Anahtar kelimeler: İhmali Süreç Edenin Görüşü Kötüye Neticesinde Davranışla Edilebilir Ankara Sayisi

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi
SAYISI
: ████████ Esas, █████████ KararSUÇ
: İhmali davranışla görevi kötüye kullanmaHÜKÜM
: İstinaf başvurusunun esastan reddiTEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ
: OnamaYapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün 1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 59. maddesinin 7249 sayılı Kanun'un 10. maddesiyle eklenen son fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:I. HUKUKİ SÜREÇA. İlk DereceAnkara 30. Ağır Ceza Mahkemesinin 19.12.2023 tarihli ve ████████ Esas, ████████ sayılı Kararı ile sanık hakkında, ihmali davranışla görevi kötüye kullanma suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 257/2. maddeleri uyarınca 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 58/6. madde ve fıkrası gereği cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, 53/1-2-3,5. madde ve fıkraları gereğince hak yoksunluğuna hükmolunmuştur.B. İstinafAnkara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 27.06.2024 tarihli ve ████████ Esas, █████████ sayılı Kararı ile sanığın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.II. TEMYİZA. Temyiz SebepleriSanığın Temyiz İstemiSuçun unsurlarının oluşmadığına, katılanın vasisi de olan annesinin talebi ile katılanın taraf olduğu dosyaları takip ettiğine, yine onun talebi doğrultusunda kararı istinaf etmediğine, istinaf masraflarının da kendisine ödenmediğine, herhangi bir kusurunun bulunmadığına ilişkindir.B. Değerlendirme ve GerekçeYapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin soruşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.Ancak;5237 sayılı Kanun'un 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken, söz konusu maddede sayılan hususlar göz önünde bulundurularak ve somut gerekçeler tek tek belirtilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması gerektiği dikkate alınmadan "suçun işleniş şekli, sanığın kastının yoğunluğu, meydana gelen zarar" şeklindeki maddede yazılı ibarelerin soyut tekrarıyla yetinilip teşdit gerekçesi olarak kullanılmak suretiyle aynı Kanun'un 61. maddesine muhalefet edilmesi,İddianame yerine geçen son soruşturmanın açılması kararında yer almadığı, ek savunma hakkı da verilmediği halde sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/5 ve 58. maddelerinin uygulanması suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 226. maddesine aykırı davranılması,5237 sayılı Kanun'un 53/5. maddesi uyarınca hak yoksunluğuna hükmedilirken sanığın aynı maddenin birinci fıkrasının (e) bendindeki hak ve yetkileri kullanmaktan yasaklanmasına karar verilmesi gerekirken, (a) bendindeki hak ve yetkilerin kullanılmasından yasaklanmasına karar verilmesi,Hukuka aykırı bulunmuştur.III. KARARDeğerlendirme ve gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesince verilen kararın, 5271 sayılı Kanun’un 302/2 ve 307/5. maddeleri gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun'un 304/1. maddesi uyarınca Ankara 30. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,24.11.2025 tarihinde karar verildi.