Anahtar kelimeler: Yazdırdığını Adeta İhmalini Aşar Kasıtla İzinli Yıldır Satılmasını Emirlerini Sıralarında

T.C.

İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ
ESAS NO
: █████████
KARAR NO
: ████████
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ
: İSTANBUL 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ
: █████/2022
NUMARASI
: ████████ Esas - ████████ Karar
DAVA
: Tazminat (Sermaye Piyasası İşlemlerinden Kaynaklanan)
DAVA TARİHİ
: █████/2018
İSTİNAF KARAR TARİHİ
: █████/2026
Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;DAVA: Davacı vekili, müvekkilinin 7 yıldır davalı aracı kurumun ... şubesinin müşterisi olduğunu, davalı kurum çalışanlarının ihmalini aşar şekilde adeta kasıtla ve sözleşmeye aykırı davranışlarda bulunduklarını, bu kapsamda müşteri temsilcisi █████/2018 günü saat 18-19 sıralarında ... hisselerinin satılmasını talep ederek satış emirlerini yazdırdığını, bir gün sonra adı geçen temsilci izinli olacağından diğer müşteri temsilcisi ...'ın müvekkiliyle ilgileneceğinin söylendiğini, █████/2018 günü seans öncesi 09:45'te müvekkilinin ...'ı aradığını, ilk görüşmede temsilcinin müvekkiline bir sorun olmayacağını söylediğini ve direkt numarasını verdiğini, ancak kısa bir zaman sonra arayınca temsilciye ulaşmadığını ve satım emrini veremediğini, emri verseydi portföy değerinin 515.000-TL'ye ulaşacağını, bu ihmal sonrası portföyün █████/2018 itibariyle 240.000-TL'ye düştüğünü, o tarihlerde müşteri temsilcisi ... ile yapılan görüşmede portföy değerinin 150.000-TL'nin altına indirmeyecek şekilde aşağı yukarı 25.000 lota tekabül eden ... hissesinin 500.000-TL'ye kadar gün boyu satım işlemi yapılması ve işlemleri müvekkilinin bizzat kendisinin yapacağı hususunda mutabık kalınmasına rağmen seans açılışında en düşük fiyattan resen satıldığını, bu nedenle portföy değerinin 150.000-TL'nin altına düşürülerek zarara uğratıldığını, müvekkilinin gün içinde yaptığı satışlarla zararı toparlamaya çalıştığını, fakat değerin ancak 173.500-TL'ye getirilebildiğini, müvekkilinin zararını tazmin için davalıya gönderilen ihtarın kabul edilmediğini ileri sürerek, müvekkilinin kazanç kaybı ve menfi zararının tespit edilerek şimdilik 10.000-TL tazminatın ihtar tarihinden itibaren işleyecek yasal faizin davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP
: Davalı vekili, davacının müvekkili aracı kurumun ...'te kredili işlemler yaptığını, █████/2018 tarihinde ... hisse senedi işlemleri nedeniyle hesabının öz kaynak oranının SPKan. ve ilgili mevzuatta belirtilen %35 oranın altına düştüğünü, █████/2018 gün sonunda da %12,4'e geldiğini, █████/2018 tarihinde öz kaynak seviyesinin zorunlu sınıra çekilmesi için ... Şubesi müdür yardımcısı ... tarafından ikinci ihtar yapıldığını, davacının bu hususta █████/2018 tarihine kadar süre istediğini, verilen süreye rağmen davacı özkaynak oranını yeterli seviyeye çıkarmayınca mevzuata istinaden resen satışlar yapılarak oranın %50'ye çıkartıldığını, mevzuata uygun bu işlemlerden dolayı müvekkiline kusur izafe edilemeyeceğini; davacının piyasa şartlarına uygun olmayan satış emirleri verdiğini ve davacının internet hesabı üzerinden de işlem yapabileceğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEME KARARI
: Mahkemece, bilirkişi raporuna göre, davacı ile davalı müşteri temsilcisi ... ile 17-18-19 Nisan günlerinde whatsapp mesajlarının bulunduğu, mesajlarda █████/2018 tarihinde portföydeki hisse senetlerinin hangi fiyattan satış emri verileceğine ilişkin bir belirleme yapılmadığı, davacının iddia ettiği gibi 19,05-TL birim fiyatın mesajlarda ifade edilmediği, davacının verdiği satış emri fiyatlarının gün içinde gerçekleşen fiyatların üzerinde olduğundan gerçekleşmediği, yeni satış emrinin de verilmediği ve sonraki işlemlerde de davalıya yüklenebilecek bir kusur bulunmadığından, davacının iddiasını ispat edemediği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
