Anahtar kelimeler: Malkara Tapudan Ret Terkini Sayisi Yol Veren Dayanan Esastan Derece
5. Hukuk Dairesi         █████████ E.  ,  █████████ K.
"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 39. Hukuk Dairesi

SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
DAVA TARİHİ
: 19.02.2020
KARAR
: Esastan ret / Düzeltilerek yeniden esas hakkında verilen karar
İLK DERECE MAHKEMESİ
: Malkara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi
SAYISI
: ████████ Esas, ████████ Karar
Taraflar arasındaki 4650 sayılı Kanun'la değişik 2942 sayılı Kamulaştırma Kanunu'nun (2942 sayılı Kanun) 10 uncu maddesine dayanan kamulaştırma bedelinin tespiti ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkini davasında yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı idare vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin kaldırma kararı üzerine yeniden yargılama yapan İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı idare vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekillerince temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı idare vekili dava dilekçesinde özetle; Tekirdağ ili, ..., Mahallesi 2172 parsel sayılı taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitini ve kamulaştırılan taşınmazın yol olarak tapudan terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı taraf cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı idare vekili istinaf dilekçesinde özetle; kapitalizasyon faiz oranı ve objektif değer artışı oranlarının hatalı belirlendiğini, kamulaştırma bedelinin yüksek hesaplandığını ileri sürmüştür.
2. Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; idarenin bedeli çok geç depo ettiğini, muvafakat beyanı alınmadan karar verildiğini ileri sürmüştür.
3. Davalı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; idarenin bedeli çok geç depo ettiğini, enflasyon nedeniyle bedelin gerçek bedel olamayacağını, muvafakat beyanı alınmadan karar verildiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut uyuşmazlıkta; taşınmazın değerlendirme tarihinin dava tarihi olan 19.02.2020, kamulaştırma bedelinin yatırıldığına dair dekontun dosyaya ibraz edildiği tarihin ise 20.01.2023 olduğu, Mahkemece kamulaştırma bedelinin ödenmesine 02.11.2023 tarihinde karar verildiği, değerlendirme tarihinden sonra geçen uzun süre ve enflasyon oranları nazara alındığında, idarece depo edilen bedelin taşınmazın gerçek karşılığı olamayacağı herkesçe bilinen ve ispatı gerekmeyen bir husus olduğu, bu aşamadan sonra usul ekonomisi ilkesi gereği yargılamaya devam edilmesinin adalete ve gerçek bedele ulaşmaya hizmet etmeyeceği, öte yandan da idarece kamulaştırma bedelinin bu aşamada depo edilmesine muvafakat etmediklerini beyan ettiklerinin görüldüğü, Mahkemece mevcut dosya kapsamı itibarıyla bu aşamada yukarıda belirtilen Anayasa Mahkemesi ve Yargıtay kararları doğrultusunda davanın reddine karar verilmesi gerekirken, davanın kabulü yönünde hüküm tesis edilmiş olmasının doğru görülmediği gerekçesiyle davacı idare vekilinin ileri sürdüğü sebepler yönünden istinaf başvurusunun esastan reddine, davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı idare vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davacı idare vekili temyiz dilekçesinde özetle; davalı tarafın davayı sona erdiren feragat, kabul gibi beyanlarının dışında davanın reddini talep etmesine ilişkin beyanlarının tek başına davanın reddine dayanak edilemeyeceği dikkate alındığında, müvekkil İdarenin kamu yararı ihtiva eden kamulaştırma talebinin kabul edilip edilmeyeceği hususunun davalı tapu maliklerinin insiyatifine bırakılarak davanın reddine karar verilmesinin hatalı olduğunu , aksi düşünülse dahi sadece bir davalının beyanının alındığını, diğer davalı ... ...'ın beyanı alınmadan karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu belirterek kararı temyiz etmiştir.
2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmeyip adil ve hakkaniyete uygun bir tarihe göre kamulaştırma bedeli belirlenip bu bedel (gerçek karşılık) üzerinden tescil kararı verilmesinin mevzuata, hukukun genel ilkelerine, mevcut günün ekonomik şartlarına ve kamu yararına uygun olacağını, yeniden hesaplama yapılarak gerçek karşılığa uygun düşecek kamulaştırma bedelinin tespit edilmesi görüşünde oldukları için davanın reddi kararının bozulması gerektiğini ileri sürmüştür.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukukî Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın kamulaştırma bedelinin tespitine ilişkindir.
2. Değerlendirme
1. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Davacı idare tarafından İlk Derece Mahkemesinin karar tarihinden sonra 17.01.2023 tarihinde depo kararının yerine getirildiği, davalı şirket vekilinin duruşmada geç bloke edilen bedeli kabul etmediklerini beyan ettiği ancak diğer davalının herhangi bir beyanı bulunmadığı anlaşıldığından usul ekonomisi gözetilerek davalı tarafın işin esasına girilerek karar verilmesini isteyip istemediği yönünde beyanı da alınmak suretiyle sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinden kararın bozulması gerekmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı idare ve davalı ... vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA,
Davalıdan peşin alınan temyiz harcının istenildiğinde iadesine
Dosyanın 6100 sayılı Kanun'un 373 üncü maddesinin ikinci fıkrası uyarınca kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!