Anahtar kelimeler: Alınıncaya Seçildiğini Azli Vadesi Müdürünün Sicili Gazetesinde Gazetesi Müdür Başkan

T.C. ANKARA 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TÜRK MİLLETİ ADINA
T.C.
ANKARA
5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ GEREKÇELİ KARAR
ESAS NO
: ████████ Esas
KARAR NO
: ███████
BAŞKAN
: ... ...
ÜYE
: ... ...
ÜYE
: ... ...
KATİP
: ... ...
DAVACI
: ... - ... ...
DAVALI
: ... - ... ...
VEKİLİ
: Av. ... - ...
DAVA
: Şirket Müdürünün Azli
DAVA TARİHİ
: █████/2025
KARAR TARİHİ
: █████/2026
GEREKÇELİ KARARIN YAZIM TARİHİ
: █████/2026
Mahkememizde görülmekte olan Şirket Müdürünün Azli davasının yapılan açık yargılaması sonunda, dosya incelendi.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... Şirketi’nin kuruluşundan itibaren %50 oranında ortağı olduğunu, şirketin, 03.03.2020 tarihinde tescil edildiğini, 05.03.2020 tarihli Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi’nde ilan edildiğini, 14.10.2021 tarihli sicil gazetesi incelendiğinde, davalının aksi karar alınıncaya kadar müdür olarak seçildiğini, 30.09.2025 tarihli “Vadesi Geçmiş Borç Durumunu Gösterir Belge”den açıkça görüleceği üzere, şirketin 598.790,50 TL tutarında vergi borcu bulunduğunun tespit edildiğini, söz konusu borcun, davalının mali özen yükümünü/ şirketin vergi yükümlülüklerini süresinde yerine getirmemesi ve mali sürdürülebilirliği sağlayacak önlemleri almamasından kaynaklandığını, şirket kayıtlarının sağlıklı tutulmadığı, vergi borçlarının uzun süredir ödenmediği ve bu durumun şirketi ciddi bir mali riske soktuğunun anlaşıldığını, tarafına 12.05.2025 tarihinde ulaştırılan, 31.12.2024 tarihindeki mizanda görüleceği gibi kasa tutarı 1.727.644,11 TL olduğunu, bu tarihte toplam vergi ve ... borcunun toplamda 484.162,27 TL gözükmesine rağmen, yılsonunda bu yasal yükümlülükler yerine getirilmemiş olduğunu, şu andaki, ... borcu ise faizi ile birlikte 820.000,00 TL olduğunu, şirket ortağı olmasına rağmen, şirkette bulunmaması sebebi ile şirketin bu kadar yasal borç yükümlülüğüne girmesi, bunun yanında yine 31.12.2024 tarihindeki mizanda görüleceği üzere, şirketin çalışmakta olduğu şirketlere ise 2.505.447,93 TL borcu olduğunu fakat bu borçları bile kasadan ödememesi şirket müdürünün şirketi şahsi menfaatleri için kullandığını gösterdiğini, 30.06.2025 tarihli mizan tarafına ulaşmadığını, 2024 yılı cirosu 13.199.642,39 TL olan şirketin kasa bakiyesinin, halihazırda 2.000.000,00 TL’nin üzerinde olduğu tahmin edildiğini, ancak, şirketin banka ekstreleri tarafına gönderilmediğinden, şirket hesaplarından kendi dışındaki kişilere yapılan para transferleri hakkında herhangi bir bilgisi bulunmadığını belirterek davalının ... Şirketi müdürlüğünün azline ve şirketin yönetimin ve temsili için kayyum atanmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının, müvekkilinin müdürü olduğu ... Şirketi’nin vergi ve ... borcunun bulunduğunu, bu durumun şirket müdürü müvekkili ... açısından özen ve bağlılık yükümüne aykırılık oluşturduğu, yine şirket içinde kendisine yönelik bilgi akışının engellendiğini, bu nedenlerle müvekkilinin müdürlük görevinden alınması, şirkette organ boşluğu oluşması, oluşan boşluğun da tespit edilecek kayyumla kapatılmasını talep ettiğini, davacının taleplerinin haklı bir yönü bulunmadığını, davacı gerçekten de ... Şirketi'nin kuruluşundan itibaren ortağı olduğunu, adı geçen şirketin 05.03.2020 tarihinde dava dışı ... ve ... tarafından ... ...'da olacak şekilde kurulduğunu, 30.09.2021 tarihli genel kurul kararıyla ... ... payını müvekkil ...'e devrettiğini, aynı genel kurulda alınan kararla müvekkili ... şirket müdürü olarak atandığını, müvekkilinin 30.09.2021 tarihinde şirket müdürü olarak atandığında dava konusu işletmenin borca batık halde olduğunu, hatta dava konusu ticari işletmeye taşınır haczine gidildiğini, davacının dava dilekçesinde belirttiği gibi şirket aktiflerinin pasiflerinden daha fazla olması, şirketin aktif olarak kar ediyor olması, bu durumda kayyumun ancak ... borcunu ödemek için atanacağı, halbuki ...'nın borç tahsil yollarının Amme Alacaklarının Tahsili Usulu Hakkında Kanun'da düzenlenmiş olması ve kayyum atama yoluyla borç tahsilatına yönelik ilgili kanunda bir düzenleme bulunmaması, şartları değerlendirildiğinde işbu davada şirket menfaati kriteri sağlanmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
Dava, şirket müdürünün azli istemine ilişkindir.
Davacı asıl █████/2026 tarihli, kimlik tespiti yapılan beyan dilekçesi ile davasından feragat etmiştir.
HMK.nın 311. maddesi gereğince davadan feragat kesin hüküm gibi hukuki sonuç doğurmaktadır.
Davacının ön inceleme duruşmasının icra edilmeden ve HMK'nun 307 vd. maddelerine uygun olarak talep sonucundan vazgeçtiği anlaşıldığından feragat nedeniyle davanın reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.
HÜKÜM
: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1-Davanın FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE,
2-Harçlar Kanunu 22. maddesi uyarınca alınması gereken 732,00 TL harcın üçte biri tutarı olan 244,00 TL harcın, peşin alınan 615,40 TL peşin harçtan mahsubu ile Hazineye irat kaydına, bakiye 371,40 TL harcın karar kesinleştiğinde ve talebi halinde davacıya iadesine,
3-Davacı tarafından yapılan yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına,
4-Davalı kendisini vekille temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarfesi 6. maddesi uyarınca 22.500 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
5-HMK'nın 333.maddesi gereğince kararın kesinleşmesinden sonra yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmının yatırana iadesine,
Dair, tarafların yokluğunda, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde... Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde istinaf kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar, açıkça okunup, usulen anlatıldı. █████/2026
Başkan ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Üye ...
e-imza
Katip ...
e-imza

Tamamını görebilmek için üye olmanız gerekli :/ Tamamını görebilmek için üye ol!
Üye olmak için tıkla!