İSTİNAF SEBEPLERİ
: Davacı vekili, müvekkili ile davalının müşteri temsilcileri arasındaki davalının sunduğu █████/2018 ve █████/2018 tarihli konuşmaların bilirkişiler tarafından değerlendirilmediğini, sadece whatsapp yazışmalarının dikkate alındığını, o konuşmalarda da görüleceği üzere █████/2018 sabahı davalı temsilcisi ...'ın hesap yapıp müvekkiline ne kadarlık hisse satılacağını bildirmek için arayacağını söylemesine rağmen aramadığını, müvekkili aradığında da cevap vermediğini, o görüşmeler hakkında yeni veya ek rapor alınması gerektiğini; müvekkilinin işlemleri internetten yapabileceği tespitinin doğru olmadığını, zira kredi açılması veya kredi kapatılması gerektiğinde küçük yatırımcının gerekli özkaynak hesaplamalarını yapamayacağını, kaldı ki her iki müşteri temsilcisiyle yaptığı görüşmede o işlemin excel tablosu kullanılarak hesaplandığını, temsilcinin ne kadarlık işlem yapacağını söylemesi üzerine müşterinin ona göre talimat verdiğini, █████/2018 sabahında da müvekkilinin davalının temsilcisi ...'ı bunun için aradığını ancak temsilcinin geri aramadığını, 19,06-TL'den açılan ...'nun 19,05-TL'den satılması hususunda müvekkilinin 09:45'te aradığını, ama cevap verilmediğini, 45 dakika sonra dönüş yapıldığını, bu nedenle de işlem yapılamadığından müvekkilinin zarara uğradığını; ...'ın sabahki konuşmada davalı yönetiminin müşteriden çıkmak istediğini ifade ettiğini; müvekkilini uğradığı 2. zararın ise 07-█████/2018 tarihlerinde gerçekleştiğini, █████/2018'deki ihmallerden dolayı müvekkilinin portföyünün █████/2018 itibariyle 240.000-TL'ye düştüğünü, █████/2018 kapanış sonrasında ... ile ertesi günün işlemlerinin konuşulduğunu, şube müdürünün de önerisiyle, portföyü 150.000-TL'nin altına gelmeyecek şekilde yaklaşık 25.000 lota tekabül eden ... hissesinin 500.000-TL'ye kadar satılmasında mutabık kalındığını, temsilciyle de teyitleşildiğini, ancak █████/2018 günü davalının (mutabakatın gün boyu işlem yapılması şeklinde olmasına rağmen) sabah seans açılır açılmaz, koşulların oluşmasını beklemeden (portföy değeri 175.000-TL'deyken) ve henüz gerekmediği hâlde özvarlık düşüklüğünü gerekçe göstererek 25.000 lot ... hissesini dip fiyatlardan 15,50-TL'den re’sen sattığını ve gün içinde daha yüksek fiyatlar oluştuğunu, müvekkilinin kendisinin günün kalan kısmında 27.000 lotu 16,40-TL'den satarak portföyü 175.000-TL'ye getirdiğini belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
GEREKÇE
: Dava, davacı müşterinin davalı aracı kurum nezdindeki hisse senedi satım işlemleri sebebiyle uğradığını iddia ettiği zararın tahsili istemine ilişkindir.Davacı, eldeki davada ...'da kredili hisse senedi alım satımı yaptığı davalı aracı kurumun iki farklı gündeki işlemler sebebiyle zarara uğrattığını iddia etmektedir. Zarar iddiasına ilişkin 1. eylem █████/2018 tarihi sabah 09:33'te tüm ... hisse senedinin 19,05-TL'den satımı için davalı temsilcisini aradığını, kredi işlem kapsamında özkaynağının %35 seviyeye gelmesi için ne kadar lot satması gerektiğini sorduğunu, temsilcinin gerekli hesaplamaları yaparak arayacağını söylediğini fakat aramadığını, kendisinin 09:45'te, 09:52'de aradığını ancak aramayı başkasının cevapladığını ve ilgili temsilcinin kendisini arayacağını söylediğini, ama yine temsilci tarafından aranmadığını, sonrasında hisse senedi fiyatı değiştiğinden yani o fiyattan işlem yapılması için gecikildiğinden iş işten geçtiğini ve zarara uğradığına ilişkindir. Zarar iddiasına ilişkin 2. eylem ise, █████/2018 tarihinde hesabında bulunan hisse senetlerinin davalı tarafından resen borsada seansı sabah açıldığında düşük fiyattan satılmasına hususundadır.
