Anahtar kelimeler: Azletmesi Toki Restorasyonu Vekillikten Eserin Edemediğini Anlaştıklarını Haricinde Parselde Tlyi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi
SAYISI
: ████████ E., ████████ K.Mahkemece bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.I. DAVADavacı vekili dava dilekçesinde; davalıya ait 3 parselde bulunan eski eserin restorasyonu konusunda sözlü olarak anlaştıklarını, iş bedelinin bir kısmının TOKİ tarafından karşılanacağını, davalının vekillikten azletmesi nedeniyle TOKİ tarafından ödenmesi gereken 27.000,00 TL'yi tahsil edemediğini, TOKİ ödemeleriyle beraber toplam 152.490,50 TL ödeme yapıldığını, ödemenin haricinde 237.738,35 TL daha alacağı olduğunu belirterek, bu alacağından şimdilik 10.000,00 TL'nin tahsilini talep etmiş, yargılama sırasında talebini ıslah ederek 178.552,69 TL+KDV'ye çıkarmıştır.II. CEVAPDavalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ile 170.000,00 TL'ye anlaştıklarını, iş bedelinin 159.000,00 TL'sinin ödendiğini, işin geç teslim edilmesi nedeniyle bakiye iş bedelinin ödenmediğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.III. MAHKEME KARARIMahkemenin 08.05.2014 tarih ve ███████ Esas, ████████ Karar sayılı kararıyla, davanın kabülü ile 10.000,00 TL'nin davalının temürrüde düştüğü 08.03.2010 tarihinden itibaren, 168.552,69 TL'nin de ıslah tarihi olan 23.07.2013 tarihinden itibaren avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİMahkemenin 08.05.2014 tarihli kararının süresi içerisinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi’nin 12.11.2015 tarih ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilâmı ile, "...Taraflar arasında sözlü eser sözleşmesi ilişkisinin kurulduğu konusunda bir ihtilaf yoktur. İhtilaf iş bedelinin miktarında toplanmaktadır. Taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmadığından ve işin bedeli önceden kararlaştırılmadığından sözleşme tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 366. maddesi uyarınca iş bedelinin yapıldığı yılın mahalli piyasa rayiçlerine göre belirlenmesi gerekir. Hükme esas alınan bilirkişi kurulu ek raporunda ise yapılan imalâtın bedeli ... ve ... Bakanlığı tarafından belirlenen yapı yaklaşık birim fiyat listesine göre belirlendiğinden bu raporun Yargıtay denetimine elverişli olduğundan söz edilemez. Öte yandan, davacı yüklenici tarafından iş sahibine gönderilen 08.03.2010 tarihli ihtarnamede kalan borcun 3 gün içersinde ödenmesi istenmiştir. Bu ihtarname davalıyı temerrüde düşürücü nitelikte olup, 11.03.2010 tarihinde tebliğ edilmiştir. Bu sebeple hüküm altına alınan alacağın tamamına davalının temerrüde düşürüldüğü 15.03.2010 tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekirken davada talep edilen kısım için dava, ıslahla artırılan kısım için ise ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi de doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece yapılacak iş, bilirkişi kurulundan ek rapor aldırılarak dosyaya sunulan hakedişlerden de yararlanılmak suretiyle davacının yaptığı imalâtın yapıldığı yıllara göre serbest piyasa rayiç fiyatları dikkate alınarak bedelini hesaplattırmak, belirlenen bu iş bedelinden ödendiği ispatlanan 157.405,50 TL mahsup edilerek davacının kalan alacağını belirlemek, belirlenen bu alacağın ise 15.03.2010 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar vermek olmalıdır" gerekçesiyle taraflar yararına bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemenin bozmaya uyarak verdiği 10.07.2018 tarihli ve ████████ Esas, ████████ Karar sayılı kararı ile, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile 15.456,56 TL alacağın 15.03.