş olup, sözleşmedeki ödeme edimini ihlal ettiğinden, davalı aleyhine cezai şarta da hükmedilmesi gerektiği, anılan cezai şartın toplam miktarı nazara alındığında, davacının talep ettiği 162.112,00 TL cezai şartın hak ve nesafet kurallarına uygun olduğu gerekçeleriyle hem sözleşme bedeli ve hem de cezai şart talebinin toplamı olan 400.000,00 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.VI. TEMYİZA. Temyiz SebepleriDavalı vekili temyiz dilekçesinde
:a.Sözleşmenin 3. maddesinin yeterince irdelenmeden karar verildiğini, davalının nakit kredi kullanmak istediğine dair yazılı bir talimatı olmadan, davacının müvekkiline kredi limiti tahsis ettirmesinin TMK’nın 2. maddesine aykırılık teşkil ettiğini,b.Sözleşmenin finansman kaynakları oluşturulmasına yönelik uygun yapıya dair amacının gözden kaçırılmaması gerektiğini, nakit teminat karşılığı kredi kullanmak için danışmanlık hizmeti almaya ihtiyaç bulunmadığını, davacı tarafın dürüstlük kuralına aykırı davrandığını,c.Davacı tarafın sözleşme kapsamında yükümlülüklerini yerine getirmemesine rağmen mahkemece cezai şarta hükmedilmesinin de yerinde olmadığını, cezai şartın ahlaka, kişilik haklarına ve dürüstlük kuralına aykırı olduğunun bilirkişi raporunda dahi belirtildiğini,d.Kredi tahsis eden bankadan gelen yazı cevaplar dikkate alınmadan karar verildiğini beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, tacirler arası hizmet alım sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı ve özellikle taraflar arasındaki sözleşmenin 4.1. maddesinde davalı şirkete sağlanacak finansman kaynakları arasında teminatlı veya teminatsız nakdi kredilerin de verilecek hizmet kapsamında sayıldığı, bu nedenle davacının sağladığı nakdi krediye karşılık hizmet bedelini hakedeceği, öte yandan sözleşmenin cezai şartı düzenleyen 10.1. maddesinde de diğer tazminat taleplerinin yanında ayrıca cezai şart talep edebileceği düzenlenmiş olup, sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın TBK'nın 179/2. maddesi uyarınca ifaya ekli cezai şart niteliğinde olduğu, bu haliyle ayrıca ihtirazi kayıt konulmasına gerek olmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VII. KARARAçıklanan sebeplerle;Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edene yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,15.12.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.