SPKur'un yayımladığı Sermaye Piyasası Araçlarının Kredili Alım Açığa Satış ve Ödünç Alma ve Verme İşlemleri Hakkındaki Tebliğin "Sermaye Piyasası işlemlerinin Kredili Alım İşlemlerinde Özkaynak ve Özkaynağın Korunması" başlıklı 17. maddesinin 2. fıkrası "Müşteri sermaye piyasası araçlarının kredili alımı işleminde, başlangıçta asgari %50 oranında özkaynak yatırmak zorundadır. Başlangıçta yatırılacak özkaynak, açılan kredi ile satın alınan menkul kıymetlerin cari piyasa değeri kadar nakit veya menkul kıymetin peşin olarak yatırılmasını ifade eder. Kredili sermaye piyasası aracı işlemlerinin devamı süresince özkaynak oranının asgari %35 olması zorunludur."; "Özkaynak Tamamlama Bildirimi" başlıklı 18. maddesinin 2. ve 3. fıkraları ise "Sermaye piyasası araçlarının kredili alımı işlemi karşılığı yatırılan özkaynak tutarı, işleme konu kıymetlerin cari değerindeki değişmeler sonucunda gerekli özkaynak tutarının altına düştüğü takdirde, aracı kurumlar eksikliğin tespit edildiği gün itibarıyla, özkaynak oranını 17 inci maddede yer alan başlangıç özkaynak oranına tamamlayacak şekilde nakit ve/veya sermaye piyasası aracı yatırmak üzere müşteriye en seri iletişim aracı ile (faks, telefon, elektronik ortam ve benzeri) ulaşarak özkaynak tamamlama bildiriminde bulunur ve teyit alırlar. ... (3. fıkra) Özkaynağın, tamamlama bildiriminin müşteriye yapıldığı tarihten itibaren iki iş gününü geçmeyecek şekilde sermaye piyasası araçlarının kredili alımı işlemi çerçeve sözleşmesinde belirlenen süre içerisinde tamamlanmaması halinde, aracı kurum ayrıca bir ihbarname göndermesine gerek kalmaksızın, kredili olarak alınan ve/veya özkaynak olarak verilen sermaye piyasası araçlarını satarak krediyi kapatma yetkisine sahiptir. Kendisine özkaynak tamamlama bildirimi gönderilmiş müşterinin hiçbir alım emri, bildirim gününden özkaynak tamamlanıncaya kadar geçecek süre boyunca yerine getirilmez." şeklinde düzenlenmiştir.