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.Mahkemenin 10.07.2018 tarihli kararının taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 15. Hukuk Dairesi'nin 30.05.2019 tarihli ve █████████ Esas, █████████ Karar sayılı ilâmı ile, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşacağından bu doğrultuda inceleme ve araştırma yapılarak hüküm tesisinin zorunlu olduğu,bu haliyle bozmadan sonra hükme esas alınan 11.10.2017 tarihli 2. ek bilirkişi kurulu raporu ile 1. ek bilirkişi kurulu raporundaki tespitler ve ulaşılan sonuç arasında büyük oranda ve açık bir şekilde çelişki bulunduğu, yapılan hesaplamanın 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 366. maddesine uygun olmadığı, bu nedenle 6100 sayılı HMK’nın 281/3 maddesi uyarınca raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması açısından dosyanın yeniden oluşturulacak üç kişilik uzman bilirkişi heyetine tevdi edilmesi yerine çelişki giderilmeden ve bozma ilamına aykırı şekilde karar verilmesinin doğru olmadığı belirtildikten sonra, mahkemece yapılacak işin, "6100 sayılı HMK’nın 281/3 maddesi uyarınca önceki bilirkişilerden farklı ve konusunda uzman olan üç kişilik yeni bir bilirkişi heyeti oluşturularak bozma ilamı gereğince ve 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 366. maddesi uyarınca davacının yaptığı imalâtın bedelini hesaplayan gerekçeli ve denetime elverişli rapor almak, belirlenen iş bedelinden ödendiği ispatlanan 157.405,50 TL'yi mahsup ederek davacının kalan alacağını belirlemek, belirlenen bu alacağın ise 15.03.2010 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsiline karar vermekten ibaret olduğu" açıklanarak kararın taraflar yararına bozulmasına karar verilmiştir.Mahkemenin ilâm başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, bilirkişi heyetinden imalatın yapıldığı yıl piyasa rayiçlerine göre bilirkişi raporu alındığı, ayrıca davacı tarafın dosyaya sunduğu emsal olacak nitelikteki taşınmazlardaki imalat bedelleri ile hakedişlerin de dikkate alınarak rapor tanzim edildiğinin görüldüğü, Yargıtay bozma ilamı, alınan bilirkişi raporları hep birlikte değerlendirildiğinde, Yargıtay bozma ilanımda belirtildiği gibi, 818 Sayılı Borçlar Kanunu'nun 366.maddesi uyarınca yapılan hesaplama sonucu bulunan, imalat bedellerinden davacıya ödenen bedelin mahsubundan sonra davacı yüklenicinin talep edebileceği bakiye iş imalat bedeli alacağının (314.313,23 TL - 157.405,50 TL) olmak üzere 156.908,73 TL olduğu gerkçesiyle, davanın kısmen kabulü ile 156.908,73 TL alacağın 15.03.2010 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.V. TEMYİZA. Temyiz Sebepleri1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde;a. Mahkemece, Yargıtay ilamı uyarınca aldırılan rapora göre karar verildiği belirtilmişse de, raporlar ve gerekçeli karar birlikte incelendiğinde bu hususun doğru olmadığının görüleceğini,b.Bilirkişi raporunda binanın tasdikli projesinde metrekaresinin 250,10 olduğu ve yerinde fiilen yapılan imalatın da buna uygun olduğu belirtildiği halde, bilirkişinin ayrıca ezbere biçimde hazırlanan ve tasdikli proje ile bina sınıfına uymayan yapı ruhsatına göre ikinci bir alternatife göre hesaplama yapmasının hatalı olduğunu, mahkemenin ikinci alternatifteki hesaplamayı kabul ederek buna göre hüküm kurmasının usul ve yasaya aykırı bulunduğunu beyan etmektedir.2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde;a.Davacı şirketin basiretli tacirin kendisine yüklediği sorumlulukları yerine getirmediğini,b.Yargılamada alınan bilirkişi raporlarının karara elverişsiz olduğunu, bilirkişi raporlarında sunulan emsal sözleşmelerin dikkate alınmadığını,c.Bilirkişi raporunda yapılan işin ayrıntılarına yer verilmediğini, içeriklerinin değerlendirilmediğini, bilirkişilerin hesaplamalarını soyut veriler üzerine yaptığının anlaşıldığını,d.Bilirkişi raporlarında, eserde yapılan işlerin ve malzemelerin tek tek listesi yapılarak, imalatın sözleşmeye, teammüllere, kurallara uygun yapılıp yapılmadığı, kalite olarak hangi malzemelerin kullanıldığı ve bunların miktar ve nitelikleri belirlenerek dönem rayiç bedeli üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, raporun yetersiz olduğunu beyan etmektedir.B. Değerlendirme ve GerekçeDosya içeriğine, bozmaların mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, eser sözleşmesinden kaynaklanmış olup bakiye iş bedelinin tahsili istemine ilişkindir.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun olaya uygun ve içerik itibariyle yeterli ve inandırıcı olduğu anlaşılmakla; taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.VI. KARARAçıklanan sebeplerle;Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,Aşağıda yazılı harçların temyiz eden taraflardan alınmasına,Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,10.12.2025 tarihinde oy birliği ile karar verilmiştir.