Somut olayda davacının davalı ile arasındaki kredili hisse senedi alım satım sözleşmesi kapsamında 7 yıldır borsada alım satım işlemleri yaptığı, davacının kredili işlemler nedeniyle özkaynağının yukarıda gösterilmiş Tebliğ uyarınca özkaynağının gerekli seviyenin altına düştüğü ve bu durumunda davacıya bildirilerek bilgisi dahilinde olduğuna dair uyuşmazlık yoktur. Davacının 1. zarar iddiası kapsamında istinaf dilekçesinde davalının cevap dilekçesi ekinde █████/2018-█████/2018 tarihlerinde davacı ile davalı temsilcileriyle yapılan telefon görüşmesi deşifrelerinin bilirkişi raporunda dikkate alınmadığını ileri sürmüştür. Fakat davacının itiraz dilekçelerine istinaden hem 1. hem de 2. ek bilirkişi raporunda söz konusu konuşma kayıtları incelenmiş olup, kök rapordaki davalının işlemlerinin sermaye piyasası mevzuatına uygun olduğu görüşü değiştirilmemiştir. Söz konusu görüşmelerin incelenmesinde, davacı ile davalı müşteri temsilcisi ... ile gerçekleştirdiği █████/2018 Çarşamba günü saat 18:23'te yaptığı konuşmada, davacının bir gün sonra %50 öz kaynak seviyesine çıkmaları gerektiğinin söylediği, davacının önce 19,05-TL'den orantı kurulmasını istediği, hemen sonra 19,50-TL'den evvel cesaret edemeyeceğini ve 19,50-TL'ye göre kaç lot satması gerektiğini sorduğu, temsilcinin de 75.000 lotun 19,50-TL'den toplam 1.462.500-TL tuttuğunu, bunu da borçtan düşeceklerini, ancak bu halde öz kaynağın %34 olduğunu ifade ettiği; davacının konuştuğu bu temsilcinin izinde olması nedeniyle █████/2018 Perşembe günü sat 09:33'te aradığı temsilci ... ile yaptığı görüşmede, davacının %35 öz kaynak oranı için ne kadar lot satması gerektiği hususunda aradığını, davalının konuyu bildiğini, yönetimin içeriden çıkılmasını istediğini, doğrudan kendi sabit numarasını verdiğini ve oradan aramasını istediği, sorduğu zaman hesaplama yapacağını söylediği, davacının da yönetimle sorun çıkartacaksa yönetimin kendisini aramasını istediği ve görüşmenin sonlandığı; davacının saat 09:45'te aynı temsilciyi aradığı, ama telefonu açan kişinin adı geçenin telefonda olduğunu söylediği ve davacının da aramasını istediği; yine davacının saat 09:52'de telefonla aradığı ve açan kişinin ...'ın telefonda olduğunu ve davacıyı arayacağını belirttiği, bunun üzerine davacının da "Aramasın canı cehenneme" şeklinde cevap verdiği ve görüşmenin sonlandığı; █████/2018 tarihinde davacı ile temsilci ... arasındaki görüşmede, temsilcinin fiyatın Çarşamba'nın da altına geldiğini ve davacının fiyatı bildiğini, "herif o gün sattırmadı" diyerek, nasıl toparlayabileceğini sorduğunu, temsilcinin de toparlayamazsın dediğini, karşılığında da davacının buradan satamayız diyerek görüşmenin sonlandığı görülmüştür. Davacı vekilinin UYAP'tan gönderdiği █████/2019 havale tarihli dilekçesi ekinde sunduğu davacı ile davalı temsilcisi ... ile arasındaki WhatsApp yazışmalarında, █████/2018 tarihinde davacının █████/2018 tarihine kadar süre istediği, temsilcinin de bu talebi ileteceğini beyan ettiği; █████/2018 tarihinde (yukarıdaki telefon görüşmesinden önce) temsilcinin "18,30'a göre 82bin lot 35 için, her 10 kuruş yükselişte satılacak 3bin azalıyor gibi" şeklinde mesaj yazdığı, sonrasında davacının "bekliyoruz diil mi, çok erken" beyanına temsilcinin "Bi 19 yapsın en azından" şeklinde cevapladığı, davacının temsilciden emirleri atmayı unutmamasını istediği; █████/2018 tarihinde davacının sabah 09:53'te ilk mesajını gönderdiği, "ben burdan resmi çekerim, yukarısı (yönetim kastediliyor) kabul etsin başka yolu yok", temsilcinin saat 10:48'deki "...... Bey (.....) sabah 2 kere şubeyi aramış satış yapılsın diye. İstediğim süreyi vermemiş. Ben de aramayın siz dedim. Satacak zaten." diye cevapladığı, davacının da "satmak için aradım ama o, o zamandı" dediği; █████/2018 tarihinde davacının "(ekran) başından ayrıldım o çocuğu (temsilci ... kastediliyor) aramıyorum bile, ararsam sadece asap bozukluğu yaratacak" dediği belirlenmiştir.Bilirkişi kök ve ek raporlarında, ... için temsilci ... aracılığıyla █████/2018'de gerçekleşmek üzere 400 lot için 19,83-TL'den satış emri girildiği, gün içinde ...'nun en yüksek 18,64-TL en düşük 19,08-TL olduğundan, emrin gerçekleşmediği ve 19,05-TL'den verilen emrin bulunmadığı tespit edilmiştir. Dosyadaki █████/2018-█████/2019 tarihli telefon görüşme tutanakları, davacı ile davalı temsilcisi ... arasındaki yazışmalar ve davacın işlem kayıtları dikkate alındığında, 7 yıldır davalıdaki hesapları üzerinden hem temsilci aracılığıyla hem de internet hesabından bizzat kendisi hisse senedi alım satım işlemi yapan davacının, öz kaynak oranını mevzuatta belirlenen orana getirmesi amacıyla hissenin o günkü satış değeri aralığında bir satım emri vermediği, konuşmada 19,50-TL'den aşağı satmayacağı beyanı, █████/2018 tarihinde davacının sabah aradığı temsilci ...'la ilk konuşmasından sonraki iki aramasında temsilcinin başka telefon görüşmesinde olduğundan konuşamadıkları ve davacının 09:52'deki konuşmada ...'ın kendisini arayacağı söylenmesine rağmen "aramasın canı cehenneme" şeklinde cevap vererek aranmasını istemediği, diğer temsilcinin saat 10:48'deki mesajında, şubeye davacıyı aramamalarını söylediğini belirtmesine rağmen davacının buna itiraz etmeyerek aranmasını istemediği ve internetten de satış emri vermediği dikkate alındığında, davacının kendi iradesiyle söz konusu satış işlemini yapmadığı, dolayısıyla söz konusu tarih itibariyle uğradığını iddia ettiği zararda davalının bir kusurunun bulunmadığı anlaşılmıştır. Davacı kredili işlem kapsamında öz kaynak hesabının ancak davalı temsilcileri tarafından excel programı kullanılarak hesap edildiğinden kendisinin internetten işlem yapamayacağını ileri sürmüştür. Fakat aynı kapsamda █████/2018 tarihli davalının resen yaptığı satış işlemini kendisinin yapacağını beyan etmesi ve dosyadaki telefon kayıtlarından 7 yıldır davalı müşterisi olan davacının bilgisiyle davalının temsilcilerini dahi işlemlerde yönlendirdiği görüldüğünden, davacının bu iddiası benimsenmemiştir.Davacının diğer talebi █████/2018 tarihli davalının resen satış işlemi nedeniyle zarara uğradığı iddiasına ilişkindir. Yukarıda da belirtildiği gibi davacının hesabının █████/2018 tarihinden █████/2018 tarihine kadar öz kaynağın yükümlülüğünü bilmesine rağmen davacı tarafından yeterli seviyeye getirilmediği bellidir. Bilirkişi raporunda da ifade edildiği üzere, davalı tarafından da █████/2018 günü Sermaye Piyasası Araçlarının Kredili Alım Açığa Satış ve Ödünç Alma ve Verme İşlemleri Hakkındaki Tebliğ'in 18. maddesine göre, öz kaynak oranının yükseltilmesi için davacının hesabındaki hisse senetleri resen satış işlemi yapıldığı, hatta satışların ağırlıklı kısmının davacı tarafından internetten yapılmıştır. Davacı davalının yaptığı satış işleminin seans açıldığında düşük fiyattan (...'nun 15,50-TL'den) yapıldığından zarar ettiğini, halbu ki bir önceki gün temsilciyle yaptıkları görüşmede satışın gün içinde (boyunca) ve kendisi tarafından yapılacağı hususunda mutabık kalındığını ileri sürmüştür. Davalının mevzuattan aldığı yetkisini yine mevzuattaki zorunluluk nedeniyle kullanması karşısında ve gün içindeki hisse değerinin ne olacağı bilinemeyeceğinden (daha da düşebilir), davalının işleminde usulsüzlük bulunmamaktadır. Zira davacı gün içinde oluşan daha yüksek fiyata yani sonuca göre zarar ettiğini söylemektedir. Kaldı ki işlemlerin çoğu da, davacı tarafından internet hesabı üzerinden geçekleştirilmiştir. Bu tespitlere göre, davalının 2. talebe ilişkin zarar iddiasında da bir sorumluluğu olmadığı anlaşılmaktadır.
Açıklanan nedenlerle, mahkemece davanın reddine dair verilen kararda bir isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM
: Yukarıda açıklanan nedenlerle:
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile kalan 651,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,
Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,
Gerekçeli kararın bir örneğinin taraflara tebliğine,
HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. █████/2026

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!